Babasının kızı: Busem Kırbıyık

Alanya’da ilklere öncülük eden, hem başarılı bir iç mimar, hem de genç yaşına rağmen profesyonel bir yönetici olan Busem Kırbıyık ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

+6
Haber albümü için resme tıklayın

PAZARTESİ SOHBETİ/GÜLŞAH ANAK

PROFESYONEL barmenlikten Antalya Bölgesi’nin sayılı iş adamları arasına giren, yaptığı işler ve gönüllü faaliyetleriyle her zaman takdir toplayan Kırbıyık Holding’in sahibi Şahin Kırbıyık’ın kızı olan Busem Kırbıyık, dünden bugüne attığı her adımda Alanya’da ilklerin öncüsü oldu. En son 1 Haziran 2020 itibariyle başlayan pandemi sonrası normalleşme sürecinde düzenlediği ‘Sosyal Mesafeli Parti’ ile sadece Alanya’da değil ülke genelinde bir ilke imza atan Busem Kırbıyık, genç yaşta yönetici vasfını başarıyla devam ettiriyor. Aynı zamanda İç Mimar olan Busem Kırbıyık ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Yurtdışındaki gönüllü faaliyetleriyle de adından sıkça bahsettiren Kırbıyık, Yeni Alanya’ya özel açıklamalarda bulundu.

‘BİRÇOK ALANDA ÜRETİM YAPIYORUZ’
-Merhaba, bize öncelikle kendinizden bahseder misiniz? Busem Kırbıyık kimdir? Nerelerde eğitim almıştır?

Mersinliyim. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimlerimi ÖZEL İÇEL Koleji’nde, Mersin’de aldım. Sonra üniversiteye Kıbrıs’a gittim. Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü mezunuyum. Daha sonra buraya gelip Alanya’da şirket açtım. Birçok projeler yaptım, sonucunda şu an aile şirketindeyim. Alkol üretimi yapıyoruz. Birçok alanda üretim yaptığımız fabrikalarımız var.

‘TASARIMLARIMDA BİR NOKTAYI ÖN PLANA ÇIKARIRIM’
- Bir iç mimar olarak sizin için dekorasyonda olmazsa olmaz olan şey nedir? Dünyaya oranla Alanya’yı ve yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Alanya Türkiye’de mimari olarak güzel olan bölgelerimizden birisi. Sürekli insan sirkülasyonu olduğu için mimarlık yakından takip ediliyor. Daha çok oteller sunuyor. Tasarımdaki başarı açısından düşünüldüğünde bence Alanya yüzde 70’lik dilimin içerisinde. Bana göre tasarımlarda bütünlük önemli. Kapıdan içeriye girdiğinizde bütünlüğü bozan bir şey dikkatinizi çekmemeli. Hepsinin aynı çizgide olması gerekiyor. Ben sadece buna dikkat ediyordum ve her tasarımımda dikkat çeken bir noktanın olmasına özeniyorum. Genelde bu avize seçimiyle sağlanabilir. Kontrast bir şeyle tasarımı patlatmayı hedefliyorum.

‘HER ZAMAN İMZANIZI ATAMAYABİLİYORSUNUZ’
-Peki otelinizin tasarımında imzanızı yansıtan bir nokta var mı? İç mimarlar tasarımlarında imzalarını her zaman belirtebilir mi?

İşte o tamamıyla alıcıya göre değişiyor. Örneğin İstanbul gibi bir yerde yaptığınız tasarımlarınızda imzanızı koyabiliyorsunuz. Ancak Alanya’da daha çok sizden hizmet alan kişiye göre şekilleniyorsunuz. Hani bu hizmet alan kişinin her dediğinin mimar tarafından kabul edildiği anlamına gelmiyor ama kendi imzanızı da çoğu zaman koyamayabiliyorsunuz. Ancak benim imzam dediğim gibi bir noktayı patlatmak. Mekana girdiklerinde tüm dikkatlerin o kısma yönelmesini amaçlıyorum.

