banner470

banner449

banner552

banner481

banner472

‘Eğitime kimse dokunamamalı’

Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu Alanya Bil Koleji Kurucusu Erdal Sayi oldu. Sayi "Eğitim, milli politika olmalı" dedi  

SÖYLEŞİ 09.12.2018, 21:32
‘Eğitime kimse dokunamamalı’
banner404

BİRLİKTE oyunlar üreterek yoktan var ettiğimiz, paylaşmayı daha çocukken oynadığımız oyunlarla öğrendiğimiz, sokak arası futbol maçlarında terlediğimiz ve en sonunda kaybeden karşı takım mensubu arkadaşlarımıza sarılarak kardeşliğimizi hissettirdiğimiz, annemiz izin vermediğinde en az bizim kadar üzülen mahalle arkadaşlıklarını hatırlıyor musunuz? 
Günümüzde çocuklar ezberci bir eğitim sistemi içerisinde, doğdukları teknoloji dünyasında internet ve sosyal medya bağımlısı olarak büyümüyorlar mı sizce? Bu hafta Pazartesi Sohbeti'nde Erdal Sayi ile Türkiye’de kanayan bir yara haline gelen eğitim sistemini gündemimize aldık ve geçmişten bu yana yaşanan süreci değerlendirerek çözüm önerilerimizi sunduk. Yalnızca Alanya için değil ülkenin genelini kapsayan önemli sonuçlar ortaya koyduğumuz bu röportaj için öncelikle Sayın Sayi’ye teşekkürü bir borç bilirim. İşte Türkiye’nin eğitim gerçekleri ve ihtiyaç duyulanlar… 

- Öncelikle Türkiye’de eğitim sistemini değerlendirmenizi istesem, en büyük sorun sizce nedir?

Ulusal bakıldığı zaman, ulusal politikalar anlamında Milli Eğitim’in de, Milli Savunma gibi net çizgilerle politikasının belirlenmesi gerekiyor. Örneğin Kıbrıs sorununu ve yürütülen politikaları hiçbirimiz tartışmayız veya terörle mücadelede yürütülen çalışmaları ve üretilen politikaları Türkiye Cumhuriyeti’nde hangi iktidar gelirse gelsin tartışmayız. Her ikisi için de ciddi değişimler olmaz ve bunlar tartışılmaz. Lakin konu Milli Eğitim’e gelindiğinde durum bu değil. Milli Eğitim’in de milli çizgiler çerçevesinde tartışılmaz, değiştirilemez politikaları olmalı, bir duruşu olmalı. Eğitim, milli politika olmalı. Kimse dokunamamalı. Belli dönemlerde belli okulları güçlendirir belli dönemlerde o okulları kapatmak gibi bir tutum içerisine girerseniz olmaz. Bu sefer her iktidar değişikliğinde sil baştan her şey değişir. Sizler milli değerlerine bağlı bireyler değil o dönem benimsenen düşüncelere göre bireyler yetiştirmiş olursunuz. Yanlış buradadır.  Ne yazıktır ki bizim eğitim sistemimizde, değişen iktidarlarla birlikte farklı modeller deneniyor. En başında 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nda belirtilen esaslar çerçevesinde milli bir eğitim politikamızın olmayışı asıl sorunumuzdur. Burada bence en önemlisi eğitimin, siyasal düzlemden çıkarılarak Türk milletinin mevcutta nasıl bir insan tipinin yetiştirmesi gerektiğini tam olarak ortaya koyması gerekiyor. Yola çıkılan kuruluş felsefesine bakıldığı zaman aslında bu net. Duruşu belli olan, Misak-ı Milli sınırlarını bir bütün olarak kabul eden milli marşını dinini dilini milletini vatan sevgisini yüreğinde hisseden çağdaş milletler seviyesine ulaşmayı hedef edinmiş insan tipini hangi eğitim sistemi sağlar, buna bakmak lazım. 

- Köy Enstitülerinin ve Halkevlerinin geçmişteki başarılarının sırrı sizce neydi?

