​​​​​​TEPESİNDEN tırnağına kırılgan bir ülke Türkiye...
Her şey ya pamuk ipliğine bağlı...
Ya da birilerinin iki dudağı arasından çıkan bir söze.

Ülkücü İşçiler Derneği de bu durumdan nasibini aldı, 28 Aralık 2017’de tek bir emirle kapatıldı...
Mazeret ise, kulaklarımızın aşina olduğu söylemlerle ifade edildi...
Ülkü Ocakları Genel Merkezi’nin yaptığı açıklamaya göre…
Derneğin genel merkezinde “ahlak yoksunları” yuvalanmış...
Dernek, “hayasız”, “rezil” birtakım zevat tarafından istismar ediliyormuş…

Etki, her zaman, her şekilde olabilir...
Aslolan “tepki”dir.
Bir uygulamanın meşruluğu, ona karşı takınılan tavırla ölçülür...
Bu yüzdendir ki, celladına aşık olanlara hiç kimse acımaz...
Bu yüzdendir ki, kendi uğradığı zulme ses çıkarmayanlara kimse el uzatmaz.

Bir emir geldi, Ülkücü İşçiler Derneği “tüm şubeleriyle birlikte” süresiz olarak kapatıldı...
Peki, “şubeler” ne yaptı?
Alanya’dayız, o halde önce kendi “söküğümüze” bakalım...

Uzatmaya gerek yok...
Derneğin Alanya Şube Başkanı Alper Karaduman, kapatma kararının ardından hiç ses çıkarmadı...
Israrla sorduk...
“Zamanı gelince açıklama yapacağım” dedi...
Bir buçuk ay geçti...
Zamanı “nedense” hala gelmedi...

Karaduman en son, işçilerin maaşlarını ödemeyen otel işletmecilerine gözdağı vermişti...
“İşçi kardeşlerimizin alın terinin hakkını ödemezseniz, işletmelerinizin ismini tek tek açıklayacağız” demişti...
İşçinin emeğinin karşılığının peşine düşmüş...
İşçi derneği başkanı olmanın gereğini yapmıştı...
Peki, bu satırların yazarı, neden bu gerçeği anımsatma gereği duydu?

Genel merkezde “ahlaksız” zevat yuvalanmış...
Bu iddiayı –şimdilik– tartışmadan doğru kabul etsek bile, sormamız gerekmez mi...
Her teşkilat, bir vücut gibidir. Doğrudur, en önemli damar, ana damardır. Peki, ana damar tıkanmışsa, yapılması gereken nedir? Onu bypass etmek mi, yoksa kılcal olanlarıyla birlikte tüm damarları kökünden söküp atmak mı?

Ülkücü İşçiler Derneği Alanya Şubesi, üstte verdiğim örnekte de görüldüğü gibi, işçilerin haklarını savunmaya çalıştı...
Bu çabanın adil karşılığı, tek bir emirle kapatılmak mıdır?

Ülkücüler, “lider–teşkilat–doktrin” üçlüsü uyarınca hareket ederler, bunu biliyoruz...
Peki aynı ülkücüler, dine bağlılıkları yüksek olan Türk-İslam ülkücüleri, Hz. Ömer “Ben adaletten ayrılırsam ne yaparsınız?” diye sorduğunda verilen “Seni kılıcımızla doğrulturuz” cevabını hatırlamayacaklar mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mustafa aladag 2018-02-12 10:41:09

mukemmel bir yazi olmus kaleminize saglik

banner470

banner477

banner452

banner449

English Russian

banner472

banner381

banner479

banner386

banner349