Diyarbakır’da kamuoyunun yakından takip ettiği davada karar çıktı. Kayapınar ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki kız çocuğunun evden ayrılarak sosyal medya üzerinden tanıştığı Z.Ş. ile birlikte kaybolmasının ardından açılan davada mahkeme hükmünü açıkladı. Yargılama sonucunda sanık, “Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.
OLAY ŞUBAT AYINDA ORTAYA ÇIKTI
Olay, 2 Şubat 2025 tarihinde Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre 12 yaşındaki kız çocuğu evden ayrılarak yaklaşık iki yıldır sosyal medya üzerinden görüştüğü Z.Ş. ile birlikte kayıplara karıştı. Ailenin kayıp başvurusunun ardından polis ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı.
Arama çalışmaları devam ederken, 6 Şubat tarihinde sosyal medyada yapılan kayıp paylaşımlarını gören Z.Ş. ve kız çocuğu, Diyarbakır Çocuk Şube Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. Gözaltına alınan Z.Ş., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
DOSYAYA KEMİK YAŞI RAPORU GİRDİ
Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında dosyaya sunulan adli raporlarda, mağdurun kemik yaşının 16 olarak değerlendirildiği belirtildi. Ancak resmi nüfus kayıtlarında yaşının 12 olduğu kaydedildi.
Mahkeme dosyasına giren mesaj kayıtlarında ise mağdurun sanığa yaşına ilişkin farklı bilgiler verdiği ve birlikte kaçmaya yönelik planlar yaptıkları yönünde ifadelerin yer aldığı aktarıldı.
MAĞDUR VE SANIK İFADE VERDİ
Duruşmada ifade veren kız çocuğu, sanıkla yaklaşık iki yıldır görüştüklerini, kendi isteğiyle evden ayrıldığını ve sanıktan şikâyetçi olmadığını söyledi. Dört gün boyunca birlikte kaldıklarını belirten mağdur, sanığın kendisini zorlamadığını ileri sürdü.
Sanık Z.Ş. ise savunmasında mağdurun kendisine önce 16 yaşında olduğunu söylediğini, daha sonra 17 yaşında olduğunu ifade ettiğini ve kısa süre sonra 18 yaşına gireceğini belirttiğini öne sürdü. Evlenmek amacıyla birlikte hareket ettiklerini savunan sanık, suçlamaları kabul etmedi.
SAVCI İSTİSMAR SUÇUNDAN CEZA TALEP ETTİ
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, mağdurun suç tarihinde 15 yaşından küçük olduğunu ve bu nedenle hukuken geçerli bir rızadan söz edilemeyeceğini belirtti. Savcılık, sanığın “Çocuğun cinsel istismarı” ve “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Mütalaada ayrıca mağdurun kayıp olduğu süre boyunca sanığın yanında bulunduğunun dosya kapsamıyla sabit olduğu değerlendirmesine yer verildi.
MAHKEME SUÇ NİTELENDİRMESİNİ DEĞİŞTİRDİ
Mahkeme heyeti ise dosyadaki delilleri, taraf beyanlarını ve bilirkişi raporlarını birlikte değerlendirerek farklı bir sonuca ulaştı. Kararda, sanığın mağdurun gerçek yaşını bildiğinin kesin şekilde ispatlanamadığı ifade edildi.
Mahkeme, sanığın mağdurun yaşına ilişkin hataya düştüğü yönündeki savunmasını dikkate alarak “Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan beraatine karar verdi.
3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI
Mahkeme, olayın Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen “Çocuğun nitelikli cinsel istismarı” kapsamında değil, “Reşit olmayanla cinsel ilişki” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Bu kapsamda sanığa önce 3 yıl hapis cezası verildi. Eylemin birden fazla kez gerçekleştiği gerekçesiyle ceza artırılarak 3 yıl 9 aya çıkarıldı. Daha sonra uygulanan takdiri indirim sonucunda sanık hakkında 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası kararı verildi.
İSTİNAF YOLU AÇIK BIRAKILDI
Mahkeme, kararın kesinleşmediğini ve tarafların Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusunda bulunabileceğini bildirdi. Böylece dosyada üst mahkeme incelemesinin yolu açık bırakıldı.
Dava sürecinin, yapılacak olası istinaf başvurularının ardından yeniden değerlendirilmesi mümkün olacak.