banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

Erkeklere giyim ve bakım önerileri

Uzmanlar, erkeklere çeşitli önerilerde bulunuyor. Gerek giyim, gerekse kişisel bakım konusunda erkekleri konu alan uzmanlar, çeşitli önerileriyle erkeklerin sıkıntılarına ışık tutuyor

YAŞAM 11.08.2014, 17:39 12.08.2014, 16:42
 Erkeklere giyim ve bakım önerileri
banner404
ERKEKLER de en az kadınlar kadar düşkündür bakıma, süse. İyi görünmeyi önemserler, hiç şüphesiz. Bakımlı erkek, beğenilen erkektir çünkü. Şimdi siz erkeklere Portakal olarak sunacağımız önerilere bakarak kafanızda yepyeni bir hale büründüğünüzü hayal ederek işe başlayın.

STİLİNİZİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÖĞÜTLER
Şıklığın altın kuralları trendleri takip etmek, siyah ayakkabıyı beyaz çorapla giymemek, her zaman formda olmak ve kendi kimliğinden uzaklaşmamak olarak sıralanıyor. 
Moda uzmanları günümüz erkeğine çeşitli tavsiyelerde bulunuyor. Modanın günümüz erkeğinin yakından takip ettiği bir kavram olduğunu ve artık erkeklerin de eşleri ve kız arkadaşları yanlarında olmadan giyim kuşam alışverişi yaptıklarını belirten uzmanlar, 'Erkeklerin yaşamı üçe ayrılır: iş, özel hayat ve sosyal aktiviteler. Eğer şıklığınızla görenlerin dönüp ikinci kez bakmasını istiyorsanız bu rehberi takip edin' tavsiyesinde bulunuyor. Bazı erkekler için kendi stilini oluşturmanın adeta 'Korkulu bir rüya' olduğunu anlatan uzmanlar, şu altın öğütlerde bulunuyor.
1. UYUMA ÖNEM VERİN
Pek çok erkek alışverişe önce anneleri, sonra kız arkadaşları ya da eşleriyle çıkıyor. Eğer kendi stilinizi oluşturmak istiyorsanız uzmanları dinleyin. Dergileri veya bunun gibi erkeklere yönelik sitelerini okuyun. Ancak bunu yaparken de sadece spor yorumlarını ya da güzel yıldızların fotoğraflarına göz gezdirip bırakmayın, bunun gibi yazılardan görüş alın. Beyaz ve açık renk çorapları siyah ayakkabıyla giymeyin, kemerinizle ayakkabınız uyumlu olsun.
2. TRENDLERİ TAKİP EDİN 
Moda değişen bir kavramdır. Bir gün moda olan öbür yıl demode olur. Peki değişen trendleri nasıl takip edeceksiniz? Ünlü oyuncuların, futbolcuların kıyafetlerine bakın, neyin moda olduğunu anlarsınız. Ama tabii bunları kendi stilinize uydurun. 
3. ESKİYE DÖNÜN
Moda değişken olduğu kadar kendini tekrarlayan bir kavramdır. Önceki yıllarda moda olan ve unutulan kıyafetler bir süre sonra yeniden çıkar. Bir dönem moda olan, ama sonra unutulan pilot gözlüklerini hatırlar mısınız? Şimdi tekrar moda oldular ve onları yeniden çıkarmanın tam zamanı. Gardrobunuzu  yenilerken eskileri tamamen atmak kadar kötü bir düşünce daha olamaz. Logolu tişörtler, motosikletçi montları ve daha pek çok giysi, onlar yeniden moda olacaktır. Bunları son moda olanlarla kombinlemeniz çok iyi bir fikir. 
4. FORMDA OLUN
Moda sadece ne giydiğiniz değil nasıl giydiğinizdir. İki kişiyi gözünüzün önüne getirin. Biri atletik ve formda, diğeri bira göbeği bulunan, düşük omuzlu ve tombul. Kıyafetlerin hangisine yakışacağı açık. Formda kalmak biraz diyetine dikkat etmek, biraz da her hafta spor salonunda birkaç saat geçirmekle mümkün. Hem daha sağlıklı olursunuz hem de giydikleriniz yakışır. 
5. KENDİNİZ OLUN
Bütün bu öğütlerin yanında en önemlisi kendiniz olun. Giysiler mankenlerin üzerinde güzel durur ama onlar sizin için yapıldı. Kendine güvenen bir erkeğin giydiği kıyafet de yakışır. Erkeklerde bazı giyim önerileri:

