Sigaranın zararları ve sigarayı bırakma yöntemleri

TÜRKİYE'DE sigara içme oranı erkeklerde %48, kadınlarda %15‘dir ve çevremizdeki her 3 kişiden biri sigara kullanmaktadır. Dünyadaki en sık ölüm sebebi açlık olup 2. sırada tütün kullanımı gelmektedir. Sigara hem içen bireyin kendi sağlığını hem de dumanı ile etrafındaki bireyleri pasif içici olarak etkilemektedir. 
Türkiye 2009 temmuz itibariyle "tam sigara dumansız" ülke olmuştur ve tütün kullanımının çoğu yerde yasaklanması ile hem sigara kullanım oranı hem de sigara dumanından pasif etkilenenler azalmıştır.
Sigara kullanımı çevresel ve sosyal şartlarla tetiklenen bir bağımlılıktır. Sigaranın içindeki nikotin isimli madde beyinde dopamin salınımı arttırarak bağımlılık oluşturmaktadır. Sigarayı deneyen her 4 kişiden 3’ü bağımlı olmaktadır. Ayrıca ebeveynlerin ve arkadaşların sigara içiyor olması kişinin bağımlılık riskini arttırmaktadır. 

Kişiler sigarayı bırakmayı denedikleri zaman vücutta nikotin yoksunluğu geliştiği için;
- Çabuk sinirlenme
- Sıkıntı hissi (anksiyete)
- Dikkat eksikliği
- Metabolizmada yavaşlama ve kilo alımı
- Kabızlık gibi sorunlar gelişebilmektedir. 

Ancak unutulmamalıdır ki bu etkiler nikotin yoksunluk sendromu olup psikolojik ve medikal destek ile aşılabilmekte ve sigara bırakılabilmektedir. Eğer bu sorunlar nedeniyle sigara bırakma sürecinden vazgeçilirse sigaranın uzun dönemdeki etkileri daha yıkıcı olabilmektedir. Sigaranın yol açtığı hastalıkların başında kanserler gelmektedir. En sık akciğer kanseri olmak üzere gırtlak, dudak, mide, mesane kanseri riskini arttırmaktadır. Dünyada en sık görülen ve en çok ölüme yol açan kanser; akciğer kanseri olup en sık sebebi sigaradır. Sigaranın yol açtığı diğer bir hastalık kronik bronşit veya amfizem olarak tanımlanan KOAH’dır. KOAH genellikle sigara içen bireylerde izlenen öksürük, balgam, nefes darlığı ile seyreden bir hastalıktır. Sigaranın akciğer hastalıkları dışında felç, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, mide ülseri, reflü, kolesterol gibi hastalıkları da tetiklediği bilinmektedir. Eğer bir anne adayı sigara içiyorsa düşük ve erken doğum riski yüksek olup doğan bebekte düşük doğum ağırlığı, solunum sıkıntısı, sık akciğer enfeksiyonu gibi problemler izlenebilmektedir.  Sigara içilen evde büyüyen çocuklarda alt solunum yolu enfeksiyonları, astım ve boğaz-kulak enfeksiyonları daha sık görülmektedir. 
Tüm bu zararlı etkilerden kurtulup daha sağlıklı bir hayat yaşamak elimizde. Öncelikle sigarayı daha önce bırakmayı denemiş ve başarısız olmuş olsak bile pes etmemeli ve daha önceki hatalarımızdan ders alarak daha kararlı bir şekilde yola devam etmeliyiz. Uzun yıllardır sigara içiyor olmak veya gün içinde çok fazla sayıda sigara tüketmek sigarayı bırakmanıza engel değildir. Sigara kullanımı bir hastalıktır ve tedavi edilebilir. Bunun için ilk basamak sigaranın vücudumuza zarar verdiğinin bilincinde olup sigara bırakmaya karar vermektir. Bundan sonraki aşama sigarayı bırakma ve bunu sürdürmektir. Bırakma sürecinde yaşanabilecek zorlukları aşmak için göğüs hastalıkları polikliniğimizde hem destek hem de medical tedavi sağlanmaktadır. Medical tedaviler arasında nikotin sakızı ve bandı, sigara bırakma ilaçları mevcuttur. Hastalarımıza yaptığımız bağımlılık anketi, fizik muayene ve gerekli tetkikler sonrasında uygun metod ile sigara bırakma tedavisi uygulanmaktadır. Hastalarımızın isteği ve gayreti, biz hekimlerin desteği ile sigara bırakma konusunda başarı sağlamaktayız. Sigarayı bıraktığımız zaman bizi bekleyen daha sağlıklı bir hayat için hemen harekete geçmeliyiz. Rahat nefes almak, kötü sigara kokusundan uzaklaşmak, çevremizdekileri ve ailemizi pasif içicilikten kurtarmak, çocuklarımıza kötü örnek olmamak, daha uzun mesafe yürümek ve koşmak için sigara bırakmayı ertelememeliyiz. 

 

YORUM EKLE

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472