'Hayal kurmak ve oyun oynamak çocukları iyileştirir'

Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu "Çoço ve Mavi Kelebek Bir İyileşme Öyküsü" kitabının yazarı İlknur Tığlı oldu. Aynı zamanda bir pandemi annesi de olan klinik psikolog Tığlı, deneyimlerini Yeni Alanya okurları için aktardı

+1
Haber albümü için resme tıklayın

PAZARTESİ SOHBETİ / EBRU YAHŞİ

TIĞLI, mesleği olan klinik psikologluğu bir tarafa bırakarak yalın, olduğu ve hissettiği gibi bir anne olarak yazdığı kitabında tüm çocuklara ulaşmayı hedeflediğini ve hastalığın da iyi hissetmek kadar normal bir süreç olduğunu anlatmak istediğini belirtti.
Pandemi döneminin ilk günlerinde anne olan Tığlı ile annelik deneyimleri, yeni kitabı Çoço ve Mavi Kelebek Bir İyileşme Öyküsü’ne dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Tığlı’nın röportajından öne çıkan başlıklar ise söyle:

- İlknur Hanım, Pazartesi Sohbeti’ne hoş geldiniz. En yalın halinizle, uzmanlık alanınızdan sıyrılıp anne olarak bir iyileşme hikayesi yazdınız. Kitabı yazmanızı sağlayan motivasyon ne oldu?

Koronavirüs sürecini derinden yaşayan bir anneyim. Çocuklarımızı ne kadar iyi yetiştirirsek yetiştirelim, dışarıda kocaman bir dünya var ve bu dünyanın içinde iyi olmayanlar da var. Çocuklarımız bir şekilde iyi olmayan bu insanlar ile karşılaşacak. Tüm insanlığa daha iyi olmayı öğretmek çocukluktan başlıyor ise neden tüm çocuklar iyileşmesin ki, diye sordum kendime. Dünya öksürürken, sağlıklı olmak kadar hasta olmak da varken yaşamımızın içinde bu öyküyü yazdım. Tüm çocuklara ulaşıp, şifa olmak uzmanlık alanım olan Psikoloji ile mümkün değil ama kitap yazarak tüm çocuklara ulaşabilirim dedim. Bu nedenle bir iyileşme öyküsünü yazmaya karar verdim.

“MAVİ KELEBEK, ÇOÇO’YU GÜVENLİ ALANA ÇEKİYOR’


- Çoço ve Mavi Kelebek Bir İyileşme Öyküsü’nden bahseder misiniz?

Hasta olmanın da iyileşmek kadar normal olduğunu anlatmak istedim. Çünkü hastalandığımızda ya da başımıza bir şey geldiğinde, belki her zamankinden biraz kötü hissettiğimizde büyük yaşıyoruz her şeyi. Çocuklar bu durumu biraz daha derinden hissediyor. Oysa bu durum, hayatın olağan akışında olan bir gerçeklik. Her zaman çok iyi olamayız…
Çoco bir gün herkes gibi hasta olabileceğini ve hastayken bir şeylerden mahrum kalacağını öğreniyor. Tıpkı pandemi dönemindeki gibi.
Çoço, çok istediği bir yere gidemiyor çünkü hasta. Bilge arkadaşı Mavi Kelebek Çoço’ya “Evet, gidemiyoruz ama bu bizim hayal kurmamıza engel değil, haydi güvenli alanımıza girelim” diyor. Mavi Kelebek’in yönlendirmesi ile kendi güvenli alanına giren Çoço, ertesi gün uyandığında daha iyi hiddediyor.


‘DIŞARDA VİRÜS, İÇERDE ANNESİNİN TECRÜBELERİNDEN UZAK KALMAK DURUMUNDA OLAN, ELİNDE MİNİCİK BEBEĞİYLE KALMIŞ LOHUSA BİR ANNE’


- Pandemi annesi olmak nasıl bir duygu? Pandemide hangi deneyimleri kazandınız?


