banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

Zekâtla fitre arasındaki fark nedir

Fitre nedir, kimlere fitre verilir, zekatla fitre arasında ne fark var, zekat nedir, zekat kimlere verilir, zekatı kimler verir, zekâtın faydaları nelerdir, fitre ne zaman verilir, zekat kimlere verilmez, zekat ve fitre nasıl hesaplanır, fitre vermek zorunlu mudur? İşte tüm bu soruların cevaplarını siz değerli Portakal okuyucuları için araştırdık

YAŞAM 19.07.2014, 11:44 18.07.2014, 16:52
 Zekâtla fitre arasındaki fark nedir
banner404
BİLİNDİĞİ üzere fitre, yaşayan her insan için bir yaratılış borcu ve baş göz sadakası sayılmaktadır. Bu sebeple ekonomik durumu müsait olan aile reisi, sorumluluğunu yüklendiği aile fertlerinin her biri adına birer şükür sadakası sayılan fitre vermekle yükümlü tutulmuştur. Peki, zekât nedir? Fitre ve zekât arasında ne gibi farklar vardır?
ZEKÂT NEDİR?
Zekât, dinin tarif ettiği ölçüde zengin olan Müslümanların yılda bir defa malının kırkta birini dinin belirlediği kimselere vermesidir.
ZEKATI KİMLER VERİR?
Hür, Müslüman, akıllı, erginlik çağına gelmiş, asıl ihtiyaçlarından ve borçlarından başka nisab miktarı mala sahip olan ve malının üzerinden bir yıl geçen kimselere zekât vermek farzdır.
FİTRE NEDİR?
Ramazan ayının sonuna yetişen, zekât vermekle yükümlü her hür Müslüman’ın vermesi gereken bir sadakadır. Fıtır sadakası da denir.
FİTRE NE ZAMAN VE KİMLERE VERİLİR?
Fitrenin Ramazan Bayramı’nın birinci günü bayram namazından önce hatta bayramdan daha önce Ramazan içinde verilmesi gerekir ki, verilen yoksul kimse de ihtiyaçlarını giderebilsin. Fitre; küçük, büyük, akıllı, akıl hastası, hasta, sağlıklı her Müslüman için verilir.
NİSAP MİKTARI KADAR MALLAR NELERDİR?
- 80 gram veya daha fazlası altın,
- 560 gram veya fazlası gümüş,
- 80 gram altın miktarına eşit para,
- Parayla aynı ölçüde ticaret malları,
- 40 taneden fazla koyun ve keçi,
- 30 ve fazlası sığır ve manda,
- 5 ve fazlası deve.
ZEKÂT KİMLERE VERİLMELİDİR?
Zekât, fakirlere, miskinlere, günlük yiyeceğini zor temin edenlere, yolda kalanlara, borçlulara, Allah yolunda cihat edenlere ve ilim öğrenenlere verilebilir. Zekât vermeye en yakınlardan başlanmalıdır.
ZEKÂT KİMLERE VERİLMEZ?
Ana, baba, dede, nine, oğullar, kızlar ve bunlardan olan torunlar servetin kendisiyle korumaya alınıp desteklenmesi gerektiği için, bunlara zekât verilmez. Bununla beraber muhtaç olması durumunda; evlenerek başka aileye karışmış kız ve erkek kardeşlere, bunların çocuklarına yani yeğenlere, hala, amca, dayı, teyzeye ve bunun çocuklarına daha sonra diğer akrabalara ve komşulara zekât verilir.
ZEKÂTI VERMEDE ÖNCELİK KİMEDİR?
Zekât ve fitre vermede ihtiyaç sahibi yakınlarımız ve malın kazanıldığı muhitteki diğer ihtiyaç sahipleri öncelikle hak sahibidir. Öyleyse çevremizdekilerin ihtiyaçları bir ölçüde karşılandıktan sonra uygun görülen uzak yerlere de gönderilmelidir ki; buralardaki kardeşlerimiz de ihtiyaçlarını karşılayıp bayram sevincini hep beraber tadabilsinler.
ZEKÂT VERMEK İÇİN RAMAZAN AYINI BEKLEMEK ZARURETİ VAR MI?
Zekâtı vermek için nisap miktarı mala hicri takvime göre bir yıl sahip olmak gerekir. Bu miktara sahip olunduğu andan itibaren bir yıl takip edilir ve dolunca zekât verme süresi başlar. Yani Ramazan’da verme şartı yoktur ancak Ramazan’da ibadetlere katlanarak verilen ecirler, oruçla yoksulun halini anlama kişileri Ramazan’da zekât vermeye sevk etmektedir.
