banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479

06.08.2019, 01:10

Trafik psikolojisi

 

MERHABALAR. Alanya’da trafik, yaz aylarında daha çok dikkat ettiğim bir konu olagelmiştir. İnsanların aceleciliği, beklemeyi bilmememiz, saygı noksanlığı, kural ihlalleri vs. gibi başlıca konular özellikle yaz aylarında hepimizin şahit olduğu durumlar olsa gerek... Elbette, turizm bölgesindeyiz ve acele etme noktasında hassas bir toplum olduğumuzu söyleyebilirim. Çünkü acele ettiğiniz zaman, zamandan kazandığınızı düşünebilirsiniz. Zamandan kazandığınızı düşündüğünüz vakit, büyük çerçeveye baktığınızda maddiyat ile ilişkilendirebilirsiniz. Adeta zamanla yarışan insanlar görüyorum. Bunun bireye zamandan kazanmak gibi faydası olduğu düşünülse de trafikte aceleci olmanın, beklemeyi bilmemenin bir takım zararları elbette olacaktır. Acele edeyim derken, kural ihlalleri yapanları çok gördüm. Kural ihlali yapan yaya veya şoförler ise diğer yaya ve şoförlerin haklarını gasp etmektedir. Bu durum karşılıklı haklarımıza saygı göstermediğimizin ve önemsemediğimizin bir göstergesidir. Spesifik örnek vererek yazımı zenginleştirmek isterim. Örneğin; yaya yolunda ki yayaya yol veren araç sürücüsüne yanında oturan yolcu “Bu şekilde araç çok yakar!” gibi talihsiz bir geribildirim verebiliyor ne yazık ki. Sürücü güzel bir davranış sergiliyor ama hemen törpülenmek isteniyor. Oysa yaya yolunda yol hakkı yayanındır. Ve yayaya yol vermemenin para cezası vardır. Kuruşu hesap edeyim derken, ciddi para cezalarına maruz kalmayınız. Aynı zaman da yayaya yol verdiğin için yayanın sana vücut diliyle veya sözlü “Teşekkür ederim” diyebileceğini ve yüzünde olması muhtemel tebessümü görebilelim. Bakınız size aslında trafikte mutlu olabilmenin püf noktalarından birisini söyledim bile.

Başka bir spesifik örnek ise, arkasında birkaç aracın bulunduğu yol da, hak gözeterek yol veren motosiklet sürücüsüne yaya şunları söylüyor. “Sen yol verdin de, boşver!...” Yayanın söylediği son kelime zehirli bir sözcüktür. Burada yaya buna gerek yok mesajı veriyor. Oysa yol hakkı yayanın! Yayanın hakkını sürücü gözetiyor fakat yaya o hakkını önemsemiyor, gereksiz bulabiliyor.
Yol vermek ile alakalı geçenlerde TV’ de bir haber yayınlandı. Sürücü yaya yolunda ki yayaya yol veriyor fakat bunu beklemeyen arkada ki sürücü takip mesafesini ayarlayamayıp, yol veren sürücüye arkadan çarpıyor. Kurala uyayım derken, hak gözeteyim derken, saygılı olayım derken zararlı çıkıyor baktığın zaman. Çünkü bu yayaya önceliği henüz çok yeni bir sistem olarak uygulanmaya çalışılıyor. Bakanlık kısa mesajlar ile toplumu bilgilendirdi. Fakat olabilecek tehlikeler ortada. Bu tehlikeleri de göz önünde bulundurmakta fayda var.
Herkesin hayat gayesi farklıdır ama genel anlamda herkes mutlu olmak ister. Trafikte mutluluk yaşamak istiyorsanız, haklara saygı gösteriniz. Böylelikle bir korna sesi duymazsınız, kötü söze maruz kalmayacağınız gibi teşekkür alabilir ve mutlu olabilirsiniz. Ayrıca aceleci olmanın, beklemeyi bilmemenin, saygı noksanlığımızın veya kural ihlalleri yapmanın psikolojimize de olumsuz etkileri vardır. Trafik stresi yaşayabilirsiniz. Diğer trafik unsurlarından tepkiler almanız ve sizin duygu durumunuzu doğrudan değiştirmesi de olası ihtimaller. Özellikle trafikte gergin olan toplumumuz, trafikte agresif davranışlar sergilemekte ve kuralları ihlal eden trafik unsurları anti-sosyal kişilik bozukluğu olabileceğine dair belirtiler vermekte. Bazı gözlemlerim ise trafikte insani özelliklerimizin çok zayıfladığı ya da yok olma derecesinde olduğu yönünde. Tabiri caizse trafikte canavarlaşanlar olabiliyor. Bir söz vardır… Bir toplumun kültürel, psikolojik yapısını merak ediyor ve öğrenmek istiyorsanız; trafiğini gözlemleyiniz denir. Kendimi Türkiye’ye yeni gelmiş birisi yerine koyduğum zaman, (Turistlerle empati yapıyorum) trafiğini gözlemlemek isteyeceğim. Çünkü bu bana o ülke ve insanları hakkında bilgi sahibi olmamı sağlayacaktır. Gel gelelim yaya yolunda ki turistler hep koşarak karşıya geçtiğini görüyorum. Çünkü hızlı araç kullanıldığını görüyorlar ve yayaya yol verilmeyeceğini de görüyorlar. Çarpılmayalım diye koştur koştur geçiyorlar. Canını korumak için, çarpılmayayım korkusuyla böyle yapmak durumunda kalıyorlar. Bizim vatandaşlarımız ise yaya yolundan geçerken bakışlarıyla sürücünün veya şoförün hızını yavaşlatır. Bu bizde kalıplaşmış bir davranış olmaya doğru gidiyor. Çoğu yerli yayalarımızda bunu görüyorum. Oysa sürücü veya şoför yol vermek için eliyle buyur işareti yapsa ne güzel olur öyle değil mi? Veya yaya geçerken eliyle yol istese, sürücü veya şoför de yol verse. Yaya yolunda yolu kullanma hakkının yayaya ait olduğu bilincinde olsak mesela… Bunlar çok güzel düşünceler… Eyleme geçmesidir önemli olan… Öncelikle kendimizden başlayalım değişime ve gelişime. Siz değiştikçe, diğerlerinin de değişmesi olası. Buna bizzat şahidim. Haklara saygılı olduğum ve nizami kullandığım için diğerlerinin de uyduklarını gördüm. Başkalarına olumlu etki ettiğim için mutlu oluyorum. Siz bu duyguları yaşamaya var mısınız?
Trafikte süren olumsuzluklar, yaşanılan durumlar, bize psikolojik yansıması ve genel anlamda mutlu olmanın bazı püf noktalarını söyledim. Küçük şeylerle de mutlu olmak mümkün... Siz dosdoğru olun, saygılı olun, hakları gözetin, tebessümlerinizin arttığını göreceksiniz. Lütfen daha duyarlı olalım, daha dikkatli olalım, daha saygılı olalım.
Saygıyla ve sevgiyle yaşayalım.

Yorumlar (0)