1923’lere baktığınızda harf devrimi 6 ayda gerçekleşmiş ve sonuçlanmış bir devrimdir. Büyük bir dönüşümdür. Mekteplerin, üniversitelerin, köy enstitülerinin, öğretmen okullarının ve halkevlerinin açılması vs. aslında neydi oradaki başarının sırrı; ihtiyacın iyi tespit edilmesi ve ihtiyaca göre hareket edilmiş olmasıydı. Yani yapı davranışı doğurmuştu. Nüfusun yüzde 80’e yakını köyde yaşıyordu. Ve kalkınmanın köyden başlaması gerekiyordu. O zaman bizim ilk bilinçlendirmemiz gereken yer köydeki halk olacaktı. Baktığınızda şaşırıyorsunuz. Anadolu topraklarının en ücra köşelerinde tiyatroların oynandığını, dünya klasiklerinin okunduğunu görüyorsunuz. Aslında şaşırıyorsunuz günümüz penceresinden baktığınızda. günümüz kentlerinde dahi neredeyse uzak kaldığımız entelektüel bir yapıya sahipler. 
Değişim ve dönüşümün köylerden başlayarak bütün topluma yayıldığına şahit oluyorsunuz. Dönemi incelediğinizde öğretmenlerin yerelden ve halkın arasından çıkması ihtiyacı hasıl olmuştu ve bunun için de köy enstitüleri, öğretmen okulları kurulmuştu. Cumhuriyet yıllarına dönüp devrimin olduğu süreci incelediğinizde çok önemli işlere imza atıldığını görüyorsunuz. Ve ne zaman ki kapatıldılar, gerileme o zaman mı başladı?
Düştüğü yerden kaldıracak olursak, aslında eğitim sisteminin asıl ivme kaybettiği yıllar 70’lerdir. 1970’lere gittiğimizde öğretmen okullarının kapatılmasıyla birlikte grafikte ivme kaybının yaşanmaya başladığı görülmektedir. Bütün bunlar istatistiki açıdan elde edilmiş verilerdir. Rastlantısal bir şey değildir. Demek ki ivme düşüşünün asıl nedeni olarak öğretmen yetiştirmek gösterilebilir. Öğretmen olabilmek ciddi bir formasyon gerektiriyor. Örnek verecek olursak 6 aylık bir formasyon aldığınızda doktor olamıyorsunuz. Doktor olmak için yeterli görülmüyor. Ya da ziraat mühendisi olamıyorsunuz. Fakat 6 aylık bir formasyon aldığınızda ne mezunu olursanız olun öğretmen olabiliyorsunuz. Günümüzde tablo tam olarak bu. Öğretmenlik mesleği Milli Eğitim temel kanununa göre bir uzmanlık mesleğidir. Ne yazık ki farklı kaynaklardan öğretmen yetiştirdiğimiz bir dönemden geçiyoruz. O yüzden herkese öğretmen deniliyor.

- Türkiye dünya sıralamasında nerede?

Eğitim sistemi milli olmaktan çıkarak sınav odaklı sürekli yarışın ve rekabetin olduğu dolayısıyla herhangi bir üretimin olmadığı noktaya evrilmiştir. Baktığınız zaman da bu durumun bir sonucu olarak 72 ülke arasında ne yazıktır ki son 3’te son 5’te yer bulabiliyoruz. Bunun sebebi bizim çocuklarımızın kıta Avrupa’sındaki insanlardan zeka anlamında daha geri olması değildir. Böyle bir şey zaten söz konusu olamaz. Burada insan kaynağımızı iyi yetiştiremiyor olmamızdan ötürü bir durum söz konusudur. Bu da nitelikli ve milli bir eğitim politikamızın olmamasından kaynaklanmaktadır.  

- Çocukların teknolojinin göbeğine doğduğu günümüzde internet bağımlılığı eğitime nasıl yansıyor?