KİRAYA VERİLEN MÜLKTEN ZEKÂT VERİLİR Mİ?
Mülkten zekât düşmez; fakat eğer varsa getirdiği gelir üzerinden verilir.
BİR YIL DOLMADAN GELECEKTE VERİLECEK ZEKÂTI ŞİMDİ VERMEK UYGUN MUDUR?
Zekâtı uygun yer bulunca zamanından önce peşinen vermede mahzur yoktur. Zamanı gelince yeniden vermeye de gerek kalmaz.
ZEKÂT VEYA FİTRE VERİRKEN VERİLEN KİŞİYE SÖYLEMEK GEREKİR Mİ?
Zekât veya fitre verirken verilen kişiye söylemeye gerek yoktur. Fakat hayır kurumlarına verilirken ne olarak verildiği mutlaka bildirilmelidir.
EVİ OLMAYIP, EV PARASI BİRİKTİREN KİŞİYE BİR YIL GEÇİNCE ZEKÂT GEREKİR Mİ?
Her ne kadar kişinin evi olmasa da para birikimi olduğu için 80 gr. altın miktarına ulaşınca bir yıl üzerinden geçer geçmez bu birikime zekât düşer.
ZEKÂTIN FAYDALARI NELERDİR?
* Zekât zenginle yoksulu birbirine yaklaştırır.
* Zekât çalışmaktan aciz olanlara normal bir hayat sürme imkânı sağlar.
* Zekât kişiyi cimrilikten ve bencillikten korur, cömert yapar.
* Zekât Allah’ın verdiği servet nimetinin şükrüdür. Zekâtla kiri giderilen mal, bereketlenir ve artar.
* Zekâtı veren kişi içinde yaşadığı topluma karşı da görevini yerine getirmiş olur.
ZEKÂT KİMLERE VERİLİR?
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Sadakalar (zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak ancak şunlar içindir: Fakirler, düşkünler, zekât memurları, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlar, (özgürlüğüne kavuşturulacak) köleler, borçlular, Allah yolunda cihat edenler ve yolda kalmış yolcular…” (Tevbe: 9/60)
BURADAKİ SEKİZ GRUBU ŞÖYLE İZAH ETMEK MÜMKÜNDÜR;
1. FAKİR: Nisap miktarından fazla mala sahip olmayan ve bu sebeple zekât vermekle mükellef olmayan kimsedir.
2. DÜŞKÜN: Hiçbir şeyi olmayan; günlük ihtiyaçlarını, yiyecek ve giyeceğini dahi ancak başkalarının yardımıyla karşılayabilen kimse demektir.
3. ZEKÂT MEMURU: Devletin zekât toplamakla görevlendirdiği memurlar -zengin de olsalar- bu işle iştigal ettikleri sürece, kendilerine ve bakmakla yükümlü oldukları kimselere yetecek miktarda zekât malından alabilirler.
4. KALPLERİ İSLAM’A ISINDIRILACAKLAR: İslam’a meyilli olanlarla sıcak ilişki kurup hak ve hakikate ulaşmalarında yardımcı olmak ve İslam’la henüz müşerref olmuş bulunanların sebat ve bağlılığının güçlenmesine katkıda bulunmak gibi amaçlarla zekât fonundan kendilerine bir pay ayrılabilir.
5. KÖLE: Köleliğin yürürlükte olduğu devirlerde İslam, kölelere isterlerse sahipleriyle bir miktar para karşılığında özgürlüklerini satın alma anlaşması yapma hakkı getirmiştir. İslam, ödeme yapma imkânı bulunmayan köleye de özgürlüğüne kavuşmasını sağlamak için zekât fonundan belli bir ödeme yapılmasını öngörmüştür.
6. BORÇLU: Borcu olan ve borcundan başka nisap miktarı mala sahip olmayan kimsedir. Bu durumdaki kimseye zekât vermek, borcu olmayan fakire zekât vermekten daha öncelikli ve sevaptır.
7. ALLAH YOLUNDA CİHAT EDENLER: İ’lâ-yı kelimetullah uğruna veya vatan savunması için Allah yolunda cihada iştirak etmiş olan, ancak nafaka, teçhizat vb. ihtiyaçları bulunan kimsedir.
8. YOLDA KALMIŞLAR: Gaza, hac veya ilim tahsili gibi yüce bir maksatla yola çıkıp yabancısı olunan memleketlerde nafakası tükenerek yardıma muhtaç duruma düşmüş olanlardır. Böyle kimseler zengin bile olsalar, memleketlerindeki zenginliklerinden o anda faydalanamıyorlarsa zekât alabilirler.