UZUN BOYLULAR İÇİN

- Boyuna çizgili takımlar kullanılmamalı.
- Kruvaze takımlar idealdir. 
- Sivri burunlu ayakkabılar giyilmemeli.
- Serbest giyim günlerinde pötikareli, tüvit ceketler kullanılabilir. 
- Gömlek yakaları sivri ve uzun olmamalı.
- Duble paçalı pantolonlar kullanılmalı.

7.3'LÜ KOMBİNE ÖNEM VERİN

Ceket, pantolon, ayrı renklerde ve bunlara uyan bir gömlekle kullanılmalı. 

KISA BOYLULAR İÇİN  

- Boyuna ince çizgili takımlar giyilmeli. 
- Düz koyu renkler kullanılmalı. 
- Ceketler bele oturmalı, kare omuzlar olmalı, ceketler ya iki ya da üç düğme olmalı. 
- Uzun ceketler giyilmemeli. 
- Boyuna ince çizgili gömlekler tercih  edilmeli. 
- Paçaları aşağı doğru daralan pantolonlar giyilmeli. Duble paça kullanılmamalı.

İRİ YAPILI ERKEKLER İÇİN
- Koyu renkte takımlar ve boyuna çizgili takımlar tercih edilmeli. 
- Kalın kumaşlardan yapılmış her türlü giysiden uzak durulmalı. 
- İstendiği takdirde kemer yerine askı kullanılabilir. 
- Minyon yapılı erkekler genelde bele oturan kuplarda ceketler giymeli.
- Ceket kolları katiyen uzun olmamalı.
- Bol, dökümlü kazak ve gömleklerden uzak durulmalı. 
- Pantolonların paçaları aşağı doğru daralarak inmeli. 
- Gömlek yakaları ve manşetleri geniş olmamalı. 
- Kravatta çok büyük desen kullanılmamalı. 

6. KRAVAT
Her zaman doğru yerde klasik kravat tercih edecekseniz mümkünse ipek olmalı. Eğer damatlık renkli veya işlemeliyse, kravat da tam tersine sade olmalı. Buna karşılık, sade bir kostüm giyiyorsanız, kravat seçiminde orijinal bir şeyler deneyebilirsiniz. Artık tanınmış markalar oldukça zengin bir kravat koleksiyonu sunuyor. İsterseniz desenli ya da sade, tek renkli bir kravat beğenmeniz o kadar kolay ki. Resmi nikahlarda kravat neredeyse bir zorunluluk. Ancak yeni nesil modern kravatlar düğün resepsiyonunun gece temasına fazlasıyla uyum sağlıyor. Eğer gelinin elbisesinde belli renklerde dokunuşlar varsa veya tamamen renkliyse, uyumlu bir çift olmak için buna yakışmayan tonlarda bir kravat kullanmamaya dikkat edin! Düğün töreni romantik bir mekanda ya da kırda yapılıyorsa, tercihiniz boyun bağı olmalı. klasik bir düğün töreni için ise dik yakalı gömlek seçmelisiniz. Kravat olarak ise gri veya siyah bir papyon. Yakanıza ya da ceketinizin yakasına gelin buketinde bulunan çiçekten koyabilirsiniz. Modern, hatta biraz da genç bir tarzınız varsa ince kaşmir eşarbı deneyebilirsiniz. Boynun etrafına şöylesine bir sarıldığında çok şık bir hava verir. Boyun bağı takmaktan hiçbir şekilde hoşlanmıyorsanız ihtiyacınız olan şey kesinlikle Mao yakalı bir gömlek. Hem beyefendi görünümünüzden bir şey kaybetmezsiniz hem de tüm düğün temasına yakışır. 
7. İKİLİ UYUM 
Kravat seçiminde zevkin geri planda kalmak zorunda olduğu durumlar da oluyor. Gelinlik gösterişli ve klasik bir tarzdaysa o zaman kesinlikle damat adayı boyun bağı takmalı. Yelek ya da kuşak da bu kusursuz görüntüyü tamamlayacaktır. Hatta özel kumaşlardan yelek diktirebilirsiniz. Ayrıca yelek ile damatlığın klasik havasından sıyrılabilirsiniz. Çünkü yelek en sade takıma bile gösterişli bir hava verir. Ceketinizi çıkarttığınızda yelek sayesinde daha şık görüneceksiniz. Damatlığınızı terziye diktiriyorsanız siparişe yelek de eklemeyi unutmayın. Ancak gelin adayı gelinliğinin seçiminde daha modern kesimlere yöneldiyseniz o zaman renkler ve desenlerle hareketlendirilmiş kravatlara yönelmelisiniz. Aynı şekilde ata yaka gömlek de hoş duracaktır. Ancak gömlek olarak açık renklerin kullanım açısından daha iyi olduğunu unutmayın. Koyu renkler ceketinizi çıkarttığınızda terinizi daha çok belli eder. 8. SAĞLIKLI SAÇLARA SAHİP OLMAK İÇİN
Hepiniz uzun ve sağlıklı bir saça sahip olmak için onu sürekli kestirmeniz gerektiğini duyarsınız. Aslında sürekli saçınızı kestirmek sadece onun daha kısa olmasını sağlar. Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmaz mıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir. Sağlıklı saçlar için bazı öneriler: 