Net konuşacağım, çok zor bir duygu. Çünkü başlı başına anne olmak çok keyifli ama bir o kadar da özverili olmanız gereken bir durum. Ne kadar kitap okumuş, araştırma yapmış, bilgi edinmiş olursanız olun bu işin okulunu da okusanız çok başka bir şey annelik. Bir de pandemide anne olmak çok daha zor. En üzücü yanı da tecrübe sahibi olan insanlardan uzak kalmamız gerektiğiydi. Bu süreçte annemden ayrı kaldım. Lohusa bir kadın, elinde bebek, çevremizde göremediğimiz bir düşman… Savaşıyoruz, korunmaya çalışıyoruz. Bebeğim küçücük ve bana muhtaç. Bir tarafta anneme bir şey olursa diye ağlıyorum diğer tarafta çocuğuma bir şey olur mu diye korkuyorum.
Dışarı çıkamıyor ve evde kalmak zorunda olmayı bir tarafa bırakıyorum, bir hastalığın size bu kadar yakın olması endişe verici. Tam da burada pandemi annesi olarak hem kendimi hem de dünyayı henüz tanıyan evladımı korumum gerekiyordu. Onun hasta olabileceğini düşünmek inanılmaz kaygı veren bir durumdu. Ama çok iyi bir okuldu. Arınmak, sadeleşmek ve düzeltmek istediğim ne varsa bu süreçte her şeyi dileğim gibi dönüştürdüm. En kıymetli deneyimim yazmak oldu. İlk günlerin acısını atlattıktan sonra yazmaya başladım. Ben yazan tarafta olmalıyım. Belki de yazmak, kendimi iyileştirme metodumdu. Yazdıkça iyi hissettim.


‘ÇOCUKLAR HAYATIN İÇİNDE OLAN GERÇEKLERİMİZİ ÖĞRENDİ’


- Özellikle pandemi ile birlikte çocuklar hastalık, bağışıklık, entübe, yoğun bakım, ölüm gibi kelimeleri ezberlemiş durumda. Hastalık ve diğer kavramları öğrenen çocuğunuza anne olarak nasıl yaklaştınız?

Pandemi dönemi, yaşadıklarımız, okuduklarımız, izlediklerimiz hem yetişkinler hem de çocuklar için bir çok travmatik anı yarattı. Ama birşey öğretti: Her şeyi olduğun gibi yaşamalı, anlatmalısın. Ne süslemelisin ne de abartmalısın… Pandemiyle beraber insanların beslenmesi, spor yapma şekli, çalışması hatta giysi seçimi bile değişti. Eşim bankacı pandemi öncesi takım elbise giyerdi şimdi ise kot pantolonla işe gidiyor. Belki de normali buydu. “Bir bankacı şöyle olmalı, bir psikolog iyi giyinmeli…” Biz çok anlam yüklemişiz, kalıplara sıkıştırmışız herşeyi. Bu dönem öğrendik ki yalnızca açık olan tek bir marketten alışveriş yapabiliyormuşuz mesela, sokağa çıkma kısıtlaması başlamadan evde olabiliyormuşuz. Biz yetişkinler çok şey öğrendik. Çocuklar da öğrenmeli. Çocuklar hastalığı, ölümü, entübe edilmeyi öğrenmeli çünkü bunlar hayatın içinde var ama entübeden hayata dönenler de, iyileşenler de var. Bakın bu bir süreç, bunu çocuklar deneyimleyerek öğrendiler. Belki tüm bunları bu denli bilmeselerdi okula uyum sağlayamayacaklardı. Yağız küçüktü ve süreci algılamadı ama olduğu gibi yaşanması gerektiği gibi yaklaştım ona.

‘HEM ANNELİK SÜRECİMİ HEM DE PANDEMİYİ ÖĞRENMESİ İÇİN VAKA SAYILARINA VARANA KADAR YAZDIM”


- Peki Yağız’a nasıl anlatacaksınız pandemiyi?

