<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber, Son Dakika Antalya Haberleri</title>
    <link>https://www.yenialanya.com</link>
    <description>Antalya ve Alanya haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, ekonomi ve gündem anında Yeni Alanya’da. Alanyaspor, spor haberleri, deprem ve belediye duyuruları, tüm ilçelerden güncel gelişmeler, hava durumu, namaz ve ezan vakitleri ile nöbetçi eczane bilgilerine yenialanya.com’dan ulaşın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenialanya.com/rss/saglik-haberleri" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Alanya Gazetesi. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Antalya'nın en güncel haber kaynağı olarak tescillidir</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 06 Apr 2026 12:53:42 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/rss/saglik-haberleri"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya nöbetçi eczane: Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/antalya-nobetci-eczane-muratpasa-kepez-konyaalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/antalya-nobetci-eczane-muratpasa-kepez-konyaalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya merkezde bugün nöbetçi eczaneler: Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı adres ve telefon listesi. Gitmeden arayıp teyit edin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya nöbetçi eczane listesi 6 Nisan 2026 için açıklandı: Muratpaşa’da 7, Kepez’de 5 nöbetçi eczane var; Konyaaltı için paylaşılan kayıtta Çelebi Eczanesi bilgisi yer alıyor. Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı’nda “bugün nöbetçi eczane hangisi” diye arayanlar için isim, adres ve telefonları aşağıda tek tek paylaşıyoruz.</p>

<p>Alanya’dan Antalya merkeze işi düşenler de özellikle akşam saatlerinde en yakın nöbetçi eczaneyi hızlı bulmak istiyor. Yol çıkmadan önce eczaneyi arayıp nöbet durumunu teyit etmek, hem zaman hem de trafik açısından işinizi kolaylaştırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazen aynı eczane adı farklı platformlarda farklı yazılabiliyor.</p>

<h2><strong>ANTALYA NÖBETÇİ ECZANE BUGÜN HANGİLERİ AÇIK</strong></h2>

<p>6 Nisan 2026 tarihinde Antalya merkez ilçeleri Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı’nda nöbetçi eczane arayanlar için güncel liste; eczane adı, mahalle/semt, açık adres ve telefon numarasıyla birlikte aşağıda.</p>

<p>Listede yer alan adres tariflerinde “karşısı, yanı, bitişiği” gibi ifadeler özellikle ilk kez gidenler için pratik oluyor. Yine de konum ve çalışma durumunu telefonla doğrulamak iyi bir alışkanlık.</p>

<h2><strong>MURATPAŞA NÖBETÇİ ECZANE LİSTESİ (BUGÜN)</strong></h2>

<p>Muratpaşa’da bugün nöbetçi eczaneler Yıldız, Üçgen, Kızıltoprak, Yeşilbahçe, Şirinyalı ve Güzeloba gibi farklı mahallelere dağılıyor. Bu sayede MarkAntalya çevresi, Lara hattı ve kent merkezi tarafında seçenek artıyor.</p>

<p>Türker Eczanesi (Yıldız Mahallesi): Yıldız Mah. Kazım Karabekir Cad. 74/A, Defterdarlık Karşısı, Vakıfbank Bitişiği. Telefon: 0(242) 237-99-02.</p>

<p>Atilla Eczanesi (Üçgen Mahallesi): Üçgen Mah. Sokullu Cad. No:8/A, Tekelioğlu Halk Kütüphanesi Yani, Atatürk Devlet Hastanesi Doğusu. Telefon: 0(242) 343-22-65.</p>

<p>Elifsu Eczanesi (Kızıltoprak Mahallesi): Kızıltoprak Mah. 921 Sok. No:36/A. Telefon: 0(242) 312-07-99.</p>

<p>Demet Eczanesi (Markantalya AVM yanı / Muratpaşa): Markantalya AVM Yani, Muratpaşa Camii Karşısı, Sarmapol Cad. 82/C. Telefon: 0(533) 676-15-59 / 0(242) 244-86-67.</p>

<p>Köyüm Eczanesi (Yeşilbahçe Mahallesi): Yeşilbahçe Mah.</p>

<p>1450 Sok. 35/A. Telefon: 0(531) 335-41-01.</p>

<p>Çelebi Eczanesi (Şirinyalı Mahallesi): Şirinyalı Mah. İsmet Gökşen Cad. No:130/A, Laura Kavşağı, Öztürkler Cevheri Yani. Telefon: 0(242) 324-07-32.</p>

<p>İnci Eczanesi (Güzeloba Mahallesi): Güzeloba Mah.</p>

<p>2121 Sok. No:9/C, Aksu Sitesi, Karpuzkaldıran Askeri Kamp Karşısı. Telefon: 0(530) 050-34-84.</p>

<p>Muratpaşa’da “en yakın nöbetçi eczane” aramalarında MarkAntalya çevresi ve Lara-Konyaaltı bağlantı aksı sık öne çıkıyor. Özellikle Demet Eczanesi (Markantalya AVM yanı) ve Çelebi Eczanesi (Laura Kavşağı) konum tarifleriyle pratik noktalar arasında.</p>

<h2><strong>KEPEZ NÖBETÇİ ECZANE LİSTESİ (BUGÜN)</strong></h2>

<p>Kepez’de bugün nöbetçi eczaneler; Zafer, Emek, Göçerler, Güneş ve Şafak mahallelerinde yoğunlaşıyor. Şehir Hastanesi çevresi ve Kepez Devlet Hastanesi yanı gibi referans noktaları, acil ihtiyaçlarda yön bulmayı kolaylaştırıyor.</p>

<p>Gözde Eczanesi (Zafer Mahallesi): Zafer Mah. Mehmet Akif Cad. No:113/2, OFM Hastanesi Karşı Çaprazı. Telefon: 0(537) 212-90-50.</p>

<p>Suzan Eczanesi (Emek Mahallesi): Emek Mah.</p>

<p>2191 Sk. No:3. Telefon: 0(545) 947-55-29.</p>

<p>Deniz Eczanesi (Göçerler Mahallesi): Göçerler Mah.</p>

<p>5379 Sok. A4 Blok No:6L, Şehir Hastanesi A Blok Karşısı. Telefon: 0(242) 408-66-99.</p>

<p>Serra Balta Eczanesi (Güneş Mahallesi): Güneş Mah. Hastane Cad. No:42/13, Kepez Devlet Hastanesi Yanı. Telefon: 0(242) 339-89-88.</p>

<p>Demir Eczanesi (Şafak Mahallesi / Akdeniz Sanayi Sitesi): Akdeniz Sanayi Sitesi, Cami Arkası Aile Hekimliği Karşısı, Şafak Mah.</p>

<p>5030 Sok. No:14. Telefon: 0(242) 221-63-62.</p>

<p>Kepez’de “bugün nöbetçi eczane telefonu” arayanlar için özellikle Deniz Eczanesi’nin Şehir Hastanesi A Blok karşısı tarifi dikkat çekiyor. Hastane çevresinde gece saatlerinde yoğunluk olabildiği için, arayıp sıranızı ve adresi netleştirmeniz iyi olur.</p>

<h2><strong>KONYAALTI NÖBETÇİ ECZANE (BUGÜN) VAR MI</strong></h2>

<p>Konyaaltı için paylaşılan güncel kayıtta Çelebi Eczanesi bilgisi yer alıyor. Kayıtta eczane bilgisi şu şekilde geçiyor: Şirinyalı Mah. İsmet Gökşen Cad. No:130/A, Laura Kavşağı, Öztürkler Cevheri Yani. Telefon: 0(242) 324-07-32.</p>

<p>Bu noktada küçük bir not: Çelebi Eczanesi adresi Muratpaşa/Şirinyalı olarak da anılıyor; Konyaaltı’na yakın hatlarda (özellikle Laura Kavşağı çevresi) arama yapanların karşısına bu yüzden çıkabiliyor. Konyaaltı’nda “en yakın nöbetçi eczane” diye yola çıkmadan önce ilçenizi ve konumunuzu söyleyerek telefonla teyit etmeniz önemli.</p>

<h2><strong>ECZANEYE GİTMEDEN ÖNCE TELEFONLA TEYİT NEDEN ÖNEMLİ</strong></h2>

<p>Nöbetçi eczane listeleri güncellenmiş olsa bile; yoğunluk, teknik nedenler veya yönlendirme değişiklikleri yaşanabiliyor. Bu yüzden eczaneyi arayıp “şu an açık mısınız, adresinizde misiniz” diye sormak, Antalya merkezde vakit kaybını azaltır.</p>

<p>Alanya’dan Antalya’ya gidenler için bu teyit daha da kritik, çünkü dönüş saati ve yol planı…</p>

<h2><strong>ALANYA’DAN ANTALYA MERKEZ NÖBETÇİ ECZANEYE GİDECEKLER İÇİN PRATİK İPUCU</strong></h2>

<p>Alanya’da yaşayanlar çoğu zaman Antalya merkeze hastane randevusu, resmi işlem ya da ziyaret için gidip dönüşte nöbetçi eczane arıyor. Bu durumda en pratik yöntem, bulunduğunuz noktaya göre önce ilçeyi netleştirmek: Muratpaşa (merkez ve Lara hattı), Kepez (hastane ve sanayi hattı) veya Konyaaltı (sahil ve yerleşim hattı).</p>

<p>Ayrıca şu bilgileri telefonda sormak işinizi hızlandırır:</p>

<ul>
 <li>“Nöbet sizde mi, şu an açık mısınız?”</li>
 <li>“Adres tarifini kısaca alabilir miyim?”</li>
 <li>“Otopark/ulaşım için en kolay yaklaşım nereden?”</li>
</ul>

<h2><strong>ANTALYA MERKEZDE BUGÜN NÖBETÇİ ECZANE ARAMALARI İÇİN HIZLI ÖZET</strong></h2>

<p>6 Nisan 2026 Antalya nöbetçi eczane aramasında Muratpaşa’da Türker, Atilla, Elifsu, Demet, Köyüm, Çelebi, İnci; Kepez’de Gözde, Suzan, Deniz, Serra Balta, Demir eczaneleri listede yer alıyor. Konyaaltı için paylaşılan kayıtta Çelebi Eczanesi bilgisi ayrıca görünüyor.</p>

<p>Lütfen eczanelere gitmeden önce telefonla açık olduklarını teyit etmeniz önerilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/antalya-nobetci-eczane-muratpasa-kepez-konyaalti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/article-332-1775454711654.jpg" type="image/jpeg" length="45486"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya nöbetçi eczane: Bugün hangi eczaneler açık?]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/alanya-nobetci-eczane-bugun-hangi-eczaneler-acik-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/alanya-nobetci-eczane-bugun-hangi-eczaneler-acik-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[6 Nisan 2026 Alanya nöbetçi eczane listesi: Mahmutlar, Saray, Cikcilli, Konaklı. Adres ve telefonlar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya’da bugün (6 Nisan 2026) nöbetçi eczaneler Mahmutlar, Saray, Cikcilli ve Konaklı bölgelerinde hizmet veriyor. En yakın nöbetçi eczaneyi hızlıca bulmanız için eczane isimleri, adresleri, telefon numaraları ve mahalle/semt bilgilerini aşağıda tek tek paylaşıyoruz.</p>

<p>Gecenin bir saatinde ilaç ihtiyacı, çocuk ateşi, acil reçete ya da pansuman malzemesi… Alanya’da nöbetçi eczane araması bugün de en çok yapılan aramalardan biri.</p>

<p>Not: Nöbet saatleri ve fiili açık/kapalı durumu değişkenlik gösterebileceği için yola çıkmadan önce mutlaka telefonla arayıp teyit edin.</p>

<h2><strong>ALANYA NÖBETÇİ ECZANE LİSTESİ 6 NİSAN 2026</strong></h2>

<p>6 Nisan 2026 tarihinde Alanya’da nöbetçi olan eczaneler: Burcu Aydoğdu Eczanesi, Başak Eczanesi, Lale Eczanesi, Nisa Eczanesi, Numan Eczanesi ve Anadolu Eczanesi.</p>

<p>Listeyi mahalle/semt bilgisiyle vermek özellikle önemli; çünkü Alanya’da Mahmutlar’dan Konaklı’ya mesafe uzayabiliyor ve acil durumda en yakınına yönelmek zaman kazandırıyor.</p>