- Günlük olarak, en azından, bir vitamin alın.
- Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın.
 - Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur.
- Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela 'Ammonium laurel sulfate', ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturuyor. 
- Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor. 
9. SICAK YAĞ TEDAVİSİ
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayın. Başınızın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayın. İyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.
10. HİNTYAĞI TEDAVİSİ
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir. 
11. ZEYTİNYAĞI VE BAL TEDAVİSİ
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve birkaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar. 
12. PROTEİN TEDAVİSİ
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
13. KAKAO YAĞI TEDAVİSİ
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
14. TIRAŞ DEYİP GEÇMEYİN
Tıraş çoğu erkek için daha genç, daha yakışıklı ve temiz görünme anlamını taşırken, aslında cilt bakımı için de büyük önem taşır. Bunları biliyor muydunuz? Yüzünüzde ortalama 15 bin kıl bulunur, bu kıllar günde 38 milimetre uzar. 15 yaşın üzerindeki erkeklerin yüzde 90'ı istenmeyen kıllardan kurtulmak için düzenli olarak tıraş olur. Tıraş ortalama 3 dakika sürerken, bir tıraş bıçağı da maksimum 9 kez kullanılır. Bu rakamlar kullanıma ve cilt özelliklerine göre değişkenlik gösterebilir. Bu da ortama erkek ömrünün 3 bin 350 saatini yani 139 gününü alır. Ve erkeklerin yüzde 70'i ıslak tıraşı tercih eder. 
15. ERKEK CİLDİ KADIN CİLDİNDEN ÇOK FARKLI
Erkeklerin cildi kadınların cildine oranla daha kalın ve dayanıklı olup, erkek cildinin sakal ve traş yüzünden daha çok yıpranması nedeniyle bakımına daha da önem gösterilmesi gerekir. Günlük tıraşta yaralanma ve enfeksiyon problemleri ile karşı karşıya olan erkek cildi, kadın cildine oranla daha çok özen ister. Erkek ciltleri kendi aralarında da bireysel farklılıklar gösterir.
TIRAŞIN CİLDE VERDİĞİ ZARARLAR
Islak ya da kuru tıraş her ikisi de cildi kurutur. Özellikle ıslak tıraşta, yani tıraş bıçağı ile tıraşta kıl kökleri, foliküller daha çok travmaya maruz kalır. Bunun sonucunda kıl dönmeleri ve iltihaplar ortaya çıkar. Bu cildi rahatsız eder ve dış etkenlere karşı hassaslaştırır. Bu problemleri doğru bir bakım ile en aza indirmek için her şeyden önce hijyene dikkat edilmesi gerekir. Kullanacağınız ürünlerin çok az alkol içermesine ve tıraş kreminin ya da köpüğünün cilt tipine uygun olmasına dikkat etmek gerekir. 
16. TIRAŞ SONRASI BAKIM 
Tıraş öncesi bakım gibi tıraş sonrası bakım da önem taşır. Birçok erkek dezenfektan olsun diye kolonya ya da alkollü after shave kullanır. Bu cilde fayda sağlamaktan çok zarar verir. Çünkü alkol hücre öldürücü etkisiyle tıraşta meydana gelen olası kesiklerin iyileşmesini geciktirir. Tıraştan sonra cilt tipine uygun bir after shave hem cildi dinlendirir hem de besler.
