Sosyal medyanın psikolojik etkileri

SOSYAL medya, insanların psikolojisi ve sosyal yaşamı üzerinde oldukça etkilidir. İnsanların eski arkadaşlarını bulmasına, aynı görüşte olan insanlarla paylaşım yapmaya gibi sosyalleşmeye yarar. Bunlara baktığımızda olumlu etkilerdir. Milyonlarca kişi internet aracılığı ile sohbet etmekte, çeşitli aktivitelere katılmaktadır. Stres atmak veya motive olmak için sadece internet aracılığıyla bunları yapmayı tercih etmek, bir müddet sonra dış dünyadan ve etkileşerek sosyalleşmeden uzaklaşmış olunur. Ve bu noktada bağımlılıktan söz edilebilir. Kişilerin sırf sosyal ağlar üzerinden sosyalleşmesi, bir müddet sonra kişi hayal kırıklıkları veya çökkünlük yaşaması olağan hale gelebiliyor. 
Bilgisayar başında saatlerce oturarak, hatta hayatımızda var olan akıllı telefonlar aracılığıyla internete bağlanarak sosyal ağlarda bilgi paylaşmak sosyalleşme olarak tanımlanabiliyor. Görünüşte bilgi paylaşımı ve sosyalleşme olarak tanımlanan bu eylemlerle aslında kişi aslında bir bakıma asosyal bir durum yaşıyor. Sosyal ağlarda kısa yoldan ulaşılan bilgi, kişiler tarafından yine birkaç tuşa basarak kısa yoldan diğerleriyle iletişimi oluyor. Bu şekilde sanal ortamdaki bilgi paylaşımlarına daha çok zaman ayırmayı tercih eden kişiler gerçek sosyal ortamdan ve kişilerden uzaklaşabiliyorlar. Son derece hızlı ve yoğun olarak paylaşılan hemen her türlü bilgi beynin sosyalleşmeye ayırdığı zamandan ve doyumdan çalmış oluyor. Gerçek anlamdaki kişilere yakın ilişkilerden uzaklaşmaya yol açabiliyor. Yani bir bakıma bu ihtiyacı karşılamış oluyor. Sosyal paylaşım ağlarında, her yaştan, her meslek ve kişilikten insanlar yer alıyor. Bir çok kişi aslında bir tür aidiyet duygusu arayışıyla sanal ortamlarda yer almayı tercih edebiliyor. 
Günde birkaç saat internet kullanımı gayet normal bir durumdur. Ancak hergün saatlerce paylaşım sitelerinde zaman harcamak, giysi-market alışverişlerini bile internet üzerinden gerçekleştirmek, oyunlarla çok fazla meşgul olmak, bir müddet sonra bağımlılığa dönüştürecek etkenlerdir. Bunu kişinin kendi faydasına veya zararına kullanması tamamen kendi inisiyatifindedir.

SOSYAL AĞLAR İLE ÇOCUKLAR NE ZAMAN TANIŞMALIDIR?
Çocuklar ilkokul başlama yaşı gelmeden internet ile tanışmamasında fayda vardır. Ancak günümüzde henüz okula başlamamış, okuma yazma öğrenmemiş çocukların internette aktif olduklarını görüyoruz. Okul çağı öncesi internet ve bilgisayar ile içiçe olan çocuklar internetin eğitici yönünü değil, genellikle eğlence ve oyun yönünü tanıyacaklardır. Oysa bir çocuğun ilkokul yaşı gelene kadar dürtü kontrol gelişimini tamamlamış olması beklenir. İsteklerini ertelemeyi, beklemeyi, başkalarının da olduğu bilincine uygun hareket etmeyi öğrenmesi gerekir ki bu yaklaşık 7 yaşına kadar devam eden bir süreçtir. Çocuğun internet kullanmaya başlaması için bu süreci geçirmiş olmasında büyük yarar vardır. Çocuklarda internet kullanımını ertelemede anne baba tutumu çok önemli bir faktördür. Ebeveynler çocuklarıyla geçirdikleri süreye veya bu sürede neler yapacaklarına baştan çok doğru karar vermelidirler. 

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472