ZEKÂT İBADETİNİN MAHİYETİ NEDİR?
Zekât, insanı madden ve manen arınmaya ve olgunluğa ulaştıracak mali bir ibadettir. Allah zekâtı farz kılarak zenginlere, mallarının/paralarının belirli bir kısmını her yıl düzenli olarak fakirlere, ihtiyaç sahiplerine vermelerini emretmiş; bunu fakirin hakkı ve zenginin yerine getirmesi gereken bir görevi saymıştır. Kur’an’da Allah (c.c.), takva sahiplerinin yeryüzünde güzel davranan kimseler olduğundan bahsederken “…ve mallarında muhtaç ve mahrumların hakkı vardır.” (Ez-Zâriyât: 51/19) “Bunlar sahip oldukları mallarda muhtaç ve mahrumun belli bir hakkı bulunduğunu unutmazlar.” (el-Meâric: 70/22-25) diyerek daha Mekke dönemindeyken Müslümanları bu kutlu vazifeye hazırlamıştır. Bu görevi yerine getiren kişiler, zekâtın kelime anlamına da uygun olarak kendilerini ve içinde bulundukları toplumu arındırmış olacaklardır: “Onların mallarından sadaka (zekât) al. Onunla kendilerini temizlemiş ve arıtıp geliştirmiş olursun.” (Et-Tevbe: 9/103)
ZEKÂT VE FİTRE NASIL HESAPLANIR?
Zekâtın hesaplanış şekli kısaca şöyledir; Ticaret erbabı, yılsonunda elinde bulunan ticari malların (neyin alım-satımını yapıyorsa onun) dökümünü yapar ve elinde bulunan nakit para ile kesin alacaklarını da buna ilave eder. Borçlarını düştükten sonra elinde kalan miktar 85 gram veya daha fazla altına tekabül ediyorsa bunun yüzde 2,5’luk kısmını ayırıp zekât olarak verir. Fitre ise buğday, arpa, üzüm ve hurma olmak üzere dört gıda maddesinden verilir. Yaşadığımız yerde bunların hangisi daha kıymetli ise fitreyi onun üzerinden vermek uygundur. Fitre, buğdaydan ise yaklaşık olarak bin 460 gr; arpa, üzüm ve hurmadan ise yaklaşık olarak 2 bin 920 gr olarak verilir. Bu gıda maddelerinin kendileri fitre olarak verilebileceği gibi, değerleri hesaplanmak suretiyle para olarak da verilebilir. Hatta para olarak vermek daha uygundur.
Burada esas olan, bir fakirin sabahlı-akşamlı doymasını temindir. Dolayısıyla herhangi bir yerde veya zamanda, belirtilen miktarlardaki gıda maddelerinin değeri, bir fakiri sabahlı-akşamlı doyurmaya kâfi gelmiyorsa, o miktar üzerinde ısrar etmemeli, bir fakirin bir gün içinde normal ölçülerde yemek yiyerek sabahlı-akşamlı doymasını sağlayacak miktar esas alınmalıdır.
FİTRE VERMEK ZORUNLU MU?
Kendilerine zekât düşen herkese fitre de verilebilir. Fıtır sadakası (fitre), kişinin bulunduğu yerdeki fakirlere verilmelidir
Zekât vermekle mükellef olanların fitre vermesi vaciptir. Fitre ibadetini küçümsememek gerekir. Verilene kadar kişinin uhdesinde bir borç olarak kalır.
FİTRE İLE ZEKÂT ARASINDA NE GİBİ FARK VARDIR?
Fitrede, sahip olunan malın ticaret malı olması ve artış gösterme özelliği bulunması gibi zekât yükümlülüğü için gereken birtakım şartlar aranmaz. Yine zekât mükellefiyetinde aranan “Çocuk olmama ve akıl sağlığı bozuk bulunmama” şartı da fitre için mevcut değildir. Yani çocuklar ve akıl sağlığı yerinde olmayanlar da mali durumları uygun ise fitre vermekle mükelleftir. Onların yerine bu görevi veli ve vasileri yerine getirir.
Bir diğer fark da fitrenin buğday, arpa, üzüm ve hurmadan ibaret olan dört çeşit mal esas alınarak hesaplanmasıdır. Fitre bu ürünlerden hangisi üzerinden hesaplandığında fakirlerin menfaatine daha çok uygun düşüyorsa, o ürün üzerinden hesaplanmalıdır.
Yorumlar (2)
yağmurberktaş 9 ay önce
aferin çok güzel
Çağrı 5 ay önce
Hay Allah razı olsun sizden