‘TÜRKİYE’DE BİR İLKTİ’
-Sosyal medya günümüzde çok fazla kullanılıyor, siz de sosyal medyayı aktif olarak kullanan bir isimsiniz. İnsanlar artık mesleklerini ve hayatlarını bu alana taşıdılar ve tasarımlarını bu yeni oluşan pazara adapte ediyorlar. Siz sosyal medyanın geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu an şarjımızın yüzde 100’ünün bitmesinin nedeni sosyal medya kullanımının artmış olması. Kesinlikle iletişim için kullanmıyoruz. Ben gündemi takip etmek için sosyal medyayı kullanıyorum. Sosyal medyayı ben de işime entegre etmiştim. İç Mimarlıkta Türkiye’de ilk kez online site açmıştım. Paketler online sitemde satıştaydı. Seçtiğiniz paketlerin belirli kuralları var. Metrekare ve buna benzer aldığımız bilgilerle internet üzerinden destek veriyorduk. Günün her saati sorular soruluyordu ve tasarımlar paket halinde evlere gidiyordu. Ancak Türkiye’nin bu sektöre bu şekilde çok hazır olmadığını anladık. Birçok sorun yaşadık. Kocaeli’nde internet üzerinden bir okul da yaptık. Bir de girdiğim iş ülke genelinde ilk olduğu için günahı çok oldu ve projemiz devam etmedi.

‘MOBİLYA SATMADIĞIMIZI ANLATMAMIZ GEREKTİ’
-Ne gibi zorluklar yaşadınız?

Mesela üç boyutlu örnekler hazırlıyorduk. Paylaşımın altına bilgileri yazıp linkler koyuyorduk. Örneğin ekonomik ve süper olmak üzere iki paket oluyordu. Fiyat bilgileri de açıkça yazılıyordu. Ancak paket dışında sadece ürün bazlı geri dönüşler oldu. Takipçiler sadece berjerin fiyatını öğrenmek istiyordu. Anlaşmazlık yaşadık. İç mimarlık bir lüks. Bu bir zorunluluk değil. Bu nedenle insanların evine giremiyorsun. Yine de iki sene kadar devam etti. Ancak bir yerden sonra danışmanlık almak isteyenlere mobilya satmadığımızı anlatmamız gerekti. Ben aktif olarak bir otel yaptım ve dışarıdan takip ettiğim işler vardı. Daha sonra aile şirketine geçtim.

ATATÜRK’ÜN FOTOĞRAFININ VE BAYRAĞIMIZIN OLDUĞU BİR OKUL…’
-Siz aynı zamanda bir gezginsiniz yurt içinde ve dışında gezmek isteyen kişilere nereleri önerirsiniz? Sizi bu zamana kadar en çok neresi etkiledi?

Bu konuda gönüllülüğü göz önüne alırsak en çok görülmesi gereken yer bana göre Kamboçya. Orada bir arkadaşımın yardım derneği var. Sadece dernek değil aynı zamanda aş evi, aynı zamanda bir okul. Biz yardım amaçlı gitmiştik. Farkındalık oluşturmak adına sürekli paylaşımlar yaptık. Orada çok güzel bir oluşum var. En azından şöyle söyleyeyim, kilometrelerce uzakta Atatürk’ün fotoğrafının ve Türk bayrağının olduğu bir okul var. Bunu yapan da tek başına bir kadın. Bu insanı çok gururlandırıyor. Orada yaşayan insanlar temel ihtiyaçlarını bile ne yazık ki tam olarak bilmiyor. Sokakta her şeyi yapabiliyorlar. Bunları gördüğünüzde ‘Evet doğru yere yardım yapıyorum’ diyebiliyorsunuz. O anlamda Kamboçya çok değişik bir yer. Ancak her ülkenin ayrı bir özelliği var ve her yeri ayrı ayrı seviyorum.

‘İNSANLARLA BİRLİKTE KÜLTÜR DE YOK EDİLMİŞ’
-Kamboçya’da sizi en çok etkileyen bir olay var mı?

Kendi insanına, ülkesine zulüm eden tek lider Kamboçya’daydı. Bu geçmiş beni çok etkilemişti. Düşünün sadece gözlük ve saat taktığı için katledilmiş bir sürü insan var. Kendince bilge olarak gördüğü herkesi öldürüyor. Bunu köylülerine yaptırıyor. Yani onları kışkırtıyor. Alt kademeyi üst kademeye kışkırtıyor. Ve silahları yok. Sadece hepsinin kafa tasında bir delik var. Sivri bir cisimle öldürüldüklerini düşünüyorlar. Bir kule vardı ve içinde o zaman katledilen insanların kafatasları sergileniyor. Yani o zaman bu bilge insanlarla kültür de katlediliyor.

‘SEKTÖRE ZORDAN BAŞLADIM’
-Genç yaşınızda yönetici konumundasınız. Bu kapsamda yaşadığınız zorluklar nelerdir? Çünkü sürekli yoğun çalışıyorsunuz.

