Yogi Baba Alanya’da kampta

Türkiye’nin ‘Yogi Baba’ olarak tanıdığı Adnan Çabuk son yıllarda popülerliğini arttıran yoga hakkında merak edilenleri Dim TV (dimtv.tv) mikrofonlarına anlattı

Haber albümü için resme tıklayın

ALANYA’NIN Üzümlü Mahallesi’nde bulunan kamp merkezinde yogaseverlerle buluşan Adnan Çabuk, yoga hakkında merak edilenleri yanıtladı. Yoganın insanlığı aydınlığa götüren bilimsel bir metot olduğunu dile getiren Çabuk, yoganın bir din olmadığını ifade etti. İşte Adnan Çabuk’un Dim TV mikrofonlarına verdiği o röportajdan öne çıkanlar:

‘YOGAYA EN YAKIN OLAN TASAVVUFTUR’

- Yoga nedir?

Yoga huzurdur, yoga oyundur, yoga hayatın kendisidir, yoga insanlığı aydınlığa götüren bilimsel olarak en önemi metottur. Buna en yakını da tasavvuftur. Çünkü dünyada insanların aydınlanma yollarında müstik öğretiler kullanılmış. Şamanlar da yapmış. Hıristiyanların da müstik öğretileri var. Museviler’in kabalası var. Hindular’ın yogası var. Tibetlerin tantrası var. Hepsi müstik öğretiler ve hepsi de aydınlanma için keşfedilmiş metotlar. Ben bu metotların çoğundan geçtim. Denedim, anlamak istedim. Çünkü benim gençliğimde çok serüvenli bir hayatım vardı. Yogayı keşfettikten sonra ‘Bu’ dedim. 21. asır için değil, bütün asırlar için en başarılı metottur. Bir defa bilimsel bir metot. İnanmadan başlayabilirsiniz. Fakat insanın bedenini geliştirdiği için, arındırdığı için, dengeye soktuğu için kişi kendiliğinden yavaş yavaş evrenin yaratılışına o bilince ulaşıyor.

‘DOĞU VE BATIYI SENTEZLEDİM’

- Yogayı nasıl keşfettiniz?

Ben 20’li yaşlardaydım. O zaman İstanbul'da yaşıyordum. Gebze Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim bölümünde okuyordum. Batının bize çok reklamını yapıyorlardı. Türkiye batıdan ne gelirse çok önemsiyordu. Bu benim için bir soru işaretiydi. Acaba batı gerçekten öylemidir diye. İlle de batı medeniyetini keşfedeceğim diye otostopla yola çıktım. Londra’ya gittim ve bütün Avrupa’yı otostopla dolaştım. Daha sonra merakımın cevabını aldım. Batıda teknolojik olarak güzel şeyler olmuş ama insanlık olarak çok şey kaybedilmiş. Her şey doğru değil. Mesela tuvalet sistemi yanlış. Bizim alaturka tuvalet daha sağlıklı. Bizim şalvarlar daha sağlıklı. Onların kot pantolonları çok sağlıksız. Bütün kadın erkek hastalıkları onların giyiminden kaynaklanıyor. Modern tuvaletten insanlar prostat kanseri oluyor. Onun için batının evet teknolojik belli bir başarısı var. Fakat çok da kayıpları var. Ben zaman içerisinde seneler içerisinde batıdan aldığım doğruları doğudan aldığım doğruları birleştirmek istedim. İki tarafın da yaşam olarak hem yararlı hem de zararlı bölümlerini gördüm. Çünkü ben Japonya, Çin, Hindistan, Amerika, İtalya, İsveç'te yaşadım. Doğunun çok güzel bir sosyal yapısı var. Batının da çok farklı tarafları var. Ben ikisini birleştirmek istedim. Benim hayat yolum oldu ve şu an ben öyle yaşıyorum.

‘YOGA TEK BAŞINA BİR YOLCULUKTUR’

- Yoga tek başına yürünen bir yolculuk mudur?

Evet. Tek başına bir yolculuktur. Aslında sen Yunus gibi, Şems gibi dervişsindir. Ama metodu öğrenebilmek için bir hocanın yanında, üstadın yanında olursun. Kişi orada öğrenir. Öğrendiklerini kendi hayatına mal etmeye çalışır ve tek başına gider.

‘YOGA TÜM DİNLERİ KUCAKLAR’

- Yoga bir din midir?

Hayır. Yoga din değildir. Çünkü daha dinler olmadan yoga vardı. 5-6 bin sene önce müşvik şahsiyetler Himayalar’da hakikati ararlar. Çünkü insanoğlu hayatta farkında olmadan kendini arar. Ben nerden geldim? Ben kimim? O içindeki içgüdüyle olur ve geldiği yeri arar. Anne, baba, ev, onu yaratanı arar ama aradığının farkında değildir. Dolayısıyla onu ararken her şeyin üstüne gider. Kahraman olur, kral olur, ordu komutanı olur, filozof olur, sanatçı olur, çok iyi bir sporcu olur. Ama bu bütün enerjisi aslında kendisini aramak içindir. Onlar yan etkileri. Hep kendini aramaktadır. İşte bu şahsiyetler Himalayalar’da bilinçli olarak tek başlarına kaldılar. Orada temiz su şelaleleri yok. Fazla yemekte yok. Az yediler. Az içtiler. Çok tevekkül ettiler. Dağlarda oturdular kimse de yok konuşacak içlerine dönme şansını buldular. Böylece arındılar. Sır arınmakta. Yol arınmakta. Onlar arınmak için gitmediler. Kendilerini aramak için gittiler ama arınmış olarak döndüler. İçimizde toksin olarak biriktirdiklerimizden arındığımız zaman şeffaflaşıyoruz. Bize bilgelik geliyor. İçerideki bilgelikle de birleşince kişisel bilgeliğin evrensel bilgelik ile birleşmesi ile aydınlanma oluyor. Yoga dünyada popüler kültür haline geldi. İçinde spor da vardır inanç da vardır ama yoga ne dindir ne de spordur. Yoga hem tüm dinlere çok bağlıdır hem de çok uzak mesafededir. Bütün dinleri kucaklıyor ama hiç birisine bağımlı değil. Sadece hakikate bağlıdır.

