Türk'ün düşmanı Türk

DEĞERLİ okurlar.

İstisnasız hepimiz.
Şu ya da bu nedene dayalı olarak.
Toplum olarak, giderek yozlaşıp, bozulup, kokuştuğumuzdan söz ederek, şikayette bulunurken, ne hikmetse, dürüstlüğü, çalışkanlığı kimseye bırakmadan, sürekli hamasi çıkışlarla, kendimizi öve öve bitiremiyoruz.
Bireysel olarak ne kadar yetersizsek, toplum olarak kendimizi her konuda o kadar ulaşılmaz gibi göstererek, kendimizi dünyanın merkezine oturtmaya çalışmanın çelişkisi içinde, kendi kendimizi tatmin etmenin ahmaklığıyla sarmaş olduğumuz içindir ki, ne bireysel ne de toplumsal sorunlarımızın üstesinden gelebiliyoruz.
Yiğitlenmeyi kimseye bırakmadan, ona buna hakaret ederek, erdemden, dürüstlükten söz edenden geçilmiyor.
Böylesine bol palavralara, yalana dolana rağmen, her gün, soygundan vurgundan, dolandırıcıdan çocuk istismarcısından, tecavüzcüsünden, fındık kabuğunu doldurmayan şeyler yüzünden, yol vermedin, yan baktın diyerek cinayetler işleyenlerin haberleri baş köşeden inmiyor.
Ama tüm bu olumsuzluklarla dolu tabloya rağmen.
Her tür sorunlarımıza, çözüm bulma adına, özeleştiri yapma yerine, sorunlarımızın sorumlusu olarak birilerini gösterme şark kurnazlığıyla ömür tüketiyoruz.
Kimileri “Türk'ün Türk’ten başka dostu yok” diyerek Türk'ün dayanışmasını öne çıkarmaya çalışırken, kimileri de “Türk'ün Türk’ten başka düşmanı yok” diyebilmekte. 
Bu konuda bazı örnekler vermemiz gerekirse.
Hani şu, yemekteyiz falan filan gibi yarışmalardaki insanlarımızın davranış biçimlerine, birbirlerine dönük söylem şekillerine ve puan vermelerine dikkat ederseniz, gerçekçilikle hiç ilgisi olmayan, bencilliğin ön plana çıktığı, saçmalıklarla dolu kavgaya gürültüye dayalı çok çirkin bir tablo ile karşı karşıya kalıyorsunuz.
Çok daha önemlisi.
Survivor yarışmasındaki, Yunanlılarla Türklerin neler yaptıklarına bir bakın.
Türk'ün düşmanının Türk olduğu en somut bir biçimde görülmekte.
Onlar nasıl tartışıp karar alırken, bizimkilerin nasıl birbirlerine saldırdıklarına bir bakın. 
Tarih boyunca biz birbirimizle uğraşmış ve de çatışmışızdır.
Düşman bu ülkeyi işgal ettiğinde bile biz iki kutba ayrılmış bir milletiz!
1980 öncesinin o rezilliklerinde, Türk gençlerini birbirlerine kırdıran soğuk savaşın çirkinliklerinde, binlerce gencin Ülkücü-Devrimci gençlik diye kutuplaştırılıp çatıştırıldığı ortamda şu ya da bu biçimde rol almış kimi dinozorların hala o günlerle övünmeleri anlaşılır gibi değil.
Belki de bugün de, bir başka kutuplaşma ile insanlarımız birbirine kırdırılma noktasına getirilmek üzere!
İşte bu yüzdendir ki, bir an önce, özeleştirimizi yapma gerçekçiliği ve akılcılığına yelken açmalıyız.
Türkiye’deki biz Türkler, kendi içimizde birlik olamazken, aynı ilin ilçeleri hatta aynı kentteki bir mahalleli bir başka mahalleliyi sevip sevmemeyi bırakın düşman gibi görürken, hala kızıl elmadan bütün Türk dünyası sevdasıyla yanıp tutuşan hayal aleminde dolaşanlarımız var.
Halbuki.
Başta Azerbaycan olmak üzere bütün Türki dediğimiz ülkeler Rusya’nın liderliğinde devletler topluluğu içinde yer alıyorlar.
İşin ilginç yanı.
Azerbaycan ile Ermenistan aynı ittifak içinde.
Bu ülkeler Azerbaycan, Belarus, Ermenistan, Moldova, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Gürcistan, Türkmenistan, Özbekistan, Rusya ve Ukrayna’dır. Bu topluluktan Türkmenistan 2005 yılında çıktı. Gürcistan ise 2008 Osetya Savaşı sonrasında, Ukrayna ise 2014’de Rusya’nın Kırım’ı ilhakı sonrasında topluluktan ayrıldı. Topluluk şu an 9 ülkeden oluşmaktadır ve dünyadaki toplam doğal kaynakların yüzde 25’ine sahiptir.
Türkiye birazcık Ermenistan’a yanaştığında Azerbaycan bizi petrolle tehdit etti.
Hani iki devlet, tek millettik?
Biz millet olarak, ham hayaller peşinde koşmayı, ona buna meydan okumayı, kendimizi dev aynasında görmeyi çok seviyoruz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
İhsan Arslan
İhsan Arslan - 3 hafta Önce

"Edrak_ı bi_idrak" Osmanlı Türk'üböyle tanımlamış algısı düşük .

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479