Alanyalı Maskeli Şebnem DİM TV ekranlarında anıldı: ‘Bu dünyadan bir Şebnem geçti…’

EBRU Yahşi’nin hazırlayıp sunduğu Ebru Yahşi ile Kent Gündemi özel bu hafta Şebnem Köseoğlu’nu andı. Hazırlanan belgesel çekimde Köseoğlu’nun lösemi savaşı kapsamında yaşadıkları, Köseoğlu’nun sevenleri tarafından aktarıldı. Maskeli Şebnem hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla Türkiye geneline umut dağıtan Köseoğlu, onun ardından kan ve kök hücre bağışlayanlar ve yakın dostları tarafından anıldı. Köseoğlu’nun sevenleri ardından şunları söyledi:

‘ŞEBNEM İLE BERABER BÜYÜDÜK’

İzzet Köseoğlu: “Merhaba ben Şebnem Köseoğlu’nun kuzeniyim. Kuzenim Şebnem’in vefatının ikinci senesinde kan ve kök hücre bağış kampanyamızın tekrarını gerçekleştiriyoruz. Bu kampanyaya katılan herkese çok teşekkür ederim. Kuzenimle evlerimiz yan yanaydı. Beraber büyüdük ve çok fazla anımız var. İnsanlar birbirlerini çocukluk dönemlerinde en doğal, esn saf halleriyle tanıyorlar. Şebnem ile beraber büyüdük ve o çocukluğundaki enerjisini hiçbir zaman kaybetmedi. Mücadelesinde de son ana kadar çocukluğundaki bu enerjisini yansıttı.”

‘ŞEBNEM BİR MELEKTİ’

Ayhan Gedikoğlu: “Şebnem’i kelimelerle anlatmak çok zor. Şebnem bir melekti. Bu hastalık öncesinde de aynıydı. Hastalığı sırasında çok insanın hayatına dokundu. Onun zamanında yapılan bir sürü kampanyaya ben de katıldım tabii ki. Biz de aile ferdi sayılırız. Bu kampanyalar içerisinde bir de anektot paylaşmak istiyorum, bir çalışanımın kök hücresi 40’lı yaşlardaki bir kadın hasta ile eşleşti. Bu olay gerçekleştiğinde Şebnem ikinci kes hastalığa yakalanmıştı ve o süreçte bu olay Şebnem’e moral olmuştu. Bu da onun bir insana dokunuşu anlamına gelir. Keşke oğlum da burada olsaydı. Okullar açıldığı için burada değil. Şebnem oğlum için bir abla gibiydi. Ben iş nedeniyle Alanya dışına gittiğimde oğlum Şebnemlerde kalırdı. Dolayısıyla Şebnem ile çok şeyler paylaştı.”

‘TÜRKİYE’DE BİRÇOK KİŞİYE ÖRNEK OLDU’

Ali Hancı: “Şebnem hayat dolu, cıvıl cıvıl, üretken, sevgi dolu, mücadeleci, sürekli pozitif enerji yüklü bir kızımızdı. Mücadelesi Türkiye’de birçok insana örnek oldu. Şebnem’den sonra Diyarbakır’dan, Kars’tan bizi arayanlar oldu. Onun sayesinde bu mücadeleyeye katıldıklarını, onun sayesinde birçok insanın tedavi gördüğünü, hiç tanımadığın insanlara dokunabilmenin aslında ne kadar yakında olduğunu öğretmiş oldu bizlere. Şebnem bir öğretmendi, hayatta da bir öğretmendi. Bir sürü şey öğretti insanlara. Daha önce hastalığı yenip Alanya’ya geldiği gün biz burada bir organizasyon hazırladık. Hiç haberi yokken sevdiği insanları bir mekanda buluşturduk. Serdar Bey köy yumurtası lazımdı diye oraya getirmişti ve birden bire hepimizi görmüştü. Orada çok sevinmişti ve çok duygulanmıştı. Hatta kahkahalar atmıştı. Bu anımız unutamadığımız anılarımız arasında. Bir de Ali Koç ilk defa bir maçın devre arasında Şebnem’i görüntülü aramıştı. Bu iki anımız asla unutmadığım anılarımız.”

