Alanyalı Kocaman: 'İstanbul Zirvesi’nde Türk dünyasının vizyonu belirlenecek'

31 Mart’ta Türk Konseyi gayrı resmi zirvesi yapıldı. Bu zirvenin önemli detaylarını Türkiye’yi temsil eden Türk Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Alanyalı Dr. Ömer Kocaman, Türkiye Gazetesi'nden Meryem Aybike Sinan'a önemli açıklamalarda bulundu. İşte o röportaj...

Ömer Bey, 31 Mart’ta Kazakistan’ın Türkistan Şehrinde yapılması planlanan “Türk Konseyi gayrı resmi Zirvesi” pandemi nedeniyle çevrimiçi yapıldı. Bu zirveye bütün liderler katıldı.  Bu zirvenin ana teması “Türkistan” idi. Bunun özel sebebi var mı? Türkistan Türk Milleti için neden önemli?

“19 Haziran 2018 tarihinde, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Güney Kazakistan eyalet merkezi Çimkent’e büyükşehir statüsü verilmesi, eyaletin adının Türkistan eyaleti olarak değiştirilmesi ve eyalet merkezinin Türkistan kentine taşınmasını öngören bir kararname imzaladı. Nazarbayev, burada yaptığı konuşmada, Türkistan eyaletinin merkezinin bundan böyle, yüzyıllardır Kazak Hanlığının ve bütün Türk dünyasının siyasi ve manevi hayatının kalbi olan Türkistan kenti olacağını ilan etti. 

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Listesine alınan Hoca Ahmet Yesevi Türbesi gibi tarihi yerleriyle bir inanç merkezi haline gelen Türkistan, yılda yüz binlerce turist ağırlıyor. Eski İpek Yolu güzergahında yer alan Türkistan'dan uluslararası demir yolu ve kara yolların geçmesi, kente stratejik önem kazandırıyor.

Bu anlayışla, Türkistan'a Zirvemiz çerçevesinde verilen “Türk Dünyası'nın Manevi Başkenti” unvanının şehre, tüm Türk Dünyası için bir itici güç ve bir yakınlaşma noktası olma yolunda eşsiz bir tarihi fırsat ve onurlu bir misyon sağlayacağına inanıyorum.

Ömer Bey, Türk Konseyi ismi ne anlama geliyor? Bundan sonra bu adın değişmesi söz konusu olacak mı? Liderlerin genel kanaatleri ne yöndeydi? Yani Türk Konseyi’nin Uluslarası bir örgütten Uluslarüstü bir örgüte evrilmesi gündeme geldi mi? Bu konuya yaklaşım ne yönde? Türk Konseyi Bayrağının bütün liderlerin yanındaki devlet bayraklarının yanında yer almasının özel bir anlamı var mı?

“Aslında teşkilatımızın tam adı 2009 tarihinde imzalanan Nahcivan Anlaşması’nda da belirtildiği üzere “Türk Dili Konuşan Ülkeler İş birliği Konseyi”, ancak kısaca “Türk Konseyi” olarak kullanıyoruz. Teşkilatımızın isminde de işaret edildiği üzere, Sovyetler Birliği’nden bağımsızlıklarını kazanmış Türk Dili Konuşan Devletler arasındaki ortak dil, ortak tarih ve ortak kültürden alan dostane ilişkilerin özellikle bu devletlerin siyasi ve ekonomik gelişimlerini destekleyecek iş birliği mekanizmaları üzerinden yakınlaştırılmasını hedefleyen bir yapı olarak 2009 yılında tesis edilmiştir.

Türk Konseyi’nin 15 Ekim 2019 tarihinde Bakü’de düzenlenen 7. Zirvesi’nde Kazakistan Cumhuriyeti’nin Birinci Cumhurbaşkanı, Elbaşı ve Türk Konseyi’nin Onursal Başkanı Sayın Nursultan Nazarbayev’in Türk Konseyi’nin adının “Türk Devletleri Teşkilatı” olarak değiştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Gayriresmi Zirve sonrasında yayınlanan Türkistan Bildirisinde de Devlet Başkanlarımız, Sayın Nursultan Nazarbayev’in Türk Konseyi’nin isminin değiştirilmesi girişimini destekleyerek, Dışişleri Bakanlarına ve Sekretaryamıza, 2021 sonbaharında Türkiye Cumhuriyeti'nde düzenlenmesi öngörülen 8. Zirvede alınabilecek bu karara temel teşkil edecek belgeleri hazırlama talimatı vermişlerdir.