<h2><strong>MAHMUTLAR NÖBETÇİ ECZANE: BURCU AYDOĞDU ECZANESİ</strong></h2>

<p>Burcu Aydoğdu Eczanesi bugün Mahmutlar Mahallesi’nde nöbetçi. Adres: Mahmutlar Mahallesi, Barbaros Caddesi No:136 A/B Alanya (Çantaş Yapı Kooperatifi karşısı).</p>

<p>Telefon numarası: 0(242) 528-58-00. Mahmutlar’da “bugün nöbetçi eczane nerede” diye arayanlar için en net referans noktası Çantaş Yapı Kooperatifi karşısı.</p>

<h2><strong>MAHMUTLAR NÖBETÇİ ECZANE: ANADOLU ECZANESİ</strong></h2>

<p>Mahmutlar bölgesinde bugün nöbetçi olan bir diğer seçenek Anadolu Eczanesi. Adres: Mahmutlar Mahallesi, Barbaros Caddesi No:187/A-D Alanya (Mahmutlar).</p>

<p>Telefon numarası: 0(242) 528-81-88. Aynı cadde üzerinde iki nöbetçi eczane olması, Mahmutlar’da yaşayanlar ve bölgeye yakın otellerde konaklayanlar için erişimi kolaylaştırıyor.</p>

<h2><strong>SARAY NÖBETÇİ ECZANE: BAŞAK ECZANESİ</strong></h2>

<p>Saray Mahallesi’nde bugün nöbetçi eczanelerden biri Başak Eczanesi. Adres: Saray Mahallesi, Stad Caddesi No:6 Alanya (Özel Anadolu Hastanesi karşısı).</p>

<p>Telefon numarası: 0(242) 522-20-72. “Özel Anadolu Hastanesi karşısı” bilgisi, Saray’da nöbetçi eczane arayanların en hızlı şekilde konum bulmasına yardımcı oluyor.</p>

<h2><strong>SARAY NÖBETÇİ ECZANE: NİSA ECZANESİ</strong></h2>

<p>Saray Mahallesi’nde nöbetçi olan bir diğer eczane Nisa Eczanesi. Adres: Saray Mahallesi, Yunus Emre Caddesi No:4/C Alanya (Başkent Üniversitesi Hastanesi karşısı).</p>

<p>Telefon numarası: 0(242) 513-25-26. Hastane karşısı konumu nedeniyle özellikle acil servis çıkışı reçete işlemlerinde yoğunluk olabiliyor; arayıp teyit etmek işi hızlandırır.</p>

<h2><strong>CIKCİLLİ NÖBETÇİ ECZANE: LALE ECZANESİ</strong></h2>

<p>Cikcilli Mahallesi’nde bugün nöbetçi eczane Lale Eczanesi olarak listeleniyor. Adres: Cikcilli Mahallesi, Azakoğlu Caddesi No:12/A Alanya (Cikcilli Aile Sağlığı Merkezi yanı, Alanyum AVM üstü).</p>

<p>Telefon numarası: 0(242) 500-28-16. “Alanyum AVM üstü” tarifi, Cikcilli’de ya da çevre mahallelerde yaşayanların en çok kullandığı yön bulma ifadelerinden.</p>

<h2><strong>KONAKLI NÖBETÇİ ECZANE: NUMAN ECZANESİ</strong></h2>

<p>Konaklı Mahallesi’nde bugün nöbetçi olan eczane Numan Eczanesi. Adres: Konaklı Mahallesi, 19. Sokak No:4/A Alanya (Konaklı).</p>

<p>Telefon numarası: 0(242) 565-20-01. Konaklı’da nöbetçi eczane arayanlar için 19. Sokak bilgisi kritik; özellikle gece saatlerinde doğru sokağa yönelmek zaman kazandırıyor.</p>

<h2><strong>ALANYA’DA EN YAKIN NÖBETÇİ ECZANEYİ NASIL HIZLI BULURSUNUZ</strong></h2>

<p>Alanya nöbetçi eczane aramasında en pratik yöntem, önce bulunduğunuz mahalleyi netleştirmek: Mahmutlar, Saray, Cikcilli veya Konaklı. Ardından listeden o bölgeye en yakın eczaneyi seçip telefonla arayarak açık olduğunu doğrulamak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı günler aynı mahallede birden fazla nöbetçi eczane olabiliyor; bugün Mahmutlar’da iki farklı nöbetçi eczane bulunması gibi. Bu da yoğunluk durumuna göre alternatif yaratıyor.</p>

<h2><strong>ECZANEYE GİTMEDEN ÖNCE TELEFONLA ARAMAK NEDEN ÖNEMLİ</strong></h2>

<p>Nöbetçi eczaneler listesi resmi duyurulara dayanıyor olsa da, pratikte kısa süreli yer değişiklikleri, teknik nedenler veya devir-teslim saatleri gibi durumlar yaşanabiliyor. Bu yüzden “Alanya’da nöbetçi eczane açık mı” sorusunun en net cevabı, eczaneyi arayıp teyit etmek.</p>

<p>Bir de bazen… Özellikle hastane karşısındaki eczanelerde (Saray’daki Özel Anadolu Hastanesi ve Başkent Üniversitesi Hastanesi çevresi gibi) gece saatlerinde yoğunluk oluşabiliyor. Reçeteniz varsa kimlik ve gerekli evrakları hazır etmek de işinizi hızlandırır.</p>

<h2><strong>KAYNAK VE BİLGİ NOTU</strong></h2>

<p>Bu içerikte yer alan 6 Nisan 2026 Alanya nöbetçi eczane bilgileri, Antalya Eczacı Odası tarafından yayınlanan nöbetçi eczaneler listesine dayandırılan web verileri esas alınarak derlenmiştir. Adres ve telefon bilgileri, okuyucunun en yakın nöbetçi eczaneye hızlı ulaşması için aynen paylaşılmıştır.</p>

<p>Görsel önerisi: 1280x720 ölçülerinde “Alanya nöbetçi eczane” temalı, harita/konum vurgulu bir kapak görseli.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/alanya-nobetci-eczane-bugun-hangi-eczaneler-acik-1</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/01/alanya-nobetci-eczaneler-1-1.webp" type="image/jpeg" length="50521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya nöbetçi eczane: Muratpaşa, Kepez açık]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/antalya-nobetci-eczane-muratpasa-kepez-acik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/antalya-nobetci-eczane-muratpasa-kepez-acik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya merkezde bugün nöbetçi eczaneler: Muratpaşa ve Kepez listesi (5 Nisan 2026). Adresleriyle en yakın eczaneyi bulun.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya nöbetçi eczane listesi bugün (5 Nisan 2026) için Muratpaşa ve Kepez’de açık eczaneler belli oldu. Aşağıda eczane isimleri ve adresleri yer alıyor; Konyaaltı için ise bugün paylaşılan güncel listede kayıt bulunmuyor.</p>

<p>Antalya merkezde “bugün nöbetçi eczane hangisi” diye arayanlar için en hızlı yöntem, bulunduğunuz mahalleye göre eczaneyi seçmek. Özellikle akşam saatlerinde hastane çevrelerindeki nöbetçi eczaneler daha çok tercih ediliyor.</p>

<p>Alanya’dan Antalya merkeze gidenler de bu listeyi sık kullanıyor. Hafta sonu şehir merkezine iş, ziyaret ya da sağlık için çıkan Alanyalılar için Muratpaşa ve Kepez’de nöbetçi eczane bilgisi kritik.</p>

<p>Bazen insanın aklına gelmiyor, “ilaç bitmiş” diye fark ediyorsun.</p>

<h2><strong>ANTALYA NÖBETÇİ ECZANE BUGÜN HANGİLERİ AÇIK</strong></h2>

<p>Antalya merkezde bugün nöbetçi eczaneler Muratpaşa ve Kepez ilçelerinde listelendi. Konyaaltı ilçesi için bugün paylaşılan güncel veride nöbetçi eczane bilgisi yer almıyor.</p>

<p>Aşağıdaki başlıklarda “Muratpaşa nöbetçi eczane” ve “Kepez nöbetçi eczane” aramalarına uygun şekilde mahalle/semt bilgisiyle birlikte adresleri bulabilirsiniz.</p>

<h2><strong>MURATPAŞA NÖBETÇİ ECZANE LİSTESİ (BUGÜN)</strong></h2>

<p>Muratpaşa’da bugün nöbetçi eczaneler, Soğuksu’dan Şirinyalı’ya, Güzeloba’dan Kırcami’ye uzanan geniş bir hatta dağılıyor. Bu da “Muratpaşa’da en yakın nöbetçi eczane” arayanlar için seçenekleri artırıyor.</p>

<h2><strong>AİLE ECZANESİ (SOĞUKSU)</strong></h2>

<p>Aile Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Soğuksu Mah. Toroslar Cad. No:26/A, Soğuksu Aile Hekimliği Yanı.</p>

<p>Soğuksu çevresinde olanlar için aile hekimliği yanındaki konum, özellikle “Soğuksu nöbetçi eczane” aramalarında pratik bir tarif sağlıyor.</p>

<h2><strong>GÜLİN ECZANESİ (VARLIK)</strong></h2>

<p>Gülin Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Yüzüncüyıl Cad. Era Göz Hastanesi Yanı, Varlık Mah. 172. Sok. No:15/A-B.</p>

<p>Era Göz Hastanesi yanı tarifi, Varlık ve çevresinde yaşayanlar için hızlı bulunabilir bir nokta. Bu bölgede “göz hastanesi yakınında nöbetçi eczane” araması da sık yapılıyor.</p>

<h2><strong>TUĞTEKİN ECZANESİ (SEDİR)</strong></h2>

<p>Tuğtekin Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Sedir Mh. Gazi Bulv. Ünsal Apartmanı No:122/4, Çallı Meydan Tıp Merkezi Yanı.</p>

<p>Gazi Bulvarı hattı, gece geç saatlerde bile ulaşımı kolay bir güzergâh olduğu için Sedir-Çallı çevresinde nöbetçi eczane arayanlar bu noktayı not ediyor.</p>

<h2><strong>KAPLAN ECZANESİ (YÜKSEKALAN)</strong></h2>

<p>Kaplan Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Yüksekalan Mah. Mevlana Cd., Üst Geçiti Geçince Cadde Üzeri Sağda.</p>

<p>Tarifteki “üst geçiti geçince” detayı, ilk kez gidenlerin bile cadde üzerinde eczaneyi daha rahat bulmasına yardımcı oluyor.</p>

<h2><strong>YEŞİLBAHÇE ECZANESİ (KIRCAMİ)</strong></h2>

<p>Yeşilbahçe Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Kırcami Mah. Sinanoğlu Cad. 7/B, E Bebek ile Özlem Pastanesi Arası.</p>

<p>Kırcami bölgesinde yaşayanlar için E Bebek ve Özlem Pastanesi arası tarifi, “Kırcami nöbetçi eczane” aramasında en çok iş gören yönlendirmelerden biri.</p>

<h2><strong>DAMLA ECZANESİ (ŞİRİNYALI)</strong></h2>

<p>Damla Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Şirinyalı Mah. Tekelioğlu Caddesi, Medicalpark Hastanesi Karşısı.</p>

<p>Hastane karşısı konumu nedeniyle özellikle acil ihtiyaçlarda tercih ediliyor. Şirinyalı ve Lara hattında “Medicalpark karşısı nöbetçi eczane” diye arayanlar için net bir referans.</p>

<h2><strong>GÜZELOBA ECZANESİ (GÜZELOBA)</strong></h2>

<p>Güzeloba Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Güzeloba Mah. Havaalanı Cad. 2M, Migros Kavşağından Rus Okuluna Doğru.</p>

<p>Havaalanı yolu üzerinde olması, Antalya’ya dışarıdan gelenlerin de kolayca ulaşmasını sağlıyor. Alanya’dan havalimanına gidenler için de bu bölge tanıdık.</p>

<h2><strong>NOKTA ECZANESİ (YILDIZ)</strong></h2>

<p>Nokta Eczanesi bugün Muratpaşa’da nöbetçi. Adres: Yıldız Mah. Kazım Karabekir Cad. No:56/B.</p>