Çoço ve Mavi Kelebek kitabının yanı sıra Yağız’a yazdığım kocaman bir defter var. Emzirirken mememin yara olmasından tutun da dikişlerime sürdüğüm kremlerin ne kadar acıdığını bile yazdım. "O erkek, bunları bilmemeli" diyenler de olacaktır belki ama hayır. O erkek ve hayatına dokunacağı bir kadın olacak ve tüm bunları bilsin. Bir kadının hamileliğinde, doğumunda, emzirme sürecinde ne yaşadığını bilsin… Annesine değer versin diye değil bir erkeğin bir kadına değer vermeyi bilmesi için yazdım. Pandemide hergün vaka sayılarına varana kadar yazdım. Oğlum büyüdüğünde onunla yazdıklarımı okumayı ve onunla yeniden ağlamayı isterim. Dünya için zordu, anne ve baba olarak bizim için de zordu. Zaman neyi gösterir bilmiyorum ama pandemiyi de bilmeli çünkü ilerde neyle karşılaşacak bilmiyorum.

‘SIKILDIĞINIZ ANLARDA OLMAK İSTEDİĞİNİZ YER’


- Kitapta Çoço hastalanıyor ve arkadaşı Mavi Kelebek, hayal kurarak Çoço’nun güvenli alana girmesini sağlıyor. Güvenli alan nedir?

Güvenli alan aslında herkesin kendini iyi ve mutlu hissettiği alandır. Burası bazen yeşil bir bahçe, deniz kenarı olabilir, ev olabilir. Hani bazen iyi hissetmediğiniz anlarda “Ah keşke şimdi orada olsaydım” dediğiniz anlar olur. İşte olmak istediğiniz o yer, güvenli alanınız. Aslında çoğu kişi güvenli alanına gidiyor ama bunun farkında olmuyor.


‘GÖZLERİNİZİ KAPATIN VE OLMAK İSTEDİĞİNİZ YERİ HAYAL EDİN’


- Okurlarımız için güvenli alana nasıl girilebileceğini anlatır mısınız?

Bu yüzden çok seviyorum güvenli alanı. Herhangi bir komuta gerek olmadan gözleriniz açık ya da kapalı olarak hayal edebilirsiniz. Bizim yapmayı bıraktığımız şey hayal kurmak. “Şu an bu sıkıcı toplantıda olmaktansa:..... olmalıyım” işte, güvenli alana girmek üzeresin. Şimdi olmak istediğin yerdeki ayrıntıları düşün, orada neyi yapmak istediğini hayal kurmaya devam et. Al kendini ve götür alanına. Ben güvenli alanım için “yeşil” anahtar kelimesini kullanıyorum. Yeşil dediğim anda doğduğum şehire, memleketime giderim. Oradaki ırmağı görürüm, rüzgarı hissederim, yemyeşil kırlarda gezerim. Anneler için güvenli alan bazen çocuklarının yanı olur, bazı insanlar için işyeri ve çalışmak güvenli alandır. Bazen de Mavi Kelebek olmanız gereken zamanlar olabilir. Hasta yatağında yatan bir çocuk ya da yetişkin olduğunda o kişiye “Haydi gel, hayal kuralım” diyebiliriz. Hayal kurdurabilirsiniz çünkü hayal, iyileştirir. Her yeni yılda, yeni bir bilinmeze adım attığımız için heyecanlanırız, iyi hissettirir. İşte tam da bu noktada hastalar ve çocuklar için anda olmak çok kıymetli. Hastayken bir adım sonrası korkutur oysa anı yaşamak ve hayal kurmak iyileştirir…

‘OYUN VE HAYAL İYİLEŞTİRİR’


- Hayal ve iyileşmek diyorsunuz bu aynı zamanda bir oyun. Anne olarak çocuğunuz hastalandığında ne yapıyorsunuz?