Bu çerçevede, Sekretaryamız, Türk Konseyi’nin adının değiştirilmesi için gerekli tüm çalışmayı üye ülkelerimizin ilgili kurumlarıyla yakın bir iş birliği içinde tamamlayacak ve İstanbul Zirvesi’nde saygıdeğer Devlet Başkanlarımızın onayına sunacaktır.

Gayriresmi Türkistan Zirvesinde Liderlerimiz devlet bayraklarının yanında Türk Konseyi bayrağına da ilk kez yer vermişlerdir. Bu tercihin, esasen üye ülkelerimizin kendilerini öncelikle Türk Konseyi ülkesi olarak görmelerinin ve Türk Dünyasına aidiyetlerinin bir simgesi; Konseyimizin ise kurumsal gelişmişliğinin üye ülkelerimiz tarafından takdir edildiğinin ve desteklendiğinin bir işareti olarak değerlendirilebileceğini düşünüyorum.

Karabağ Zaferi, özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlhan Aliyev tarafından detaylı olarak anlatıldı. Zangazur ’un öneminin altı çizildi. Özellikle “Turan Koridoru” ifadesi Sayın Nazarbayev tarafından kullanıldı. Türk Devletleri “ekonomi, eğitim, ticaret, askeri iş birliği” konularında ne gibi yeni görüşler sundular?          

Zirvede, Devlet Başkanlarımızın ekonomi, eğitim, ticaret ve diğer birçok alanda çok kıymetli öneriler dile getirdiler. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in Zangazur Koridoruna yaptığı atıf, Karabağ zaferiyle ulaştırma alanında elde edilen yeni fırsatlara vurgu yapması ve tüm üye ülkelere bu koridordan faydalanmaları için çağrıda bulunması açısından oldukça kıymetli.

Bunun yanısıra, Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da Türk Dünyası içinde kombine ulaştırma ve taşımacılık imkânlarını geliştirmesinin büyük önem arz ettiğine ve Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor üzerinden Avrupa’ya kesintisiz ve engelsiz bağlantının temin edilmesinin Türk Konseyi ülkelerinin stratejik değerini ve refahını artıracağına vurgu yapmıştır. Sayın Erdoğan, Konsey bünyesinde bu alanda yürütülen çalışmalara ivme kazandırılması gerektiğine işaret etmiş ve müzakereleri halihazırda devam eden Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşması’nın bir an önce imzalanması yönünde çağrıda bulunmuştur.  

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Türk Konseyi ülkelerinin temel hedeflerinden birinin ticaret hacmini arttırmak olduğunu, bu bağlamda önemli ulaştırma hatlarının kesiştiği noktada yer alan Türkistan’ın büyük yatırım ve ticaret ve ekonomik imkanlara sahip olduğunu, bu çerçevede önemli doğal kaynakları insan sermayesi ve turizm potansiyelini dikkate alarak Türkistan bölgesinde Türk ülkelerinin özel ekonomik bölgesini oluşturmayı önermiştir.

Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev, küresel krizin olumsuz sonuçlarının üstesinden gelmek, yeni koşullarda ticaret, yatırım, sanayi ve ulaşım bağlantılarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesine odaklanarak Üye Devletlerin elektronik ticaret ve dijital teknolojilerin geliştirilmesinin yanı sıra, yakın ve orta vadeli bir ekonomik iş birliği stratejisi geliştirmeyi önerdi. Ayrıca Türk Konseyi’nin artık kendi yatırım fonunu ve Türk Dünyası kalkınma bankasını oluşturmanın zamanının geldiğini vurguladı.

Sayın Tokayev, eğitim alanındaki iş birliğinin gelecekteki başarılı ortaklıklar için kilit bir faktör olacağının altını çizerek, Türk Konseyi ülkeleri arasında ortak bir kültür, eğitim ve bilim sahasının oluşturulmasının gerektiğini ve bu çerçevede “Ulu Türkler Eğitim Fonu” adlı bir fonun hayata geçirilmesinin mümkün olabileceğini belirtti.

Eğitim alanına dikkat çeken bir diğer lider ise Sayın Nazarbayev olmuştur. Kendisi hitabında Latin alfabesini kullanmak, Türk Dünyasın gençliğinin gelişimini küresel düzeyde teşvik etme fırsatı sunan ortak bir sistem sağlayacağını ifade etmiştir.