<p>Kazım Karabekir Caddesi üzerindeki adres, “Yıldız Mahallesi nöbetçi eczane” araması yapanlar için doğrudan konum avantajı sunuyor.</p>

<h2><strong>KEPEZ NÖBETÇİ ECZANE LİSTESİ (BUGÜN)</strong></h2>

<p>Kepez’de bugün nöbetçi eczaneler Dokuma, Teomanpaşa, Kuzeyyaka, Güneş ve Yeşilyurt-Yeşiltepe hattında yoğunlaşıyor. Kepez Devlet Hastanesi çevresi de listede öne çıkan bölgelerden.</p>

<h2><strong>DUYGU ECZANESİ (ÖZGÜRLÜK)</strong></h2>

<p>Duygu Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Özgürlük Mah.</p>

<p>2666 Sokak, Kapalı Halk Pazarı Yanı, Dokuma.</p>

<p>Kapalı Halk Pazarı yanı tarifi, Dokuma çevresinde yaşayanların gece saatlerinde bile kolay yön bulmasına yardımcı oluyor.</p>

<h2><strong>ARSLAN ECZANESİ (TEOMANPAŞA)</strong></h2>

<p>Arslan Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Teomanpaşa Mah.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2202 Sokak No:14, Kepez Belediyesi Arkası.</p>

<p>Belediye arkası tarifi, Teomanpaşa’da “en yakın nöbetçi eczane” arayanlar için pratik bir referans noktası.</p>

<h2><strong>LOKMAN HEKİM ECZANESİ (KUZEYYAKA)</strong></h2>

<p>Lokman Hekim Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Kuzeyyaka Mh. Yeşilırmak Cd., Varsak Köprüsü Altı, Akdeniz Şifa Hastanesi Yanı.</p>

<p>Varsak Köprüsü altı ve hastane yanı bilgisi, özellikle araçla gelenler için kolay bir tarif sunuyor.</p>

<h2><strong>SEMİH ECZANESİ (GÜNEŞ)</strong></h2>

<p>Semih Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Güneş Mah. Hastane Cad. No:42/12, Kepez Devlet Hastanesi Karşısı.</p>

<p>Kepez Devlet Hastanesi karşısı konumu nedeniyle, “Kepez Devlet Hastanesi nöbetçi eczane” araması yapanların ilk baktığı adreslerden biri.</p>

<h2><strong>CENGİZ ECZANESİ (AHATLI ÇEVRESİ)</strong></h2>

<p>Cengiz Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Akdeniz San. Sit. Yolu Üzeri, Ahatlı 17 No’lu Sağlık Ocağı Karşısı, Turgut Reis Camii Karşısı.</p>

<p>Sanayi yolu üzerinde olması, gece vardiyası olanlar için de erişimi kolaylaştırıyor. Tarifin içinde iki ayrı referans (sağlık ocağı ve cami) bulunması, bulmayı hızlandırıyor.</p>

<h2><strong>EBRAR ECZANESİ (KEPEZ YENİ)</strong></h2>

<p>Ebrar Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Kepez Yeni Mah.</p>

<p>2431 Sok. Pazar Pazarı Alt Çarprazı, Karatay Anadolu Lisesi Arkası.</p>

<p>Okul arkası ve pazar pazarı tarifi, Kepez Yeni Mahallesi’nde yaşayanların eczaneyi kısa sürede bulmasını sağlıyor.</p>

<h2><strong>GÜL ECZANESİ (YEŞİLYURT)</strong></h2>

<p>Gül Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Kepez Yeşilyurt Mah.</p>

<p>4301 Sok. No:35/A, Akdeniz Sanayi Yolu Üzeri, 17 Nolu Sağlık Ocağı Karşısı.</p>

<p>Yeşilyurt’ta sanayi yolu üzerindeki konum, çevre mahallelerden gelenler için de ana güzergâh avantajı sunuyor.</p>

<h2><strong>İNANIR ECZANESİ (YEŞİLTEPE)</strong></h2>

<p>İnanır Eczanesi bugün Kepez’de nöbetçi. Adres: Kepez Yeşiltepe Mh. Ziya Gökalp Cad. Özkavak Oteli Yanı, Sağlık Birimi Yanı, Dokuma.</p>

<p>Ziya Gökalp Caddesi üzerinde otel ve sağlık birimi yanındaki adres, özellikle Dokuma hattında “Yeşiltepe nöbetçi eczane” arayanlar için net bir yönlendirme.</p>

<h2><strong>KONYAALTI NÖBETÇİ ECZANE BUGÜN VAR MI</strong></h2>

<p>Konyaaltı ilçesi için bugün (5 Nisan 2026) paylaşılan güncel listede nöbetçi eczane kaydı yer almıyor. Konyaaltı’nda nöbetçi eczane arayanların, gün içinde güncellenen resmi listeleri ve ilçe bazlı duyuruları kontrol etmesi gerekiyor.</p>

<p>Alanya’dan Konyaaltı sahiline geçenler için bu detay önemli çünkü rota planını Muratpaşa ya da Kepez’deki nöbetçi eczanelere göre yapmak gerekebiliyor.</p>

<h2><strong>ANTALYA MERKEZDE EN YAKIN NÖBETÇİ ECZANE NASIL BULUNUR</strong></h2>

<p>En yakın nöbetçi eczaneyi bulmak için önce ilçeyi (Muratpaşa mı, Kepez mi) netleştirin, sonra mahallenize en yakın tarifi seçin. “Hastane karşısı”, “sağlık ocağı karşısı”, “belediye arkası” gibi referanslar, özellikle gece saatlerinde adres bulmayı kolaylaştırıyor.</p>

<p>Bir de… yol çalışması varsa tarif uzayabiliyor, o ayrı.</p>

<h2><strong>GÖRSEL ÖNERİSİ</strong></h2>

<p>Bu haber için 1280x720 ölçülerinde, “Antalya nöbetçi eczane” yazılı bir görsel ve altına Muratpaşa-Kepez ilçe isimleri eklenmiş sade bir harita illüstrasyonu kullanımı, mobil okur için daha anlaşılır bir deneyim sağlar.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/antalya-nobetci-eczane-muratpasa-kepez-acik</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/article-313-1775379821747.jpg" type="image/jpeg" length="40940"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanya nöbetçi eczane: Bugün hangi eczaneler açık?]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/alanya-nobetci-eczane-bugun-hangi-eczaneler-acik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/alanya-nobetci-eczane-bugun-hangi-eczaneler-acik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya’da bugün nöbetçi eczaneler (5 eczane): Aydoğdu, Ay, Su, Nisa, Numan. Adres ve telefonlar haberde; gitmeden arayıp teyit edin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya’da bugün nöbetçi eczaneler (5 Nisan 2026) listesi belli oldu: Aydoğdu Eczanesi, Ay Eczanesi, Su Eczanesi, Nisa Eczanesi ve Numan Eczanesi nöbet tutuyor. En yakın nöbetçi eczaneyi bulmak için eczanelerin mahalle/semt bilgisi, açık adresi ve telefon numarası aşağıda yer alıyor.</p>

<p>Nöbetçi eczane listeleri gün içinde ve gece nöbet geçişlerinde değişebildiği için, yola çıkmadan önce ilgili eczaneyi arayıp “nöbetçi misiniz?” diye teyit etmeniz önerilir.</p>

<p>Bazı günler bir eczane çok yakın görünür ama adres tarifi kafa karıştırabilir.</p>

<h2><strong>ALANYA’DA BUGÜN NÖBETÇİ ECZANE HANGİSİ</strong></h2>

<p>Alanya’da bugün nöbetçi eczane arayanlar için nöbet listesinde 5 eczane bulunuyor. Merkezde Saray ve Güllerpınarı çevresi ile Cikcilli hattı öne çıkarken, Konaklı bölgesinde de nöbetçi eczane hizmet veriyor.</p>

<p>Özellikle pazar günü ve akşam saatlerinde “Alanya nöbetçi eczane telefon” aramaları artıyor. Bu nedenle telefon numaralarını kaydetmek ve gitmeden önce kısa bir arama yapmak, zaman kaybını önlüyor.</p>

<h2><strong>AYDOĞDU ECZANESİ NEREDE, TELEFON NUMARASI KAÇ</strong></h2>

<p>Aydoğdu Eczanesi bugün Alanya’da nöbetçi eczaneler arasında yer alıyor. Adres: Atatürk Caddesi No:136/A-B, Alanya. Telefon: (0242) 528-78-78.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Atatürk Caddesi hattı, Alanya merkezde ulaşımı kolay bir güzergâh olduğu için “en yakın nöbetçi eczane Alanya” aramasında sık çıkan noktalardan biri oluyor. Navigasyonla gitmeden önce cadde üzerindeki kapı numarasını kontrol etmek faydalı.</p>

<h2><strong>AY ECZANESİ CİKCİLLİ’DE NÖBETÇİ Mİ, ADRESİ NEDİR</strong></h2>

<p>Ay Eczanesi bugün nöbetçi. Adres: Cikcilli Meydan Pazarı Girişi, Kipa Arkası, Alanya. Telefon: (0242) 515-15-15.</p>

<p>Cikcilli bölgesinde oturanlar için “Cikcilli nöbetçi eczane” araması genelde Ay Eczanesi’nin tarifine çıkıyor. Meydan Pazarı girişi ve Kipa arkası şeklindeki tarif, özellikle akşam saatlerinde bölgeyi bilenler için hızlı yön bulma sağlıyor.</p>

<h2><strong>SU ECZANESİ GÜLLERPINARI MAHALLESİ ADRES VE TELEFON</strong></h2>

<p>Su Eczanesi bugün Alanya’da nöbetçi eczane listesinde. Adres: Güllerpınarı Mahallesi, Hasan Akçalıoğlu Caddesi No:33/B, Alanya. Telefon: (0242) 512-12-12.</p>

<p>Güllerpınarı Mahallesi, merkezde yoğun yerleşim alanlarından biri olduğu için gece saatlerinde nöbetçi eczane ihtiyacı sık yaşanıyor. “Güllerpınarı nöbetçi eczane” diye arayanlar, Hasan Akçalıoğlu Caddesi üzerindeki bu noktayı özellikle not edebilir.</p>

<h2><strong>NİSA ECZANESİ SARAY MAHALLESİ’NDE Mİ, NASIL ULAŞILIR</strong></h2>

<p>Nisa Eczanesi bugün nöbetçi eczanelerden biri. Adres: Saray Mahallesi, Yunus Emre Caddesi No:4/C, Alanya. Telefon: (0242) 513-13-13.</p>

<p>Saray Mahallesi çevresinde “Alanya merkez nöbetçi eczane” araması yapanlar için Yunus Emre Caddesi önemli bir referans. Cadde üzerinde benzer numaralar olabildiğinden, No:4/C bilgisini özellikle kontrol etmek işinizi kolaylaştırır.</p>

<h2><strong>NUMAN ECZANESİ KONAKLI’DA NÖBETÇİ, ADRESİ VE TELEFONU</strong></h2>

<p>Numan Eczanesi bugün Konaklı bölgesinde nöbetçi eczane olarak hizmet veriyor. Adres: Konaklı Mahallesi, 19. Sokak No:4/A, Alanya. Telefon: (0242) 565-65-65.</p>

<p>Konaklı’da yaşayanlar ya da Konaklı hattında konaklayanlar için “Konaklı nöbetçi eczane” aramasının en kritik bilgisi telefon teyidi oluyor. 19. Sokak üzerinde hızlı ulaşım için sokak ve kapı numarasını birlikte kullanmak önemli.</p>

<h2><strong>ALANYA’DA NÖBETÇİ ECZANEYE GİTMEDEN ÖNCE NE YAPMALI</strong></h2>

<p>Nöbetçi eczaneler, yoğunluk nedeniyle zaman zaman kısa süreli düzenlemeler yapabiliyor; bu durum özellikle gece saatlerinde daha çok hissediliyor. Bu yüzden Alanya’da bugün nöbetçi eczane arayanların, eczaneyi arayıp açık olduğunu ve nöbetin devam ettiğini doğrulaması önerilir.</p>