Şu an aile şirketimizdeki konumum müdürlük. Kendi şirketimde de yönetici pozisyonundaydım. O çok daha zordu. Çünkü bütün sorumluluk sizde oluyor. Taşın altına sadece siz elinizi sokuyorsunuz. Zordan başladığım için şu anki konumum kolay geliyor. Ustalarımızla anlaşmazlığa düştüğümüz durumlar elbette oluyordu. İnşaat sektöründe kadın olmak kesinlikle daha zor. O nedenle dediğim gibi şimdiki yoğunluğum bana zor gelmiyor.

‘TURİZM PANDEMİDEN YÜZDE YÜZ ETKİLENDİ’
- Bir oteliniz var ve sektörün içinde olan bir kişi olarak pandemi sonrası turizmin geldiği boyutu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Turizmi yorumlayacak konumda olduğumu düşünmüyorum. Ancak otel açma boyutunda düşünürsek bu bana çelişkili gelen bir konuydu. Çünkü önünüzü göremediğiniz bir dönemden geçiyorsunuz. Ne ile karşılaşacağınızı bilmiyorsunuz. Çok büyük risk. Sonuçta personellerinizi de düşünmeniz gerekiyor ki Alanya’da bulunan otellerin çoğunluğu büyük işletmeler. 10-20 personelle çalışmıyorlar. Çalışmak için sezonluk gelen insanlar evlerini bırakıyorlar. Bu kapsamdaki teşviklerin arttırılmış olması gerekirdi. Turizm ne yazık ki pandemiden yüzde 100 etkilendi. Bu sene kimsenin beklentisi olduğunu düşünmüyorum.

‘KIRBIYIK A.Ş. PANDEMİDE HİÇBİR PERSONELİNİ İŞTEN ÇIKARMADI’
-Kırbıyık A.Ş. pandemi döneminde ürettiği dezenfektan ve benzeri ürünlerle birlikte yaptığı yardımlarla çok dikkat çekti. Pandemi dönemini siz Kırbıyık A.Ş. olarak nasıl atlattınız? Özel olarak ailenizle birlikte aldığınız tedbirler neydi?

Kırbıyık A.Ş. olarak babam Şahin Kırbıyık sadece bu süreçte değil daha önceki süreçlerde de büyük yardımlarda bulundu. Sadece bu süreçte herkesi teşvik etmek adına yaptığı yardımları yayınladı. 1 milyon litre etil alkol ve dezenfektanı devlete bağışlamak ciddi bir şeydi ve herkesin teşvik edilmesini amaçladı. Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyordu. Çünkü o dönemde kimse çalışamadı. ‘Ben nasılsa tokum’ mantığıyla asla yaklaşamazsınız. Bunun sokak hayvanları boyutuna kadar dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü kafeler açık değildi, kimse onlara yemek ve su veremedi. Biz kendimizce elimizden geldiğince bu süreçte sokak hayvanlarına da destek olmayı amaçladık. Biz sadece bu süreçte yardım amaçlı hareket etmedik, bundan önce de bu şekildeydi. Kırbıyık A.Ş. olarak hiçbir personelimizi işten çıkarmadık. Bu otel için de geçerliydi, diğer çalıştığımız sektörler için de geçerliydi. Bildiğim kadarıyla sadece bir süre durgunluk yaşandı daha sonra yine yoğun bir şekilde çalıştık, üretime devam ettik. Tarım olduğu gibi alkol ve dezenfektan üreten işletmeler de açık kalabiliyordu. O süreçte de sıkıntı yaşanmadı ve üretim artarak devam etti. Biz kimya fabrikasını yeni kurmuştuk. Biz kozmetik ve deterjan bölümümüzü oteller açılmadığı için rafa kaldırdık. Direkt kolonya, dezenfektan üretimi yaptık. O nedenle personelimize karşı yüzümüzü düşürecek bir şey olmadı. Kişisel olarak aldığımız çok farklı bir önlem olmadı. Ben otele gelecektim. Otel açılmadığı için evdeydim. Annem de evdeydi. Çalışanlarımızın dışarıya çıkması yasaktı. Babam her gün işe gitti. Mecburduk çünkü. Hijyen kurallarına dikkat ettik tabii. Bilinen çok yanlış vardı ve bizim bu süreçte yaptığımız tek şey sosyalleşmemekti. Kimseyle görüşmedik.

GÜNDEM ÇOK HIZLI DEĞİŞİYOR’
- Normalleşme süreciyle birlikte organize ettiğiniz ‘Sosyal Mesafeli Parti’ ile sadece Alanya’da değil ülke çapında bir ilke imza attınız. Hem bu konuyu hem de bundan sonraki projelerinizi biraz konuşsak, neler söylersiniz?

