Cumhurumuzun kültürü

İsmail Haboğlu
İsmail Haboğlu

Toplum ve siyaset bilimciler, “Cumhuriyetin temeli kültürdür.” der ve ardından eklerler; “Cumhur kültürlü olmalı ki, Cumhuriyet yaşayabilsin…”
Doğru mu?
Doğru…
Gelin şimdi, bizim cumhurumuzu (halkımızı) irdeleyelim.
Nedir bizim cumhurumuzun kültürü?
Eğer kültür olarak “öğrenim durumunu” baz alırsak; bizim cumhurumuzun ortalama öğrenim düzeyi, “3,5 öğrenim yılı”…
Bu arada önemli bir noktaya dikkatinizi çekmek isterim; bu oran, cumhurumuzun “ortalama öğretim düzeyi”ni gösteren oran... Yoksa cumhurun “ortalama eğitim düzeyi”, bunun da altında.
Yani?
Yani biz, her bir şeyimizi, işte bu “3,5 öğrenim yılı kadar olan kültürümüzle” belirliyoruz.
Bizi yönetenleri bu kültürümüzle seçiyor; geleceğimizi, bu kültürümüzle biçimlendiriyoruz.
O nedenle Batı toplumlarıyla, aramızda uçurum var.
O nedenle onlar aya giderken, biz yaya gidiyoruz.
O nedenle, meclis aritmetiğinin dengesini bir türlü ayarlayamıyoruz.
O nedenle, bu çağda, hâlâ türbanı, çarşafı tartışıyoruz.
O nedenle her bir şeyimiz “çıtkırıldım”… (Gerçi Sayın Cumhurbaşkanı, bizim cumhuriyetimiz “çıtkırıldım cumhuriyet” değildir diyor ama o, O’nun görüşü…)
* * *
Böyle olunca ne oluyor?
Şu oluyor.
Ülkemizde hiçbir kurumun ayakları yere basmıyor (ya da bastırılmıyor).
Kurumlarımızı ehil kişiler yönetmiyor.
Ortak fikir üretemiyor, toplumsal aklımızı kullanamıyoruz.
Uzun erimli düşünemiyor, sağlıklı yorumlar yapamıyoruz.
Sorunlarımızı çözemiyoruz, çünkü sorunlarımızla yüzleşmek işimize gelmiyor, gelmediği için de öteleyip duruyoruz.
Ötelediğimiz sorunlar, daha sonra, daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkıyor.
Toplumsal çıkarlarımızı bir kenara itip, kişisel çıkarlarımızı öne çıkarıyoruz.
Geleceği düşünmeden, günü birlik yaşıyoruz.

* * *
Hiç düşünüyor musunuz; İsveç’in, Norveç’in, Danimarka’nın, Hollanda’nın sorunları; bizim sorunlarımıza göre neden devede kulak?…
Niye onlarla (ve de tüm Batı’yla), pek çok konuda, aramızda uçurumlar kadar fark var?
Neden onlar, bizim yıllardır yaşadığımız sorunları, yaşamıyorlar?
Niye onlar da bizim gibi vıttırı vızık işlerle uğraşmıyor, neden bu uğurda toplumsal sinirlerini harap etmiyorlar?
Neden onlar, komşularının nasıl giyindiğine, nasıl tapındığına karışmazken; biz niye her şeye nane, her şeye maydanozuz?
Nedir onlarla aramızdaki fark, hiç düşündünüz mü?

* * *
Ben söyleyeyim. Aramızdaki o fark, kültürdür, kültür…
O fark öğrenimdir.
O fark eğitimdir.
Dünkü yazımda onu anlatmak, onu vurgulamak istedim.
Son referandum sonuçlarına göre; haritalarda kırmızıyla gösterilen, “hayır’lı” bölgeler var ya; işte o bölgeler; “evet’li” bölgelere göre, daha eğitimli, daha kültürlüdür…
Şu an okuduğunuz yazıda, “sağlıklı ve doğru yorumlar yapamıyoruz…” diyorum ya; dünkü yazımda bu düşüncenin temelini atmak istedim.
* * *
Bakmayın siz o birilerinin söylediklerine… yalan söylüyorlar çünkü…
Demokrat olan “evetçiler” değil, “hayırcılardır”…
Referandum sonrası çarşaf çarşaf yayımlanan o haritalar var ya; işte o haritalarda, ( ne yazık ki) Türkiye’nin çok acı gerçekleri yatıyor.
O haritalardaki sarı ve kırmızı bölgeler, Türkiye’nin makûs talihini vurguluyor.
O haritalarda farkında olunmadan, ülkenin “öğrenim düzeyi düşük ve yüksek bölgeleri” işaret ediliyor.
Doğru yorum budur.
Doğru yorum yapmadığımız sürece yanlış yollara sapıyor; Doğu’yla, Batı’yı karıştırıyor; 87 yıllık birikimlerimizi ve Cumhuriyetimizi riske ediyoruz.

- Yeni Alanya Gazetesi, İsmail Haboğlu tarafından kaleme alındı
https://www.yenialanya.com/makale/9242317/ismail-haboglu/cumhurumuzun-kulturu