<p>Ayrıca adresi kopyalayıp navigasyona yapıştırmadan önce mahalle/semt bilgisini kontrol etmek, yanlış şubeye gitme riskini azaltır. Saray, Güllerpınarı, Cikcilli ve Konaklı birbirine yakın görünse de trafik ve mesafe algısı farklı olabiliyor.</p>

<h2><strong>ALANYA’DA EN YAKIN NÖBETÇİ ECZANE NASIL BULUNUR</strong></h2>

<p>En yakın nöbetçi eczaneyi bulmanın en pratik yolu, bulunduğunuz mahalleyi baz alarak listeden seçim yapmak. Merkezde Saray Mahallesi için Nisa Eczanesi, Güllerpınarı için Su Eczanesi; Cikcilli tarafında Ay Eczanesi; Konaklı tarafında ise Numan Eczanesi öne çıkıyor.</p>

<p>Atatürk Caddesi üzerinde olan Aydoğdu Eczanesi de merkez hattında hızlı erişim isteyenler için alternatif oluşturuyor. Yine de en doğru rota için telefonla teyit sonrası yola çıkmak, özellikle acil ihtiyaçlarda zaman kazandırır.</p>

<h2><strong>ALANYA NÖBETÇİ ECZANE TELEFONLARI (5 NİSAN 2026)</strong></h2>

<ul>
 <li>Aydoğdu Eczanesi: Atatürk Caddesi No:136/A-B,</li>
</ul>

<p>Alanya. Telefon: (0242) 528-78-78.</p>

<ul>
 <li>Ay Eczanesi: Cikcilli Meydan Pazarı Girişi, Kipa Arkası, Alanya. Telefon: (0242) 515-15-15.</li>
</ul>

<ul>
 <li>Su Eczanesi: Güllerpınarı Mahallesi, Hasan Akçalıoğlu Caddesi No:33/B, Alanya. Telefon: (0242) 512-12-12.</li>
</ul>

<ul>
 <li>Nisa Eczanesi: Saray Mahallesi, Yunus Emre Caddesi No:4/C, Alanya. Telefon: (0242) 513-13-13.</li>
</ul>

<ul>
 <li>Numan Eczanesi: Konaklı Mahallesi, 19. Sokak No:4/A, Alanya. Telefon: (0242) 565-65-65.</li>
</ul>

<p>Alanya’da nöbetçi eczane listesi, özellikle hafta sonu ve gece saatlerinde arama motorlarında en çok sorgulanan başlıklardan biri. Bugün (5 Nisan 2026) için yukarıdaki eczaneler nöbetçi görünüyor; gitmeden önce kısa bir telefon teyidiyle işleminizi daha hızlı tamamlayabilirsiniz.</p>

<p>Yola çıkmadan…</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/alanya-nobetci-eczane-bugun-hangi-eczaneler-acik</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/article-312-1775379760816.jpg" type="image/jpeg" length="65898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike varikosel: Genç erkeklerde kısırlığın gizli nedeni]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/sessiz-tehlike-varikosel-genc-erkeklerde-kisirligin-gizli-nedeni</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/sessiz-tehlike-varikosel-genc-erkeklerde-kisirligin-gizli-nedeni" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erkeklerde çocuk sahibi olamama ve testis ağrısı şikayetlerinin arkasında genellikle hafife alınan varikosel sorunu yatıyor. Testisleri besleyen toplardamarlarda genişleme olarak bilinen bu rahatsızlık, özellikle genç erkekleri sessizce tehdit ediyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Erkurt, her varikoselin hastalık anlamına gelmediini ancak bazı durumlarda tedavi gerektirdiğini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VARİKOSEL, testisi besleyen toplardamarlarda genişleme ve kan göllenmesi sonucu oluşur. Çoğu zaman belirti vermeden ilerlese de bazı hastalarda ağrıya ve kısırlığa yol açabilir. Özellikle 15-25 yaş arası erkeklerde daha sık görülür. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Erkurt, "Her varikosel tedavi gerektirmez. Ancak testislerde ağrı, ergenlik döneminde testis küçüklüğü, belirgin damar yapısı ya da çocuk sahibi olamama gibi durumlar varsa mutlaka değerlendirilmelidir" dedi.</p>

<p>İLAÇLA TEDAVİSİ YOK<br />
Tanının fizik muayene ve renkli Doppler ultrason ile kolaylıkla konulabildiğini belirten Prof. Dr. Erkurt, "Varikoselin ilaçla tedavisi yoktur. Yaklaşık 20-30 dakika süren cerrahiyle sorunlu damarlar düzeltilir. Hastalar kısa sürede günlük yaşamına dönebilir. Mikrocerrahi yöntemle yapılan ameliyatlarda başarı oranı oldukça yüksek. Ameliyat sonrası sperm kalitesinde yüzde 50-70 artış sağlanabiliyor. Doğal gebelik oranlarında ise yüzde 30-50 seviyelerine ulaşabildiğini görüyoruz. Varikosel tedavisi cinsel yaşam üzerinde olumsuz etkisi olmazken, hastaların bu konuda gereksiz endişe taşımaması gerekir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>GENÇLERDE GÖRÜLME SIKLIĞI YÜKSEK<br />
Genç erkeklerde sık görülen varikosel, çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor ancak bazı hastalarda ağrıya ve kısırlığa yol açabiliyor. Prof. Erkurt, "Özellikle çocuk sahibi olamayan erkeklerin mutlaka değerlendirilmesi gerekir. Testis toplardamarlarında genişleme ile ortaya çıkan varikoselin her zaman tedavi gerektirmez. Ağrı, testis küçülmesi veya infertilite varsa cerrahi gündeme gelir. Tanı kolay, tedavi ise kısa sürede tamamlanan cerrahiyle mümkün" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/sessiz-tehlike-varikosel-genc-erkeklerde-kisirligin-gizli-nedeni</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-2-2-11.webp" type="image/jpeg" length="76978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaynar çay uyarısı: Bu alışkanlık kanser riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kaynar-cay-uyarisi-bu-aliskanlik-kanser-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kaynar-cay-uyarisi-bu-aliskanlik-kanser-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de bazı kanser türlerinin görülme sıklığının bölgesel beslenme alışkanlıklarına bağlı değişebildiğini söyleyen Prof. Dr. Şükrü Çolak, "Adana ve Çukurova bölgesinde mide kanseri Türkiye ortalamasına yakın seyretmektedir. Yemek borusu (özofagus) kanseri ise daha sık görülmektedir. Bu bölgede kömür ateşinde et tüketimi, aşırı sıcak çay içimi ile baharatlı ve yağlı yemekler risk faktörleri arasında yer alır" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GENEL Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Şükrü Çolak, Türkiye'de mide ve yemek borusu kanserlerinin görülme sıklığının bölgelere göre değiştiğini belirterek, beslenme alışkanlıklarının bu farklılıkta önemli rol oynadığını söyledi. Prof. Dr. Şükrü Çolak, mide sağlığının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. Gastrit, ülser ve reflü gibi mide hastalıklarının toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. Çolak, bu rahatsızlıkların ortaya çıkışında genetik faktörlerin yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da belirleyici rol oynadığını ifade etti.</p>

<p>"MİDE İLK TEPKİYİ VEREN ORGANLARDAN BİRİ"<br />
Sindirim sistemi organlarının beslenme alışkanlıklarından doğrudan etkilendiğini dile getiren Prof. Dr. Şükrü Çolak, "Yemek borusu (özofagus), mide ve ince bağırsaklar yeme alışkanlığından en çok etkilenen organlardır. Ancak sindirim sürecinin başlangıcı ve besinlerin midede daha uzun süre kalması nedeniyle ilk tepkiyi genellikle mide verir. Bu tepkiler hafif ekşime ve yanmadan şiddetli ağrıya kadar değişebilir" diye konuştu. Prof. Dr. Çolak, gastroözofageal reflüde ağıza acı su gelmesi, öksürük ve boğaz ağrısının sık görüldüğünü belirterek, "Yemek borusu kanserinde yutma güçlüğü ve kilo kaybı, mide kanserinde ise erken doyma, kilo kaybı ve kansızlığa bağlı halsizlik sık görülen belirtiler arasındadır" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"TÜRK MUTFAĞI ÇOK ZENGİN BİR KÜLTÜRE SAHİP"<br />
Türk mutfağının tarihsel süreçte birçok kültürden etkilendiğine değinen Prof. Dr. Çolak, "Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan göç ve ticaret yolları ile Anadolu’nun birçok medeniyete ev sahipliği yapması Türk mutfağını oldukça zengin ve çok yönlü hale getirmiştir. Osmanlı döneminde saray mutfağı dünyanın en gelişmiş mutfaklarından biri haline gelmiştir" dedi. Günümüzde Türk mutfağının gastronomi turizmi sayesinde dünya çapında tanınırlık kazandığından bahseden Prof. Dr. Çolak, kebap, baklava, mantı ve kahvaltı kültürünün uluslararası alanda bilinir hale geldiğini belirtti.</p>

<p>"KANSER ORANLARI BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞİYOR"<br />
Türkiye’de bazı kanser türlerinin görülme sıklığının bölgesel beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak değişebildiğini söyleyen Prof. Dr. Şükrü Çolak, şu bilgileri paylaştı: "Adana ve Çukurova bölgesinde mide kanseri Türkiye ortalamasına yakın seyretmektedir. Özofagus kanseri ise daha sık görülmektedir. Bu bölgede kömür ateşinde et tüketimi, aşırı sıcak çay içimi ile baharatlı ve yağlı yemekler risk faktörleri arasında yer alır. Doğu Anadolu’da mide kanseri görece yüksektir. Tandır ekmeği ile tuzlu ve salamura gıdalar risk oluşturabilir. Karadeniz bölgesinde ise turşu ve aşırı tuzlu gıdaların yaygın tüketimi mide kanseri riskini artırabilir. Sebze ve meyve tüketiminin az olması da etkilidir.”</p>

<p>"KAYNAR ÇAY TÜKETİMİNE DİKKAT"<br />
Özellikle Van ve Erzurum gibi bazı bölgelerde çok sıcak çay tüketiminin yemek borusu kanseri riskini artırabileceğini belirten Çolak, "Aşırı sıcak içecekler yemek borusu mukozasında kronik tahrişe yol açarak kanser riskini artırabilir" dedi.</p>

<p>"BAZI BESİNLER RİSKİ ARTIRABİLİYOR"<br />
• Prof. Dr. Çolak, aşağıdaki beslenme alışkanlıklarının mide kanseri riskini artırabileceğini söyledi:</p>

<p>- Aşırı tuzlu gıdalar (turşu ve salamura ürünler)<br />
- İşlenmiş et ürünleri (salam, sucuk, sosis)<br />
- Fazla kırmızı et ve yağlı yiyecekler<br />
- Sigara ve alkol kullanımı<br />
- Yaşam tarzı değişiklikleri önemli”</p>

<p>Beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin reflü ve mide hastalıklarının kontrolünde önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çolak, "Asitli, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden kaçınmak, küçük porsiyonlarla sık öğünler tüketmek ve yemek sonrası dik pozisyonda kalmak mide rahatsızlıklarının kontrolünde önemli stratejilerdir" dedi.</p>

<p>"ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR"<br />
Yemek borusu ve mide kanserlerinde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Çolak, "Endoskopik incelemelerin yaygınlaşması sayesinde kanser öncesi lezyonlar ve erken dönem kanserler daha sık tespit edilebilmektedir. Orta ve ileri evre tümörler ise endoskopik ultrason, tomografi, MR ve PET gibi görüntüleme yöntemleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirilmektedir" diye konuştu. Prof. Dr. Şükrü Çolak, mide ve yemek borusuyla ilgili şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini dikkat çekerek, "Beslenme alışkanlıklarımız nedeniyle bu kanserler ülkemizde küçümsenmeyecek oranda görülmektedir. Bu nedenle belirtiler önemsenmeli ve gerekli incelemeler yapılmalıdır" ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kaynar-cay-uyarisi-bu-aliskanlik-kanser-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-1-3-9.webp" type="image/jpeg" length="12105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal medyadaki cilt bakım trendlerine dikkat: Bu 3 ürün yüz için riskli]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/sosyal-medyadaki-cilt-bakim-trendlerine-dikkat-bu-3-urun-yuz-icin-riskli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/sosyal-medyadaki-cilt-bakim-trendlerine-dikkat-bu-3-urun-yuz-icin-riskli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan cilt bakım trendleri milyonlarca kişi tarafından uygulanıyor. Ancak her popüler ürün masum değil. Özellikle TikTok ve Instagram’da önerilen bazı bakım rutinleri, cilde faydadan çok zarar verebiliyor. Dermatologlar ise bu konuda net: Her ürün her cilt için uygun değil]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UZMAN Dermatolog Dr. Cansu Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yüz bölgesinde kesinlikle kullanılmaması gereken ürünleri tek tek açıkladı. İşte cilt bariyerine zarar verebilen o 3 kritik ürün…</p>

