Şehidin adı Alanya’da yaşatılacak

17 Ağustos 2016 yılında şehit olan ve Alanya Belediyesi Encümen kararıyla adı Cikcilli Mahallesi’nde bulunan bir parka verilen Şehit Üsteğmen Ali Rıza Yücel’in babası Şükrü Yücel ile anlamlı bir sohbet gerçekleştirdik

+3
Haber albümü için resme tıklayın

ŞEHİT Üsteğmen Ali Rıza Yücel, İstanbul Sarayburnu açıklarında kuru yük gemisiyle çarpışarak alabora olan Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığına bağlı botta şehadete kavuşan 4 askerden birisiydi. Kardeşi de Alanya’da görevli polis memuru olan Şehit Üsteğmen’in babası Şükrü Yücel, kış aylarını Alanya’daki evinde geçiriyor. Şehit Üsteğmenin babası Yücel, yaşanan trajedinin ardından hayatlarında neler değiştiğini Yeni Alanya’ya anlattı.

‘İLK GÖZ AĞRIMIZIN ŞEHADETİ BİZLERE GURUR VERİYOR’
- Merhaba, bizleri kırmayarak şehidimizin anısına hazırlamak istediğimiz röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim. Sizin için acı dolu bu süreç nasıl ilerliyor? Acınızın ardından hayatınızda neler değişti?

Merhaba, ilginiz ve duyarlılığınız için ben teşekkür ederim. Vatanımız ve milletimiz için ilk göz ağrımız olan evladımızın şehit olması gurur verici, bu gurur ve güç ile ayakta kalabiliyoruz. Yokluğunu her an hissediyor ve yaşıyoruz, her gün kabrini ziyaret ediyoruz. Sağ olsunlar kaymakamımız, valimiz, silah arkadaşları sürekli olarak ziyaretimize gelerek halimizi hatırımızı soruyorlar ve direncimizi biraz daha artırıyorlar. Fakat ne zaman şehit haberi görsek acımız tazeleniyor, acılarımızın benzer olmasından dolayı dualar ediyoruz.

‘OĞLUMUZUN ŞEHADET HABERİNİ YOLDA VERMEDİLER’
- Oldukça trajik bir kazaydı. O güne geri dönersek haberi ilk siz mi aldınız? Haberi nasıl aldınız?

Haberi o dönem Konya ilinde görev yapan diğer oğlumdan aldım. Eşimle birlikte köyümüzde bahçede iken saat 10.30 sıralarında küçük oğlum Mehmet aradı, telefonu açtığımda bazı sesler geliyordu ancak Mehmet’in sesi gelmiyordu, birkaç kez seslendim, bir sıkıntı mı var diye sordum ancak sadece ağlama sesi duyuluyordu. Ne olduğunu soruyordum fakat cevap vermiyordu. Bu şekilde biraz zaman geçtikten sonra ağlayarak kazanın olduğunu söyledi. Elim ayağım boşalmıştı. Herhangi bir bilgi de alamıyorduk, hemen komşumuzun aracına bindik ve Konya iline doğru yola çıktık. Konya Eğiste’de oğlum Mehmet ile karşılaştık ve onunla birlikte İstanbul’a doğru yola çıktık. Bize oğlumun denizden çıkarıldığını ve Haydarpaşa GATA’ya götürüldüğünü, yaşadığını söylediler. Bu durum biraz içimizi rahatlattı ve bu şekilde İstanbul’a gittik. Biz varmadan önce oğlumun şehit olduğunu, yolda sıkıntı olur diye bize söylemediklerini söylediler.

‘SON ÇABALARI AĞLAYARAK İZLEDİM’
- Şehidimiz son nefesini hastanede vermişti. Tedavi süreci nasıl işlemişti?

Gemiden sağ kurtulan Uzman Çavuş Enver Çetin ifadesinde, kazadan sonra erlerden bir tanesinin şoka girdiğini, oğlumun ve yine kazada şehit olan Astsubay Yavuz Gökhan Şahin’in onunla ilgilendiklerini ve bu esnada içeriye su girdiğini, erlere de can yeleği giydirirlerken suyun altına battıklarını, erlerin ve kendilerinin çıktıklarını fakat komutanlarının şoktaki er şehit Sinan Göktaş’ı kurtarmaya çalışırlarken boğulduklarını beyan etti. Yani aslında oğlum ve diğer şehitlerimiz kurtarılmadan önce boğulmuşlar. Hastanede tedavi aşamasına geldiğinde son bir umut denenerek hayata döndürme çabası verilmiş. Daha sonraları internet üzerinde bulunan videoları izlediğimde ambulansa bindirilirken kalp masajı yapıldığını gördüm ve ağlayarak izledim.

‘ŞEHADETİNDEN İKİ GÜN ÖNCE GÖRÜŞTÜK’

- Şehidimizle en son ne zaman görüşmüştünüz? Oğlunuz isminin böyle bir kahramanlıkta anılacağını hissetmiş miydi?

Yüce Allah’a şükürler olsun ki şehit olmadan önce onu bize gösterdi. Şöyle ki, şehadetinden 1 hafta önce kızım Betül’ün düğünü vardı, köye yanımıza geldi. Hep beraber Kocaeli ili Gölcük ilçesine gittik. Kızımın orada da düğününü yaptık ve kendisi yanımızdan ayrılarak görevine gitmişti. Yani kendisini sadece iki gün önce görmüştük, şükürler olsun Rabbime.