Ben aslında o projenin bu kadar patlayacağını düşünmemiştim. Şu an da her şey bizim planladığımız partideki gibi olsa çok güzel olurdu. Ancak şimdi ne yazık ki herkes sosyal mesafeye o kadar dikkat etmiyor. Hem sıcak hem de başka nedenler bunda etkili. Karantina sürecinden sonra evlerimizde o kadar çok sıkılmıştık ki bu parti o nedenle farklı geldi. Ben bile aylar sonra ilk kez orada duydum. Küçücük şeyler bile eğlence veriyordu bize. Bu partinin de o nedenle o kadar dikkat çektiğini düşünüyorum. Onun dışında birçok projemiz var ve gündemi de yakalamaya çalışıyoruz. Dünyada ve Türkiye’de de gündem çok hızlı değişiyor. Bir şeye sevinirken bir anda çok kötü şeyler yaşayabiliyoruz. Pandemi sürecine üzülürken kadın, çocuk ve hayvanlara olan canice yaklaşımlar her geçen gün canımızı biraz daha yakmaya başladı. Bu süreçte de insanın içinden bu tarz güzel projeler de yapmak gelmiyor. Duyarlılık anlamında bir şeyler yapmak istiyorsunuz ama yaptıklarınızın şov olarak nitelendirilmesini istemiyorsunuz. Eğlenceyi bıraktık, farkındalık amaçlı işlere yöneldik.

‘TWİTTER BEYNE HİTAP EDİYOR’
-Yaptığınız her projede ilklere imza atıyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?

Bizim bundan önceki projelerimizde de aklıma gelen fikirde ilk olarak ‘Ben olsam çok etkilenirdim’ diye geçiriyorum. Ben aktif olarak sosyal medya kullanıyorum. Twitter’da her şey çok hızlı gelişiyor ve gündemi çok hızlı takip edebiliyorsunuz. Instagram biraz daha görsel ama Twitter beyne hitap ediyor. Çalıştığım ajans da o konuda çok iyi ve hemen organize olarak bir şeyleri toparlayabiliyor. Aklıma gelen fikirleri sonuçta bir başkası da organize edebilir. Bu nedenle hemen koordine oluyoruz.

‘EN ÖNEMLİSİ RAHATLIK’
-Başarılı projelerinizle dikkat çektiğiniz gibi seçtiğiniz kıyafetler ve kombinlerle de beğeni topluyorsunuz. Bu konuda Busem Kırbıyık nelere dikkat eder? Busem Kırbıyık için moda nedir?

Çok teşekkür ederim. Dikkat ettiğim ekstra hiçbir şey yok. Alanya’da yaşıyoruz. Ben şimdi Antalya’dayım ama birçok şey bize uzak kalıyor. Kesinlikle herkes rahat olmalı. Benim en çok dikkat ettiğim kriter budur. Genel olarak farklı olmayı seçtiğim için olabilir. Araba rengi, ya da kullandığım herhangi bir aksesuarda normal bir şey pek dikkatimi çekmiyor.

‘YEMEK YEMEYİ ÇOK SEVİYORUM’
- Busem Kırbıyık’ın bir günü nasıl geçiyor? Fit kalmak için ayrıca bir çabanız oluyor mu?

Ben yemek yemeyi çok seviyorum. O nedenle çok spor yapıyorum. Pandemi döneminde her şey değişti aslında. Şu an Kimya Fabrikasında çalışıyorum. Aktif olarak orada görsel kısımlarla ilgileniyorum. Sabah kalkınca ilk spora gidiyorum. Daha sonra eve gelip kahvaltımı edip fabrikaya gidiyorum. Kimya fabrikasında şu an kozmetik bölümü çıkıyor. Ürünlerin etiket çalışmalarını yönetiyorum. Kutulamaların da çizimlerini yapıyoruz. Tüm günüm bu şekilde geçiyor. Günümün diğer saatlerinde de köpeğimle ilgileniyorum.

‘YAŞAYAN HER CANLIYA SAYGI DUYMALIYIZ’
- Son olarak bizlerin aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Herkese söylemek istediğim tek bir şey var. Bana göre insan insana sadece saygı duymalı. İnsanın yaşayan her şeye saygı duyması gerekiyor. Buna hayvanlar da dahil. Bu bizi daha iyi bir insan yapmayacak belki ama daha yaşanılabilir bir toplum yapacak. Çünkü bugün sana yarın bana gelecek. Sadece bunun bilincinde olalım. Turizm, ticaret her şey geçici. Herkes birbiriyle yüz yüze bakıyor. Bence en önemlisi bu.

26 Tem 2020 - 23:09 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.




Anket Normalleşme süreci rehavete mi neden oldu?