<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber, Son Dakika Antalya Haberleri</title>
    <link>https://www.yenialanya.com</link>
    <description>Antalya ve Alanya haberleri, son dakika gelişmeleri, siyaset, ekonomi ve gündem anında Yeni Alanya’da. Alanyaspor, spor haberleri, deprem ve belediye duyuruları, tüm ilçelerden güncel gelişmeler, hava durumu, namaz ve ezan vakitleri ile nöbetçi eczane bilgilerine yenialanya.com’dan ulaşın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenialanya.com/rss/alanya-kultur-sanat-haberleri" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2026 Alanya Gazetesi. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Antalya'nın en güncel haber kaynağı olarak tescillidir</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 10 Jul 2026 16:44:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/rss/alanya-kultur-sanat-haberleri"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kazakistan'daki Altın Adam'ın genetik sırrı aydınlatıldı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kazakistandaki-altin-adamin-genetik-sirri-aydinlatildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kazakistandaki-altin-adamin-genetik-sirri-aydinlatildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Science Advances'te yayımlanan araştırma, 1969'da Kazakistan'da bulunan 'Altın Adam'ın erkek olduğunu ve İskitlerde gücün kan bağıyla aktarıldığını kanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demir Çağı'nın göçebe topluluğu İskitlere ait tarihi bulgular üzerindeki genetik incelemeler yeni sonuçlar verdi. Science Advances dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, 1969 yılında Kazakistan'da ortaya çıkarılan ve cinsiyeti yıllardır tartışma konusu olan "Altın Adam"ın genetik olarak erkek olduğu kesinleşti. İskitlerin güney kolu olan Saka topluluğuna mensup bu kişinin kimliği, gelişmiş DNA analizleriyle netlik kazandı.</p>

<p>Bilim insanları, hasar görmüş antik DNA parçalarını istatistiksel yöntemlerle birleştirerek sadece cinsiyet tespiti yapmakla kalmadı. Aralarında yüzlerce kilometre mesafe bulunan farklı mezarlıklardaki soyluların genetik haritaları da çıkarıldı. İncelemeler sonucunda, bu elit kesimin birbirinin kuzeni, çocuğu veya torunu olduğu belirlendi.</p>

<h3><strong>GÜÇ LİYAKATLE DEĞİL KAN BAĞIYLA AKTARILDI</strong></h3>

<p>Göçebe topluluklarda liderliğin genellikle savaşçı yeteneklere dayandığı düşünülürken, genetik veriler İskitlerde tam bir hanedanlık sisteminin varlığını ortaya koydu. Bu durumun en somut kanıtı, seçkin bir kurgana (mezar höyüğü) gömülen 1 yaşındaki bir bebek oldu. Uzmanlar, bir bebeğin bu denli görkemli bir törenle defnedilmesinin, statünün liyakatle değil miras yoluyla geçtiğini gösterdiğini belirtiyor. Soyluların mumyalama ve beyni çıkarma gibi ritüeller uygulayarak cesetlerini koruması da cenaze törenlerinin haftalarca sürdüğüne işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>URDZHAR PRENSESİ VE KADINLARIN ROLÜ</strong></h3>

<p>Yeni bulgular, İskit toplumundaki kadınların statüsüne dair de önemli veriler sundu. İncelenen soylu mezarlarının neredeyse yarısının kadınlara ait olduğu görüldü. İhtişamlı altın başlıklarla gömülen ve "Urdzhar Prensesi" olarak bilinen kadınların, toplumda yalnızca zenginliği temsil etmediği, aynı zamanda şamanik ve ruhani liderlik rollerini de üstlendiği aktarıldı.</p>

<p>Bronz Çağı'nda görülmeyen ancak Demir Çağı'nda aniden ortaya çıkan bu keskin sınıfsal tabakalaşma ve kurgan merkezli hanedanlık yapısının kökenleri, arkeoloji dünyasının bir sonraki büyük araştırma hedefini oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kazakistandaki-altin-adamin-genetik-sirri-aydinlatildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2694-1783690117440.jpg" type="image/jpeg" length="85782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ezel dizisinin Ömer'i İsmail Filiz setlere geri dönüyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/ezel-dizisinin-omeri-ismail-filiz-setlere-geri-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/ezel-dizisinin-omeri-ismail-filiz-setlere-geri-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ezel dizisinde Ömer karakteriyle tanınan 46 yaşındaki İsmail Filiz, kızıyla vakit geçirmek için ara verdiği setlere yeniden dönmeye hazırlandığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ezel dizisindeki performansıyla hafızalara kazınan 46 yaşındaki oyuncu İsmail Filiz, uzun süren sessizliğini bozdu. Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, ünlü oyuncu kameralardan uzak kaldığı dönemin nedenlerini ve gelecekteki kariyer planlarını kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Kenan İmirzalıoğlu ve Cansu Dere'nin başrollerinde yer aldığı yapımda 'Ömer' karakterine hayat veren Filiz, son haliyle sosyal medyada da gündem oldu. İzleyiciler, geçen yılların oyuncunun fiziksel görünümünde belirgin bir değişikliğe yol açmadığı yönünde değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>EKRANLARA NEDEN ARA VERDİ?</strong></h3>

<p>Oyunculuğa ara vermesinin temel sebebinin ailesi olduğunu belirten Filiz, bir kız çocuğu babası olarak onun büyüme evrelerine şahitlik etmek istediğini aktardı. Bu süreçte Ankara'da bulunan aile şirketiyle ilgilendiğini ifade eden oyuncu, "Biraz çocuğumla vakit geçirmek istedim. Onun büyüdüğü anları kaçırmak istemedim. Biraz ara verdim ama buna değdi" sözleriyle aldığı karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<h3><strong>EZEL DİZİSİNİN TÜRK TELEVİZYONLARINDAKİ YERİ NEDİR?</strong></h3>

<p>Türk televizyon tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan Ezel, yayınlandığı dönemde karakterlerinin psikolojik derinliği ve olay örgüsüyle kült bir statüye ulaşmıştı. İsmail Filiz'in canlandırdığı Ömer karakteri, ihanete uğrayarak Ezel'e dönüşme sürecindeki kilit rolüyle dizinin temel çatışmasını oluşturuyordu. Söz konusu rol, oyuncunun geniş kitlelerce tanınmasını sağlamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ailesine ayırdığı zamanın ardından yavaş yavaş projelere dönme niyeti taşıdığını belirten Filiz, oyunculuk kariyerine kaldığı yerden devam etmeye hazır olduğunun sinyalini verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Magazin</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/ezel-dizisinin-omeri-ismail-filiz-setlere-geri-donuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2687-1783686892004.jpg" type="image/jpeg" length="15175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya piyazı dünyanın en iyi 9. salatası seçildi]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/antalya-piyazi-dunyanin-en-iyi-9-salatasi-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/antalya-piyazi-dunyanin-en-iyi-9-salatasi-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TasteAtlas'ın dünyanın en iyi 100 salatası listesinde Antalya'nın tahinli piyazı 9. sıraya yerleşti. Listede Türkiye'den toplam 6 geleneksel lezzet bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel gastronomi değerlendirme platformu TasteAtlas tarafından yayımlanan "Dünyanın En İyi 100 Salatası" listesinde Türk mutfağı önemli bir başarıya imza attı. Açıklanan verilere göre, Antalya yöresine ait coğrafi işaretli tahinli piyaz, dünya sıralamasında 9'uncu basamakta yer alarak en iyi 10 salata arasına girmeyi başardı.</p>

<p>Binlerce yemek eleştirmeni ve kullanıcının oylarıyla belirlenen sıralamada, zirveyi Yunanistan'ın Girit Adası'na özgü Dakos salatası aldı. Domates, peynir, zeytin ve kapari gibi Akdeniz ürünleriyle yapılan Dakos'un ardından üst sıraları zorlayan Antalya piyazı, klasik tariflerden farklılaşan yapısıyla dikkat çekti. TasteAtlas'ın aktardığına göre, listede Türkiye'yi temsil eden tek lezzet piyaz olmadı.</p>

