banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

24.07.2019, 01:07

Şapka düştü, kel göründü

Hodri meydan!

Yepyeni bir sayfa açıyoruz ve kentte olan biteni bundan böyle bu köşeden takip ediyoruz.

Yıllar yılı yaşadığım bu kente gazeteci kimliğimle bakmadığımdan olsa gerek, sorunlar gözüme görünmezdi eskiden. 1,5 yıl oldu döneli. Zaman acımasız. Bir hayli hızlı akıyor. Döndüğümden bu yana heybeme attığım onca sorun, doldu da taştı desem yeri.

Mesleğim gereği irdeliyor, gözlemliyorum. Yine mesleğim ve daha da önemlisi insani yapım gereği yaşanan olaylarda her daim halktan yana bir taraf belirliyorum. Alanya’ya ilişkin gözlemlerim sonucu açıkça söyleyebilirim ki, durum gerçekten çok vahim.

Alanya’da çok sayıda insan tanıdım. Protokol üyesi, vatandaş, STK temsilcisi vs. İnanın ki onca kent gördüm, yaşam pratiklerini bizzat deneyimledim. Lakin Alanya’da (sözde!) kurulan dengeler, gerçek tabiriyle kafa kol ilişkileri kadar samimiyetsizine az rastladım.

Son süreci ele alarak başlayacağım. Zira şu günlerde en dolu olduğum konu başlıklarından biri bu.

Bıktınız belki ama gerçekten büyük önem arz ediyor: Teleferik!

Mevzu salt teleferik değil aslında. Teleferik, açığa çıkması itibariyle dillendirilebilenler arasında yalnızca bir (1) tanesi. Teleferik dışında ‘Kim bilir! Neler dönüyor. Haberimiz yok’ diyeceğim ama! İşin aslı, her şey tam da burada çetrefilleşiyor. Zira trajikomik olan da bilenlerin, bilmesinin yanı sıra bilmelerine rağmen bildiklerinin de mağduru olması sanırım. Bir tekerleme misali, ‘En nihayetinde Bir Alanya’mız Var değil mi?’ diyerek bu noktada yorumu sizlere bırakıyorum.

Velhasıl kelam, ‘Teleferik’ diyorduk. Elbette ki teleferik gündeminde asıl bomba, bir soygun olarak adlandırılan fiyat tarifelerinin belediye encümenince belirlendiğinin ortaya çıkmasıydı.

Bütün bunlar ortaya çıkmazdan evvel, belediye halkındı. Olması gereken şey buydu ve belediyenin halktan yana bir tavır alması lazım gelirdi. Hal bu ki; Kamu haklarını gözetmekle yükümlü bir kurum olması beklenen belediye, teleferik fiyat tarifesi mevzu bahis olduğunda hiç de öyle davranmamış, hatta 28 TL kararıyla halkı değil, sermayedarı desteklemişti. Tepkiler üzerine uygulamaya konan Alanyalıya 10 TL kararı da, zaten başlı başına bir facia olunca ve süreci kurtarmayınca, belediye kanadı sessizliğini korumuştu.

+++

Ki değinmeden edemeyeceğim: Geçtiğimiz perşembe günü encümen sonrası yapılan basın açıklamasında, sorulan soru üzerine ‘Gerekeni, gerektiği vakit belgeleriyle açıklayacağız’ cevabı haricinde, o cepheden hala ne ses var, ne de soluk.

Bu noktada dikkat çekmek istediğim şey şu ki: Bu cevap bizlere yabancı mı?

Asla değil. Zira cümlenin altında yatan ve tabir-i caiz ise kabadayılık olarak yorumlanan benzer değil birebir aynı açıklamayı, DEMAŞ’tan hatırlar ve sonucunu da yine hatırlatmaktan onur duyarım.

+++

Sonuç olarak, günün sonunda gerçeklerin açığa çıkmak gibi bir diyalektiği vardır ve o kahrolasıca mum yatsıya kadar yanar ya!

Püf! Bir yatsı vakti, o mum kaçınılmaz olarak sönmüş, şapka düşmüş ve kel görünmüştü!

Bense bugün yeniden soruyorum:

Yok canım! Belediye de halkı soyar mıymış yahu!

Yorumlar (0)