'Minimal invaziv koroner' ile göğüs kemiğinde kesi olmuyor

KORONER kalp rahatsızlıkları en önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Koroner arterlerin daralması ya da tıkanması sonucunda kalbi oluşturan kas dokusu yeteri kadar beslenememesi sonucunda göğüs ağrısı ve daha da ilerleyen durumlarda kalp krizi kaçınılmaz oluyor. Alanya Anadolu Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Nurzhan Narymbetov, minimal invaziv cerrahi yöntemle koroner arter rahatsızlıklarını başarılı bir şekilde tedavi ettiklerini açıkladı. Op. Dr. Nurzhan Narymbetov, "Kalp hastalıklarında koroner arter hastalığı dünyada hemen hemen bir numaralı ölüm nedenidir. Kalp hastalığı içerisinden ilk sıradadır. Koroner arter hastalığı, kalbi besleyen damarlar olan koroner arterlerin yani damarı tıkaması sonucu oluşmaktadır. Kireç ve pıhtıyla oluşan darlığın ve tıkanmanın sonucunda kalp beslenemez. Bunun sonucunda göğüs ağrısı ilerleyen durumlarda da kalp krizi kaçınılmazdır. Minimal invaziv koroner bypass cerrahi yöntemle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Koroner baypas daha önce stent konulan veya başarısız olan ve tekrar darlık yaşayan hastalara hayat kalitesini arttırmak adına yapılan bir cerrahi işlemdir. Bu yüzden de tercih edilmektedir. Doğru hastada başarı oranı yüksektir. Yaptığımız operasyonlarda da bunu görüyoruz. Normal bypass operasyonuna göre avantaları daha fazladır" dedi. 

ERKEN NORMAL HAYATA DÖNME

Minimal invazivle yöntemle yapılan koroner baypas ameliyatlarında hastanın sol meme üzerinden yapılan, yaklaşık 6-7 santimlik bir kesi ile herhangi bir kemik kesisi yapmadan kaburgalar arasından kalbe ulaşılarak yapıldığını belirten Dr. Nurzhan Narymbetov, "Aynı anda bacaktan alınan safen toplardamar uzun bir kesi yerine yaklaşık 1,5 santim kesi yapılarak endoskopik işlem ile ameliyat sonrası dönemde yaranın iyileşme sorunu büyük oranda ortadan kalkmaktadır. Göğüs kafesinde kesi yapılmamaktadır. Operasyon hazırlıklarla birlikte yaklaşık 4 saat sürmektedir. Teknik olarak yapılması zor bir operasyon. Ancak başarı oranı standart açık ameliyat ile aynı. Tercihen diyabet, kilolu hastaların planlı ameliyatlarında ve göğüs kafesi küçük ve deformasyon olmayan hastaların hepsinde yapılabilir" dedi. 

BU YÖNTEMİN FAYDALARI

Op. Dr. Nurzhan Narymbetov, minimal invaziv koroner bypass cerrahi yöntemin avantajlarını şu şekilde sıraladı:

"En önemli avantajları, obez hastalarda göğüs kafesinin kesilmemesi. Normal baypas operasyonda hastalar için en zor olan 2 ay sırt üstü yatma zorunluluğudur. Minimal invaziv cerrahi yöntemle bu sıkıntısı ortadan kalkıyor. Ameliyat sonrası yoğun bakımda ve serviste kalma süresinde ciddi bir kısalma var. Erkenden taburcu olabiliyor ve işine normal hayatına erken dönebiliyor. Normal baypas operasyonunda 6'ncı günde servis izleniminde herhangi bir problem olmadığı takdirde hasta taburcu ediliyor. Minimal invaziv cerrahide 3'ncü günün sonunda taburcu olabilmektedir. Günlük aktivitelerine çok daha hızlı sürede geri dönebilmekte, taburcu olduktan sonra araba kullanmaya dahi başlayabilmektedirler. İki hafta sonra ise işlerinde dönebilmektedirler."

DİYABET HASTALARI ÇABUK İYİLEŞİYOR

"Bypas olacak hastalara eşlik eden hastalıklar da oluyor. Örnek vermek gerekirse obezite ve diyabet hastalıkları" diyen Op. Dr. Nurzhan Narymbetov, "Bypas için kullandığımız bacaktan aldığımız safen toplar damardan boylu boyu kesi yapmak özellikle şeker ve kilolu hastalar için ciddi bir sıkıntı. Yara iyileşmesinde çok gecikme ve enfeksiyon gibi sıkıntılara neden olmaktadır. Bunların tamamı minimal invaziv ile 1,5 santim kesiyle tüm bacaktan toplardamar çıkarılabilir. Büyük kesilerin olmaması yaranın çabuk iyileşmesini sağlıyor. Bu durum diyabet hastaları için büyük bir avantaj. Çünkü büyük yaralar olmadığı için iyileşme süreci de çok hızlı oluyor" açıklamasıyla diyabet hastalarının iyileşme süreçlerini hızlandırdığına dikkat çekti.   

- Yeni Alanya Gazetesi, Sağlık bölümünde yayınlandı
https://www.yenialanya.com/haber/5139978/minimal-invaziv-koroner-ile-gogus-kemiginde-kesi-olmuyor