2011 seçimleri böyle geçti!

2011 seçim maratonu bugün tamamlanıyor. Seçmeni ikna etmek için liderler bütün kozlarını oynadılar. CHP ilk defa AKP'den fazla miting yaptı. MHP'yi sarsan kaset depreminden, YSK'nın bağımsız adaylar için verdiği veto kararına,...

Abone Ol

2011 seçim maratonu bugün tamamlanıyor. Seçmeni ikna etmek için liderler bütün kozlarını oynadılar. CHP ilk defa AKP’den fazla miting yaptı. MHP'yi sarsan kaset depreminden, YSK'nın bağımsız adaylar için verdiği veto kararına, çılgın projelere, afiş gerginliklerine, tazminat davalarına konu olan sözlere kadar bir seçim daha geçti. İşte yaşananlar, söylenenler, hakaretler, gaflar…
ERDOĞAN: HOPA'YA EŞKIYA İNDİ!
AKP’nin, Artvin Hopa'daki mitingi öncesinde ve sonrasında olaylar çıktı. Polisin olaylar sırasında kullandığı gazdan etkilenerek hastaneye kaldırılan 1 kişi kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Başbakan Erdoğan, "Meğerse eşkıya Hopa'ya da inmiş. Bir tanesi de kalp krizi geçirerek ölmüş. Kimliğini bilmiyorum, üzerinde durma gereğini de duymuyorum" dedi.
Başbakan Erdoğan, bir miting konuşmasında katıldığı Çanakkale programında ayağa kalkmayan generalin daha sonra cezasını bulduğunu söyledi. Başbakan'ın işaret ettiği kişi Balyoz davası sanıklarından olan MHP'nin İstanbul adayı Engin Alan’dı.
“İNAN KIRAÇ RİSK ALDI”
İşadamı İnan Kıraç'ın CHP'nin seçimde birinci parti çıkacağına dair açıklaması Erdoğan'ı kızdırdı. Erdoğan, "Haberler doğruysa işadamı İnan Kıraç'ın risk aldığını" söyledi. CHP lideri de, Başbakan'ı bu sözlerle işadamı Kıraç'ı tehdit etmekle suçladı.
The Economist dergisi halkı CHP'ye oy vermeye çağırdı. Economist'in çağrısı Başbakan Erdoğan başta olmak üzere tüm AKP’lilerin tepkisi çekti. Time dergisinde yayınlanan bir yazıda "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın istediği Rusya ya da Fransa'daki gibi bir başkanlık sistemi oluşturmak" dendi.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a "Senin dişlerini sökeceğim" dedi. Erdoğan, "Sayın Kılıçdaroğlu, biz senin hesap uzmanı olduğunu öğrenmiştik de, meğer sahte diş hekimliği de yapıyormuşsun yahu, bunu da yeni öğrendik!" dedi.
Başbakan Erdoğan'dan "AKP'ye oy vermeyeceğim" diyen Taraf gazetesi yazarı Ahmet Altan'a "Sayın Altan'ın özellikle bizde tek adamcılık anlayışını ifade edişi, benim eleştiri değil, hakaret telakki edeceğim bir yaklaşımdır" yanıtı geldi. Erdoğan, “Dersim'deki yollar güvenlik için genişletildi” diyen yazar Nuray Mert'in sözlerini ise "Namertlik" olarak nitelendirdi.
AKP ALTIN DAĞITMIŞ!
Seçim sürecinde muhalefet partileri AKP’yi para, altın ile mitinglere insan taşımakla suçladı. MHP'li Oktay Vural, AK Parti'nin oy için İzmir'de altın, takım elbise ve saat dağıttığını söyledi.
BDP'nin başına geçeceği iddia edilen, KCK davasından halen tutuklu bulunan eski DEP Milletvekili Hatip Dicle'ye yargıdan kötü haber geldi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 23 Ekim 2007'deki bir açıklamasından dolayı "Silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak" suçundan 1 yıl 8 ay hapse mahkûm edilen Dicle'nin cezasını onadı.
Başbakan Erdoğan'ın Kastamonu'da yaptığı mitingden sonra konvoyuna saldırı düzenlendi. Bir polis memuru şehit oldu.
USTA-ÇIRAK TARTIŞMASI
CHP lideri Kılıçdaroğlu meydanlarda Başbakan Erdoğan'ı tartışmaya davet etti. Erdoğan'ın yanıtı "Haddine mi ya... Sen daha çıraksın, dur bakalım. Bu lig meselesi. Amatör kümede oynayanla, süper ligde oynayanı bir araya getirmek mümkün mü? Sen daha dur bakalım" oldu. 2011 seçiminin en çok akıllarda kalan olaylarından biri de MHP lideri Bahçeli'nin “püskevit” sözleri oldu. Bahçeli'nin sözleri sosyal paylaşım sitelerinde hit oldu. Bahçeli'nin mitinglerinde püskevit dağıtıldı.
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın, “Geçmişte bakanlık yapıp da milletvekili listelerine giremeyen isimler var” sözlerini “İlk kez bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Bakanların yolsuzluk yaptığını itiraf etti” diye eleştirdi ve o bakanların isimlerinin açıklanmasını istedi.
EN BÜYÜK GAFI RECEP AKDAĞ YAPTI