DAHA RAHAT BİR TIRAŞ İÇİN BİRKAÇ KÜÇÜK TAVSİYE 
- Cildi köpürtmeden önce sıcak su ile durulayın. Sıcak su, sakalı yumuşatır ve cildin gözeneklerinin açılarak sakalların kolayca kesilmesini sağlar. 
- Sıcak su ile durulanmış cilde, tıraş kremi veya tıraş köpüğünü iyice yayarak masaj yapın. Tıraş köpüğü kullanılıyorsa ayrıca fırça kullanmak gerekmez. Köpük ıslatılmış avuca sıkılarak yüze yayılır. 
- Kolay bir tıraş için 3 ya da 2 bıçaklı tıraş makineleri tavsiye edilir. Tıraş sırasında makinenizi sık sık sıcak su ile durulamak bıçaklar arasında köpük ve kesilmiş sakalların birikmesini önler.
- Çene ve boynun en son sırada tıraş edilmesi gerekir. Böylece su ve köpük, sakalların en sert olduğu bu bölgeleri yumuşatmak için cilt üzerinde daha uzun süre kalır. 
- Tıraş işlemi bittikten sonra cildin soğuk su ile durulanması gerekir. Soğuk su cildin açılan gözeneklerini kapatarak, doğal dengesini tekrar bulmasını sağlar. 
- Yumuşak bir havlu ile hafifçe nemi alınan cilde mutlaka tıraş sonrası bir bakım ürünü sürülmesi gerekir. 
17. GÜNLÜK AYAK BAKIMI
 - Ayaklarınızı her gün kontrol edin. Dikkatli bir inceleme ile ayağınızda meydana gelebilecek değişiklikleri erken dönemde görebilirsiniz.
 - Ayağınızın taban ve üst kısmına bakın. Eğer alt kısımları rahat göremiyorsanız bir ayna kullanın ya da aile bireylerinden yardım isteyin.
 - Ayak cildinizin renginde değişiklik olup olmadığını kontrol edin. Ayak cildinizin hasarsız ve yumuşak olmasına özen gösterin. 
- Ayağınızı yara, çatlak, kabarcık, nasır yönünden kontrol edin. Ayağınızda nasır olursa kesici aletlerle müdahalede bulunmayın. Nasırlar ileriki dönemlerde risk oluşturacağı için tedavi edilmelidir. Kabarcık oluştuğunda hemen hekiminize başvurun.
 - Ayağınızdaki kan dolaşımını güçlendirmek için kan şekeri düzeyinin normal sınırlarda kalmasına özen gösterin.
- Sigara içmeyin. 
- Ayaklarınıza sıcak su torbaları, ısıtıcı petler veya diğer ısı kaynakları uygulamayın. Ciddi yanıklarla karşı karşıya kalabilirsiniz.
- Düzenli egzersiz programınız olmalıdır. Yapacağınız egzersizin yaraların oluşmamasına ve kaslarınızın güçlenmesine yardım edeceğini hatırlayarak egzersizlerinizi ihmal etmeyin. - Ayak temizliğine özen gösterin.
- Ayaklarınızı her gün ılık suda 5-10 dakika beklettikten sonra tahriş etmeyin bir sabunla yıkayarak temizleyin. Uzun süre ayak banyolarından kaçının. Çünkü bu işlem ayak derinizin kurumasına, çatlamasına ve esnekliğinin bozulmasına yol açabilir.
- Ayağınızı sabunla temizledikten sonra durulayıp, özellikle parmak araları olmak üzere iyice kurulayın. Parmak aralarının iyi kurulanması mantar enfeksiyonlarının oluşmasını önler. 
- Yıkama işleminden sonra ayak derinizde kuruma olursa vazelinli merhem veya nötr losyon kullanarak yumuşatabilirsiniz. Ayak parmaklarınızın arasına losyon sürmeyin. Parmak aralarına sürülen losyon mantar enfeksiyonlarının oluşmasına neden olabilir. 
Yorumlar (0)