<h3><strong>TÜRKİYE'DEN 6 FARKLI LEZZET LİSTEDE</strong></h3>

<p>Gastronomi platformunun yayımladığı listede Mersin usulü kısır 17'nci sırada kendine yer buldu. Geleneksel tatlarımızdan patlıcan salatası 27'nci, semizotu salatası 43'üncü, zeytin piyazı 54'üncü ve çoban salata ise 60'ıncı sıradan listeye dahil oldu. Böylece Türk mutfağının zengin salata kültürü uluslararası alanda geniş çaplı bir tescil almış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ANTALYA PİYAZINI DÜNYA MARKASI YAPAN SIR NE?</strong></h3>

<p>Antalya piyazını diğer yörelerdeki standart tariflerden ayıran en temel özellik, sosunda yatıyor. Küçük taneli kuru fasulyelerin haşlanmasının ardından tahin, limon suyu, sirke ve ezilmiş sarımsakla hazırlanan özel bir sos ilave ediliyor. İnce doğranmış soğan ve maydanozla harmanlanan bu lezzet, servis tabağında isteğe göre haşlanmış yumurta ve domates dilimleriyle buluşuyor. Bölge halkı bu özgün salatayı genellikle meşhur şiş köfteyle birlikte tüketmeyi tercih ediyor.</p>

<h3><strong>BÖLGE TURİZMİNE GASTRONOMİ KATKISI</strong></h3>

<p>Antalya merkez ve Alanya gibi her yıl milyonlarca yabancı misafiri ağırlayan turizm destinasyonları için bu tür uluslararası gastronomi dereceleri yakından takip ediliyor. Yöresel lezzetlerin küresel platformlarda üst sıralara tırmanması, turistlerin yerel mutfak kültürüne yönelik merakını artırarak bölgenin gastronomi turizmine muhtemel bir ivme kazandırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haberleri, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/antalya-piyazi-dunyanin-en-iyi-9-salatasi-secildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 15:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2683-1783686515062.jpg" type="image/jpeg" length="58577"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kars'ın son demirci ustası 60 yıldır örs başında]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/karsin-son-demirci-ustasi-60-yildir-ors-basinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/karsin-son-demirci-ustasi-60-yildir-ors-basinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kars'ın Sarıkamış ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Kıbrıs gazisi Yaşar Çetinkaya, 13 yaşında başladığı demircilik mesleğini 60 yıldır aralıksız sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Karaurgan köyünde yaşayan 73 yaşındaki Yaşar Çetinkaya, unutulmaya yüz tutan demircilik zanaatının bölgedeki son temsilcisi olarak üretim yapmayı sürdürüyor. Aynı zamanda Kıbrıs gazisi olan Çetinkaya, 13 yaşında adım attığı atölyesinde tam 60 yıldır çekiç sallamaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ulusal basında yer alan haberlere göre, ilerleyen yaşına rağmen mesleğinden kopmayan usta, atölyesinde iki oğluyla birlikte çalışıyor. Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinde yoğun olarak kullanılan kazma, kürek, balta, çapa, orak ve nal gibi geleneksel el aletlerini üretiyor. Ateşte kızaran demiri örs üzerinde şekillendiren tecrübeli isim, aynı zamanda bölge çiftçisinin yıpranan tarım aletlerinin tamiratını da gerçekleştirerek üretime katkı sağlıyor.</p>

<h3><strong>BABADAN OĞULA GEÇEN MİRAS</strong></h3>

<p>Mesleğin inceliklerini babasından, babasının ise Sarıkamışlı Fahri usta isimli bir zanaatkardan öğrendiğini belirten Çetinkaya, ailesinin geçimini yıllarca bu zorlu işten sağladığını aktardı. Askerlik dönüşü de ocağın başına geçen usta, günümüzde hala asırlık malzemelerle ve ustasından miras kalan tarihi körükle çalıştığını, demirciliğin büyük bir sabır ve heves gerektirdiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>GELENEKSEL MESLEKLER NEDEN ÇIRAK BULAMIYOR?</strong></h3>

<p>Teknolojik gelişmelerin hız kazanması ve fabrikasyon tarım aletlerinin piyasaya hakim olması, el işçiliğine dayalı demircilik gibi geleneksel mesleklerin her geçen gün kan kaybetmesine zemin hazırlıyor. Çetinkaya'nın da özellikle vurguladığı çırak yetişmemesi sorunu, gençlerin farklı sektörlere yönelmesi ve mesleki eğitime ilginin azalmasıyla birleşince, yüzyıllara dayanan bu tür zanaatların yok olma tehlikesini beraberinde getiriyor. Zanaatkarlar, geleneksel el sanatlarının yaşatılması için mesleki eğitim okullarına daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>

<h3><strong>BÖLGE ÇİFTÇİSİNİN VAZGEÇİLMEZ İSMİ</strong></h3>

<p>Sarıkamış Ziraat Odası Başkanı Nesim Gök, Çetinkaya'nın bölge tarımı için taşıdığı öneme değinerek, yıllardır çiftçilerin zirai ekipman ihtiyacını el emeğiyle karşılayan ustanın meslekteki son temsilci olduğunu vurguladı. Bölge çiftçilerinden Ahmet Yenice ise tecrübeli ustanın sadece demircilikte değil, tarım ve hayvancılık alanında da çevresine örnek teşkil ettiğini, ancak kendisinden sonra bu zanaatı sürdürecek kimsenin kalmamasından büyük endişe duyduklarını dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/karsin-son-demirci-ustasi-60-yildir-ors-basinda</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2675-1783680791136.jpg" type="image/jpeg" length="34229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meksika'da denizaltında 450 heykelli ekolojik müze]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/meksikada-denizaltinda-450-heykelli-ekolojik-muze</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/meksikada-denizaltinda-450-heykelli-ekolojik-muze" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meksika açıklarında 2009'da kurulan ve ekolojik korumayı amaçlayan su altı müzesi, nötr pH'lı 450 heykeliyle deniz canlılarına yeni bir yaşam alanı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meksika'nın Cancun ve Isla Mujeres kıyılarında 2009 yılında kurulan Sualtı Sanat Müzesi (MUSA), aradan geçen sürede deniz ekosisteminin önemli merkezlerinden birine dönüştü. Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, İngiliz sanatçı Jason deCaires Taylor tarafından hayata geçirilen proje, sanatı ve ekolojik korumayı harmanlıyor.</p>

<p>Müzenin en dikkat çekici bölümü olan Sessiz Evrim enstalasyonu, 450 batık figürü barındırıyor. Her biri 10 insan vücudundan oluşan 45 farklı modül, yaklaşık 120 ton beton, kum ve çakıl kullanılarak inşa edildi. Bu devasa yapı, deniz akıntılarına ve bölgedeki kasırgalara karşı dayanıklılık sağlaması amacıyla fiberglas donatılarla güçlendirildi.</p>

<h3><strong>HEYKELLER KİMLERDEN İLHAM ALINDI?</strong></h3>

<p>Eserlerin tasarımında kurgusal karakterler yerine, bölgede yaşamını sürdüren 90'ı aşkın yerel halk ve balıkçının gerçek beden kalıpları tercih edildi. Toplamda 420 metrekarelik çorak bir deniz tabanına yerleştirilen bu heykeller, zaman içerisinde deniz canlılarının kolonileştiği doğal bir resif görünümüne kavuştu.</p>

<h3><strong>DENİZ EKOSİSTEMİNE UYGUN ÖZEL MATERYAL</strong></h3>

<p>Projeyi hayata geçirirken suyu zehirleyebilecek metal, mermer veya bronz yerine deniz doğasına zarar vermeyen nötr pH değerine sahip özel deniz çimentosu kullanıldı. Heykellerin kasıtlı olarak pürüzlü ve delikli bırakılan yüzeyleri; mercan larvalarının, alglerin ve midyelerin tutunması için ideal bir zemin oluşturuyor. Bu gözenekler aynı zamanda balıklar, ıstakozlar, yengeçler ve deniz kaplumbağaları için güvenli barınma alanları sağlıyor.</p>