<p>YÜZE KESİNLİKLE SÜRÜLMEMESİ GEREKEN 3 ÜRÜN</p>

<p>1. Tanecikli (fiziksel) peelingler</p>

<p>Cildi arındırdığı düşünülse de, tanecikli peelingler aslında cilt yüzeyinde mikro hasarlara neden olabiliyor. Bu durum zamanla cilt bariyerini zayıflatıyor. Uzmanlara göre, gözeneklerin daha belirgin hale gelmesine neden olabilir. Cildin yağ ve nem dengesi bozulur. Hassasiyet ve kızarıklık artar.</p>

<p>2. Makyaj temizleme mendilleri</p>

<p>Pratik olması nedeniyle sık tercih edilen bu ürünler, aslında cilt için düşündüğünüz kadar masum değil. Bu ürünler yüksek oranda alkol ve koruyucu içerir. Cildi tam temizlemez, kalıntı bırakır ve sürtünme etkisi cilt bariyerine zarar verir. Dermatologlara göre makyaj temizliği için en doğru yöntem, nazik temizleyiciler ve su ile yapılan temizlik.</p>

<p>3. Hindistan cevizi yağı</p>

<p>Doğal olduğu için güvenli sanılan hindistan cevizi yağı, yüz için her zaman uygun değildir. Komedojenik (gözenek tıkayıcı) özelliği yüksektir. Sivilce ve siyah nokta oluşumunu tetikleyebilir. Özellikle yağlı ve akneye yatkın ciltlerde durumu kötüleştirir.</p>

<p>SAĞLIKLI BİR CİLT İÇİN YAPILMASI GEREKENLER<br />
Uzmanlara göre cilt bakımında en önemli nokta az ama doğru ürün kullanmak. Bilimsel olarak desteklenen temel bakım adımları ise şöyle:</p>

<p>Cilt, günde en fazla 2 kez ve cilt tipine uygun bir temizleyiciyle yıkanmalı. Aşırı temizleme, cilt bariyerini bozarak daha fazla yağ üretimine yol açabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yağlı ciltler dahil tüm cilt tiplerinin neme ihtiyacı vardır. Hafif, su bazlı nemlendiriciler cilt bariyerini korumaya yardımcı olur.</p>

<p>Dermatologlara göre SPF kullanımı, cilt yaşlanmasını önlemenin en etkili yoludur. Her gün, yaz-kış fark etmeksizin uygulanmalıdır.</p>

<p>Retinol, AHA, BHA gibi içerikler doğru kullanıldığında faydalıdır ancak bilinçsiz kullanım ciltte tahrişe neden olabilir. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/sosyal-medyadaki-cilt-bakim-trendlerine-dikkat-bu-3-urun-yuz-icin-riskli</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 00:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-2-2-10.webp" type="image/jpeg" length="71636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vertigo hastalarına beslenme uyarısı: Tuz ve paketli gıdalar riski artırıyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/vertigo-hastalarina-beslenme-uyarisi-tuz-ve-paketli-gidalar-riski-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/vertigo-hastalarina-beslenme-uyarisi-tuz-ve-paketli-gidalar-riski-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vertigo, yani baş dönmesi ve denge kaybıyla kendini gösteren rahatsızlık, özellikle beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Diyetisyen Burcu Akbeyaz Özger, özellikle paketli ve yüksek tuz içeren gıdaların vertigo ataklarını artırabileceği konusunda uyarılarda bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>UZMANLARA göre vertigonun temel nedenlerinden biri, iç kulaktaki sıvı dengesinin bozulması. Yüksek tuz tüketimi bu dengeyi olumsuz etkileyerek baş dönmesi, mide bulantısı, kulak çınlaması ve denge kaybı gibi şikayetleri şiddetlendirebiliyor. Özellikle paketli ve dondurulmuş gıdalar, içerdiği yüksek sodyum nedeniyle bu süreci tetikleyebiliyor.</p>

<p>BELİRTİLER HAFİFE ALINMAMALI<br />
Vertigo; ani baş dönmesi, dengesizlik, bulantı ve kulak çınlaması gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Özellikle sıcak havalar ve Ramazan döneminde sıvı kaybının artmasıyla birlikte bu şikayetler daha sık görülebiliyor. Bu nedenle vücudun sıvı dengesini korumak büyük önem taşıyor.</p>

<p>BESLENME ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMELİ<br />
Vertigo ile mücadelede beslenme önemli bir rol oynuyor. Uzmanlar, yüksek tuz içeren gıdaların yanı sıra kolesterol oranı yüksek besinlerin de sınırlandırılması gerektiğini belirtiyor. İşlenmiş et ürünleri ve kırmızı etin fazla tüketimi, kan dolaşımını etkileyerek semptomların artmasına neden olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BU BESİNLER DESTEKLEYİCİ OLABİLİR<br />
Vertigo belirtilerini hafifletmek için Akdeniz tipi beslenme öneriliyor. C vitamini açısından zengin meyveler (çilek, narenciye, yaban mersini), yeşil yapraklı sebzeler, brokoli ve biber gibi besinler bu süreçte destekleyici olabilir. Ayrıca fındık, badem ve ceviz gibi kuruyemişler ile balık, derisiz tavuk ve kinoa gibi sağlıklı protein kaynakları da öneriliyor.</p>

<p>KAFEİN VE ALKOLE DİKKAT<br />
Uzmanlar, vertigo hastalarının kafein ve alkol tüketimini sınırlaması gerektiğini vurguluyor. Günlük 2-2,5 litre su tüketimi ise vücudun dengesini korumada kritik rol oynuyor. Ayrıca kızartılmış, trans yağ içeren ve paketli gıdalardan uzak durulması gerektiği belirtiliyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/vertigo-hastalarina-beslenme-uyarisi-tuz-ve-paketli-gidalar-riski-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 00:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-1-2-12.webp" type="image/jpeg" length="70965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kreş ve okullarda nörovirüs alarmı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kres-ve-okullarda-norovirus-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kres-ve-okullarda-norovirus-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MEVSİMSEL geçişler ve okulların açık olmasıyla birlikte toplu yaşam alanlarında enfeksiyon riski hızla artıyor. Bu dönemlerde çocuklarda sıklıkla görülen ve ağır seyredebilen ani ishal ile kusma vakalarının altından genellikle nörovirüs tehlikesi çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların vücut direncini saatler içinde düşürebilen bu sinsi virüs hakkında uyarılarda bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gulnara Heydarova, hastalığın belirtileri ve tedavi süreçlerine dair hayati bilgiler paylaştı. Okul ve kreş gibi kalabalık ortamlarda hızla yayılan nörovirüs, son dönemde çocuk sağlığını tehdit eden en önemli enfeksiyonlardan biri haline geldi. Ani kusma, ishal ve karın ağrısıyla seyreden hastalık, özellikle küçük çocuklarda ağır seyredebiliyor. Dr. Gulnara Heydarova nörovirüsün belirtileri, bulaş yolları ve tedavi süreciyle ilgili ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.</p>

<p>"EN BÜYÜK TEHLİKE SIVI KAYBI"<br />
Nörovirüsün genellikle ani başlayan şikayetlerle kendini gösterdiğini belirten Dr. Heydarova, “Hastalık daha çok ishal, kusma, karın ağrısı ve ateş gibi belirtilerle seyreder. Küçük çocuklarda özellikle ani ve tekrarlayan kusma ön plandadır. Virüsün en önemli özelliği, çok küçük bir miktarının bile şiddetli hastalık yapmaya yetmesidir. Bu nedenle kısa sürede ciddi sıvı kaybına yol açabilir. Çocuk sağlığı açısından en kritik nokta sıvı kaybıdır. Çocuklarda idrar miktarında azalma, ağız kuruluğu, gözyaşında azalma gibi bulgular varsa, halsiz görünüyorsa, beslenemiyorsa ve uykuya meyilliyse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ÇOK HIZLI BULAŞIYOR<br />
Nörovirüsün bulaşma hızının oldukça yüksek olduğuna da değinen Dr. Heydarova, “Okul, kreş gibi kalabalık ortamlarda virüs çok kolay yayılır. Kapı kolları, ortak kullanılan yüzeyler ve oyuncaklar bile bulaş için yeterlidir. Enfekte olan tek bir çocuk, kısa sürede ailedeki diğer bireylere de hastalığı bulaştırabilir. Nörovirüs tedavisinde en sık yapılan hatalardan biri gereksiz antibiyotik kullanımıdır. Bu hastalık viral kaynaklıdır ve antibiyotiklerin tedavide hiçbir yeri yoktur. En etkili tedavi kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Aileler, çocuklarının bol sıvı almasına özen göstermelidir. Nörovirüs genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden iyileşir. Ancak çocuklarda sıvı kaybı çok hızlı gelişebildiği için ailelerin belirtileri yakından takip etmesi büyük önem taşır. Erken müdahale hastalığın seyrini kolaylaştırır.” şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kres-ve-okullarda-norovirus-alarmi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 01:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-3-2-5.webp" type="image/jpeg" length="21419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan uyarı: “Ağustos Böceği” varyantı yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/uzmandan-uyari-agustos-bocegi-varyanti-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/uzmandan-uyari-agustos-bocegi-varyanti-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde yayılımı süren BA.3.2 varyantı için uzman isimlerden uyarılar yapılıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "ağustos böceği" olarak adlandırılan ve yüksek oranda mutasyona uğramış yeni bir COVID-19 varyantının Amerika ve Avrupa’da yayılmaya başladığını söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>PROF. Dr. Şevket Özkaya, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre BA.3.2 olarak adlandırılan varyantın en az 25 ABD eyaletinde tespit edildiğini belirterek, "Bu varyantın, aşılar veya önceki enfeksiyonlardan kaynaklanan bağışıklığı daha kolay aşabildiği düşünülüyor. Vakaların genel olarak düşük seviyede seyrediyor, ancak BA.3.2 varyantının dünya genelinde yayılımını sürdürüyor. Bu varyant bir yıldan uzun süredir dolaşımda bulunuyor. Ancak özellikle sonbahardan itibaren ABD dahil birçok ülkede hızlı bir artış göstermeye başladı" dedi.</p>

<p>İLK KEZ GÜNEY AFRİKA'DA GÖRÜLDÜ<br />
COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2 virüsünün yayılırken sürekli mutasyona uğradığını hatırlatan Özkaya, "Yeni varyantı diğerlerinden ayıran en önemli özellik, diken proteininde meydana gelen çok sayıda genetik değişikliktir. Bu durum, virüsün bağışıklık sistemi tarafından farklı algılanmasına yol açabilir" diye konuştu. CDC'nin yayımladığı raporlara da değinen Özkaya, bu mutasyonların önceki enfeksiyon veya aşılamayla kazanılan korumayı azaltma potansiyeline sahip olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"SESSİZ BİR ŞEKİLDE YAYILDI"<br />
BA.3.2 varyantının ilk olarak Kasım 2024’te Güney Afrika’da tespit edildiğini aktaran Özkaya, bu varyantın Omicron ailesine ait BA.3 alt varyantının bir devamı olduğunu ifade etti. 2024 yılı boyunca diğer varyantların gölgesinde kaldığını belirten Özkaya, "Sessiz bir şekilde yayılımını sürdürdü ve geçtiğimiz eylül ayından itibaren daha belirgin hale geldi" şeklinde konuştu.</p>