Bizim kuşağımız teknoloji konusunda biraz göçmen. Ben böyle tarifliyorum. Bu dünyanın içerisinde doğmadık sonradan dahil olduk. Günümüz çocukları ise doğarken bu teknolojiye vakıf oluyorlar. Lakin kıta Avrupası’na baktığınız zaman bu böyle değil. Bizim ülkemizde teknolojiyi kullanmak sosyal medyayı, elimizdeki akıllı telefonları çok iyi kullanmak gibi algılanıyor. Oysaki teknolojiyi kullanmanın eğitimde beceriyi arttıracak bir karşılığı olmalı. Biz eğitim sistemimizi tamamen sınav sistemleri üzerine kuruyoruz. Sınav başarısının mevcut pratikte bir karşılığı yoktur. İnsanları, canlıyı, doğayı koruyan, eleştirel bakabilen, kadına saygı duyan, milli ve manevi değerlerini bilen, dünya genelinde gelişmeleri takip eden ve yakalayabilen, teknolojiyi doğru kullanabilen bireyler yetiştirmiyoruz. Bizler ancak sınav kazanan bireyler yetiştiriyoruz. Yetiştiriyoruz ama dünya sıralamasında da sonlarda yer alıyoruz. Kendi dilinde okuduğunu anlama becerimiz 100 kişiden 10 kişi. Bunu ben söylemiyorum. PISA sınavları söylüyor. İlerleyen sürece bakacak olursak böyle devam ettiğimiz bir tabloda 20 yıl sonra yetişmiş bir elemanımız, nitelikli bireyimiz olmayacak.
 

Yorumlar (0)
25°
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce çocuklara yönelik cinsel istismar suçuna idam cezası getirilmeli mi?
Sizce çocuklara yönelik cinsel istismar suçuna idam cezası getirilmeli mi?
banner384
Namaz Vakti 16 Eylül 2019
İmsak 05:12
Güneş 06:33
Öğle 12:57
İkindi 16:28
Akşam 19:12
Yatsı 20:28
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 3 9
2. Çaykur Rizespor 4 8
3. Fenerbahçe 3 7
4. Denizlispor 4 7
5. Galatasaray 4 7
6. Gazişehir 4 7
7. Malatyaspor 4 6
8. Trabzonspor 4 6
9. Konyaspor 4 6
10. Sivasspor 4 5
11. Antalyaspor 4 5
12. Ankaragücü 4 5
13. Beşiktaş 4 4
14. Başakşehir 4 4
15. Kayserispor 4 2
16. Göztepe 4 2
17. Gençlerbirliği 4 1
18. Kasımpaşa 4 1
Takımlar O P
1. Ümraniye 4 9
2. Bursaspor 4 9
3. Keçiörengücü 4 8
4. Hatayspor 3 7
5. Fatih Karagümrük 3 7
6. Altay 4 7
7. Akhisar Bld.Spor 4 7
8. Adana Demirspor 4 6
9. Balıkesirspor 4 6
10. İstanbulspor 4 5
11. Adanaspor 4 5
12. Altınordu 4 4
13. Erzurum BB 4 4
14. Osmanlıspor 4 4
15. Menemen Belediyespor 4 4
16. Boluspor 4 1
17. Giresunspor 4 1
18. Eskişehirspor 4 -5
Takımlar O P
1. Liverpool 5 15
2. Man City 5 10
3. Tottenham 5 8
4. M. United 5 8
5. Leicester City 5 8
6. Chelsea 5 8
7. Arsenal 5 8
8. Bournemouth 5 7
9. West Ham 4 7
10. Southampton 5 7
11. Everton 5 7
12. Crystal Palace 5 7
13. Norwich City 5 6
14. Burnley 5 5
15. Sheffield United 5 5
16. Brighton 5 5
17. Newcastle 5 4
18. Aston Villa 4 3
19. Wolverhampton 5 3
20. Watford 5 2
Takımlar O P
1. Sevilla 4 10
2. Atletico Madrid 4 9
3. Real Madrid 4 8
4. Athletic Bilbao 4 8
5. Barcelona 4 7
6. Granada 4 7
7. Real Sociedad 4 7
8. Levante 4 6
9. Osasuna 4 6
10. Villarreal 4 5
11. Deportivo Alaves 4 5
12. Real Valladolid 4 5
13. Valencia 4 4
14. Mallorca 4 4
15. Real Betis 4 4
16. Celta de Vigo 4 4
17. Espanyol 4 4
18. Getafe 4 3
19. Eibar 4 1
20. Leganés 4 0
banner440
banner545