- AUM matrasının bir anlamı var mı?

‘A’ geçmişi, ‘U’ şimdiki zamanı, ‘M’ gelecek zamanı yani ‘AUM’ zamansızlığı temsil eder. Evrende zaman yoktur. AUM evrenin patlama sesidir. Bu mantra sesi bu titreşim frekans olarak içimizde olduğu için her yerde var. Onu çektiğiniz zaman oraya ulaşıyorsunuz. Bizi sükûnete götürüyor. O yüzden meditasyonlarda daha çabuk içeriye dönmek için bu kelime kullanılır. Tabi bunu ilk Hindular telaffuz etmişler. Sonrasında Budistler. Daha sonra Hristiyanlar, Müslümanlar. Ohm oldu, amen, amin olarak kullanmışlar.

- Yogada çeşit var mıdır?

Yoga da çeşit yoktur. Klasik yoga vardır. Bunun da 8 bölümü vardır. Branştır. Bazıları sadece meditasyon yapar. Bazıları sadece ilimle uğraşır. Bazıları karma yoga yapar.

‘DESTEKLEYİCİ TIP OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR’

- Yogayla tedavi mümkün mü?

Bunlar ciddi iddialar. Ama faydası olduğu kesin. Destekleyici tıp olarak değerlendirilebilir. Ama şunu söyleyebilirim. Devamlı yoga yapan kişi kolay hastalanmaz. Bütün beden doğru çalıştığı ve denge içinde olduğu için hastalansa da çabuk iyileşir. Ne yiyeceğini, ne zaman yiyeceğini, ne zaman yatacağını, ne zaman konuşacağını bilir. Bu bilinçtir. Onun için az hastalanır çabuk iyileşir. Kolay yaşlanmaz. Daha genç kalır. Hastalanırsa da çakra meditasyonu ile iyileşmeyi hızlandırır. Ama sırf böyle yaparsan iyileşirsin demek benim için doğru bir kelime değil.

‘ŞARTLAR NE GETİRİRSE UYUYORUZ’

- Veganlık hakkında ne düşünüyorsunuz?

Toksin zihinsel kanalları tıkıyor. Bir de hayvanın kendi enerjisi var. Bize uygun değil. Bir defa hayvan doğru kesilmiyor. Geçmişte Kızılderililer, Şamanlar, Avusturalyalı Aborjinler bir hayvan yiyecekleri zaman onunla konuşuyorlardı. 'Biz seni öldürmek istemiyoruz ama aç olduğumuz için sen bizimle yaşayacaksın.’ Bu düşünceyle alıp kesip yiyorlardı. Ama şuanda vahşet var. Tabi ki yememek çok doğru. Biz sevmiyoruz. Biz çok nadir hayvansal gıda kullanıyoruz.

‘BURADAN DAHA TEMİZ BİR BEDENLE DÖNÜYORLAR’

- Burada farklı terapiler uygulanıyor. Neler yapıyorsunuz?

Buraya zihnen yorgun ve stres altında depresyon içinde gelen misafirlerimiz oluyor. Fiziksel bedeninde birçoğunda hastalık var. Buraya geldiği zaman vücut toksinlerinden ne kadarını boşaltabiliyoruz? Zihnen ve enerji bedeni olarak ne kadarını temizleyebiliyoruz ilk önce ona bakıyoruz. Ona göre program yaptık. Kişi geldiği zaman diyelim ki 1 bardak toksin var biz o kişiden ne kadarını dökebiliyoruz gidince 1 sene sonra taşmasın.

‘HAYATLARINDA BİR REFORM YAPIYORLAR’

- İstedikleri kadar burada kalabiliyorlar mı?

Bizim programımız 1 hafta sürüyor. Fakat 1 hafta kalıp uzatmak isteyenler ve tekrar gelmek isteyenler oluyor. Bu sistem senede 1 defa yapılırsa hasta olmazsınız. Onun için gelenler yine gelmek istiyorlar. Hastalanmak istemiyorlar. Devamlı kendilerini temizlemek istiyorlar. Kendi hayatlarında da bunu uyguluyor. Bizi tanıdıktan sonra un yemeyi bırakan, sigarayı bırakan, şeker yemeyen çok kişi var. Bizim için değerli olan o. Burada çardaklarımız var. 2 kişilik odalarımız var. Biz de onlarla kardeş kardeş burayı paylaşmaya çalışıyoruz. ( HABER MERKEZİ)

06 Eyl 2020 - 17:04 -


TÜM RÖPORTAJLAR GÖSTER

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?