NASRETTİN Hoca'nın ahır kapısının önünde, yerlerde bir o tarafa, bir bu tarafa bir şey aradığını görenler "Hocam ne arıyorsun?" diye sormuşlar. "Anahtarımı kaybettim de onu arıyorum" diyen hocaya "Burada mı düşürdün, iyi biliyor musun?" diye tekrar sormuşlar. Hoca "Yok, ahırda düştü" demiş. "İlahi hoca, ahırda düşen anahtar kapının önünde aranır mı?" dediklerinde hoca gülmüş ve "Ahır karanlık, üstelik yerler saman dolu, aramak zor. Ama anahtarı aramak gerek, ben de arıyorum" demiş. 

Acı ama gerçek, insanlarımız bir çok şeyi arıyor ama aradığı şeyin nerede olduğunu bilmiyor. Sabah uykusundan uyandığından, barışık bir toplum özlemi duymadan evden aldığı nefreti dağıtarak gidiyor. Sağlıksız yetişen insanlar çevresine korku salarken, güç zehirlenmesi yaşayan efsaneler ve kendini imparator zanneden çıplak "Zangoçlar"... Estirilen fırtınada kendine sığınak arayıp ve madene düşen başarılı sandığımız ermişler, toplumun yarısını oluştururken eğitimin yarattığı kişilikler yavaş yavaş kaybolurken, kentsel ayıbın çocukları olan siyaset doğumunun kimliksiz çocukları ne yazık ki en büyük tahterevallide sallanırken, o çubuğun bir gün kırılmayacağını sanarak, şöhret ve zenginliğini yetimin elinden alınan gerçek paya borçlu olduğunu düşünmeden yaşaması, güven duygusunu elit mekanlarda çıplak cahilliği ile kadeh kırarak yaşaması nefreti daha da körüklüyor. Futbol bir oyun ve bu oyunun sermaye boyutu, hem bizi aştı hem de taraftarı aştı diyenlerin çelik çomak oynadığı milyonları bilenler kısık kısık gülerken, kendine yer ayırmasını bekleyen gönüllüler ordusu ise bu sermayenin emekçisi dahi olamıyorlar. Sevgi ve bağlılık ile gözü kapalı hale gelen gönüllüler ordusu, kendi savaşını tribünde verirken, zaman zaman da kendi devrimini yapacak kadar cumhuriyetçi, zaman zaman isyan edecek kadar da milliyetçi... İşte biz bu ordunun bir ferdiyiz diyen bir arkadaşım önemli bir cümle kurdu ve onun üstüne bu yazıyı yazmak zorunda kaldım. "Artık futboldan soğudum" diyen bu arkadaşımın önemli bir futbol, tribün ve sosyal geçmişi var. Derinlemesine indiğimiz bu cümlenin arkasında saklı entrikaları tek tek yazmamın anlamı yok. Futbol ile ilgili her şey bir solukta şehre toz bulutu gibi yayılır. Ancak yayılmayan öyle şeyler olduğunda ise merdiven altında kadeh tokuştururken, geyik havası eşliğinde atılır tutulur... Merdiven altı dedikodu imalatçıları gerçekleri çevremizi saran korku tellerine dokunmadan söylemek istiyorlar, hem de avazları çıktığı kadar ancak o kadar büyük engel var ki dile getirmek çok zor onlar için. Taraftarlar çıplak gözle o kadar güzel pozlar veriyorlar ki, sosyal medyada canhıraş sinkaflar, dolaylı cümleler, yergi ve asılsız sözcük dizileri almış başını gidiyor. İhbarcılık, üçkağıtçılık toplumda dehşet yaraları açarken, bir oyun olan ve tribünlerde şarkı olan armanın sevgisini kendi yükünü kaldırmayacak kadar ağır bir sorumluluğun altında ezilen insanları görmek gerçekten arkadaşımın dediği gibi futboldan insanları soğutuyor. Hep birlikte güzel şarkılar söyleyen, birbirlerine sövmeyen, kahvaltılarda börek çörek birlikte yiyen bu gönüllüler artık yerini siyaset kurmaylarının birer emir eri rütbesine taşıdılar kendilerini. Ne yaparsanız yapın ülkenin kaderi gibi tribünler de ötekileştirme siyasetine alet oldu ve aynı ayar çekildi... İsyan eden arkadaşım haklı, tribün emekçilerinin dahi topluca gözaltına alınması, tutuklanması, baskıcı federasyonun siyaset dili ile konuşması ve uygulamaları herkesi soğutmaya yetti de arttı bile... Bu gözdağı sporu hedefinden uzaklaştırarak farklı mecralara taşıması ve gelecekte  daha fazla sorunların yaşanacağı günlere gebe olduğu gözden kaçmıyor. Soğuduk hem de çok soğuduk ama yılmadık, sevdiğimiz armanın yakasına sarılan siyaset konuşması olan "Konyaspor'un cezası hafifletilebilir" (Binali  Yıldırım) cümlesi ve tribünleri geren bu açıklamanın dahi yapıldığı ülkenin bir futbolseveri olarak, siyasetin futbolumuzdan elini çekmesini istiyoruz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner452

banner457

banner449

English Russian

banner459

banner381

banner344

banner386

banner349