12 Haziran seçimlerinin gaflarından biri Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dan geldi. Akdağ, kendisine şikayetini anlatan görme engelli geçici işçiye çıkıştı, "Gözlerin görmediği halde sana iş vermişiz, daha ne yapalım?" dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli genel başkanlığı döneminde ilk kez Diyarbakır'da miting yaptı. Seçimin belki de en tartışmalı mitingleri Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun Hakkâri mitingleri oldu. Başbakan Erdoğan'ın Hakkâri’ye gelişini protesto için esnaf kepenk açmadı. Halkın tehdit edildiğini, sindirildiğini savunan Erdoğan, “Bunun adı kepenk kapatma eylemi değil, kepenk kapattırma eylemi” dedi. CHP'nin Hakkari mitingine ise yüksek katılım oldu.
MHP'DE KASET DEPREMİ YAŞANDI
MHP'nin seçim sürecine kaset skandalları damga vurdu. İlk olarak MHP'li üç parti yöneticisinin kasetleri yayınlandı. Bu isimler Bahçeli'nin çağrısı üzerine istifalarını verdiler. Daha sonra görüntüleri internette yayınlayan altı MHP yönetici daha istifasını verdi. MHP'deki kaset skandalları meydanların önemli tartışma konularından biri oldu. Başbakan Erdoğan "Sayın Kılıçdaroğlu, skandal kasetin genel başkanıdır. Yoksa nerede genel başkanlık? Kendisinden önceki, beline hakim olamadı, gitti…" diyen Başbakan, MHP'ye de "Neyin özeli, genel genel..." dedi.
Başbakan Erdoğan, seçimin en büyük tartışma konusu olan çılgın projeyi bir basın toplantısı ile açıkladı. CHP lideri çılgın projeyi "Deli olduklarını bilmiyorduk. İçinde insan yok" sözleriyle eleştirdi. CHP lideri Kılıçdaroğlu meydanlarda sık sık YGS'deki şifre skandalı üzerinden hükümete yüklendi. ÖSYM Başkanı Ali Demir’e “Sahtekarlığın profesörü… Ar damarın çatlamadıysa ayrıl arkadaş” diye seslendi.
Alparslan Türkeş'in iki oğlu da farklı partilerden milletvekili adayı oldu. Yıldırım Tuğrul Türkeş MHP'den, Ahmet Kutalmış Türkeş AKP'den aday oldu. Listelerde kendine yer bulamayan AKP Şanlıurfa Milletvekili Zülfikar İzol ve Çağla Aytemur Yavuz partilerinden istifa ettiler.
DEMİREL’E: OTUR OTURDUĞUN YERDE
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in CHP listelerinde etkisi olduğu iddia edildi. Demirel için CHP'nin 2. milli şefi nitelemesinde bulunan Erdoğan, "Otur oturduğun yerde, ne işin var böyle gazete gazete dolaşıyorsun? 87 yaşında hala ortalığı karıştırıyorsun. Otur da bey zannetsinler” dedi. Erdoğan, Ergenekon sanıklarını aday gösteren CHP'ye, "Dokunulmazlık zırhına kimlerin müracaat ettiği ortada" diye yüklendi. CHP tüm milletvekili adaylarına "Dokunulmazlık taahhütnamesi" imzalattı.
Başbakan Erdoğan, YGS'deki iddialarla ilgili sokaklara dökülen gençlerin de kullanıldığını savundu ve "Biz de onların karşısına 10 bin genci koyarız ama gerilimden yana değiliz" dedi. Bu sözlere Bahçeli "Taksim'den 1000 bozkurtla Kasımpaşa'ya kadar Erdoğan'ı kovalayacakları” yanıtını verdi.
YSK KARARI DOĞUYU KARIŞTIRDI
YSK, 12 bağımsız milletvekili adayının adaylıklarını, milletvekili seçilme yeterliliğini etkileyecek eski mahkumiyetleri bulunduğu gerekçesiyle iptal etti. Karar doğu ve güneydoğu illerini karıştırdı. Tepkiler üzerine YSK, "Belge getirirlerse adaylıkları kabul edilebilir" dedi. Belgeler geldikten sonra YSK adaylara vize verdi.
Antalya'nın Elmalı ilçesinde AKP ilçe binasına asılan afişte merhum Başbakan Bülent Ecevit'in Bill Clinton ile olan fotoğrafının kullanılması tepkilere neden oldu. Afiş kaldırıldı. Kılıçdaroğlu, afiş için "Ecevit'in tırnağı bile olmazsın. Ecevit’in adını ağzına almak için önce abdest alman lazım" tepkisini gösterdi.
MAHKEMELERDE DEVAM EDECEK!
Başbakan Erdoğan, 24 Nisan'da Samsun ve Batman'da yaptığı mitinglerde kullandığı "Senin yürüttüğün paranın yarısını tasarruf etsek, zaten memleket güllük gülistanlık olacak" şeklindeki sözleri nedeniyle CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine 40 bin liralık manevi tazminat davası açtı. Seçim sürecinde bir dava da CHP liderinden Başbakan Erdoğan'a geldi. Kılıçdaroğlu, partisi ve kendisi hakkında "Ben bu kadar edepsiz, bu kadar ahlaksız, alçak değilim. Siyasette bu zat çırak bile olamadı ve insanlıktan da nasibini almış değil" sözlerine 50 bin lira manevi tazminat talep etti.