<h3><strong>YAPAY RESİFLER DOĞAYI NASIL KORUYOR?</strong></h3>

<p>Dünya genelinde yapay resif projeleri, insan kaynaklı tahribatı azaltmak ve deniz biyolojik çeşitliliğini desteklemek amacıyla giderek daha fazla değerlendiriliyor. MUSA örneğinde de, bölgeyi her yıl ziyaret eden 750 binden fazla turistin doğal mercanlara verdiği fiziksel hasarın önüne geçilmesi hedefleniyor. Dalgıç ve ziyaretçi trafiği bu yapay sanat alanına yönlendirilerek, tahrip olmuş gerçek mercan resiflerinin kendini yenilemesi için zaman yaratılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müze, ziyaretçilerin tecrübe seviyelerine göre farklı alanlar sunmaya devam ediyor. Tüplü dalış yapanlar için 8 metre derinliğindeki Manchones salonu öne çıkarken, şnorkel tercih edenler 4 metre derinlikteki Punta Nizuc salonunu kullanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Turizm</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/meksikada-denizaltinda-450-heykelli-ekolojik-muze</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2671-1783680383370.jpg" type="image/jpeg" length="54674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya Müzesi'nde 2,5 milyarlık proje için şeffaflık çağrıs]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/antalya-muzesinde-25-milyarlik-proje-icin-seffaflik-cagris</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/antalya-muzesinde-25-milyarlik-proje-icin-seffaflik-cagris" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Arkeoloji Müzesi'nin 2,5 milyar TL bütçeli yeniden inşasında temel kazıları sürerken, İMO Antalya Şubesi ihale sürecinde şeffaflık çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Arkeoloji Müzesi'nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılmasının ardından başlatılan yeni inşaat çalışmaları devam ediyor. Antalya Körfez Gazetesi'nin aktardığına göre, temel kazılarının sürdüğü alanda iş makineleri faaliyet gösterirken, projenin ihale süreci ve ilerleyiş hızı sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı kararıyla 16 Temmuz 2025'te ziyarete kapatılan 53 yıllık müze binası, 13 Eylül 2025 gecesi başlatılan çalışmalarla yıkılmıştı. Yıkım öncesinde, aralarında 200 büyük heykel ve lahdin de bulunduğu yaklaşık 100 bin eser, müze bahçesine kurulan iklimlendirmeli ve güvenlikli özel konteynerlere taşındı. Yaklaşık 2,5 milyar TL maliyetle hayata geçirilmesi planlanan yeni müze projesinin inşaat alanında, batı ve kuzey kesimlerde hafriyat işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Alana otel veya alışveriş merkezi yapılacağı yönündeki iddialar ise belirsizliğini koruyor.</p>

<h3><strong>İHALE SÜRECİNE ŞEFFAFLIK ELEŞTİRİSİ</strong></h3>

<p>İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, sürecin kamuoyundan bilgi saklanarak yürütüldüğünü öne sürdü. Yıkım kararının aceleye getirildiğini ve inşaatın sezona yetiştirileceği yönünde kendilerine bilgi verildiğini belirten Akdoğan, mevcut durumda temel kazılarının dahi bitirilemediğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdoğan, yıkım raporunun 15 gün içinde hazırlandığını ifade ederek, ihaleyi alan firmanın ve ihale bedelinin kamuoyuyla paylaşılmamasını eleştirdi. Sürecin şeffaf ilerlemesi gerektiğini vurgulayan Akdoğan, inşaatın bitiş tarihi ve maliyeti hakkında resmi bir açıklama yapılmasının kent kamuoyu tarafından beklendiğini dile getirdi.</p>

<h3><strong>100 BİN ESERLİK KOLEKSİYONUN GELECEĞİ NE OLACAK?</strong></h3>

<p>Alt Paleolitik Çağ'dan Bizans dönemine uzanan ve 1988'de Avrupa Konseyi tarafından "Yılın Müzesi" seçilen kurum, Türkiye'nin en önemli kültürel miras merkezlerinden biri konumunda. Yorgun Herakles Heykeli, Herakles Lahdi ve Elmalı Sikkeleri gibi paha biçilemez eserlerin konteynerlerde beklediği bu geçiş sürecinin uzaması, tarihi mirasın güvenliği açısından kamuoyunda yakından takip ediliyor. Yaklaşık 50 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Müze Çalışma Grubu'nun, müzenin kapatılmasının yıl dönümünde kapsamlı bir değerlendirme yapması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haberleri, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/antalya-muzesinde-25-milyarlik-proje-icin-seffaflik-cagris</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2663-1783677182935.jpg" type="image/jpeg" length="74589"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mısır'da 18 yeni mezar ve altın dil tılsımları bulundu]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/misirda-18-yeni-mezar-ve-altin-dil-tilsimlari-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/misirda-18-yeni-mezar-ve-altin-dil-tilsimlari-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mısır'ın Marina El-Alamein bölgesindeki kazılarda 18 yeni mezar keşfedildi. Ölülerin ağzına yerleştirilen altın diller ve antik eserler gün yüzüne çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mısır'ın Akdeniz kıyısında yer alan antik Marina El-Alamein yerleşiminde yürütülen arkeolojik kazılarda önemli buluntulara ulaşıldı. Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, bölgede 11'i kaya, 7'si kireç taşından yüzey mezarı olmak üzere toplam 18 yeni mezar gün yüzüne çıkarıldı. Bu son keşifle birlikte antik kentte tespit edilen toplam mezar sayısının 48'e ulaştığı bildirildi.</p>

<p>Kazı alanında mezarların yanı sıra antik dönemin günlük ve dini yaşantısına ışık tutan çeşitli eserler de bulundu. Çömlekler, amforalar, kandiller, sunaklar ve kireç taşı teknelerin yanı sıra 2,5 metre uzunluğa sahip granit bir lahit ile alçıdan yapılmış bir sfenks kalıntısı arkeologların incelemesine sunuldu.</p>

<h3><strong>ALTIN DİL TILSIMLARININ SIRRI NE?</strong></h3>

<p>Mezarlarda karşılaşılan en çarpıcı buluntulardan biri, bazı ölülerin ağzına yerleştirilmiş altın dil tılsımları oldu. Uzmanlar, ince altın levhalardan yapılan bu dil şeklindeki tılsımların Greko-Romen dönemi defin geleneklerinin temel bir parçası olduğunu belirtiyor. Antik Mısırlıların inanışına göre bu uygulama, ölen kişinin öteki dünyadaki yargılanma sürecinde konuşabilmesini sağlamak amacıyla yapılıyordu. Daha önce Mısır'ın farklı bölgelerinde rastlanan bu geleneğin, Marina El-Alamein'de de yaygın olduğu kesinleşmiş oldu.</p>

<h3><strong>ANTİK LİMAN KENTİ LEUKASPİS'İN ÖNEMİ</strong></h3>

<p>Arkeologlar tarafından antik Greko-Romen liman kenti Leukaspis olarak adlandırılan Marina El-Alamein, Akdeniz ticaretinde stratejik bir konuma sahipti. Milattan önce 2. yüzyılda kurulan ve milattan sonra 4. yüzyıla kadar aktif bir ticaret merkezi olan kentin, farklı kültürlerin kesişim noktası olduğu biliniyor. Bu zengin ticari geçmiş, bölgedeki mezarların çeşitliliğini ve dini ritüellerdeki altın kullanımını doğrudan açıklıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni keşfedilen mezarlar, antik kentin cenaze gelenekleri ve inanç sistemleri hakkında araştırmacılara yeni veriler sunuyor. Yetkililer, bölgedeki arkeolojik çalışmaların önümüzdeki dönemde de hız kesmeden devam edeceğini açıkladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/misirda-18-yeni-mezar-ve-altin-dil-tilsimlari-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 21:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2638-1783623483961.jpg" type="image/jpeg" length="57225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzlanda Başbakanı'na Ankara Kalesi'nde kaşıklı karşılama]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/izlanda-basbakanina-ankara-kalesinde-kasikli-karsilama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/izlanda-basbakanina-ankara-kalesinde-kasikli-karsilama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kalesi esnafı Faruk İşleyen, bölgeyi ziyaret eden İzlanda Başbakanı Frostadottir'i geleneksel kaşık oyunuyla karşıladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Kalesi'ni ziyaret eden İzlanda Başbakanı Frostadottir, yerel esnafın geleneksel sürpriziyle karşılaştı. DHA'nın aktardığına göre, kalede esnaflık yapan Faruk İşleyen, başbakanı İç Anadolu kültürüne özgü kaşık oyunu oynayarak selamladı.</p>