<p>HASTALIĞIN ETKİSİ<br />
Varyantın etkilerine ilişkin de bilgi veren Özkaya, şu ana kadar daha ağır hastalığa yol açtığına dair bir kanıt bulunmadığını vurguladı Özkaya şunları söyledi: "BA.3.2’nin yaygın olduğu ülkelerde daha ciddi hastalık ya da hastaneye yatış oranlarında belirgin bir artış gözlenmedi. Kağıt üzerinde endişe verici görünse de mevcut veriler, hastalık şiddetinin artmadığını gösteriyor."</p>

<p>23 ÜLKEYE YAYILDI<br />
Verilere göre 11 Şubat 2026 itibarıyla BA.3.2 varyantının en az 23 ülkeye yayıldığını belirten Özkaya, bazı Avrupa ülkelerinde yayılımın daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Özkaya, "CDC verilerine göre Danimarka, Almanya ve Hollanda’daki vakaların yaklaşık yüzde 30’una bu varyant neden oluyor" ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/uzmandan-uyari-agustos-bocegi-varyanti-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 01:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-2-3-3.webp" type="image/jpeg" length="10863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tiroit uyarısı: Belirtileri hafife almayın]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/tiroit-uyarisi-belirtileri-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/tiroit-uyarisi-belirtileri-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, çoğu zaman başka hastalıklarla karıştırılan tiroit belirtilerinin vücudun dengesini sessizce bozabildiğini belirterek, "Uzun süren halsizlik, ani kilo değişimleri ve çarpıntı gibi şikayetler basit görülmemeli" dedi. Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, erken tanı ve düzenli kontrollerle ciddi sağlık sorunlarının önüne geçilebileceğini vurguladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TİROİT hastalıklarının çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğini belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Aysel Mammadyarzada, uzun süren halsizlik, ani kilo değişimleri ve çarpıntı gibi belirtilerin basit semptomlar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Tiroit bezinin vücudun enerji üretimi, ısı dengesi ve organların çalışma hızını yönettiğini ifade eden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Bu küçük bez, aslında metabolizmanın ritmini belirler. Bu ritimdeki en küçük sapma bile tüm sistemi etkileyebilir" dedi.</p>

<p>BELİRTİLER ÇOĞU ZAMAN BAŞKA HASTALIKLARLA KARIŞTIRILIYOR<br />
Tiroit hormonlarının fazla ya da yetersiz salgılanmasının vücutta farklı etkiler oluşturduğunu belirten Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Tiroit hormonlarının fazla salgılandığı durumlarda vücut adeta hızlanır; çarpıntı, kilo kaybı, aşırı terleme ve sinirlilik gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu tablo ilerlediğinde nefes darlığı, kalp sorunları ve kemik erimesi gibi ciddi komplikasyonlara zemin hazırlayabilir. Buna karşılık hormonların yetersiz olduğu durumlarda vücut yavaşlar; yorgunluk, üşüme, cilt kuruluğu ve kabızlık gibi şikâyetler görülür. Bu belirtiler çoğu zaman farklı hastalıklarla karıştırıldığı için tanı gecikebilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>HALSİZLİK VE KİLO DEĞİŞİMİNE DİKKAT<br />
Halsizlik ve kilo değişiminin tek başına birçok farklı nedene bağlı olabileceğini ancak tiroit hastalıklarında da sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Bu tür şikâyetler uzun sürüyorsa mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle açıklanamayan kilo kaybı ya da artışı, altta yatan hormonal bir sorunun işareti olabilir" diye konuştu. Tiroit hastalıklarının kadınlarda erkeklere oranla 5 ila 8 kat daha fazla görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, bu nedenle kadınların belirtiler konusunda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BASİT BİR KAN TESTİ HAYAT KURTARABİLİR<br />
Tiroit hastalıklarının tanısında doğru testlerin önemine dikkat çeken Endokrinoloji Uzmanı Dr. Aysel Mammadyarzada, "Herhangi bir şikâyeti olmayan bireylerde tarama amacıyla TSH testi genellikle yeterlidir. TSH normal ise ek incelemeye gerek olmayabilir. Ancak hipotiroidi veya hipertiroidi belirtileri varsa TSH ile birlikte serbest T4, gerekli durumlarda T3 düzeylerinin de değerlendirilmesi gerekir" dedi.</p>

<p>UZUN VADEDE KALP YETMEZLİĞİ OLABİLİR<br />
Tiroit bezinin kalp ve metabolizma üzerindeki etkilerine değinen Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerine şöyle devam etti: "Tiroit bezinin az çalıştığı durumlarda metabolizma yavaşlar, kalp atım hızı düşer ve ileri vakalarda vücutta sıvı birikimi görülebilir. Fazla çalıştığında ise kalp hızlanır, kilo kaybı ve sinirlilik hali ortaya çıkar. Bu nedenle tiroit hastalıkları sadece hormonlarla sınırlı değil, tüm vücudu etkileyen sistemik bir sorundur. Hipotiroidi tedavi edilmezse yorgunluk, kilo artışı ve depresyon gibi şikâyetler artar; kalp ritim bozuklukları ve vücutta sıvı birikimi gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Hipertiroidi ise kontrol altına alınmadığında çarpıntı, kas zayıflığı ve kemik erimesi riskini artırır, uzun vadede kalp yetmezliğine kadar ilerleyebilir. Kısacası tedavi edilmeyen tiroit hastalıkları, yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilir. Belirti olmadığı durumlarda 3-5 yılda bir TSH testi yapılabilir. Risk grubundaki kişilerde bu süre kısalmalıdır. Tiroit hastalığı tanısı alan bireylerde ise tedavi sürecine göre daha sık takip gerekebilir."</p>

<p>SİGARA VE ALKOL SINIRLANDIRILMALI<br />
Tiroit sağlığını korumak için yaşam tarzının büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerini şöyle tamamladı: "İyot açısından yeterli beslenmek, dengeli ve çeşitli gıdalar tüketmek, aşırı işlenmiş gıdalardan kaçınmak, düzenli egzersiz yapmak ve sağlıklı kiloyu korumak tiroit fonksiyonlarını destekler. Ayrıca stresin kontrol altına alınması, sigara ve alkol tüketiminin sınırlandırılması da büyük önem taşır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/tiroit-uyarisi-belirtileri-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 01:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-1-2-11.webp" type="image/jpeg" length="37191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç tedavisinde yeni yaklaşım: 'Saç ekimi her zaman ilk seçenek değil']]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/sac-tedavilerinde-yeni-donem-sac-ekimi-her-zaman-gerekli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/sac-tedavilerinde-yeni-donem-sac-ekimi-her-zaman-gerekli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saç dökülmesinin yalnızca estetik bir sorun olmadığını belirten Saç Ekimi ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Okan Tanın, doğru tanı konulmadan yapılan saç ekimlerinin ilerleyen süreçte estetik dengesizliklere yol açabileceği uyarısında bulundu. Tanın, birçok vakada medikal tedavilerin yeterli olabileceğine dikkat çekti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SAĞLIK turizminin önemli merkezlerinden Muratpaşa Güzeloba Mahallesi Barınaklar Bulvarı’nda hizmet veren OTEK Hair Clinic Kurucusu, Saç Ekimi ve Medikal Estetik Hekimi Dr. Okan Tanın, saç dökülmesi ve tedavi yöntemlerine ilişkin Yeni Alanya’ya özel açıklamalarda bulundu. Dr. Tanın, saç kaybında tek bir nedene odaklanmak yerine kapsamlı değerlendirme yapılması gerektiğini vurgularken, birçok hastada medikal tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar alınabildiğini ifade etti.</p>

<p>'SAÇ DÖKÜLMESI GÜNÜMÜZDE ÇOK YAYGIN'<br />
-Saç dökülmesi günümüzde ne kadar yaygın bir problem?<br />
Saç dökülmesi artık sadece estetik değil, aynı zamanda önemli bir medikal sorundur. Erkeklerin yaklaşık yüzde 80’i, kadınların ise yüzde 40–50’si yaşamlarının bir döneminde genetik saç dökülmesi yaşar. Bu da dünya genelinde yaklaşık 1.5 milyar erkek ve 1 milyar kadının bu durumdan etkilendiğini göstermektedir.</p>

<p>'HER DÖKÜLME GENETİK DEĞİLDİR'<br />
-Saç dökülmesinin en önemli nedeni nedir?<br />
Toplumda en büyük yanlış algı, her saç dökülmesinin genetik olduğu düşüncesidir. Oysa vitamin eksiklikleri, hormonal dengesizlikler, tiroid hastalıkları ve stres gibi birçok faktör de saç dökülmesine neden olabilir. Doğru yaklaşım, önce nedenin belirlenmesidir.</p>

<p>KAN ANALİZLERİ TEDAVİNİN TEMELİNİ OLUŞTURUYOR<br />
-Saç tedavisinde kan analizlerinin rolü nedir?<br />
Kan analizleri saç tedavisinin temelini oluşturur. Ferritin, D vitamini, B12 ve tiroid hormonları gibi değerler kritik öneme sahiptir. Bu eksikliklerin giderilmesiyle bile saç dökülmesinde ciddi iyileşme görülebilir.</p>

<p>MEDİKAL TEDAVİLER İLK AŞAMADA TERCİH EDİLİYOR<br />
-Saç ekimi dışındaki tedaviler gerçekten etkili mi?<br />
Evet, birçok hastada ilk tercih bu tedavilerdir. Medikal tedaviler, PRP, mezoterapi, egzozom ve LLLT gibi yöntemler saç köklerini güçlendirir ve dökülmeyi yavaşlatır.</p>

<p>'SAÇ EKİMİ SON AŞAMADIR'<br />
-Saç ekimi ne zaman gereklidir?<br />
Saç ekimi son aşamadır. Açıklık belirginleştiğinde, donör alan yeterliyse ve diğer tedavilere rağmen ilerleme varsa uygulanmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>EN SIK YAPILAN HATA: ERKEN MÜDAHALE<br />
-Hastaların en sık yaptığı hata nedir?<br />
En büyük hata, saç dökülmesi başlar başlamaz saç ekimine yönelmektir. Bu durum ilerleyen süreçte dengesiz bir görünüm oluşturabilir.</p>

<p>'ÖNCE MEVCUT SAÇI KORUYORUZ'<br />
-OTEK Polikliniği olarak yaklaşımınız nedir?<br />
Kişiye özel analiz ve tedavi planı uyguluyoruz. Önce mevcut saçın korunmasını hedefliyoruz. Gereksiz saç ekiminden kaçınıyoruz. (Şerife ÇOBAN)</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 01 At 17.13.57 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="2560" src="https://yenialanyacom.teimg.com/yenialanya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-01-at-171357-2.jpeg" width="1442" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/sac-tedavilerinde-yeni-donem-sac-ekimi-her-zaman-gerekli-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/ekran-resmi-2026-04-01-173659.png" type="image/jpeg" length="56407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış yatak ve yastık seçimi sessiz tehlike: Omurga sağlığını bozuyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/yanlis-yatak-ve-yastik-secimi-sessiz-tehlike-omurga-sagligini-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/yanlis-yatak-ve-yastik-secimi-sessiz-tehlike-omurga-sagligini-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yanlış yatak ve yastık kullanımının boyun ve bel ağrılarına neden olabileceğini belirten Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, "Yanlış seçimler uzun vadede ciddi omurga problemlerine yol açabilir. Çökmüş, deforme olmuş yataklar omurganın doğal yapısını bozar. Bu da uzun vadede bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırlar" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>YANLIŞ yastık ve yatak seçimlerin uzun vadede omurga yapısını kalıcı biçimde bozduğunu söyleyen Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, yapılan kritik hatalara ilişkin uyarılarda bulundu.</p>

<p>‘OMURGA DOĞRU DESTEKLENMEZSE AĞRI KAÇINILMAZ’<br />
Kas ve iskelet sistemi sağlığında uyku pozisyonunun büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, "Günün yaklaşık 8 saati yatakta geçiyor. Bu süreç vücut için kritik bir önem sarf ediyor. Omurganın doğal eğriliklerinin korunması gerekiyor. Bu yüzden yatak ve yastık, vücudun anatomik yapısına uygun olmalı. Omurganın fizyolojik eğrileri korunmazsa kas spazmları, eklem problemleri ve kronik ağrılar ortaya çıkabilir. Özellikle yan yatış daha sağlıklı bir seçenek. Sırtüstü yatışta da omurgayı destekleyen ürünlerin tercih edilmesi gerekir" dedi.</p>