‘ŞEBNEM ALANYA’DA İLK TANIŞTIĞIM İNSAN VE EN BÜYÜK ŞANSIMDI’

Dr. Öğretim Üyesi Nihan Sidar: “Şebnem benim Alanya’da tanıştığım ilk insandı. Aynı zamanda da en büyük şansımdı. Hala da öyle olduğunu düşünüyorum. Onunla geçirdiğimiz süre boyunca bana öğrettiklerini, pozitif bakış açısını kazandırması hala benim hayatımı etkileyen getiriler. Hem benim şansım hem de kızımın kankasıydı. Onu çok özlüyoruz, özlüyorum. Ama bazen kelimeler yetersiz kalıyor duyguları anlatmaya. İyi ki hayatıma girdi. Keşke daha çok vaktimiz olsaydı. Onu çok seviyorum ve çok özlüyorum.”

‘ÖLÜMÜN YAKIŞMADIĞI BİRİSİYDİ’

Alanya HEP Rektörü Prof. Dr. Gülbuğ Erol: “Ben Şebnem hoca ile bir arada çalışma fırsatını hiç bulmadım. Fakat şöyle anlatmak isterim. Ben mart 2020’de Alanya’ya geldim ve Alanya HEP Üniversitesi’ne başladım. O dönemde Şebnem hocamız tedavi görmekteydi. Her nasıl oldu bilmiyorum, facebook üzerinden beni bulmuştu, bana mesajlar göndermişti. Pandeminin ardından bana ‘Hocam size Alanya’yı ben gezdireceğim’ dedi. ‘Tamam hocam, gezdir bekliyorum’ dedim. Maalesef kısa bir anımız oldu. Bende bıraktığı enerji ve yaşam coşkusunu hiçbir zaman unutmayacağım. Ölümün gerçekten yakışmadığı kişilerden birisiydi Şebnem hoca.”

‘ŞEBNEM’DEN YETERİ KADAR İZ KALDI’


Prof. Dr. Erol Sayın: Anılar hiçbir zaman unutulmuyor. Sürekli aklımıza ve gözümüzün önüne geliyor tabii… Aynı binanın içerisindeydik. Ölmeyen anılar… Sonunda bir kaderimiz var ve onu bozamıyoruz. Yaşadığımız sürece bir iz bırakmaya çaba gösteriyoruz. Şebnem’den de yeteri kadar iz kaldı okulumuzda…

‘OKULUMUZUN RUHU ONUNLA KAPLI’

Genel Sekreter Vekili Bahar Sivri: “Ben Şebnem hocamızı hiç tanımadığım halde çok iyi tanıyorum. Çünkü üniversiteye geldiğimde herkes ondan söz ediyordu. Her yerde Şebnem hocamızın anısı vardı. Konferans salonunda, sınıflarda, öğrencilerin ve çalışanların dilinde… Herkese Şebnem Hoca dokunmuştu. Okul onun ruhu ile kaplı. Üniversiteye çok büyük emekleri var kendisinin. İlk mezuniyet töreni organizasyonu ve daha birçok organizasyonda gönüllülük esasıyla canla başla çalışmış. Bunları hep ekibimizden dinledim. Ayrıca verdiği savaşla da Türkiye’ye örnek olmuş.”

‘KAN BAĞIŞINDA FARKINDALIĞI ARTTIRMALIYIZ’


ALTSO Başkan Adayı Bilal Gömeç: “Şebnem Köseoğlu’nu rahmet ile anıyoruz. Mekanı cennet olsun inşallah. Allah önümüzdeki yıllarda da onu unutturmasın. Biz onu unutmayacağız hiçbir şekilde. Kök hücre kanı çok önemli. Alanya’da bu kapsamda duyarlı insanlarımız çok. Bu konudaki bilinci de arttırmamız lazım. Bu kapsamda da Bilal Gömeç olarak bu konunun üzerinde duracağım. Seçildikten sonra kan bağışında farkındalığı arttırmak adına güzel projelerimiz var.”