<p>İşleyen, sadece İzlanda Başbakanı'na değil, bölgeye gelen NATO heyetlerine ve tüm turistlere de benzer gösteriler sunduğunu belirtti. Amacının Ankara kültürünü yabancı misafirlere en iyi şekilde tanıtmak olduğunu vurgulayan esnaf, bu tür samimi karşılamaların kaledeki ziyaretçi deneyiminin bir parçası olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>DEVLET PROTOKOLÜNE ESNAF YORUMU</strong></h3>

<p>Karşılama anını anlatan İşleyen, Cumhurbaşkanlığı seviyesindeki resmi törenlere atıfta bulundu. İşleyen, "Cumhurbaşkanımız misafirleri folklor ekibi ve atlarla karşılıyor, bizim gücümüz ise ancak kaşık oyununa yetiyor" sözleriyle kendi imkanları dahilinde bir protokol uyguladığını dile getirdi. Esnafın aktardığına göre, sürpriz gösteri karşısında ellerini arkasında bağlayarak oyunu izleyen İzlanda Başbakanı Frostadottir, alandan tebessüm ederek ayrıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>ANKARA KALESİ'NDE KÜLTÜREL DİPLOMASİ</strong></h3>

<p>Tarihi dokusuyla başkentin en önemli turistik rotalarından biri olan Ankara Kalesi, resmi temaslar için şehre gelen üst düzey yabancı delegasyonların sıkça uğradığı mekanlar arasında yer alıyor. Bölge esnafı, sergiledikleri geleneksel oyunlar ve misafirperverlikleriyle diplomatik ziyaretlerde gayriresmi birer kültür elçisi rolü üstleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Siyaset</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/izlanda-basbakanina-ankara-kalesinde-kasikli-karsilama</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2617-1783613821864.jpg" type="image/jpeg" length="83495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NATO Zirvesi'nin kadın şefi Özler menüyü anlattı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/nato-zirvesinin-kadin-sefi-ozler-menuyu-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/nato-zirvesinin-kadin-sefi-ozler-menuyu-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki 36. NATO Zirvesi'nde liderlere sunulan 300 kişilik özel menüyü hazırlayan şef Sinem Özler, hazırlık sürecini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen 36.</p>

<h3><strong>NATO</strong></h3>

<p>Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, diplomatik görüşmelerin yanı sıra Türk gastronomisinin küresel tanıtımına da ev sahipliği yaptı. Zirve kapsamında devlet başkanları ile uluslararası heyetler için verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan üç isimden biri olan Michelin listesindeki şef Sinem Özler, organizasyonun mutfak arkasını anlattı. Basına yansıyan açıklamalara göre Özler, liderlere sunulan tabakların tamamının boş döndüğünü ve organizasyondan yüzlerinin akıyla çıktıklarını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zirveye yönelik genel hazırlıkların sekiz ay sürdüğünü belirten Özler, mutfak ekibinin ise sürece bir buçuk ay kala dahil olduğunu aktardı. Bu dönemde farklı kategorilerdeki ağırlama yemekleri için özel brifingler aldıklarını ve yoğun bir sunum sürecinden geçtiklerini ifade eden deneyimli şef, organizasyonun devasa bir ekip çalışması gerektirdiğini vurguladı. Süreç boyunca Emine Erdoğan'ın yemek ve ağırlama konseptiyle bizzat ilgilendiği, menülerin tamamen Anadolu mutfağı ekseninde şekillendirildiği açıklandı.</p>

<h3><strong>MENÜDE ANADOLU LEZZETLERİ</strong></h3>

<p>Görev aldığı oturumda 300 kişilik uluslararası bir heyete yemek hazırlayan Özler, menüyü Türk mutfağının kültürel mirasını yansıtacak biçimde tasarladı. Tüm yemeklerin aynı anda, kalite kaybı yaşanmadan ve ideal sıcaklıkta servis edilebilmesi için ciddi bir lojistik planlama yürütüldü.</p>

<p>Uluslararası misafirlere sunulan menünün ana hatlarını içli köfte, kabak çiçeği dolması ve zeytinyağlı lezzetler oluşturdu. Tabaklarda kullanılan özel ürünlerin tamamı Anadolu'nun farklı yörelerinden temin edilirken, enginarlar doğrudan Urla'dan getirildi. Kapanışta ise geleneksel irmik helvası ikram edildi. Şef Özler, özellikle içli köfte ve irmik helvasının menüde yer alması konusunda ısrarcı olduklarını, aldıkları geri dönüşlerin de bu kararın doğruluğunu kanıtladığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>GASTRO-DİPLOMASİ GELENEĞİ</strong></h3>

<p>Küresel ölçekli siyasi zirvelerde ev sahibi ülkelerin kendi mutfak kültürlerini liderlere sunması, uluslararası ilişkilerde kültürel aktarımın en doğrudan yollarından biri olarak değerlendiriliyor. Gastronomi diplomasisi olarak bilinen bu yaklaşım, ülkelerin kültürel zenginliklerini ön plana çıkarırken, yerel tarım ürünlerinin ve bölgesel lezzetlerin dünya sahnesinde temsil edilmesine olanak tanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Siyaset</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/nato-zirvesinin-kadin-sefi-ozler-menuyu-anlatti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2604-1783607544085.jpg" type="image/jpeg" length="29669"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muratpaşa'da Nejat Üreğen'in adı parkta yaşatılacak]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/muratpasada-nejat-uregenin-adi-parkta-yasatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/muratpasada-nejat-uregenin-adi-parkta-yasatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaleiçi'nin korunmasına katkı sunan ve haziran ayında vefat eden mimar Nejat Üreğen'in adı, Muratpaşa'da hizmete açılan park ve büst ile yaşatılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde, kentin kültürel mirasının korunmasına yönelik çalışmalarıyla tanınan merhum mimar Nejat Üreğen'in adını taşıyan parkın açılışı gerçekleştirildi. Akdeniz Manşet'in aktardığı habere göre, Kaleiçi bölgesinde yer alan parkın açılış törenine Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, merhumun ailesi ve meslek odası temsilcileri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KALEİÇİ İÇİN NEDEN ÖNEMLİ BİR İSİM?</strong></h3>

<p>Törende konuşan Başkan Ümit Uysal, Üreğen'in kentin kültürel mirasına sunduğu katkılara dikkat çekti. Kaleiçi'nin Avrupa ve Avrasya'nın en önemli yaşayan antik kentlerinden biri olduğunu belirten Uysal, gelecek kuşakların kültür mirasını koruma bilincini bu tür adımlarla hatırlayacağını ifade etti. Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatmagül Yalçınkaya ise kentin belleğinde yer edinen bir ismin Kaleiçi'nde yaşatılmasının mimarlık camiası adına büyük bir onur olduğunu dile getirdi.</p>

<h3><strong>NEJAT ÜREĞEN KİMDİR VE HANGİ ÇALIŞMALARA İMZA ATTI?</strong></h3>

<p>1956 yılında doğan ve İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'nden mezun olan Üreğen, 1984'ten itibaren Antalya, Burdur ve Hatay'da çeşitli projelere imza attı. Eski Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu Başkanı Bülent Baykal'ın verdiği bilgilere göre, Kaleiçi Koruma Amaçlı İmar Planı sürecinde aktif rol alan Üreğen, Valilik binası başta olmak üzere pek çok tarihi yapının restorasyonunda görev yaptı. Mimari restorasyon süreçlerinin özenle yürütülmesi, Kaleiçi'nin bugünkü turistik ve kültürel değerini korumasında kritik bir zemin oluşturdu.</p>

