banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479

Kuran-ı Kerim’de sıralanan 11 emir

İnsanlar dini konularda kimi zaman kendilerini kandırma yoluna gider

YAŞAM 26.07.2014, 17:23 25.07.2014, 16:27
Kuran-ı Kerim’de sıralanan 11 emir
banner404
FARKINDA olarak ya da olmayarak günaha giren birini uyardığınızda çoğu zaman “Evet yapıyorum ama kimseye zararım yok” şeklinde ortak bir tepki ile karşılaşırsınız
Birilerine zararı olup olmaması ile alakalıymış gibi değerlendirilir kimilerince mesele. Bunun yanında sanki kişinin kendi menfaatine bir şey söylememişsiniz gibi “Allah ile arama girmesene” der kimileri. “Yahu ben Allah ile senin arana girme derdinde değilim. Ama görüyorum ki Allah ile senin arana nefsin ve nefsinin bitmeyen istekleri girmiş, ben ona dikkat et diyorum” diyesiniz gelir. Ama yine de insanları kırmamak adına uyarınızı yapar ve susarsınız çoğu zaman. “İçiyorsam günahı bana” ya da “Ben kendimi biliyorum” şeklinde savunmalara da şahit olursunuz. Şüphesiz herkesin günahı kendine. Dinde baskı ve zorlama da yoktur amenna ama uyarı vardır. Dileyen dikkate alır, dileyen kulak arkası eder ama bilmelidir ki kişi, kimseye zararı olmaması geçerli bir bahane değildir ve farkında olmadan kendini kandırdığı bir başka yanılgıda ısrar etmektedir.  
İnsanların hoşlarına gitmeyen bir şey duyduklarında verdikleri tepki ya da başka bir ifadeyle kendilerini savundukları sözlerden biri de “Her koyun kendi bacağından asılır” sözüdür. Şüphesiz her koyun kendi bacağından asılacaktır. Ama Allah inananlara, birbirlerini uyarmaları için tavsiyelerde bulunmalarını emreder.
“Hatırlat/öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek inananlara yarar sağlar.”
Allah’ın emirlerine uymak için zorlamalıdır kişi kendini; isyan edip bir de gerekirse her şeyi göze alacağını beyan ederek değil. Herkesin kendinden sorumlu olması hatanın hata olduğu gerçeğini değiştirmez. Şeytan insana “Bu yaptığın niye günah olsun? Kimseye zararın yok” diye vesvese verir. Kişi de farkında olmadan bu tuzağa düşer ve gerçekten kimseye zararım yok diyerek günahlara sürüklenir. Oysa her günah, başkasına zararı olup olmaması ile alakalı değildir. Bunun yanında asıl tehlikeli olan şey, kimseye zararı olmadan yapılan eylemin günah olmayacağının düşünülmesidir. Bazı emir ve yasaklar kimilerince başkalarına zararı olup olmamasına indirgendiği için bu şeylerin neden günah olacağının anlaşılmadığı hatta bu günahların inkâr edildiği görülmektedir. Bir günahı gereksiz ve anlamsız bularak önemsizleştiren biri, nefsine yenildiği için hata yapan birinden çok daha tehlikeli bir hataya düşmektedir. Bu konuda da uyanık olmak gerekir. Bu tuzağa düşen kişinin kimseye zararı olmasına gerek yoktur çünkü zaten en büyük zararı kendine vermektedir. 
KURAN'DA BİR ARADA SIRALANAN 11 EMİR

1.Allah’tan başkasına kulluk/ibadet etmeyin. 
2.Anaya-babaya çok iyi davranın. 
3.Akrabaya hakkını verin. Çaresize ve yolda kalana da. Fakat israf ederek saçıp savurmayın. Elinizi bağlayıp boynunuza asmayın. Ama onu büsbütün de salıvermeyin. 
4.Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin.                  
5.Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o iğrenç bir iştir.  
6.Allah’ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın. 
7.Yetimin malına yaklaşmayın. Ancak rüştüne erişinceye kadar, güzel bir yolla ilgilenebilirsiniz.  
8.Ahdinize vefalı olun. Çünkü verilen söz sorumluluk gerektirir. 
9.Ölçtüğünüz zaman tam ve dürüst ölçün. Hilesiz teraziyle tartın. 
10.Hakkında bilginiz olmayan şeyin ardına düşmeyin. Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır. 
11.Yeryüzünde kasılıp kabararak yürümeyin çünkü siz, yeri asla yırtamazsınız, uzunlukça da dağlara ulaşamazsınız.
 
YAPTIĞINIZ İYİLİKLERİ BAŞA KAKMAYIN

“Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği.” Ayetlere göre yapılan iyilikler Allah rızası için yapılır ve bu yüzden karşılığı da yalnız Allah’tan beklenir. Şüphesiz yüce Allah’tan daha fazla kimse iyilik ve lütufta bulunamaz. İyilik yapan biri aynı zamanda yaptığı bu iyiliğin kendi kötülüklerine de kefaret olduğunu bilmeli ve Allah’ın kendi üzerindeki lütuf ve inayetini hatırından çıkarmadan yaptığı iyilikleri severek yapmalıdır. Ayetlerde: “Mallarını Allah yolunda harcayıp sonra bu harcadıklarına bir eziyet ve başa kakma eklemeyenlerin, Rableri katında kendilerine has ödülleri vardır.” buyrulmakta ve yapılan iyilikten sonra nefsini devreye sokmayan ve yaptığını başa kakmayan kişilerin ödüllendirileceği müjdelenmektedir. Yine: “Ey iman sahipleri! Allah’a ve âhiret gününe inanmadığı halde, insanlara riya için malını infak eden kişi gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve eza etmek suretiyle boşa çıkarmayın.”  buyrularak da insanların başına kakılarak ve onlara eziyet edilerek yapılan iyiliklerin boşa çıkacağı bildirilmektedir.

HZ. LOKMAN'IN OĞLUNA ÖĞÜTLERİ
Hz. Lokman: “Oğulcuğum; şu bir gerçek ki, yaptığın, bir hardal danesi ağırlığında olsa, bir kayanın bağrına veya göklere yahut yerin bağrına konsa, Allah onu yine de ortaya getirir. Çünkü Allah Latif ’tir, lütfu sınırsızdır; Habîr’dir, her şeyden haberdardır. Yavrucuğum; namazı kıl, iyilik ve güzelliği belirlenene özendir, kötülük ve çirkinliği belirlenenden sakındır, başına gelene sabret. Çünkü bunu yapabilmek, zorlu/önemli işlerdendir. Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme, yeryüzünde kasılarak yürüme. Çünkü Allah, kurula kurula kendini övenlerin hiçbirini sevmez. Yürüyüşünde doğal ol, sesini alçalt. Şu bir gerçek ki, seslerin en çirkini eşeklerin sesidir.”
Yorumlar (0)