Meme kanserinde genetik miras önemli

Kadınlar arasında en sık rastlanan kanser türü olan meme kanserine dünyada her 8 kadından biri hayatının bir döneminde yakalanıyor. Son 50 yılda dünyada görülme sıklığı iki mislinden fazla artan meme kanserinin yaş ortalaması de son yıllarda gençlere doğru kayıyor. Prof. Dr. Atilla Soran meme kanserinde genetik testin tedavideki önemini anlattı

banner498
Meme kanserinde genetik miras önemli
banner404

BAZI kanser türleri ile genler arasında ilişki bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Atilla Soran “Özellikle ailesinde kanser vakası olanların genetik yatkınlığının araştırılması gerekiyor. Genetik tetkiklerde yaklaşım, kanser sıklığı yüksek ailelerde öncelikle kanser tanısı konulmuş bireyde şüphelenilen genetik sonuca bakmaktır. Bunların sonuçlarına göre risk altında olduğu düşünülen diğer aile bireylerine de test yapılabilir. Ancak böyle kanser riski yüksek ailelerdeki her birey tehlikeli bir BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu taşıyor demek değildir. Tanı konulduktan sonra yapılan genetik testler ise uygulanacak en doğru tedavinin seçilmesine ve gereksiz tedaviden kaçınılmasına yardımcı oluyor. Meme kanseri olanların kan bağı olan akrabalarında genç yaşta (45 yaşın altında) kanser varsa veya yine kan bağı olanlarda birden çok kanser varsa bu hastalarda genetik yatkınlığın araştırılması gerekiyor” diye konuştu.Ailede genç yaşta meme kanseri varsa dikkat
Özelikle ailesinde genç yaşta (45 yaşından önce)ve birinci, ikinci derece akrabasında meme kanseri olan veya birden çok yine birinci ve ikinci derece akrabalarında genç yaşta meme kanseri dışında (yumurtalık, pankreas, kolon, melanom gibi) varsa yakın takip gerekiyor. Bu kadınlarda meme kanseri olmuş yakınının yaşından 10 yıl öncesinde kontrollere başlanması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Atilla Soran “Örneğin 40 yaşında annesinde meme kanseri olmuşsa, 30 yaşında yakına takibe başlanmalı. Kanser olan akrabasında kanser gen paneline bakarak o ailede genetik yatkınlık var mı ortaya koymak önemlidir. Eğer gen panelinde patolojik bir gen bozukluğu varsa kanser olmamış diğer bireyler de kontrolden geçirilerek onlarda gen değişimi tespit edilirse cerrahi veya ilaçla meme kanserinden korunma sağlanabilir” dedi.

Gereksiz tedavi engellenmiş oluyor
19 geni içeren panellerde genetik yatkınlık araştırılıyor. Böylece ailesel yatkınlık var mı, ortaya konuyor. Takip ve tedaviler de genetik testin sonuçlarına göre düzenleniyor. Genetik testle hem gereksiz ve fazla tedavi engellenmiş oluyor hem de gerekli tedavi gözden kaçırılmamış, nokta atışı yapılmış oluyor.Genetik testin avantajları nelerdir?
Meme kanserine genetik yatkınlıkla ilgili bilgi sahibi yapıyor.
Gereksiz tedavinin önüne geçilmiş, gerekli tedavi planmış ve uygulanmış oluyor.
Takiplerde yalnızca mamografi değil, MR ve tomosentez gibi ileri tetkikler de yapılıyor.
Sonuçlarla tüm ailede erken tanı sağlanmış, aile bireylerinin de meme kanseriyle ilgili sağlığı korunmuş oluyor. Aile bireyleri için genetik yatkınlık ortaya çıkıyor.
GENETİK TEST KİMLERE YAPILMALIDIR?
Birinci derecede yakınlarda (anne, kız kardeş, kız çocuk) ikisi meme kanseri ise ve bunlardan birine 50 yaşından önce meme kanseri tanı konulmuşsa;
Birinci veya ikinci derece yakınlarda (büyükanne, hala, teyze) üç veya daha fazlasında, tanı konulan yaştan bağımsız olarak, meme kanseri varsa;
Ailede hem meme hem yumurtalık kanseri olan birinci ve ikinci derece yakını varsa
Ailede yaştan bağımsız olarak yumurtalık kanseri olan birinci ve ikinci derece yakın varsa;
Birinci derece yakının iki memesinde birden kanser varsa;
Aileden bir erkekte meme kanseri varsa
45 yaşından önce meme kanseri olmuşsa
Üçlü negatif meme kanseri olmuş 60 yaş altı kadınlarda


 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner495

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner502

banner481

banner472

banner479

banner386