<h3><strong>AİLESİ AÇILIŞTA NELER HİSSETTİ?</strong></h3>

<p>Mimarın kızı Serçin Üreğen Aydoğan, törenin kendileri için sadece bir isim verme etkinliğinden ibaret olmadığını vurguladı. Babasının binaları restore etmenin ötesinde, geçmişi geleceğe bağlayan bir köprü kurduğunu belirten Aydoğan, emeği geçenlere teşekkür etti. Araştırmacı-yazar Emin Altıner'in de anılarını paylaştığı tören, 6 Haziran 2025'te vefat eden Nejat Üreğen adına hazırlanan büstün açılışıyla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Muratpaşa Haberleri</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/muratpasada-nejat-uregenin-adi-parkta-yasatilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 14:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2579-1783597625092.jpg" type="image/jpeg" length="28513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mezopotamyalı çocuğun 4 bin yıllık kıyafet sitemi]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/mezopotamyali-cocugun-4-bin-yillik-kiyafet-sitemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/mezopotamyali-cocugun-4-bin-yillik-kiyafet-sitemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mezopotamya'da 4 bin yıl önce yaşayan İddin-Sin'in annesine yazdığı kıyafet şikayeti konulu kil tablet, insan doğasının değişmezliğini gözler önüne seriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen yaklaşık 4 bin yıllık bir kil tablet, antik çağlardaki aile içi iletişime dair ilginç veriler sunuyor. Araştırmacıların aktardığına göre, Kral Hammurabi döneminde Mezopotamya'nın Larsa kentinde yaşayan İddin-Sin isimli bir çocuk tarafından yazılan mektup, tarihin bilinen en eski çocuk şikayeti olarak kayıtlara geçti. Mektubun ana konusunu ise İddin-Sin'in annesi Zinu'ya kıyafetleri üzerinden ettiği sitem oluşturuyor.</p>

<p>Dönemin üst düzey görevlilerinden Şamaş-hazir'in oğlu olan İddin-Sin, tapınak okulunda eğitim görürken arkadaşlarının kıyafetlerini kendisininkilerle kıyaslıyor. Tabletteki ifadelere göre, babasının emrindeki alt kademe bir memurun oğlunun bile iki yeni kıyafeti bulunduğunu belirten çocuk, kendi giysilerinin her yıl daha da kötüleştiğini öne sürüyor. İddin-Sin mektubunda, 'Beni sen doğurdun ama sevmiyorsun, evlatlık alan anneler bile çocuklarını daha çok seviyor' diyerek duygusal bir baskı kurmaya çalışıyor.</p>

<h3><strong>KIYAFET ÜRETİMİ NE KADAR SÜRÜYORDU?</strong></h3>

<p>Olayın arka planında ise antik çağın zorlu tekstil üretim süreçleri yatıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre, o dönemde Zinu kıyafetleri hazır almıyor; yünü pazardan temin edip eğiriyor, dokuyor, boyuyor ve dikiyordu. Sıradan bir giysinin üretiminin üç ay, kaliteli bir kıyafetin tamamlanmasının ise bir yılı bulabildiği belirtiliyor. Çocuğun evdeki yün bolluğuna rağmen kıyafetsiz kaldığını iddia etmesi, annesinin aylar süren yoğun emeğini fark edemediğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TABLETTEKİ YAZIM HATALARI NEYE İŞARET EDİYOR?</strong></h3>

<p>Kil tablet üzerindeki teknik incelemeler, mektubun yazım sürecine dair önemli ipuçları barındırıyor. Bilim insanları, tabletteki yoğun yazım hataları, hizalama sorunları ve kenarlara taşan satırların, metnin profesyonel bir katip yerine yazmayı henüz öğrenmekte olan gencin bizzat kendisi tarafından kaleme alındığına işaret ettiğini belirtiyor. Çocuğun tam yaşı ve annesinin bu mektuba verdiği yanıt ise belirsizliğini koruyor.</p>

<p>Günümüze ulaşan bu arkeolojik belge, binlerce yıl geçmesine rağmen ebeveyn-çocuk ilişkilerindeki beklentilerin ve akran kıyaslamalarının insan doğasının değişmez bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/mezopotamyali-cocugun-4-bin-yillik-kiyafet-sitemi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2574-1783594517422.jpg" type="image/jpeg" length="94077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ünlü şarkıcı Bonnie Tyler 75 yaşında hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/unlu-sarkici-bonnie-tyler-75-yasinda-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/unlu-sarkici-bonnie-tyler-75-yasinda-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Total Eclipse of the Heart" şarkısıyla tanınan Galli müzisyen Bonnie Tyler, Portekiz'de tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü Galli pop-rock sanatçısı Bonnie Tyler, Portekiz'de bir süredir tedavi gördüğü hastanede 75 yaşında hayatını kaybetti. Sanatçının resmi internet sitesinden yapılan açıklamaya göre, acı haber sevenlerine duyuruldu.</p>

<p>Tyler, geçtiğimiz mayıs ayında Portekiz'de acil bir bağırsak ameliyatı geçirmişti. Operasyonun ardından iyileşme sürecini desteklemek amacıyla yapay komaya alınan sanatçının, geçen ay komadan çıktığı bildirilmişti. Ancak durumu ciddiyetini koruyan Tyler'ın tedavisi yoğun bakım ünitesinde devam ediyordu. Yaşanan sağlık sorunları nedeniyle sanatçının 18 Haziran'da İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleştirmesi planlanan konseri de iptal edilmişti.</p>

<h3><strong>MÜZİK DÜNYASINDAKİ YÜKSELİŞİ</strong></h3>

<p>Gerçek adı Gaynor Hopkins olan sanatçı, 1951 yılında Galler'in Neath bölgesi yakınlarında dünyaya geldi. Müzik kariyerine yerel mekanlarda sahne alarak başlayan Tyler, yetenek avcısı Roger Bell tarafından keşfedilmesinin ardından profesyonel adımlarını attı. İlk single çalışması olan "Lost in France" 1977 yılında müzikseverlerle buluştu. Aynı yıl piyasaya sürülen "It’s a Heartache" isimli country-pop eseri, İngiltere ve ABD listelerinde üst sıralara tırmanarak uluslararası tanınırlığının kapılarını araladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>UNUTULMAZ ESERLERİ VE ÖDÜLLERİ NELERDİ?</strong></h3>

<p>Kariyerinin zirvesine 1983 yılında Jim Steinman imzalı "Total Eclipse of the Heart" parçasıyla ulaşan sanatçı, bu eserle hem ABD hem de İngiltere müzik listelerinde bir numaraya yerleşti. Tyler'ın yakın dönemde BBC'ye aktardığı bir röportajda "Söylemekten asla bıkmıyorum" dediği parça, geçtiğimiz günlerde Spotify platformunda 1 milyar dinlenme barajını aşarak dijital çağda da kalıcılığını kanıtladı. 1984 yapımı Footloose filmi için kaydedilen "Holding Out for a Hero" ise yıllar sonra Shrek 2 animasyonunda kullanılarak yeni nesillerin de hafızasına kazındı.</p>

<p>Kariyeri boyunca üç kez Grammy ödülüne aday gösterilen başarılı müzisyen, 2013</p>

<p>Eurovision Şarkı Yarışması'nda İngiltere'yi temsil ederek 19. sırayı elde etti. 2022'de Kraliçe II. Elizabeth'in Onur Listesi'ne giren ve ertesi yıl Prens William'dan MBE nişanı alan Tyler, Robert Sullivan ile evliydi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Magazin</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/unlu-sarkici-bonnie-tyler-75-yasinda-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2565-1783591036455.jpg" type="image/jpeg" length="39975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['İyi Ki Doğdun' şarkısının bestecisi 7 yıldır hakkını arıyor]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/iyi-ki-dogdun-sarkisinin-bestecisi-7-yildir-hakkini-ariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/iyi-ki-dogdun-sarkisinin-bestecisi-7-yildir-hakkini-ariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin popüler doğum günü şarkısı "İyi Ki Doğdun"un bestecisi Dilek Kavraal, telif hakları için Dokuz Sekiz Müzik ile 7 yıldır hukuk mücadelesi veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de doğum günü kutlamalarının vazgeçilmez eseri "İyi Ki Doğdun" parçasının telif hakları konusundaki hukuki süreç devam ediyor. Eserin sahibi Dilek Kavraal, bilgisi dışında şarkının dijital platformlarda satıldığını öne sürerek Dokuz Sekiz Müzik şirketine karşı başlattığı hukuk mücadelesini 7 yıldır sürdürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sabah gazetesinden Ömer Karahan'ın aktardığı habere göre, Kavraal haksız kazanç elde edildiği gerekçesiyle ilgili dijital platformlara erişimin engellenmesini talep etmişti. Yıllara yayılan davada bilirkişi raporları incelenmeye devam ederken, taraflar arasındaki telif anlaşmazlığı henüz kesin bir çözüme kavuşmadı.</p>