‘KANIN HAYAT OLDUĞUNU TEKRARLAMAMIZA GEREK YOK’


ALTSO Başkan Adayı Eray Erdem: “Ben öncelikle Şebnem kardeşimize Allah’tan rahmet dilerim. Allah mekanını cennet eylesin. Hastalık süreçlerinde bu konu ile ilgili ciddi bir farkındalık oluşturdu. Tedavi sürecinde de bu konu ile ilgili duyarlılığını dile getirmişti. Sağolsunlar aynı duyarlılığı şimdi de aile devam ettiriyor. Kanın hayat olduğunu tekrarlamamıza gerek yok. Hepimiz bu konuda duyarlılık göstermeliyiz. Kısmet olur da ALTSO seçimlerinde ipi göğüslersek bu kapsamda da projelerimizi hayata geçireceğiz.”

‘YAŞAMA TUTUNAN BİR İNSAN SİZDEN GELECEK UMUDU BEKLİYOR’

Kızılay gönüllüsü: “Kök hücre daha basit. Çünkü kan verince yanında ekstradan 3 tüp kan örneği alıp bunu kan merkezlerimize gönderiyoruz. Kan merkezinde doku hücrelerine bakılıp orada uyum sağlanana kadar bekleniyor. Bunu sadece bir kere veriyorsunuz. Kan merkezimizde lösemili hastalarımızla uyum sağladığı durumda Kızılay tarafından size bir bildirim geliyor. Kızılay ekipleri sizinle iletişime geçiyor. İletişimin ardından doktor tedavisi oluyorsunuz. Aşılama ve ameliyat olmak üzere iki yöntemle alınıyor. Bu sizin tercihiniz değil doktorun kararına göre oluyor. Aşılama yönteminde aşı olduktan sonra kan cihazına bağlanıyorsunuz ve kan verir gibi cihaza bağlanıyorsunuz. O şekilde kök hücrenizi alıyorlar. Ameliyat yönteminde ise ufak bir operasyon sonrası kök hücrenize erişiyorlar. Operasyonun ardından en fazla bir hafta içinde eski sağlığınıza kavuşuyorsunuz. Onun ardından herhangi bir sıkıntı da yaşanmayacak. Bu Türkiye içerisinde değil yurtdışında da olabilir. Yarın değil 5 yıl sonra da olabilir. Bu hasta ile uyum sürecine bağlı bir durum. Uyum sağlanması durumunda bu süreçler Sağlık Bakanlığı ve Kızılay tarafından takip edilip tüm masraflar Sağlık Bakanlığı ve Kızılay tarafından karşılanıyor. Eğer herhangi bir yerde çalışıyorsanız bunun izni dahi ayarlanıyor. Vazgeçmek kişinin doğal hakkı. Onu hiçbir şekilde etkileyemeyiz. Ama biz kök hücre verilmeden önce neler olacağını kişiye detaylı bir şekilde anlatıyoruz. Yaşama tutunan bir insan sizden gelecek bir umudu bekliyor. Bu umut geldikten sonra siz bu umuttan vazgeçiyor ve onu ölüme atıyorsunuz. Bu şekilde yaptığınızda savaşmaya çalışan insanlar daha çok üzülüyorlar. Bu süreçte psikoloji çok önemli. Sadece yapacağınız bu konuda bilgi sahibi olmak.”

‘MEKANIN CENNET OLSUN İPEK KIZIM’

Eski Bakan Önay Alpago: “Meleğim benim, seni içimden hiç uğurlayamadım. ‘Artık yok’ diyemedim. Telefonunu silemedim. ‘Neden bu kadar erken’ sorusunu çok fazla sordum. Özlemime hüzün, sevgime veda karıştı. Sensizlik ne kadar zormuş Şebnemciğim. O kısacık beraberlik içinde seni ne kadar sevmişim. Bize çok güler yüzlü anılar bıraktın. Ailen, dostların ve biz sevenlerin, o anılarla dayanma gücü buluyoruz. O anılarla yaşıyor ve seni yaşatıyoruz. Mekanın cennet olsun ipek kızım benim.” (Gülşah ANAK)

- Yeni Alanya Gazetesi, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.yenialanya.com/haber/12155170/alanyali-maskeli-sebnem-dim-tv-ekranlarinda-anildi-bu-dunyadan-bir-sebnem-gecti