banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

TUR neden küme düştü

Sözcü Skor, Alanyalı Emin Müftüoğlu’nun TBF başkanlığını devretmesinin ardından hızla prestij kaybeden Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun, son olarak World Tour takviminden çıkarılmasının perde arkasını kaleme aldı

SPOR 28.06.2019, 20:08 Enes Subaşı
TUR neden küme düştü
banner404

YENİ Alanya’nın, Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun World Tour takviminden çıkarılmasını gündeme getirmesinin ardından haberin yankıları ulusal basına da yansıdı. Sözcü Skor’dan Metin Aktaşoğlu, yaşananların perde arkasını kaleme aldı. Aktaşoğlu’nun “Ne oldu da zincir attı?” başlıklı özel haberinde aynen şu ifadelere yer verildi: 
“26 Haziran akşamı, Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI), Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 2020 World Tour takviminde yer almayacağını açıkladı. 2010’dan bu yana yükselişe geçen ve spor yoluyla ülke tanıtımının önemli unsurları arasında yer alan Tour of Turkey, artık bir World Tour yarışı değil. Bir sürpriz mi? Teknik olarak değil. Zira TUR, üst üste iki sezon 10 profesyonel takım şartını sağlayamadığı için World Tour takviminden çıkarıldı. 2017’de World Tour takvimine giren TUR, yeniden 2010’da yükseldiği HC2 seviyesine geriledi. Bu düşüş yalnızca gerekçesine bakarsak beklenen bir düşüş ancak her şeyin olduğu gibi bu meselenin de bir arka planı var. Söz konusu perde arkasını maddeler halinde ele aldık. En kritik soru: Peki bu aşamaya nasıl gelindi? Görüşlerini aldığımız spor yazarı Onur Salman, çarpıcı tespitlerde bulunuyor:
‘KALİTE VE LİYAKAT YERİNİ YİNE 
BİZİM ÇOCUK, BİZİM EKİBE BIRAKTI…

“Hayatın her alanında olduğu gibi sporda da kalite her şeydir. Ve ‘kalitenin’, ‘pahalı’ ile eş anlamlı olmasına gerek yok. Eğer bir şeyde kaliteden ödün verirseniz sonuçlarına da şaşıramazsınız. TUR için de yaşanan bu oldu. Siyasi nedenlerle, Türkiye'de emsaline zor rastlanacak şekilde müthiş işleyen bir çarkı bozduğunuz, suyu bulandırdığınız anda bu ‘düşüş' kaçınılmaz olacaktı. Ne oldu? Önce yarış direktörüne, sonra organizasyon ekibine, daha sonra çekim yapan ekibine bile karışan bir siyasi irade karşısında sporun doğa anası devreye girdi. Tarih boyunca olduğu gibi spor bir siyasi propaganda aracı olarak kullanılabilir, ama ‘siyasi propaganda arası spor’ kullanamazsınız. Çok değil bundan birkaç yıl önce dünyanın en iyi sprinterlerinin koşa koşa geldiği, İtalya Bisiklet Turu'na en iyi hazırlık noktası olarak gördükleri TUR'un parkurlarını, sorunlarla dolu ‘Mega Projeler’e evirip, sadece onların reklamını yapabileceğinizi düşününce, bir bakıyorsunuz elde hiçbir şey kalmamış. 2008'den bu yana bu organizasyonu bu seviyeye taşıyan tüm hafıza, kısa bir süre içinde silindi. Kalite ve liyakat yerini yine ‘bizim çocuk, bizim ekibe’ bıraktı. Dolayısıyla da bu son kaçınılmaz oldu. Ama tabii yine olan sporseverlere oldu.”
CUMHURBAŞKANLIĞI BİSİKLET TURU 
İLE İLGİLİ FLAŞ AÇIKLAMA