Tüm yetişkinlerin bir mesaisi var, çocukların mesaisi de oyun. Goethe'nin “Çocuk oynayarak öğrenir” sözü tam da bu noktada daha da anlam kazanıyor. Çocukları anda tutan şey, oyun. Öğrenirler, deneyim kazanırlar, kendileri olurlar. Sizin kare gördüğünüz birşey onun hayal dünyasında bambaşka onlarca oyuna dönüşür. Oyun ve hayal saç ayağı gibidir. Oğlum hastalandığında “Evet şu an iyi değilsin, oynayamıyorsun ama oynadığını hayal edebilirsin” diyorum. Gözlerimizi kapatıyoruz ve hayal dünyasında oyunlar oynuyoruz.

‘INSTAGRAM SAYFAMIZDAN İLETİŞİM KURABİLİRLER’


- Okurlarınız kitabınızı nereden ve nasıl alabilirler?

Şu an için Shopier, İlke Psikoloji ile Çoço ve Mavi Kelebek Instagram adresinden alabilirler.
Çok yakın zamanda Kitap Yurdu ve Trendyol’da da olacağız.

‘BİR ÇOCUK DEĞİŞİRSE DÜNYA DEĞİŞİR’


- Yeni kitabınız hayırlı olsun, umarım tüm okurlar güvenli alanları Mavi Kelebek ile bulur ve daha iyi hisseder. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Çok teşekkür ederim, keyifli bir sohbetti. Karşınızda anne olarak duruyorum, maddi bir kazanç hedefim yok, manevi bir doyum almak istiyorum. Tüm çocuklara ulaşmak istiyorum.
İlke Psikoloji’de de hem ebeveynlere hem de yetişkinlere küçük ücretlere atölyeler kuracağız. Bir çocuk değişirse dünya değişir, bunun farkındayım. Dünyanın güzelleşmesini istiyorum.

R.A.1.
Tığlı, deneyimlerini Yeni Alanya okurları için anlattı.

R.A.2.
Tığlı, Yahşi’nin sorularını yanıtladı.

R.A.
İlknur Tığlı

10 Oca 2022 - 00:09 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.


ARSA ARAYANLAR!

Türkler Mahallesi’nde denize 650 metre mesafede imarlı arsa. 106 ada, 22 parsel, müstakil tapu, 1790,85 m2, 4 kat 4 adet 1+1 daire, 5 adet 2+1 daire,...

0 532 234 28 66

SATILIK TARLA

Antalya/ Alanya Sapadere Hatipli Mahallesinde bulunan 6078 metre kare, 365 ada, 3 parseldeki tarla satılıktır. Elektrik ve yol sorunu olmayan, bahçe y...

0 533 442 15 15

NATUREL TİCARET SEVKİYAT-PAKETLEME ELEMANI

 Lüks hırdavat, kırtasiye, oyuncak ve kozmetik ürünlerinin toptan satışının yapıldığı işyerimize ALANYA market piyasası deneyimi olan, SRC belgeli, 25...

0 533 564 73 25

YARDIMCI KADIN

 Haftada 5 gün,sabah 9, akşam 5 evde yardımcı KADIN aranıyor. 

0 532 232 30 20

TOPÇU GROUP

Bünyesindeki petrol ofisinde görevlendirilmek üzere; Mahmutlar bölgesinde ikamet eden (2 kişi) pompacı ve (1 kişi) market görevlisi aramaktayız. 

0 536 746 73 77

KEMAL BAY OTEL -***** KİRALIK DÜKKANLAR

 * Hamam+SPA * Market+Hediyelik * Ev Tekstili * Butik * İç Giyim+Parfümeri * Fotoğraf * Çanta+Ayakkabı * Kuaför * Gümüş+Saat * Nargile * Emlak * Vitam...

0 505 290 05 38

NATUREL TİCARET SATIŞ-PAZARLAMA ELEMANI

 Lüks hırdavat, kırtasiye, oyuncak ve kozmetik ürünlerinin toptan satışının yapıldığı işyerimize ALANYA Market piyasası deneyimi olan, SRC belgeli, pr...

0 533 564 73 25

BAYAN ELEMAN

 Kendi evinizde magnet (BUZDOLABI SÜSÜ) boyama işi için BAYAN ELEMAN aranıyor. * Saat 10.00-18.00 arası arayınız lütfen. 

0 538 864 67 66