<h3><strong>SAĞLIK SORUNLARINA RAĞMEN MÜCADELEYE DEVAM</strong></h3>

<p>Dava süreci boyunca ciddi sağlık sorunlarıyla da mücadele etmek zorunda kalan besteci, eserinin haklarından vazgeçmeyeceğini vurguladı. Kavraal, yapım şirketinin dayanak gösterdiği belgenin bir devir sözleşmesi olmadığını, yalnızca sanatçıların eser yayınlatmak için verdiği standart bir izin belgesi olduğunu iddia etti.</p>

<p>Hakkını sonuna kadar arayacağını belirten besteci, "İçinde devir kelimesi bile geçmeyen bir evrakla haklarıma el konulmaya çalışılıyor. Sağlığımı kaybettim ama eserimi kaybetmeyeceğim" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>ESER DEVİR SÖZLEŞMESİ MÜZİK SEKTÖRÜ İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?</strong></h3>

<p>Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında, bir eserin telif ve mali haklarının devri oldukça katı şekil şartlarına tabidir. Müzik sektöründe standart yayın izin belgeleri ile tüm mali hakların kalıcı olarak devredildiği sözleşmeler sıklıkla hukuki tartışma konusu oluyor. Kavraal'ın davasından çıkacak karar, "devir sözleşmesi" niteliği taşımayan belgelerle işlem yapıldığı iddia edilen benzer dosyalar için de emsal teşkil etme potansiyeli taşıyor.</p>

<p>Bu hukuki ayrımın altını çizen Kavraal, söz konusu belgelerin doğrudan devir sözleşmesi olarak kabul edilmesinin tehlikelerine dikkat çekerek, bu gidişatla hiçbir bestecinin elinde kendi eserinin kalmayacağını savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Yaşam</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/iyi-ki-dogdun-sarkisinin-bestecisi-7-yildir-hakkini-ariyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2562-1783588198306.jpg" type="image/jpeg" length="13150"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tayland'daki kazılarda 2000 yıllık altın yüzükler bulundu]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/taylanddaki-kazilarda-2000-yillik-altin-yuzukler-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/taylanddaki-kazilarda-2000-yillik-altin-yuzukler-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tayland'ın Phetchaburi eyaletindeki Demir Çağı mezarlığında yürütülen kazılarda, üzerinde antik Brahmi yazısı bulunan 2000 yıllık iki altın yüzük keşfedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tayland'ın başkenti Bangkok'un yaklaşık 130 kilometre güneybatısında yer alan Phetchaburi eyaletinde şubat ayından bu yana yürütülen kazı çalışmalarında, günümüzden yaklaşık 2000 yıl öncesine ait iki altın yüzük ortaya çıkarıldı. Demir Çağı'na tarihlenen Don Yai Thong arkeolojik alanındaki bir mezarda, bir iskeletin yanında bulunan yüzüklerden birinin üzerinde yer alan antik yazılar, bölgenin ticaret tarihine ilişkin yeni veriler sundu.</p>

<p>Associated Press (AP) ve Bangkok Post'un aktardığı bilgilere göre, ilk olarak yerel halkın bir pirinç tarlasında bronz parçalar bulmasıyla tespit edilen alanda şu ana kadar yarım düzineden fazla insan iskeletine ulaşıldı. İskeletlerin tamamının yüzleri kuzeydoğuya dönük ve başlarının üzerine bronz nesneler yerleştirilmiş şekilde gömüldüğü belirlendi. Araştırmacılar, elde edilen altın, bronz ve seramik buluntuların, mezarlığın o dönemdeki üst düzey yöneticilere veya asillere ait olabileceğini gösterdiğini bildirdi.</p>

<h3><strong>YÜZÜKTEKİ GİZEMLİ YAZININ ANLAMI</strong></h3>

<p>Bulunan iki altın yüzükten birinin sade bir tasarıma sahip olduğu, diğerinin ise antik Brahmi yazısıyla işlenmiş bir gravür taşıdığı açıklandı. Uzmanların yaptığı ilk incelemelerde yüzüğün üzerinde "Pushya tarafından korunan" anlamına gelen "pusarakhitasa" kelimesinin yazılı olduğu tespit edildi. Tayland Güzel Sanatlar Dairesi, "Pushya" ifadesinin Hint astrolojisinde şans ve uğur getirdiğine inanılan önemli bir burç işaretini temsil ettiğini duyurdu.</p>

<h3><strong>BRAHMİ YAZISI VE BÖLGESEL TİCARETİN İZLERİ NELERDİR?</strong></h3>

<p>Kökeni M.Ö. 3. yüzyıla kadar uzanan ve günümüzdeki birçok Güney Asya dilinin atası kabul edilen Brahmi yazısının bu bölgede bulunması, antik dönem deniz ticaretinin boyutlarını gözler önüne seriyor. Tarihçiler, yüzüğün Hint sosyal yapısındaki tüccar ve esnaf sınıfı olan "Vaishya" mensubu bir kişiye ait olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Bu durum, varlıklı Hintli tüccarların binlerce yıl önce Tayland'a kadar uzanan ticari ağlar kurduğunu veya bölgeye yerleştiğini işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arkeoloji ekipleri, alanın mimari yapısını tam olarak belgeleyebilmek amacıyla bölgede üç boyutlu tarama çalışmaları başlatacak. Ayrıca, buluntuların kesin yaşının hesaplanabilmesi için mezarlıktan toplanan kömür ve organik kalıntı örneklerinin, karbon tarihlendirme analizleri yapılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri'ndeki laboratuvarlara gönderileceği aktarıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/taylanddaki-kazilarda-2000-yillik-altin-yuzukler-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2537-1783577530699.jpg" type="image/jpeg" length="79952"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japon Bakan Motegi'den Ankara'da kahve paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/japon-bakan-motegiden-ankarada-kahve-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/japon-bakan-motegiden-ankarada-kahve-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da bulunan Japon Bakan Motegi, Türk kahvesi deneyimini paylaştı. Motegi, kahve falıyla uluslararası gelişmeleri tahmin edeceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, 36.</p>

<h3><strong>NATO</strong></h3>

<p>Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara'da bulunan Japon Bakan Motegi, sosyal medya platformu X üzerinden dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Temasları arasındaki molalarda otantik Türk kahvesi deneyimleyen Motegi, bu anları takipçileriyle videolu olarak paylaştı.</p>

<p>Bakan Motegi, Türkiye denildiğinde akla ilk gelen değerlerden birinin Türk kahvesi olduğunu vurguladı. Kahvenin filtre kullanılmadan, doğrudan suyla kaynatılarak hazırlandığını belirten Motegi, telvenin dibe çökmesinin ardından üstte kalan berrak kısmın içildiğini ayrıntılı şekilde anlattı.</p>

<h3><strong>TADI VE HAZIRLANIŞI DİKKAT ÇEKTİ</strong></h3>

<p>Türk kahvesinin yalnızca hazırlanışı ve tüketim şekliyle değil, içildikten sonra bıraktığı etkiyle de benzersiz olduğunu söyleyen Motegi, tadım sonrası izlenimlerini aktardı. Beklediği kadar acı bir tatla karşılaşmadığını belirten Japon Bakan, kahvenin kendine has doğal bir kokusu bulunduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>KAHVE FALIYLA KÜRESEL TAHMİN</strong></h3>

<p>Türk kahvesini dünya genelindeki diğer kahve türlerinden ayıran en önemli ritüellerden biri olan kahve falı geleneği, Japon Bakan'ın da yakından ilgisini çekti. Fincanın ters çevrilerek telvenin soğumasının beklenmesi ve ardından ortaya çıkan şekillerin yorumlanması geleneğine değinen Motegi, bu kültürel ritüeli esprili bir dille kendi diplomatik gündemine taşıdı.</p>

