Vesayet hakkı ve kullanımı...

İhsan  Yıldız
İhsan Yıldız

Merhabalar, bugün sizlere yakınlarımızın yaşamında oluşan, kendi doğumundan itibaren veya sonradan olan bazı sebepler yüzünden kendi kendini idare edememesinden kaynaklanan vesayet altına alınmaları ve  vesayet hakkının kullanımı ne şekilde olur biraz bunlardan bahsedeceğim.

Vesayet, velayet altında bulunmayan küçüklerin ve bazı erginlerin korunması amacıyla kabul edilen bir hukuki kurumdur. Türk Medeni Kanunu 404-405-406. maddeleri uyarınca hangi durumlarda kişilerin velayet altına alınacağını açıklanmıştır. Buna göre;

- 18 yaşını doldurmamış ve velayet altında bulunmayan her çocuk

- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olanlar

- Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı veya kötü yaşam tarzı olanlar

- Bir yıldan fazla özgürlüğü bağlayıcı ceza alanlar

vesayet altına alınırlar.

Bunlar dışında kişinin kendisi; yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya akıl hastalığı kısıtlanmayı yani vesayet altına alınmayı talep edebilir.

Vesayet organları; vasi, vesayet makamı ve denetim makamıdır. Vesayet makamı kısıtlının ya da küçüğün yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesidir. Vesayet makamı, öncelikle kısıtlının eşi ya da yakın hısımlarından olmak üzere ergin bir kişiyi kısıtlıya vasi tayin eder.

Vasi veya ayırt etme gücüne sahip kısıtlının bazı işleri yapması içi vesayet makamının izni gereklidir. Bu işler Türk Medeni Kanunu’nun 462. maddesinde sayılmıştır. Buna göre;

- Taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir aynî hak kurulması,

- Olağan yönetim ve işletme ihtiyaçları dışında kalan taşınır veya diğer hak ve değerlerin alımı, satımı, devri ve rehnedilmesi,

- Olağan yönetim sınırlarını aşan yapı işleri,

- Ödünç verme ve alma,

- Kambiyo taahhüdü altına girme,

- Bir yıl veya daha uzun süreli ürün ve üç yıl veya daha uzun süreli taşınmaz kirası sözleşmeleri yapılması,

- Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması,

- Acele hâllerde vasinin geçici önlemler alma yetkisi saklı kalmak üzere dava açma, sulh olma, tahkim ve konkordato yapılması,

- Mal rejimi sözleşmeleri, mirasın paylaştırılması ve miras payının devri sözleşmeleri yapılması,

- Borç ödemeden aciz beyanı,

- Vesayet altındaki kişi hakkında hayat sigortası yapılması,

- Çıraklık sözleşmesi yapılması,

- Vesayet altındaki kişinin bir eğitim, bakım veya sağlık kurumuna yerleştirilmesi,

- Vesayet altındaki kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi

durumlarında vesayet makamının izni gereklidir.

Bazı hallerde ise vesayet makamının izninden sonra denetim makamının (Asliye Hukuk Mahkemesinin) izni gereklidir. Bu durumlar da Türk Medeni Kanunu’nun 463. maddesinde sayılmıştır.

- Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,

- Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,

- Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir ortaklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,

- Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,

- Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,

- Küçüğün ergin kılınması,

- Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.

Türk Medeni Kanunu’nun 444. maddesinde taşınmazların satışı usulünde düzenleme yapılmıştır. Buna göre; taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaatinin gerekli kıldığı hâllerde mümkündür. Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu hâlde açık artırmayla yapılır.

 Ancak denetim makamı yani Asliye Hukuk Mahkemesi istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.

Vesayet altındaki kişiye ait bir taşınmazın satışı için vesayet makamının izni gereklidir. Ancak bu izinle yalnızca artırma yoluyla satış yapılır. Vasi, pazarlık yoluyla satış izni için denetim makamına başvurmalıdır.

Bunların yanı sıra vasinin hiçbir durumda yapamayacağı yasak işlemler vardır. Bunlar;

*Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak!

*Vakıf kurmak!

*Önemli bağışlarda bulunmaktır!

Vasinin tek başına yapamayacağı ve yapmaktan yasaklı olduğu işlemler kanunda belirtilmiştir. Bunların dışında kalan ve nispeten basit işlemler vasi tarafından tek başına yapılabilir. Örneğin TMK madde 440 uyarınca vasi, vesayet altında bulunanın menfaati gereğince değerli şeylerin dışındaki taşınırları vesayet makamının talimatıyla açık artırma yoluyla satabilir. Ancak bu durumda da vesayet altındaki kişinin kendisi veya ailesi için özel bir değer taşıyan şeyler, zorunluluk olmadıkça satılamaz.

Ayırt etme gücü yerinde olan vesayet altındakilerin de tek başına yapabilecekleri işlemler vardır.

* Kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklar:

Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar ve küçükler kişiye sıkı sıkıya bağlı olan haklarını vasinin rızasına ihtiyaç duymadan kullanabilirler. Ancak bu kuralın istisnaları vardır. Evlenme, nişanlanma, tanıma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda vesayet altında olan kişi vasinin iznini almak zorundadır.

* Karşılıksız kazandırmalar

Bir hukuki işlem vesayet altında bulunan kişiye bir yükümlülük getirmiyorsa, vasiden izin alınmasına gerek yoktur.

 *Bir meslek ya da sanatla uğraşılmasına izin verilmiş olması

Vesayet altındaki kişiye, vesayet makamı, bir meslek ya da sanatla uğraşmasına izin vermişse bu konuda her türlü olağan işlemi kendi başına yapabilir.

Bugün de sizlere vesayet ilişkisinden, kullanımından, yasal sınırları ve kurallarından bahsetmeye çalıştım, gelecek hafta görüşünceye dek hoşça kalın...

- Yeni Alanya Gazetesi, İhsan Yıldız tarafından kaleme alındı
https://www.yenialanya.com/makale/11169944/ihsan-yildiz/vesayet-hakki-ve-kullanimi