Türkistan Zirvesine Türkmenistan lideri Kurbankulu Berdimuhammedov misafir olarak davet edildi ve kendileri lütfedip icabet ettiler. Türkmenistan’ın İstanbul Zirvesi’ne bir sürpriz yapması bekleniyor mu? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üyelik teklifi karşılık bulur mu?

Türkmenistan, Türk Dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak bugüne kadar yapılan tüm Türk Konseyi zirvelerine istisnasız olarak davet edilmiştir. Sayın Berdimuhamedov’un, ev sahibi Kazakistan’ın bu nazik davetine icabet etmesi bizleri memnun etmiştir. İstanbul Zirvesi’nde de kendilerini aramızda görmeyi arzu ediyoruz.

Türkmenistan’ın Türk Konseyi’ne tam üye olması öncelikli hedeflerimizden. Liderlerimizin ve üye devletlerimizin de iradesi ve beklentileri bu yönde. Elbette ki, Türkmenistan’ın İstanbul Zirvesi’nde Türk Konseyi ile resmi bir ilişki tesis etme kararı almasını yürekten arzu ediyoruz ancak bu yönde kesin bir ifade kullanmak için henüz erken olduğunu düşünüyorum.

Türk Konseyi ülkeleri arasında ortak bir dil ve alfabe oluşturma hususu müzakere ediliyor mu? Bütün Türk Konseyi üyeleri arasında ortak alfabe kullanımının çok önemli olduğuna dair Türkologların ortak görüşü var. Bu mesele hangi boyutuyla ele alındı veya istişare edilmesi yönünde bir karara varıldı mı?

Bu doğrultuda Sekretaryamız tarafından başlatılan bir süreç halihazırda mevcuttur. Türk Konseyi Aksakallar Konseyi’nin ikinci ve üçüncü toplantılarında ortak terminoloji oluşturulmasına yönelik alınan kararlar doğrultusunda, Türk Konseyi bünyesinde Üye Ülkeler Dışişleri Bakanlıkları tarafınca atanan uzmanlardan oluşan Ortak Terminoloji Komitesi oluşturulmuştur.

Komite’nin ilk toplantısı 16 Kasım 2012 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir. Toplantıda, “Ortak Terminoloji Kurulu” olarak anılacak Komite’nin çalışma esasları ele alınarak kabul edilmiş ve terminoloji geliştirme çalışmalarının ilkeleri belirlenmiştir.

Komite tarafından yürütülecek çalışmalara ilişkin olarak alınan kararlar arasında ortak terimler sözlüğü, açıklamalı ve resimli ortak kelimeler sözlüğü, ortak kişi adları ile atasözleri ve deyimler sözlüklerinin hazırlanması yer almaktadır.

Artık söz konusu çalışmalar; görev alanı itibariyle tarih, terminoloji ve arkeoloji gibi konularda faaliyetler yürüten Türk Akademisine devredilmiştir. Son olarak, Türk Konseyi ve Türk Akademisinin çalışmalarından Kazakistan’ın latin alfabesine geçiş sürecinde de istifade edilmiştir.

Türk Konseyi Genel Sekreteri Bağdat Ambrayev, Zirve’de yaptığı konuşmada yaklaşık 10 ülkenin Türk Konseyi’ne üye olma talebi olduğunu söyledi. Bu ülkelerin hangi ülkeler olduğunu öğrenebilir miyiz? Konsey’in tam veya gözlemci üyelik için belli kriterleri yerine getirme gibi bazı ön koşulları var mı?  Varsa bunlar neler?

“Son 2 yıl içinde, aslında yaklaşık 15 ülke Türk Konseyi’nde gözlemci üyelik statüsü için bizimle temas kurdu. Bu ülkeler: Beyaz Rusya, Rusya, Ukrayna, Moldova, Moğolistan, Güney Kore, İran, Afganistan, Lübnan, Malta ve Katar.  Ayrıca Japonya, Malezya ve Bangladeş gibi ülkeler de Türk Konseyi ile ortaklık yapma arzularını ilettiler.  

Çok sayıda almış olduğumuz bu taleplere, Türk Konseyi’nin gelecek hedefleri çerçevesinde cevap verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de bu çalışmanın üye ülkelerle müzakere edilip, İstanbul Zirvesi’nde karara bağlanması için var gücümüzle çalışıyor olacağız.

Türk Konseyi’nin Uluslararası boyuttan Uluslarüstü bir boyuta evrilmesi demek, “Türk Birliği” demek aslında. Bu Zirve’de bu yönde hangi gelişmeler oldu? Liderlerin bu anlamda genel eğilimleri nelerdi?