<p>Bakan Motegi paylaşımını, fincanın içinde kalan telveyle fal bakıldığını hatırlatarak sonlandırdı. Uluslararası siyasi ve diplomatik durumların bundan sonra nasıl bir seyir izleyeceğini, kahve falına bakarak tahmin etmeye çalışacağını belirterek takipçilerine keyifli bir mesaj verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Siyaset</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/japon-bakan-motegiden-ankarada-kahve-paylasimi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2516-1783513373119.jpg" type="image/jpeg" length="19408"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japon Bakan Motegi'den Türk kahvesi ve fal paylaşımı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/japon-bakan-motegiden-turk-kahvesi-ve-fal-paylasimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/japon-bakan-motegiden-turk-kahvesi-ve-fal-paylasimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da bulunan Japon Bakan Motegi, sosyal medya hesabından Türk kahvesi deneyimini ve fal geleneğini takipçileriyle paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu Ajansı'nın (AA) aktardığına göre, 36.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>NATO</strong></h3>

<p>Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında davetli olarak Ankara'ya gelen Japon Bakan Motegi, diplomasi trafiğine Türk kahvesi molası verdi. ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden bir video yayımlayan Motegi, geleneksel Türk kahvesi yapımını ve tadım sürecini takipçileriyle paylaştı.</p>

<p>Bakan Motegi, Türkiye denilince akla ilk gelen lezzetlerden birinin Türk kahvesi olduğunu belirtti. İçeceğin filtre kullanılmadan, suyla doğrudan kaynatılarak hazırlandığını ifade eden Motegi, telvenin dibe çökmesinin ardından üstte kalan berrak kısmın tüketildiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"KEYFİ İÇTİKTEN SONRA DA SÜRÜYOR"</strong></h3>

<p>Toplantılar ve görüşmeler arasındaki molalarda bu otantik lezzeti deneyimlediğini belirten Motegi, kahvenin sadece hazırlık aşamasıyla değil, sonrasındaki ritüelleriyle de benzersiz olduğunu dile getirdi. Tadım sonrası izlenimlerini aktaran Japon Bakan, içeceğin beklediği kadar acı olmadığını ve doğal bir aromaya sahip olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>KAHVE FALIYLA DİPLOMASİ TAHMİNİ</strong></h3>

<p>Türk kahvesi kültürünün ayrılmaz bir parçası olan fal bakma geleneği de Motegi'nin ilgisini çeken detaylar arasında yer aldı. Fincanın ters çevrilerek beklendiğini ve kalan telve ile fal bakıldığını anlatan Bakan, uluslararası durumların bundan sonra nasıl gelişeceğini fal bakarak tahmin etmeye çalışacağını esprili bir dille ifade etti.</p>

<h3><strong>KÜLTÜREL DİPLOMASİNİN DEĞİŞMEZ PARÇASI</strong></h3>

<p>Türk kahvesi, yüzyıllardır hem sosyal yaşamda hem de devletler arası resmi görüşmelerde önemli bir kültürel diplomasi aracı olarak işlev görüyor.</p>

<h3><strong>UNESCO</strong></h3>

<p>Somut Olmayan Kültürel Miras listesinde de yer alan bu köklü gelenek, yabancı diplomatların ve devlet insanlarının Türkiye ziyaretlerinde en çok ilgi gösterdiği kültürel ritüellerin başında gelmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Magazin</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/japon-bakan-motegiden-turk-kahvesi-ve-fal-paylasimi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2516-1783513373119.jpg" type="image/jpeg" length="85149"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Edis, çocukluk idolü Ricky Martin ile aynı sahneye çıkacak]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/edis-cocukluk-idolu-ricky-martin-ile-ayni-sahneye-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/edis-cocukluk-idolu-ricky-martin-ile-ayni-sahneye-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şarkıcı Edis, müzik kariyerine başlamasına ilham veren ve 1998'de ilk izlediği konser olan Ricky Martin ile 11 Temmuz'da İstanbul'da aynı sahneyi paylaşacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk pop müziğinin öne çıkan isimlerinden Edis, 11 Temmuz'da İstanbul Küçükçiftlik Park'ta düzenlenecek konserde dünyaca ünlü yıldız Ricky Martin ile aynı sahneyi paylaşmaya hazırlanıyor. Aktarılan bilgilere göre, Edis dünya yıldızının performansından önce sahne alarak izleyicilerle buluşacak.</p>

<p>Bu konserin Edis için taşıdığı kişisel anlam oldukça büyük. Sanatçı, geçmişte verdiği bir röportajda hayatında izlediği ilk büyük çaplı canlı performansın Ricky Martin'in 1998 yılında İstanbul'da verdiği konser olduğunu belirtmişti. Edis, profesyonel olarak müzik kariyerine adım atma ve sahneye çıkma kararını da o gün bu konserden etkilenerek aldığını ifade etmişti.</p>

<h3><strong>İDOLÜYLE AYNI SAHNEDE</strong></h3>

<p>Yıllar içinde Türkiye'de müzik listelerinde üst sıralara yerleşen ve geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Edis, bu konserle birlikte en büyük hayallerinden birini gerçekleştirmiş olacak. 11 Temmuz'daki etkinlikte Edis'in açılış performansının ardından Ricky Martin sahnede sevilen şarkılarını seslendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>1998'DEN BUGÜNE UZANAN SERÜVEN</strong></h3>

<p>Dünyaca ünlü sanatçıların Türkiye'deki stadyum ve açık hava konserleri, yerel müzisyenlerin kariyerlerinde genellikle önemli dönüm noktaları ve ilham kaynakları oluşturuyor. Ricky Martin'in 1998 yılındaki Türkiye turnesi de dönemin en çok konuşulan kültürel etkinliklerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. O dönem izleyici koltuğunda oturan genç bir müzikseverin, 26 yıl sonra aynı sanatçının konserinde açılış performansını sergileyecek olması, müzik endüstrisindeki kuşaklararası etkileşimi de somut bir şekilde gözler önüne seriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kültür-Sanat, Magazin</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/edis-cocukluk-idolu-ricky-martin-ile-ayni-sahneye-cikacak</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2473-1783493566135.jpg" type="image/jpeg" length="33643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çöpte bulduğu çerçeve 150 bin euroluk tarihi tablo çıktı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/copte-buldugu-cerceve-150-bin-euroluk-tarihi-tablo-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/copte-buldugu-cerceve-150-bin-euroluk-tarihi-tablo-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İspanya'da sokakta bulunan ve sadece çerçevesi için alınan tablonun, ünlü ressam Joaquín Sorolla'ya ait 150 bin euro değerinde bir eser olduğu ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya'nın Sevilla kentinde sokakta unutulan bir tablo, çerçevesi için evine götüren bir vatandaşın dikkati ve yapay zeka teknolojisi sayesinde sahibine geri döndü. Uluslararası basına yansıyan gelişmelere göre, bulunan eserin 19. yüzyıl ressamlarından Joaquín Sorolla'ya ait olduğu ve 150 bin euro değer taşıdığı belirlendi.</p>

<p>Murcia kentinden Sevilla'ya hafta sonu tatili için gelen 57 yaşındaki Andrés Hurtado, sokakta yürürken duvara yaslanmış halde bırakılan bir tablo fark etti. Resimdeki tekne figürlerinden çok, tablonun gösterişli altın çerçevesi Hurtado'nun ilgisini çekti. Tablonun çöpe atıldığını veya unutulduğunu düşünen adam, yalnızca çerçevesini kullanmak amacıyla eseri alarak evine götürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>YAPAY ZEKA İLE ORTAYA ÇIKAN GERÇEK</strong></h3>

<p>Tatil dönüşü evinde tabloyu detaylıca inceleyen Hurtado, akıllı telefonunda bulunan yapay zeka destekli görsel arama araçlarını kullanarak resmi internet üzerinde tarattı. Arama sonuçlarında eserin yüksek sanatsal değere sahip olabileceğini ve benzer eserlerle eşleştiğini gören vatandaş, Madrid'de faaliyet gösteren bir müzayede eviyle iletişime geçti.</p>

<p>Sanat uzmanlarının fotoğraflar üzerinden yaptığı ilk incelemelerde, eserin İspanyol usta ressam Joaquín Sorolla'ya ait orijinal bir parça olduğu tespit edildi. Sahil temaları, deniz ve ışık oyunlarıyla tanınan ressamın bu tablosunun piyasa değerinin 150 bin euro (yaklaşık 8 milyon TL) civarında olduğu rapor edildi.</p>