‘RAPORLARDA YALAN SÖYLEDİKLERİ ORTAYA ÇIKTI’
- Kazanın ardından soruşturma başlatılmıştı. Trajik kazanın ardından yaşanan gelişmeleri bize anlatabilir misiniz?

Kaza yaşandıktan sonra soruşturma Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütüldü ve ilk mahkeme 2017 yılının nisan ayında İstanbul Anadolu Adliyesinde 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkemede evlatlarımızın şehit olmasına sebep olan geminin Fas uyruklu kaptanı, Suriye ve Mısır uyruklu mürettebatı bulunuyordu. İfadelerinde Sahil Güvenlik botunu gördüklerini söylediler ancak neden yavaşlamadıklarını ve ikazda bulunmadıklarını bir türlü açıklayamadılar. Daha sonradan bunu yalanlarla süsleyerek iftiralar attılar ancak rota kayıtlarında ve bilirkişiler tarafından yapılan raporlarda yalan söyledikleri ortaya çıkmıştı. Yine Turyol isimli Kadıköy – Eminönü arasında sefer yapan yolcu gemisinin kaptanının tanık ifadesi ve kamera görüntülerinin ortaya koyduğu, kuru yük gemisinin son ana kadar Sahil Güvenlik botuna yaklaştığı ve çarptığı anda korna çalarak sesli ikazda bulunması bunun kasıtlı olarak yapıldığını düşündürüyor. Tüm bunlara rağmen, bilinçli taksirle birden çok ölüme sebep olma denilerek sadece gemi kaptanına 8 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Bilirkişilerden bir tanesinin çok güzel bir tespiti var, eğer bu kuru yük gemisi 1 tane gözcü bulundursa 4 askerimiz şehit olmayacaktı, 1 gözcü ücreti bin ila iki bin dolar arasında, 4 askerimizin canının değeri bu kadar mı? Bu olaydaki bir diğer sorun ise koruma ve refakat görevi yapılan Rus savaş gemisindeki personellerin video çekerek bu olayı anbean kaydetmesi, gülmesi, dalga geçmesi ve kazadan sonra da hiçbir yardımda bulunmaması…

‘ASKER OLMAK HEM ÇOCUKLUK HEM GENÇLİK HAYALİYDİ’
- Şehidimiz böylesi kutsal bir alanda görev almaya nasıl karar vermişti? Gençlik hayali miydi?

Ben askerken oğullarım Ali Rıza ve Mehmet varlardı, benim asker olmamı çok benimsediler, kıyafetlerimi giyerler künyemi takarlardı, oğlumun hem çocukluk hem de gençlik hayali bir subay olmaktı. Hava Harp Okulunu kazanmıştı. İlk olarak oradaki mülakatlarda elendi ve ardından Deniz Harp Okulunu denedi. Orada başarılı olunca 2004 yılında Deniz Harp Okulunda okumaya başladı ve 2008 yılında Teğmen olarak göreve başladı. Mutluluğunu mezuniyetinde görmenizi isterdim.

‘BENCE ÖLÜMSÜZLÜK BUDUR’
- Bir diğer oğlunuz da Alanya’da polis memuru olarak görev yapıyor. Şehidimizin adı Alanya Belediyesi tarafından bir parka verildi. Bunlar acınızı asla hafifletmez ama bu tür vefa örnekleri sizde neler hissettiriyor?

Alanya’mızda görev yapan oğlum da subay olmak için çok çalıştı, uğraştı, ancak bir türlü nasip olmadı. Hatta en küçük olan oğlum da birkaç kez Hava Harp Okuluna girmek için uğraştı. Ancak mülakatlarda elediler. Ben kış aylarında Cikcilli Mahallesi’ndeki evimizde ikamet ederim. Şimdi gidip oturabileceğim, vakit geçirebileceğim, evladımın ismini taşıyan bir parkın olması hem mutluluk hem de gurur verici. İnsanlar ölümsüz olmak için bir çok şey deniyor, bence ölümsüzlük budur. İsminin insanlar için faydalı en güzel yerlerde yaşatılması. Rabbime şükürler olsun ki evladım hem Şehitlik mertebesi ile ölümsüz hem de böyle güzel yerlere isimleri verilerek ölümsüz. Şükürler olsun ki bu güzellikleri yaşamamız için çalışan vefalı birçok yöneticimiz var.

‘BAŞKAN YÜCEL DUALARIMIZDA’
- Son olarak bizlerin aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj, eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Alanya Belediye Başkanımız Sayın Adem Murat Yücel’e ve değerli encümenlerine çok teşekkür ederim. Kendilerinin çok vefalı insanlar olduklarını gerek vatan ve millet sevgilerinden, gerek şehit ve şehit aileleri için yaptıklarından dolayı biliyorum ve takip ediyorum. Böylesi vefalı bir davranış yaparak beni ve ailemi çok ama çok mutlu ettiler, oğlumun isminin evimize yakın bir parka verildiğini öğrendiğimde inanın çok mutlu oldum. Bunda katkısı olan tüm değerli yöneticilerimize canı gönülden teşekkür ediyorum. Şu anda koronavirüs nedeniyle tedavi gören bütün hastalara ve Sayın Başkanımız Adem Murat Yücel ile tüm ailesine acil şifalar dilerim. Dualarımız onlarla. (GÜLŞAH ANAK)

23 Ağu 2020 - 23:15 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Dim TV'de ne izlemek istersiniz?