<p>‘ORTA SERTLİKTE YATAK EN DOĞRU TERCİH’<br />
Yatak seçiminde en sık yapılan hatanın çok sert ya da çok yumuşak ürünleri tercih etmek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sucuoğlu, "Orta sertlikte ve vücut formunu destekleyen yataklar en ideali. Özellikle viskoelastik ve lateks yataklar hem anatomik uyum hem de hava geçirgenliği açısından avantaj sağlıyor. Çökmüş, deforme olmuş yataklar omurganın doğal yapısını bozar. Bu da uzun vadede bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırlar" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘OMURGA DOĞRU DESTEKLENMEZSE AĞRI KAÇINILMAZ’<br />
Kas ve iskelet sistemi sağlığında uyku pozisyonunun büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, "Günün yaklaşık 8 saati yatakta geçiyor. Bu süreç vücut için kritik bir önem sarf ediyor. Omurganın doğal eğriliklerinin korunması gerekiyor. Bu yüzden yatak ve yastık, vücudun anatomik yapısına uygun olmalı. Omurganın fizyolojik eğrileri korunmazsa kas spazmları, eklem problemleri ve kronik ağrılar ortaya çıkabilir. Özellikle yan yatış daha sağlıklı bir seçenek. Sırtüstü yatışta da omurgayı destekleyen ürünlerin tercih edilmesi gerekir" dedi.</p>

<p>‘ORTA SERTLİKTE YATAK EN DOĞRU TERCİH’<br />
Yatak seçiminde en sık yapılan hatanın çok sert ya da çok yumuşak ürünleri tercih etmek olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sucuoğlu, "Orta sertlikte ve vücut formunu destekleyen yataklar en ideali. Özellikle viskoelastik ve lateks yataklar hem anatomik uyum hem de hava geçirgenliği açısından avantaj sağlıyor. Çökmüş, deforme olmuş yataklar omurganın doğal yapısını bozar. Bu da uzun vadede bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırlar" diye konuştu.</p>

<p>‘DEFORME OLAN YATAK VE YASTIKLARI DEĞİŞTİRİN’<br />
Yatak ve yastıkların belirli aralıklarla değiştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Sucuoğlu, uzun süre kullanılan ürünlerin destek özelliğini kaybettiğini söyledi. "Ortalama 7-8 yılda bir yatakların değiştirilmesi gerekir. Deforme olmuş yatak ve yastıklar omurga sağlığını olumsuz etkiler ve ağrıların kronikleşmesine neden olabilir" diyen Sucuoğlu, sağlıklı bir uyku için doğru ekipman seçiminin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/yanlis-yatak-ve-yastik-secimi-sessiz-tehlike-omurga-sagligini-bozuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 00:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/04/2-1-2-10.webp" type="image/jpeg" length="61764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalın bağırsak kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Hüseyin, kalın bağırsak (kolorektal) kanserinin erken teşhis edildiğinde yüzde 90’ın üzerinde tedavi edilebildiğini belirterek, "Özellikle 50 yaş üstü bireyler için düzenli tarama programları hayati önem taşımaktadır" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>GENEL Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Hüseyin, 1-31 Mart Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında farkındalığın artırılmasına yönelik açıklamalarda bulundu. Op. Dr. Hüseyin, dünya genelinde en sık görülen kanser türleri arasında yer alan kalın bağırsak kanserinin, çoğu zaman bağırsakta oluşan poliplerin yıllar içinde kansere dönüşmesiyle ortaya çıktığını ifade etti. Op. Dr. Hüseyin, bu sürecin erken dönemde tespit edilmesi halinde hastalığın önlenebildiğini söyleyerek, "Kalın bağırsak kanseri, önlenebilir kanser türleri arasında yer alıyor. Kalın bağırsak (kolorektal) kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 90’ın üzerinde tedavi edilebilir. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor" diye konuştu.</p>

<p>"BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI"<br />
Kalın bağırsak kanseri riskinin bazı faktörlere bağlı olarak arttığını belirten Op. Dr. Hüseyin, "Özellikle 50 yaş üstü bireyler için düzenli tarama programları hayati önem taşımaktadır. 50 yaş ve üzerindeki bireyler, ailesinde kanser öyküsü bulunanlar, aşırı kırmızı et ve işlenmiş gıda tüketenler ile hareketsiz yaşam sürenlerin risk grubunda yer almaktadır. Hastalık erken dönemde belirti vermeyebilir ancak dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, şişkinlik, açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik gibi şikayetler dikkate alınmalıdır. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tarama programları hastalığın erken teşhisinde önemli rol oynamaktadır. 50-70 yaş arasındaki bireylerin iki yılda bir gaitada gizli kan testi yaptırması önerilir. Kolonoskopi ise bağırsakların detaylı incelenmesini sağlar ve riskli poliplerin kansere dönüşmeden tespit edilmesine imkân tanır. Bu yöntemin 10 yılda bir uygulanması tavsiye edilir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR"<br />
Op. Dr. Hüseyin, kalın bağırsak kanseri riskini azaltmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğine dikkati çekerek "Lif açısından zengin beslenme, düzenli fiziksel aktivite, işlenmiş gıdalardan uzak durma ve ideal kilonun korunması önemli. 50 yaşından itibaren herhangi bir şikayet olmasa dahi düzenli tarama yaptırılması gerekir. Unutmayalım ki erken teşhis hayat kurtarır" diye konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kalin-bagirsak-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-3-2-3.webp" type="image/jpeg" length="22326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş dönmesi hafife alınmamalı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/bas-donmesi-hafife-alinmamali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/bas-donmesi-hafife-alinmamali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>VERTİGO, kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyor, sallanıyor veya hareket ediyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük aktiviteleri sürdürmede zorluk gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi.</p>

<p>SANTRAL VE KULAK KAYNAKLI VERTİGO AYRIMI<br />
Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." İfadelerini kullandı. Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir."</p>

<p>TANI VE TEDAVİDE MANEVRALAR KULLANILIYOR<br />
Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu.</p>

<p>HAREKETSİZLİK VERTİGOYU ARTIRABİLİR<br />
Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI<br />
Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik." </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/bas-donmesi-hafife-alinmamali</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-2-2-8.webp" type="image/jpeg" length="65767"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserine karşı güçlü kalkan: Doğru beslenme]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kolon-kanserine-karsi-guclu-kalkan-dogru-beslenme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kolon-kanserine-karsi-guclu-kalkan-dogru-beslenme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolorektal/kalın bağırsak kanseri, dünyada ve Türkiye’de en sık görülen kanser türleri arasında bulunuyor. Birçok kanser türünde olduğu gibi, sağlıklı ve aktif bir yaşam tarzını benimsemek, ideal kiloda kalmak ve işlenmiş gıda tüketiminden kaçınmak, kalın bağırsak kanseri riskinin azaltılmasına yardımcı oluyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ULUSLARARASI Kanser Araştırma Ajansı‘na göre; dünyada her 5 kişiden biri kansere yakalanıyor. 8 erkekten 1'i ve 11 kadından 1'i kanser sebebiyle hayatını kaybediyor. Türkiye Sağlık Bakanlığı kanser istatistiklerine göre; 2020 yılında Türkiye'de en sık görülen ilk 5 kanser türünden biri kolorektal / kalın bağırsak kanseri. Uzman Diyetisyen Hande Güngör, kalın bağırsak kanserine karşı alınabilecek tedbirleri şöyle anlattı: "Aşırı kilolu veya obez olmak, fazla miktarda işlenmiş gıda veya kırmızı et tüketmek, alkol-sigara kullanmak ve fiziksel olarak aktif olmamak kolorektal kansere yakalanma riskini artırabilen faktörlerdendir. Sağlıklı kiloda kalmak ve bunu sürdürmek, farklı renklerde taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmek, posa içeriğinden zengin besin tüketimini artırmak önemlidir. Rafine şeker ve yüksek karbonhidrat içeren besin tüketimini sınırlamak, sigara-alkol tüketiminin bırakılması gerekir. Soğan-sarımsakta bulunan ve suda çözülebilen polisakkaritlerden ‘inülin’in prebiyotik etkisi, sağlıklı kolonosit hücrelerinin büyümesini destekler ve metastazın azalmasına katkı sağlar."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KAHVE TÜKETİMİ ERKEKLERDE RİSKİ AZALTIRKEN, KADINLARDA ARTIRIYOR<br />
Çay ve kahvede bulunan biyoaktif bileşenlerden polifenollerin kolorektal kansere karşı koruyucu olduğunu ifade eden Dyt. Hande Güngör, şu bilgileri verdi: "Yapılan çalışmalarda, kahve tüketiminin erkeklerde kolon kanseri riskini azalttığı, kadınlarda ise rektal kanser riskini arttırdığı belirlenmiştir. Antioksidan, antiinflamatuar ve antikarsinojenik etkisi olan zerdeçalın kimyasal bileşeni kurkumin, kolorektal kanserden koruyucu ve iyileştirici etkiye sahiptir. Kurubaklagiller, kuruyemişler, taze sebze ve meyveler posa açısından zengindir. Çözünür posa, antitümör etkisiyle, çözünmez posa ise kanserojen bileşenlerin emilimini önemli ölçüde azaltarak kolon kanseri gelişme riskini azaltmaktadır. Grubunun en yüksek posa içeren besinleri olan barbunya, badem ve bezelye başta olmak üzere, diyet lifi içeren tüm besinlerin tüketimi artırılmalıdır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kolon-kanserine-karsi-guclu-kalkan-dogru-beslenme</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-1-2-9.webp" type="image/jpeg" length="66849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Her mantar masum değil]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/uzmanlar-uyardi-her-mantar-masum-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/uzmanlar-uyardi-her-mantar-masum-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Baharın gelmesiyle birlikte doğada kendiliğinden yetişen mantarlara ilgi artarken, uzmanlar bilinçsiz tüketimin ciddi zehirlenmelere ve ölüme yol açabileceği uyarısında bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DOĞAL alanlarda yetişen mantarların kontrolsüz şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, vatandaşların yalnızca denetimli ve onaylı kültür mantarlarını tercih etmesi gerektiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>100 ZEHİRLİ TÜR VAR<br />
Türkiye’de doğada yetişen yaklaşık 40 yenilebilir mantar türü bulunduğunu, buna karşılık yaklaşık 100 türün ise zehirli olduğunu ifade eden uzmanlar, bazı türlerin ölümcül etkilere sahip olabildiğine dikkat çekti. Zehirli ve zehirsiz mantarların dış görünüşle ayırt edilemeyeceğini belirten uzmanlar, "Birbirine çok benzeyen mantar çeşitlerinden biri zehirliyken diğeri yenilebilir olabilir. Bu nedenle doğadan toplanan mantarların tüketilmesi ciddi risk taşır." uyarısında bulundu. Mantar zehirlenmelerinin özellikle yağışlı ve nemli dönemlerde arttığını kaydeden uzmanlar, yabani mantarların tüketilmesi halinde başta sindirim sistemi olmak üzere merkezi sinir sistemi, karaciğer ve böbreklerde ciddi hasar oluşabileceğini bildirdi. Zehirlenmelerin önlenmesinin en etkili yolunun doğada yetişen mantarların tüketilmemesi olduğunu vurgulayan uzmanlar, bunun yerine kültür mantarlarının tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlar, mantar tüketimi sonrası sersemlik, mide bulantısı, kusma, ishal, terleme, bulanık görme, tansiyon düşüklüğü ve nabız artışı gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtti. Zehirlenme belirtilerinin bazı durumlarda mantar tüketiminden saatler sonra ortaya çıkabileceğine işaret eden uzmanlar, ağır vakalarda karaciğer ve böbrek yetmezliği, koma ve ölüm riskinin bulunduğunu kaydetti. <br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/uzmanlar-uyardi-her-mantar-masum-degil</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-2-1-4.webp" type="image/jpeg" length="56941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kas-İskelet ağrılarına yeni yaklaşım: Proloterapi]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kas-iskelet-agrilarina-yeni-yaklasim-proloterapi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kas-iskelet-agrilarina-yeni-yaklasim-proloterapi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik kas-iskelet sistemi ağrıları, günümüzde giderek daha fazla kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Özellikle bel, boyun, diz ve omuz bölgelerinde hissedilen ağrılar; hareketsiz yaşam tarzı, uzun süre masa başında çalışma ve yanlış hareket alışkanlıkları nedeniyle her yaş grubunda yaygınlaşıyor. Uzmanlara göre son yıllarda bu ağrılara karşı ameliyatsız tedavi yöntemlerine ilgi artıyor. Bu yöntemlerden biri de proloterapi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>FİZİKSEL Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, proloterapinin temel yaklaşımının klasik tedavilerden farklı olduğunu belirtiyor. Bu yöntemde amaç, yalnızca ağrıyı azaltmak değil, ağrının kaynağı olan dokuyu güçlendirmek. Proloterapi, zayıflamış bağ, tendon ve eklem yapılarına özel içerikli solüsyonların enjekte edilmesiyle uygulanıyor. Bu sayede vücutta doğal bir onarım süreci tetikleniyor.</p>

