Vatan Partisi Alanya: Gündem Doğu Akdeniz ve üretim ekonomisi inşasıdır

DOĞU Akdeniz ve Kıbrıs üzerinden ülkemize yönelen çok ciddi silahlı ABD tehdidi şartlarında aniden ülke gündeminin başına yerleşen, ABD güdümlü muhalefetin PKK ile toplantılar yaptığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da geçtiğimiz hafta değindiği yeni anayasa konusunda partisinin görüşlerini açıklayan Alanya İlçe Başkanı Evren Kurtoğlu, Vatan Partisi olarak yeni bir anayasa ile ilgili çalışma yaptıklarını, Genel Merkez’den bir ekiple o dönem Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e sunduklarını, ayrıca Genel Başkan Perinçek’in konuyu kitaplaştırdığını belirterek, yeri ve zamanı olmamakla beraber illa da bir anayasa yapılacaksa- yapılacak olan anayasanın temelinin, ülkemizin 2014 yılından bu yana girdiği milli devrim süreci olabileceğini ifade etti
Kurtoğlu’nun açıklamalarının ayrıntıları şöyle:
"Yeni Anayasa tartışmalarıyla ilgili partimizim fikri şöyledir. Anayasa, 2020 yılı Ocak-Mayıs aylarında CHP-İyi Parti-HDP-Saadet Partisi ortaklığıyla İbrahim Kaboğlu başkanlığında yeniden kotarılmıştı. Türk milletinin kabul etmediği “Sivil Anayasa” bir kez daha denenemez. “Sivil Anayasa”, susuz deniz gibi bilim dışı bir kavramdır
Bugünkü Millet Meclisi’nde Anayasa değişikliği için üçte iki çoğunluk koşulları yok. Erken seçimle kurulacak Kurucu Meclis’te de üçte iki çoğunluk koşulları kuşkulu.
Yeni Anayasa, 2014 sonrası Vatan Savaşı sürecinin ve önümüzdeki Üretim Devrimi gündeminin Millî Devrimci Anayasası olabilir. 'İkinci İstiklâl Savaşı' koşullarında Yeni Anayasa, ancak Türk Devriminin Anayasa mirası temelinde oluşturulabilir. Vatan Partisi, bu anlayışla Türkiyemiz için Millî Devrimci Anayasa önerisini hazırlamış ve TBMM Başkanı Sayın Cemil Çiçek ile TBMM Anayasa Komisyonu Başkanlığına sunmuştur. Bu önerimiz ayrıca kitap halinde basılarak kamuoyunun değerlendirmesine de sunulmuştur. Cumhurbaşkanımız Sayın Tayyip Erdoğan da, AK Parti MYK’da “siyasette devrimci bir çizgi” izlediklerini onaylayarak, Türkiye’nin sorunlarının çözüm yolunu saptamış bulunmaktadır
"Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Batıdan bize dayatılan ve içinde bağımsızlık esası bulunmayan “Demokratik laik sosyal hukuk devleti” formülüne dayandırılamaz. Türkiyemizin iki yüzyıllık Anayasa geleneğinin esasını Büyük Devrimci Önderimiz Atatürk, 1937 yılında Anayasamızın 2. Maddesine yazdırmıştır: 'Türkiye devleti Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Halkçı, Devletçi, Laik ve Devrimcidir.' Doğu Akdeniz’den gelen ciddî tehditlerin bulunduğu ve Üretim Ekonomisi inşasının yakıcı görev olduğu koşullarda, Türkiye’nin önüne Anayasa gündemi koymak yerinde değildir." Partimizin Boğaziçi üniversitesinde yaşanan olaylarla ilgili görüşleri de şu şekildedir. Türkiye’yi Boğaziçi Üniversitesi’ndeki olaylar üzerinden karıştırmaya çalışanlara, bağımsızlık, vatanseverlik, hislerine ve toplumsal değerlerine, yabancı olanlara buradan sesleniyoruz. ABD’nin, Batı’nın okyanus ötesinden verdiği Türkiye düşmanı beyanatların hiçbir değeri yoktur. Ancak üniversitelerimizin haklı taleplerini perde yaparak Amerikan planlarından medet umanlara gereken cevabı vermek zorunludur. Boğaziçi öğrencisi rektörlerin seçimle gelmesini istemekte haklıdır. Yalnız Boğaziçi Üniversitesi’nde değil bütün Türkiye’de rektörlerin seçimle belirlenmesi gereklidir. Köklü ve gerçek çözüm budur. Ancak “katil polis” sloganı atanların, Kabe’yi yere serenlerin, kayyum rektör sloganlarının, polis arabası tekmeleyenlerin, LGBT bayrağı sallayanların, terör örgütüyle irtibatlı olanların meselesi rektörlerin seçilmesi değildir. Onların sokak çağrıları ve bütün yaptıkları PKK’yı ve FETÖ’yü kurtarmak içindir. Zaman, ABD merkezli fitne ve fesat girişimlerini bozguna uğratma zamanıdır. Maskeleri indirme zamanıdır.
Türkiye’nin hiçbir sorunu PKK ve HDP ile birlikte cepheler kurarak çözülmez.
PKK ve HDP ile birlikte demokrasi ve özgürlük mücadelesi verilmez. HDP’nin kendisi demokrasi ve özgürlük mücadelesinin karşısındaki sorundur. Vatan bölücüleri ve ABD piyonu teröristlerle üniversite mücadelesi vermeye kalkanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindedir. CHP, PKK ve HDP ile birlikte sözümona Demokratik Üniversite cephesi kurmaya kalkıyor. Onların kuracağı tek cephe BİDEN cephesidir.Sokakta PKK istemiyoruz. Mecliste PKK istemiyoruz. Dağda, ovada, bayırda ve ÜNİVERSİTEDE PKK istemiyoruz. Kıblesi ABD olanın, kabesi olmaz. Milleti olmaz, vatanı olmaz, üniversitesi de olmaz. Kabe’yi yerlere seren tavır Türk gencinin, üniversite öğrencisinin tavrı değildir. Bu provakasyon, ancak Batı’nın Türkiye’de kaos ve karmaşa yaratma iklimine hizmet eder.
Türk gençliği ABD’nin milyonlarca dolarla beslediği LGBT bayrağı altında birleşmez. LGBT bayrağı, küresel sermayenin bayrağıdır. Çürümenin sembolüdür. Türk gençliği Türk bayrağı altında yürür, Türk gençliği Türk bayrağı altında birleşir, Türk gençliği Türk bayrağını göklere kaldırır. Türk bayrağı altında kimse Kabe’yi yere seremez, kimse provokasyon yapamaz, hiçbir bölücü o bayrağın altında barınamaz. Emperyalizmin milletleri kimliklere bölmek için ürettiği paçavraları sallayanlar ne Türk gençliğini ne de Türk Milletini temsil edebilir." (HABER MERKEZİ)

- Yeni Alanya Gazetesi, Siyaset bölümünde yayınlandı
https://www.yenialanya.com/haber/6362456/vatan-partisi-alanya-gundem-dogu-akdeniz-ve-uretim-ekonomisi-insasidir