Sayın Nursultan Nazarbayev özellikle çalkantılı dönemlerde ülkelerimizin güçlü kalabilmesini teminen Türk entegrasyonu çevresinde birleşmenin önemli olduğunu dile getirmiş ve önemli uluslararası konularda ise Türk Konseyi üye ülkelerinin uluslararası güçler nezdinde söz sahibi önemli bir aktör haline gelmesini arzuladığını ifade etmiştir. Liderlerimizin bu yöndeki beklentileri, Türk Dünyasına atfettikleri ve her geçen gün daha da ağırlık kazanan önemli misyonu göstermektedir.

Türk Konseyi Zirvesi’nde altı çizilmesi gereken en önemli karar veya öneri hangisi oldu? Önümüzdeki Zirve’nin hazırlıkları ne zaman başlayacak ve 12 Kasımda İstanbul’da yapılacak Zirve’nin ana başlıkları belli mi? Bu Zirve’de olası sürprizler neler olabilir?

Zirve’nin en önemli kararlarından biri, teması itibariyle Türkistan şehrinin Türk Dünyası’nın manevi başkenti olarak ilan edilmesi olmuştur. Bu çerçevede Türk Konseyi başta olmak üzere diğer tüm Türk İş birliği Teşkilatları (TÜRKPA, TÜRKSOY, Türk Akademisi ve Türk Kültürü ve Mirası Vakfı) Türkistan’ı dünyaya tanıtacak önemli faaliyetler gerçekleştirecektir.  Bu çerçevede, Türk dünyasının diğer önemli kentlerin de gelecekte benzer özel statü alabilmelerinin yolu açılmış oldu.

Daha önce de belirttiğim üzere, Zirve’de hukuki altyapısının oluşturulması talimatı verilen bir diğer önemli karar ise, Türk Konseyi’nin isim değişikliği olmuştur.

12 Kasım 2021’de Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenmesi öngörülen İstanbul Zirvesi’nde görüşülecek konular ve alınacak kararlar, Türk Dünyası ve Türk Konseyi’ndeki iş birliğinin geleceğine hükmedecek nitelikte olacağını düşünüyorum.

Aynı şekilde, Türk Konseyi’nin uzun vadeli hedeflerini ve stratejisini ortaya koyacak “Türk Dünyası 2040 Vizyonu” belgesinin gerçekçi ve somut hedefleri içerecek şekilde tamamlanmasını teminen üye ülkelerimizin ilgili kurum ve kuruluşlarıyla eşgüdüm halinde süregelen çalışmalarımızı İstanbul Zirvesi’nde sonuçlandırmayı temenni ediyoruz.

İstanbul Zirvesi’nin en önemli çıktılarından biri olmaya aday diğer bir konu ise, Türk Yatırım Fonu’nun kuruluşunun bir karara bağlanması olacaktır.

Henüz bu yönde resmi bir bildirim söz konusu olmamakla birlikte, Türkmenistan’ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine Türk Konseyi’ne gözlemci üye veya tam üye olarak katılması ihtimalini şahsen İstanbul Zirvesi’nin olası sürprizlerinden biri olarak görüyorum.

Türk Konseyi Zirvesi’nde amaç hasıl oldu mu? Konseyi’n ebedi Onursal Başkanı Elbası Nursultan Nazarbayev ile sık sık görüşmeler yapıyor musunuz? Yol haritasının oluşturulmasında Elbası’nın öneri ve görüşlerini alıyor musunuz? Bu iletişim kanalı nasıl gerçekleşiyor?

Zirvenin amacına hasıl olduğu, hatta yapılan tekliflerin derinliği ve çeşitliliği göz önüne alındığında planlanın ötesine geçen sonuçların alındığı ve İstanbul Zirvesi öncesinde yol haritasının belirlendiği çok önemli bir zirve olarak tarihimizdeki yerini almıştır.
Türk Konseyi’nin yol haritasının oluşturulmasında aslen Zirvelerde dile getirilen öneriler ve kabul edilen bildiri metni belirleyici rol oynuyor. Bu çerçevede, Türk Konseyi Onursal Başkanı başta olmak üzere Zirvelerimize katılan tüm liderlerimizin görüş ve önerilerini talimat olarak addediyor ve o çerçevede çalışmalarımıza yön veriyoruz.

Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev, daha çok kültür, medeniyet, edebiyat, sanat ve din vurgusu yaptı. Özbekistan bu yönüyle Türk Dünyası için bundan böyle hangi yönüyle öne çıkacak?

Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Mirziyoyev Zirve’de yapmış olduğu konuşmada kültürel ve insani konulara atıfta bulunmakla birlikte, esasen Türk Konseyi ülkelerinin potansiyelinin tam olarak ortaya çıkması için öncelikle ekonomik bağların güçlendirilmesi, mevcut ve pandemi sonrası durumu dikkate alarak, üye ülkelerin özel, yakın ve orta vadeyi hedefleyen bir ekonomik işbirliği stratejisi geliştirmesi,  devam eden küresel krizin olumsuz etkilerinin üstesinden gelmek, ticareti, yatırımı, sanayiyi, yeni koşullardaki ulaşım bağlantılarını eski haline getirmek ve geliştirmek vb. birçok stratejik öneme haiz önerilerde bulunmuştur.

Özbekistan, Türk Konseyi’ne üyeliğinden bu yana geçen çok kısa süre içinde gerek kültürel ve insani konulardaki ağırlıklı rolü, gerekse yükselen ekonomisi, geniş vizyonu ve yetkin bürokrasisiyle Türk Konseyi’ne her alanda önemli katkılar sunan önemli bir üyemiz haline gelmiştir.  Bu ivmeyle gittiği takdirde, Özbekistan’ın özellikle dış politika ve ekonomi gibi alanlarda önümüzdeki dönemlerde belirleyici ve söz sahibi bir ülke olarak ön plana çıkacağına inanıyorum.

Macaristan, pek çok yönüyle öne çıkan bir ülke. Hem Türk Konseyi’ni çok ciddiye alıyor hem Avrupa Birliği üyesi hem de kendisini köken olarak Türk olarak görüyor. Macaristan tam üye olmayı düşünüyor mu? Macar Başbakan Viktor Orban’ın konuşması ne yöndeydi?

“Macaristan Türk Konseyi’ne üç yıl önce gözlemci olarak katıldı ve bu kısa bir süre zarfında Türk Konseyi üye ülkeleriyle gerek ikili gerekse çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesi yolunda önemli aşamalar kaydetti. Macaristan’ın Türk Konseyi’ne büyük önem atfettiğini ve bu açıdan bakıldığında Konsey’in diğer üyelerinden herhangi bir farklılık arz etmediğini söyleyebilirim.

Hatırlanacağı gibi, 2019 yılında Türk Konseyi’nin Avrupa Ofisi’nin Macaristan’ın ev sahipliğinde Budapeşte’de resmen açıldı. Sayın Orban’ın konuşmasında da ifade ettiği gibi, Macaristan’ın gelecek dönemdeki hedefi üye ülkelerimiz ile iş birliğini stratejik bir düzeye çıkarmak ve tüm Üye Devletlerde temsilcilikler kurmaktır.

Macaristan ile tesis edilen bu faydalı iş birliğinden Türk Konseyi olarak büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliğinin gelecekte daha ileri seviyelere taşınmasına herhangi bir engel bulunmuyor. Ayrıca, Macaristan’ın mevcut durumda Türk Konseyi’nin “de facto” bir üyesi olarak addettiğimizi söyleyebilirim.

Son olarak bizlere neler söylersiniz?

Tarihi kardeşlik, ortak dil, kültür ve gelenek bağlarından ilham alan Türk Konseyi son yıllarda üye ülkelerimiz arasında iş birliği imkanlarının derinleştirilmesini sağlamıştır. Türk Konseyi Sekretaryası, iş birliğine yardımcı olmak ve kolaylaştırmak yoluyla üye ülkeler arasındaki sosyal, kültürel ve ekonomik etkileşim için uygun zemini sağlamaktadır.

21. yüzyılın sınamalarıyla mücadele noktasında çalışmalarımızı sabırla yürütmemiz gerektiğinin bilincindeyiz. Bununla birlikte, Türk Konseyi’nin faaliyetleri, iş birliğinden daha derinleştirilmiş bir iş birliğine doğru evirilmeye başlamıştır.

Önümüzdeki dönemde uzun vadeli hedeflere erişilmesi için Sekretaryanın çalışmalarının sistematik strateji ve çalışma programları üzerinden yapılandırılarak ilerletilmesi, aynı zamanda üye ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin daha ileri boyutlara taşınması hedeflerimiz arasında yer almaktadır.

13 Nis 2021 - 14:23 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Başkan Yücel'in 7 yıldaki performansını nasıl buluyorsunuz?