'Kalp ameliyatı öğleden sonra yapılmalı'

Fransız bilim insanları, açık kalp ameliyatlarının öğleden sonra saatlerinde yapılmasının, bedeninin vücut saati nedeniyle daha güvenli olduğunu açıkladı. Ünlü Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp ameliyatlarında ameliyat saatinin öneminin olmadığını ancak bilimsel çalışmaların doğru olduğunu kaydetti

'Kalp ameliyatı öğleden sonra yapılmalı'
banner404

FRANSIZ bilim insanları, açık kalp ameliyatlarının öğleden sonra saatlerinde yapılmasının, bedeninin vücut saati nedeniyle daha güvenli olduğunu açıkladı.
 
Habertürk TV'ye konuşan Kalp Cerrahı Prof. Dr. Bingür Sönmez kalp ameliyatlarında ameliyat saatinin öneminin olmadığını ancak bilimsel çalışmaların doğru olduğunu söyledi.
AMELİYAT SABAH MI ÖĞLEN Mİ OLMALI?
 
Prof. Dr. Bingür Sönmez, "Bu söylenenlerin hepsi bilimsel olarak doğru, veriler ve rakamlar doğru ama hastalarımıza hiçbir yararı yok. Bunlar sadece araştırma amaçlı yapılan araştırmalar. İnsan çalışması da var, fare çalışması da var. Yapılan çalışmada şunu ispatlamışlar; kalbi durdurduğumuz zaman kalbin hırpalandığına dair troponin isimli bir enzim ortaya çıkıyor. Öğleden sonra yapılan ameliyatlarda kalp daha az hasar görüyormuş, sabah yapılanlarda daha çok hasar görülüyormuş. Böyle bir şey mümkün değil çünkü biz kalp koruma yöntemlerini en mükemmel şekilde kullanıyoruz. Sabah da öğlen de akşam da olsa kalbin korunma yöntemleri en mükemmel şekilde yapıldığı için bu laboratuvar çalışmasının klinik aşamasında hiçbir yararı yok. Hastalarımız sonra sabah mı öğlen mi akşam mı ameliyat olalım diye telaşa düşerler. Böyle bir telaşa kesinlikle gerek yok. Bu çalışmada ismi geçen troponin enzimi, kalbin ne kadar zedelendiğini, hırpalandığını gösterir. Açık kalp ameliyatlarında kalbi durdurduğumuz sırada çok özel ilaçlar kullanıyoruz. Kalp hiçbir şekilde zarar görmüyor. 
 
BAŞARILI BİR KALP AMELİYATI İÇİN NELERİN YAPILMASI GEREKİYOR?
 
Başarılı bir kalp ameliyatı için çok iyi bir anestezi, çok iyi bir perfüzyon ekibi lazım. Bu ikisi bir araya gelirse son olarak iyi bir cerrah lazım. Yoksa bu mükemmel ekip olmadan açık kalp ameliyatından sonuç alınamaz. Bunların arkasından mükemmel bir yoğun bakım gelecek. Biz ülke olarak bu dört ekibe de en iyi şekilde sahibiz. 
 
Bu çalışmaların içerisinde bir de far çalışması var. Kanser konusunda da bu tür çalışmalar yapılıyor ama insana dönük hiçbir yararı olmuyor. Hatta şöyle söyleniyor: 'Eğer fareyseniz kanserden korkmayın, laboratuvarda her çaresi var.' 
 
Laboratuvarda yapılan bir sonucu insanlara yönlendirmenin hiçbir gereği yok, hastalarımız hiç korkmasınlar. Sabah, öğlen, akşam yapılan ameliyatların hepsinde çok mükemmel kalp koruma yöntemleri kullanıyoruz. Zamanlama açısından hiçbir fark olmayacaktır. Sirkadiyen ritmi biliyoruz, öğlen, sabah, akşam hepsinin farklı olduğunu biliyoruz ama o anestezi masasına yattıktan sonra hastalarımız hayattan kopuyorlar zaten tamamen hastayla doktor arasında bir bağ oluşuyor. 
 
Hastamızı odasından ameliyata alırken, odasında uyutmaya başlarız. Hasta konuşuyor, ailesiyle görüşüyor ama hiçbirini hatırlamıyor; çok özel ilaçlarımız var. Asansörden indiğini, ameliyathaneye girdiğini hatırlamıyor. Yoğunbakımda çok güzel bir müzik sesiyle uyanıyor. Hastalarımıza sabah akşam neyzen olan Dr. Erol Can sayesinde 15 dakika sufi müzikle veya hastanın hoşuna giden bir müzikle terapi yapıyoruz. Gerçekten geri dönüşlerimiz çok mükemmel. 
 
Bir hasta ajite olabilir, depresyonda olabilir, ağrısı olabilir. Onun sıkıntısına şifa olacak bir makam çalındığı zaman ağrısı da geçiyor, tansiyonu da düşüyor, nabzı da yavaşlıyor. Büyük bir huzurla yoğun bakımda yatıyor. Yoğunbakımdaki en büyük sıkıntımız hastanın iyi uyuyabilmesi. Bunu bazen ilaçla sağlayamıyoruz ama iyi bir müzik terapiyle sağlayabiliyoruz" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479