Ulusumuzun ölümsüz Atası: Atatürk

10 Kasım bizler için en acı gündür. Çünkü o gün atamızı kaybettik. Hayatlarını, özgürlüklerini ve tarihi onurlarını kurtardığınız bu ulusun evlatları; sizi komutanlarımızı, askerlerimizi unutmak mümkün mü? Hala şehit askerlerimizin rüzgâr estikçe, Allah Allah sesleri kulaklarda yankılanıyor. Anaların satır, tahra, keser, kazma, kürekle harbe katılması ve toprak testilerle su taşıması, mermi ve silahları taşıyan toprağı ile birbirine bağlı, asil kanlı kahraman millettir Türkiye ve nerede ise dünyanın dörtte birine sahiptir. Annem, Halide Edip Adıvar’ın talebesi, kızlar okul müdiresi, dedem Mersinli küçük Cemal Paşa’nın yaveri idi. Annem bir Atatürk hayranı idi. Tabi büyük başarılar ve ulusumuzu yücelten padişah ve sultanlarımızı da severdi. Türk halkı da sever.
Hayvan, yem, ot veya odunun en altına koyup, en üste de tezek gübresi konulurdu anlaşılmaması için. Gübre tam kurumamış olduğu için kokusu ortalığa yayılıyor. Şöyle bir gözle bakılıp, kanı salınıyordu. Malum ağaçlar ve tarlalara dökülecek. Cevabı hazır ve birçok düşman atlatıldı. Halkımız gece sırtında dağ tepe aşarak taşıdı, en tehlikeli yol, patika, dere ve uçurumları aştı. Yüce Atamız, silah arkadaşları ve her yöreden milliyetçi halkımız yardım etmiştir. Çünkü bu vatan, bayrak ve toprak hepimizin gururu, karnımızın doyduğu yer, annem bana hep bu acı günleri ve halkın fedakârlıklarını, halkın kadın erkek, büyük küçük el ele verip kahramanlık ve cesaret gösterdiğini anlatırdı. Suyundan mı, toprağından mı bilinmez her insanımız öyledir. Ama bazen toprağı bereketli bir tarlada, bazen çayırda, çakılda olur. 10 Kasım geçeli günler geçti ama hala milletimiz Atamıza doyamadı ve  16 Kasım tarihli köşe yazarlarının Atatürk ile ilgili yazıları vardı. Ben ancak 3 tanesine bakabildim. Atamızla ilgili resimler de vardı. Basınla, halkımızla, televizyonlarımızla gurur duydum. 10 Kasım kimseye kısmet olmayan törenlerle kutlandı. Halkın sevgi seli ile şimdiye kadar da hep sevgi dolu kutlandı. Halkın sevgisiyle dokunan, gözyaşıyla ıslanan bu kadar uzun bir bayrak nazlı nazlı taşınmamıştır. Vatanı için hayatlarını feda eden şehitlerimizin kanıyla, kan kırmızısı rengidir. Ve şehit vermeye devam ediyoruz. Şehitlerimizin de hakkı var. Yaşamak için geldiği dünyada onlar da vatanımız için canlarını seve seve feda ediyorlar. Ruhları şad olsun. Vatanımızın bayrağını, toprağını, ağacını kanıyla sulayan ve halkımızın özgürce toprağı, hayvanı, gücü ile başkalarına boyun eğdirmeyen ve ezdirmeyen Atamız Mustafa Kemal, silah arkadaşları, askerimiz ve halkımızın kahramanlığı. Onun için onları ve isimsiz kahramanlarımızı asla bize, torunlarımıza, halkımıza unutturamazlar. Sevgili Atamızın dediği gibi geldikleri gibi giderler. Onlar da bu yenilgiyi unutmamışlardır. Sevgili Alanya’mızda da basınla, televizyonla, merasimlerle, okulları, halkı, işçisi, çocukları ile ellerde bayraklar Atamızın boş binanın ön cephesine büyük posteri ve şanlı bayrağımızı, kahraman ve duyarlı işçilerimizin Atasına sevgi ile çarpan kalbiyle asılmıştır. Halkımız da binlerce metrelik bayrağın altında yürüyerek evvela saygısını sonra da Atasına olan sevgisini göstermiştir. Atamız sonsuza dek yaşayacaktır. Anılacak ve sevilecektir. Çünkü o Türk ulusunun ölümsüz Atasıdır. Alanya’mızda o gün yağmur yağdı. 10 Kasım’da gök bile ağladı. Halkımızın bu sevgisine hayran olmamak mümkün mü? Asil insanlar yapılan hizmeti asla unutmaz. 
Hepinize saygılarla.

Mustafa Kemal

Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
Daha, diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen,
Sabaha, diyordu.

Al bir kalpak giymişti al,
Al bir ata binmişti, al,
Zafer ırak mı dedim,
Aha, diyordu.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

YORUM EKLE

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479