Türkiye Bisiklet Federasyonu, Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nun dünya takviminde yer almaması ile ilgili yaptığı açıklamada, "Son üç yılda olduğu gibi önümüzdeki süreçte de Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu'nu bir World Tour yarışı standardında düzenlemeye devam edecek ve bir sonraki yıl yeniden World Tour takviminde yer almak için gerekli çalışmaları yapacaktır" ifadelerine yer verdi.
ETAPLAR DEĞİŞTİ, MEMNUNİYETSİZLİK DOĞDU
Onur Salman’ın dediği gibi Giro d’Italia için önemli hazırlık olarak görülen TUR’un düşüşünde bir diğer etken de etap değişiklikleri. Özellikle bu sene geçilen etaplar TUR’u hem hazırlık, hem de tatil olarak gören profesyonel takımları memnun etmezken, Elmalı gibi özel bir tırmanış etabının 2016’dan beri, Akdeniz ile Güney Ege sahillerinin ise bu sene unutulması can sıktı. Muhteşem güzelliklerden ziyade duble yol ağırlıklı etaplar izleyenleri, parkur ise takımları uzağa itti. İki yıldır Avrasya Tüneli’nden geçen bisikletçiler, geçen sene ise Bursa-İstanbul etabında Osmangazi Köprüsü’nden geçti. Aynı zamanda sadece haritalara bakınca anlaşılmayan turun sprint karakterinin de kaybolduğu yorumcular tarafından altı çizilen detaylardan. Bir de rejenerasyon için etap sonrası bira içmek isteyen sporcuların “Yasak” ile karşılaştığı iddiası var ki oldukça enteresan… Bu ‘bira’ meselesi elbette tartışılması gereken daha büyük sorunların arasında sadece küçük bir detay olarak duracak. Küçük ama ilginç bir detay.
ORGANİZATÖR DEĞİŞTİ
2016’dan bu yana TUR’un organizasyonunu CEO Event üstleniyor. Yönetim Kurulu Başkanlığını Cevat Olçok’un yaptığı CEO Event daha önce AKP’nin 1. ve 2. Olağan Kongresi, D-8 Konseyi 17. Toplantısı, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 2017 ve 2019 Olağanüstü Toplantıları’nı, Birleşmiş Milletler Dünya İnsani Zirvesi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali Temel Atma Töreni, Yavuz Sultan Selim Köprüsü Temel Atma ve Açılış Töreni gibi organizasyonlara imza atmış.
FEDERASYON DEĞİŞTİ
Hem organizatörlerin hem spor politikasına yön verenlerin hem de Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun sorumluluğu kabul etmesi şart. Federasyonda ülkemizi UCI (Dünya Bisiklet Birliği) yönetiminde de temsil eden Başkan Emin Müftüoğlu’nun ardından görevi 2017’de devralan TBF Başkanı Erol Küçükbakırcı da eleştirilerden payını alıyor. Eleştirilerin yanında dikkat çeken bir gelişme 31 Mayıs’ta yaşanmıştı. 31 Mayıs’ta federasyonun resmi internet sitesinde bir haber yayınlanmış ve haberde şu ifadeler yer almıştı:
"Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Erol Küçükbakırcı ile Asbaşkanlar Berat Alphan ve Bayram Akgül'den oluşan heyet, Uluslararası Bisiklet Federasyonu (UCI) Başkanı David Lappartient ile bir araya geldi.
İsviçre'nin Aigle kentindeki UCI Genel Merkezi'nde gerçekleşen görüşmede başta Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu ve Sakarya'da yapılacak 2020 Dağ Bisikleti Dünya Maraton Şampiyonası olmak üzere ortak projeler üzerinde duruldu. Türk heyetini misafir etmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Lappartient, federasyonumuzun hayata geçirdiği çalışmaların, bisikletin topluma kazandıracağı faydalara ilişkin güzel örnekler oluşturduğuna dikkat çekti." 
Tüm bunların yanında başta belirttiğimiz gibi spor yorumcuları bu düşüşün beklenen bir düşüş olduğunu ifade ediyor ama asıl önemli olan TUR’un yeniden World Tour seviyesine çıkmasından ziyade TUR’un tekrar cazip bir hale gelmesi. 
'YENİ ALANYA YAZARI AÇIKALIN'
Bu konuyla ilgili olarak Yeni Alanya ve Cumhuriyet Yazarı Feyzi Açıkalın’ın 27 Haziran’da yayımlanan yazısına da bakmakta fayda var: "Bisiklet sporunu allayıp pullayıp, devletin parasını kullanarak cümle âlem görsün, ülkemizin tanıtımı yapılsın diye tur organize etmekteydik. Bisiklet, tanıtım öğesi uğruna tamamen araç olmuştu. TUR, tabii ki ülkede bisiklet sporuna olan ilgiyi arttırdı. Bilgilenen sporsever iyi tüketici oldu. Ama yarışmacı sporcu sayısında aksine kötüye gidiş yaşandı. Dünya Bisiklet Birliği (UCI) TUR'un takvimden çıkarılma nedeni olarak, yarışmada yer alması zorunlu olan 10 pro tur takımı sayısına ulaşılamamış olmasını gösterdi. Bunun dışında, takımlar sıcak denizlerden alınıp otoyollara aktarılan organizasyondan şikâyetçiydiler.
‘GERİLEME İŞTEN DEĞİL’
… Bir alt kategoriye düşmek dünyanın sonu değil. Ama TUR'u Avrupalının gözünde çekici kılabilecek bol güneşli parkurlar, deniz kıyısındaki kaliteli oteller, iyi yemek gibi aslında sporun çok dışında gibi görünen öğelerle süslemediğimiz takdirde daha da gerileme yaşanması işten değildir. Hele de, süre giden bu organizasyon anlayışıyla!"

Yorumlar (0)