<p>VÜCUT KENDİ KENİNİ İYİLEŞTİRMEYE BAŞLIYOR<br />
Uzmanlara göre enjeksiyon sonrası uygulanan bölgede kontrollü bir iyileşme süreci başlıyor. Vücut, hasarlı alana yönelerek onarım mekanizmasını devreye sokuyor. Zamanla dokular güçleniyor ve ağrının kaynağı ortadan kaldırılabiliyor.Bu yaklaşım, özellikle uzun süredir devam eden ve tekrarlayan ağrılarda dikkat çekici sonuçlar sunabiliyor.</p>

<p>HANGİ RAHATSIZLIKLARDA TERCİH EDİLİYOR?<br />
Proloterapi, birçok kronik kas-iskelet sistemi probleminde destekleyici bir tedavi seçeneği olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre özellikle şu durumlarda uygulanabiliyor:</p>

<p>- Bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılar<br />
- Diz kireçlenmesi<br />
- Omuz sıkışma sendromu<br />
- Tenisçi dirseği<br />
- Bağ ve tendon yaralanmaları<br />
- Kronik bel ve sırt ağrıları</p>

<p>Ameliyatsız bir yöntem olması nedeniyle proloterapi, özellikle uzun süreli ağrı yaşayan hastalar için önemli bir seçenek sunuyor. Ancak her hasta için uygun olmayabileceği vurgulanıyor. Uzmanlar, doğru hasta seçimi ve kişiye özel planlama ile proloterapinin cerrahi müdahaleye alternatif olabilecek güçlü bir yöntem haline gelebildiğini belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM ÖNEMLİ<br />
Modern tıp uygulamalarıyla tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, kalıcı sonuçlar için hastaya bütüncül yaklaşmanın önemini vurguluyor. Kronik ağrıların doğru yöntemlerle kontrol altına alınabileceğini belirten uzmanlar, kişiye özel tedavi planlarının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade ediyor. Amaç ise net: Ağrının hayatı yönetmesine izin vermemek. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kas-iskelet-agrilarina-yeni-yaklasim-proloterapi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-1-3-8.png" type="image/jpeg" length="65318"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[At nalı böbrek tehlikesi: Belirti vermeden ilerleyebilir]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/at-nali-bobrek-tehlikesi-belirti-vermeden-ilerleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/at-nali-bobrek-tehlikesi-belirti-vermeden-ilerleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[At nalı böbrek, doğuştan gelen ve çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen bir böbrek anomalisi olarak dikkat çekiyor. Her 400 ile 600 doğumda bir görülen bu durum, bazı hastalarda ek sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, "At nalı böbrek çoğu zaman belirti vermeden seyredebilir ancak bazı hastalarda ciddi sorunlara zemin hazırlayabilir" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BÖBREKLERİN alt uçlarının birleşerek "U" şeklinde bir yapı oluşturmasıyla ortaya çıkan at nalı böbrek, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen doğumsal bir anomali olarak biliniyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Prof. Dr. Ramazan Gökhan Atış, "Hastalar uzun yıllar hiçbir şikâyet yaşamayabilir ancak idrar yolu tıkanıklığı, böbrek taşı, enfeksiyon, hipertansiyon ve nadiren tümör gibi ek hastalıklar gelişebilir" diyerek dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>BAZI HASTALIKLARA ZEMİN HAZIRLIYOR<br />
Doğumsal anomalinin bazı ek sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Atış, “Özellikle idrar akışında bozulmalar önemli risk oluşturuyor. İdrar çıkışında tıkanıklık, üreteropelvik bileşke darlığı dediğimiz durum bu hastalarda daha sık görülür. Buna bağlı olarak böbrekte genişleme, taş oluşumu ve ağrı şikayetleri ortaya çıkabilir. Ayrıca bu hastalarda böbrek kanseri ve hipertansiyon görülme sıklığı toplum ortalamasına göre daha yüksek olabilir” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TANI ÇOĞU ZAMAN TESADÜFEN KONULUYOR<br />
At nalı böbreğin çoğu zaman başka nedenlerle yapılan görüntülemeler sırasında fark edildiğini dile getiren Prof. Dr. Atış, "Tanı genellikle ultrason, tomografi gibi görüntüleme yöntemleriyle konulur. Eğer hastada herhangi bir şikayet yoksa tedaviye gerek kalmadan yaşamına devam edebilir. Eğer idrar kanalında darlık, taş oluşumu ya da tümör gibi ek problemler gelişirse cerrahi müdahale gündeme gelir. Bu hastaları düzenli takip ederek gerekli durumlarda müdahale ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>TAŞ VE DARLIKTA ÖZEL YÖNTEMLER KULLANILIYOR<br />
At nalı böbrek hastalarında taş tedavisinin özel yöntemler gerektirdiğini belirten Prof. Dr. Atış, böbreğin anatomisinin farklı olması nedeniyle cerrahinin dikkatle planlanması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Atış, "Fleksibl üreteroskopi ile idrar yolundan girilerek taşlar temizlenebilir. Büyük taşlarda ise sırt bölgesinden küçük bir kesi ile yapılan perkütan nefrolitotomi yöntemi uygulanır. İdrar yolu darlıkları ve tümörlerde ise laparoskopik ya da robotik cerrahi yöntemler başarıyla kullanılmaktadır" şeklinde konuştu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/at-nali-bobrek-tehlikesi-belirti-vermeden-ilerleyebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-2-3-2.webp" type="image/jpeg" length="32125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan uyarı: Her az yiyen çocuk iştahsız değildir]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/uzmandan-uyari-her-az-yiyen-cocuk-istahsiz-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/uzmandan-uyari-her-az-yiyen-cocuk-istahsiz-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her az yiyen çocuğun iştahsız olmadığına dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, "Ailelerin ‘çocuğum hiçbir şey yemiyor’ şikâyetiyle başvurduğu vakaların önemli bir kısmında aslında tıbbi bir iştahsızlık yoktur. Eğer çocuk enerjikse, gelişimi normalse ve boy-kilo eğrileri yaşına uygunsa bu durum çoğunlukla gelişimsel bir beslenme davranışı olarak değerlendirilir" dedi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ÇOCUKLARDA iştahsızlık, ebeveynlerin en sık kaygı duyduğu konular arasında yer alıyor. Ancak her az yiyen çocuğun gerçekten iştahsız olmadığını belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, önemli uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"BÜYÜMESİ NORMALSE ENDİŞE EDİLMEYEBİLİR"<br />
Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için yeterli ve dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını belirten Dr. Kılıç, "Çocukların yaşına, gelişimine ve bireysel özelliklerine uygun besinleri tüketmesi sağlıklı büyüme açısından büyük önem taşır. Beslenmede yetersizliğin gelişmesine yol açan nedenlerin başında iştahsızlık gelir. Ancak her az yiyen çocuk iştahsız değildir. Çocuk ebeveynin beklediğinden az yiyebilir fakat büyümesi normal seyrediyorsa bu durum gerçek bir iştahsızlık olarak değerlendirilmez" diye konuştu.</p>

<p>"İŞTAHSIZLIK 1-3 YAŞ ARASINDA DAHA SIK GÖRÜLÜR"<br />
İştahsızlığın belirli yaş gruplarında daha sık görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Kılıç, "Tıbbi olarak iştahsızlık; çocuğun yaşına ve büyüme gereksinimlerine uygun miktarda besin tüketmemesi ve buna bağlı olarak kilo alımının yavaşlaması veya durmasıdır. İştahsızlık en sık 1-3 yaş arasında görülür. Bunun en önemli nedeni büyüme hızındaki değişimdir. Bebeklik döneminde hızlı büyüme nedeniyle iştah yüksekken, bir yaşından sonra büyüme hızının yavaşlamasıyla birlikte besin ihtiyacı azalır. Bu nedenle çocukların iştahında doğal bir düşüş görülebilir" şeklinde konuştu.</p>

<p>HER YEMİYOR ŞİKAYETİ İŞTAHSIZLIK DEĞİL<br />
Ailelerin sık dile getirdiği şikâyetlere de değinen Uzm. Dr. Beyza Pehlivan Kılıç, "Ailelerin ‘çocuğum hiçbir şey yemiyor’ şikâyetiyle başvurduğu vakaların önemli bir kısmında aslında tıbbi bir iştahsızlık yoktur. Eğer çocuk enerjikse, gelişimi normalse ve boy-kilo eğrileri yaşına uygunsa bu durum çoğunlukla gelişimsel bir beslenme davranışı olarak değerlendirilir. Önemli olan çocuğun büyüme ve gelişiminin sağlıklı ilerlemesidir. İştahsız çocuğu olan ebeveynlerin kaygılanmak yerine bilinçli bir yaklaşım geliştirmesi ve gerekli durumlarda bir çocuk hekimine başvurması en doğru yaklaşım olacaktır" dedi. Bazı durumlarda iştahsızlığın bir sağlık sorununa bağlı olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Kılıç, "Demir eksikliği, bağırsak parazitleri, kronik enfeksiyonlar, reflü, gıda intoleransları, vitamin ve mineral eksiklikleri, kabızlık ve psikolojik stres iştahsızlığın altında yatan nedenler arasında yer alabilir. Bu nedenle uzun süren ve büyümeyi etkileyen iştahsızlık durumlarında mutlaka altta yatan nedenler araştırılmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"ZORLA YEMEK YEDİRMEK DÜZENİ BOZABİLİR"<br />
Yemek saatlerinde yapılan hatalı yaklaşımların süreci daha da zorlaştırabileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Kılıç, "Ödül, ceza veya zorla yedirme yöntemleri yemek zamanını çocuk için stresli bir deneyime dönüştürebilir. Bu durum çocuğun kendi açlık ve tokluk sinyallerini tanımasını zorlaştırabilir. Aynı zamanda ilerleyen yaşlarda sağlıksız yeme davranışlarına zemin hazırlayabilir" dedi.</p>

<p>EKRAN KARŞISINDA BESLENME RİSK OLUŞTURUYOR<br />
Günümüzde yaygınlaşan ekran karşısında beslenme alışkanlığına da dikkat çeken Uzm. Dr. Kılıç, "Tablet veya televizyon karşısında yemek yiyen çocuklar genellikle ne kadar yediklerinin farkına varamaz. Doyma hissini algılamakta zorlanabilirler. Bu durum uzun vadede aşırı yeme, obezite ve sindirim sistemi sorunları riskini artırabilir" dedi. Piyasada yer alan iştah açıcı ürünler konusunda aileleri uyaran Uzm. Dr. Kılıç, "Bitkisel veya kimyasal iştah açıcı ürünlerin çoğunun bilimsel etkinliği sınırlıdır. Hekim önerisi olmadan kullanılan bu ürünler gereksiz ilaç kullanımına ve olası yan etkilere yol açabilir. Bu yüzden bu tür ürünlerin mutlaka çocuk doktoru kontrolünde kullanılması gerekir" açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/uzmandan-uyari-her-az-yiyen-cocuk-istahsiz-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 00:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/03/2-1-2-8.webp" type="image/jpeg" length="19562"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