<h3><strong>KAYIP İHBARI VE POLİSE TESLİM</strong></h3>

<p>Tablonun gerçek değerini öğrenen Hurtado, haber bültenleri ve internet üzerinden yaptığı araştırmalarda eserin asıl sahipleri tarafından verilmiş bir çalıntı veya kayıp ihbarı bulunduğunu gördü. Durumun bir hırsızlık vakası veya taşınma sırasındaki büyük bir ihmal olduğunu anlayan vatandaş, herhangi bir maddi talepte bulunmadan tarihi eseri polise teslim etti. Tablo, emniyet güçleri aracılığıyla gerçek sahiplerine ulaştırıldı.</p>

<h3><strong>GÖRSEL ARAMA TEKNOLOJİLERİNİN SANAT DÜNYASINA ETKİSİ</strong></h3>

<p>Akıllı telefonlara entegre edilen yapay zeka destekli görsel arama motorları, son yıllarda kayıp veya değeri bilinmeyen sanat eserlerinin tespitinde artan bir kullanıma sahip. Uzman değerlendirmelerine göre, sıradan kullanıcıların da kolaylıkla erişebildiği bu teknoloji, hem sanat piyasasındaki şeffaflığı artırıyor hem de kayıp vakalarının çözüm sürecini önemli ölçüde hızlandırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünya, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/copte-buldugu-cerceve-150-bin-euroluk-tarihi-tablo-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2456-1783427372926.jpg" type="image/jpeg" length="26135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaşlı Yörük çobanı yaşayan insan hazinesi ödülünü aldı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/kasli-yoruk-cobani-yasayan-insan-hazinesi-odulunu-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/kasli-yoruk-cobani-yasayan-insan-hazinesi-odulunu-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaş'ta çobanlık yaparken üç telli cura çalmayı öğrenen Osman Kırca, Yörük kültürünü yaşattığı için 'Yaşayan İnsan Hazinesi' unvanına layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Kaş ilçesinde sarp kayalıklarda çobanlık yaparken müziğe yönelen Osman Kırca, yarım asrı aşan Yörük geleneğini yaşattığı için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Yaşayan İnsan Hazinesi' ilan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödülünü alan Kırca, 15 yaşında göç yollarında tanıştığı üç telli curasıyla atalarının mirasını günümüze taşıyor.</p>

<h3><strong>GİZLİCE BAŞLAYAN MÜZİK SERÜVENİ</strong></h3>

<p>Çocukluk döneminde babasının tellerinin kopacağı endişesiyle sazına dokunmasına izin vermediği Kırca'nın müzik yolculuğu, hayvanları otlatırken gizlice cura çalmasıyla başladı. Kırca'nın aktardığına göre, ilkokul 5'inci sınıftayken öğretmeninin okuması yönündeki ısrarlarına rağmen ailesi tarafından çobanlığa yönlendirildi. O dönemde saz tellerinin gemiyle geldiğini ve zor bulunduğunu belirten Kırca, amcasının oğlundan temin ettiği curayla dağlarda doğanın ritmini bestelere döktüğünü ifade etti.</p>

<h3><strong>ÜÇ TELLİ CURA NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?</strong></h3>

<p>Yörük kültürünün temel taşlarından biri olan üç telli cura, göç yollarındaki doğanın ritmini ve çobanların boğaz çalma geleneğini notalara ihtiyaç duymadan nesilden nesile aktaran otantik bir enstrüman olarak öne çıkıyor. Geleneksel usta-çırak ilişkisiyle öğrenilen bu enstrüman, Toroslar'daki konargöçer yaşam tarzının sözlü ve işitsel hafızasını oluşturuyor. Kırca'nın icrası da bu saf kültürel aktarımın en nadir örneklerinden biri kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>GÜNEY KORE'DEN CUMHURBAŞKANLIĞI ÖDÜLÜNE</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin bölgede 12 gün boyunca yaptığı alan araştırması ve dinlemeler sonucunda ödüle layık görülen Kırca, yeteneğinin kendisini Güney Kore'ye kadar taşıdığını vurguladı. Bugüne kadar aralarında müzik öğretmenlerinin de bulunduğu 200 öğrenciye cura eğitimi verdiğini anlatan usta isim, akademik eğitim alanların nota bağımlılığı nedeniyle geleneksel tavrı tam olarak yansıtamadığını savundu.</p>

<h3><strong>GELENEĞİN GELECEĞE AKTARIMI</strong></h3>

<p>Bugün 6 çocuğu bulunan ve en küçük oğlunun kendisinden daha iyi cura çaldığını belirten Osman Kırca, ilerleyen yaşına rağmen Yörük derneklerinin etkinliklerinde ve göç kervanlarında konserler vermeye devam ediyor. Günlük yaşamında 5-10 keçisiyle ilgilenen Kırca, eski eserleri unutmamak adına Torosların eteklerinde üç telli curasını çalmayı sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Kaş Haberleri, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/kasli-yoruk-cobani-yasayan-insan-hazinesi-odulunu-aldi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2439-1783418009133.jpg" type="image/jpeg" length="58750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da 3,6 milyonluk tarihi saat yeniden çalıştırıldı]]></title>
      <link>https://www.yenialanya.com/antalyada-36-milyonluk-tarihi-saat-yeniden-calistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenialanya.com/antalyada-36-milyonluk-tarihi-saat-yeniden-calistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya merkezde restorasyonu 3,6 milyon liraya mal olan tarihi Saat Kulesi, 10 Nisan'da yaşanan mekanik duraksamanın ardından yeniden çalıştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın simge yapılarından biri olan kentin merkezindeki tarihi Saat Kulesi'nde 10 Nisan 2026 tarihinde yaşanan duraksama, teknik ekiplerin müdahalesiyle giderildi. Yerli ve yabancı turistlerin zamanı takip ettiği kule, onarımın ardından normal işlevine geri döndü.</p>

<p>Antalya Körfez Gazetesi'nden Ertuğrul Gün'ün haberine göre, kulede daha önce gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 milyon 600 bin liraya mal olan restorasyon sürecinin ardından saatin periyodik olarak durması kamuoyunun dikkatini çekiyordu. Geçmişte yapılan incelemelerde, 19'uncu yüzyıla ait orijinal saatin çalındığı ve yerine takılan plastik mekanizmanın tarihi taşlarda çatlaklar oluşturduğu saptanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TARİHİ MEKANİZMA NASIL YENİLENDİ?</strong></h3>

<p>Plastik eklentilerin sökülmesiyle kule, 1985 yılındaki onarımını da üstlenen usta saatçi Recep Gürgen'e emanet edilmişti. Gürgen'in girişimleriyle İstanbul'daki bir koleksiyonerden sponsorluk vasıtasıyla temin edilen 19'uncu yüzyıl mekanizması, 21 Şubat 2024 tarihinde kuleye entegre edilmişti.</p>

<h3><strong>ÖNCEKİ ARIZANIN SEBEBİ NEYDİ?</strong></h3>

<p>Tarihi saatlerin modern altyapılara entegrasyonu sıklıkla teknik uyumsuzluklar barındırıyor. Nitekim 19 Ağustos 2025 tarihinde yaşanan önceki duraksamanın ardından Antalya Valiliği'nin talebiyle yapılan incelemede, sistemin ana enerji hattı yerine aydınlatma devresine bağlandığı tespit edilmişti. Aydınlatmaların açılıp kapanması mekanizmayı kesintiye uğratıyordu. Bu tür hassas mekanik sistemlerin kesintisiz güç kaynağı gereksinimi, tarihi yapı restorasyonlarında kritik bir detay olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Son olarak 10 Nisan 2026'da tekrarlanan sorunun hızlıca çözülmesiyle, Antalya'nın kalbinde yer alan tarihi yapı doğru zamanı göstermeye devam ediyor. Akdeniz turizminin kalbi konumundaki bölgede, kültürel mirasın korunması adına yürütülen teknik süreçler yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Haberleri, Gündem, Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.yenialanya.com/antalyada-36-milyonluk-tarihi-saat-yeniden-calistirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenialanyacom.teimg.com/crop/1280x720/yenialanya-com/uploads/2026/07/article-2430-1783401525535.jpg" type="image/jpeg" length="76163"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
