‘Alanya siyasette hak ettiği yerde değil’

Zafer Partisi Alanya İlçe Başkanı olarak görev yaparken, Genel Başkan Ümit Özdağ'ın "Antalya'yı Alanya mı dizayn edecek" ifadesiyle görevden aldığı Sibel Dulum, Pazartesi Sohbeti’nin bu haftaki konuğu oldu

+1
Haber albümü için resme tıklayın


ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, geçtiğimiz günlerde Antalya İl Teşkilatı seçimleri için Alanya'dan başkan adayı çıkarılmasına tepki göstermişti. ‘Antalya'yı Alanya mı dizayn edecek’ ifadesiyle Alanya İlçe Başkanı Sibel Dulum'u görevden alan Özdağ, büyük tepki çekmiş ve bu karar siyaset gündemine bomba gibi düşmüştü.

Uzun süre Alanya Hüseyin Girenes Fen Lisesi’nde Tarih Öğretmeni olarak görev yapan Dulum, emekliliğinin ardından siyasete atılmıştı. Atatürk ve Türk gençliği için bir şeyler yapmak istediğini belirten Dulum, Alanya’nın siyasette hak ettiği üçüncü sıraya gelmesi için el birliğiyle çalışılması gerektiğini söyledi. Yaşanan süreçleri Yeni Alanya’ya anlatan Dulum ile sohbetimizden öne çıkanlar şöyle:

‘SÜREÇ OCAK AYINDA BAŞLAMIŞTI’

- Merhaba, öncelikle sorularımızı yanıtlamayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Alanya kadınını ilçe başkanlığı görevinizde çok güzel bir şekilde temsil ettiniz. Biz sizi daha yakından tanımak istiyoruz. Kendinizden, akademik geçmişinizden bahseder misiniz?

Aslında söylenecek çok bir şey yok. Ben 2010-2021 yılları arasında Hüseyin Girenes Fen Lisesi’nde Tarih Öğretmenliği yaptım. Pandeminin 2 yıl sürmesi nedeniyle çocuklardan uzak kalınca, biraz da meslekten soğudum açıkçası. Bu nedenle emekliliğimi istedim. Emekliliğimin ardından bu şekilde bir parti ortaya çıkınca, partinin de düşünceleri benimle örtüşünce bu davete kayıtsız kalamadım. Ocak ayında başlayan bir süreçti. Nisan ayında da kongremizi yapmıştık. O tarihten bu tarihe kadar da ilçe başkanlığı görevi yaptım. Geçen hafta perşembe günü de görevden alındım.


‘36 İLDEN 28’İNİN KONGRESİNİN YENİLENMESİ GÜNDEME GELDİ’


- Zafer Partisi’ndeki görevinizin sonlanması Alanya gündeminde çok konuşuldu. Bu süreci bir de sizden dinlemek isteriz.

Aslında olay şöyle patlak verdi. Zafer Partisi bildiğiniz üzere yeni bir siyasi parti. Katılması gereken bir genel seçim var ve bu seçim mayıs ya da haziran gibi düşünülüyor. Genel başkanın da en az 41 ilde kongresini tamamlamış bir yapılanma ile genel kongreye gitmesi lazım. Bundan dolayı da hem yukarıdan hem de teşkilatlardan yoğun bir baskıyla iller kongrelerini tamamlamaya çalışıyorlar. Ama iller kongrelerini tamamlarken istemeden yanlışlıklar oluyor. Bundan dolayı da kongrelerin yenilenmesi gündeme geldi. 36 ilden 28’inin yenilenmesi gündemdeydi. Bunlardan birisi de Antalya’ydı. Buraya kadar bir sorun yokmuş gibi gözüküyor.


‘SENİNLE VE YÖNETİMİNLE ÇALIŞMAYACAĞIM DEDİ’


Antalya kongresi yenilenirken mevcut il başkanı Yaşar Kökçe önce aday olmayacağını açıkladı. Oradaki il teşkilat başkanı Ömer İpek de ‘Biz teşkilatı başkansız bırakmayız, aday buluruz’ diyor. Daha sonra da kendisi bu göreve aday olduğunu genel merkeze iletiyor. Genel merkez de Ömer İpek’in aday olmasına sıcak bakmıyor. Yaşar Kökçe tekrar aday olmak istediğini söylüyor. Bu şekilde ikisinin de kendilerini açık etmeyerek bir yarışa girdikleri dönem var. Tam da bunların ortaya çıktığı bir dönemde, Muratpaşa İlçe Başkanı Batuhan Bey'in yeni bir evladı olmuştu. Onu hayırlamak için Antalya’daydım. Oradan çıkışta yanımdaki Alanya İlçe Sekreteri İsmail Yıldırım ile birlikte, hatta bulunduğumuz yerde Ömer İpek, İl Sekreteri Sinan Evliyaoğlu, Gazipaşa Zafer Partisi İlçe Başkanı Seher Hanım da vardı. Bu şekilde il başkanlığına gittik. Yaşar Bey oradaydı, aday olduğunu söyledi. Ömer İpek de aday olduğunu söyledi. Biz ilk kez ikisinin de aday olduğunu o anda öğrendik. O sırada ilçede sıkıntılar vardı ve o sıkıntılarla ilgili konuşurken, Yaşar Kökçe dönüp bana 'Seninle ve yönetiminle çalışmayacağım' dedi.

‘GENEL BAŞKAN HEPSİNİ TEK SÖZLE SİLDİ’

Antalya’nın en çok çalışan ilçesiydim ben. Teşkilatını kuran, bütün kurumsallaşmasını tamamlayan, sahada yer alan, ses getiren tek ilçesiydim. Nüfus olarak da Antalya’nın üçüncü büyük ilçesi. Bana bir neden belirtilmeden çalışılmayacağı belirtildi. Ne hissedersiniz? Bu süreç içerisinde İsmail Yıldırım da teşkilatı korumak adına, Ömer İpek’in de adaylığını yüksek sesten açıklayamaması üzerine rol aldı. Alanya’nın ortadan kalkmasına ya da teşkilatına zarar gelmesini engellemek için adaylığını açıkladı ve olay böyle patlak verdi. İsmail Yıldırım adaylığını açıkladıktan sonra kendisine bir yönelim oldu. Geçen hafta perşembe günü de bir konuşma sırasında görevden alındığımı, yerime de atama yapıldığını öğrendim. Hiç haberimiz yok… Bundan dolayı ben görevden alındım. Görevden alındığımı öğrenince Genel Başkan Sayın Ümit Özdağ’ı aradım, 5 dakika, 30 saniye görüştük. Bana, ‘Sibel Başkan aday çıkardın, görevden alındın’ dedi. Bizim genel başkanımız Türkiye’nin görebileceği en nitelikli liderlerden birisidir. Titrine ve akademik kariyerine bakacak olursanız hakikaten öyledir. Tüm samimiyetimle söylüyorum, Sayın Özdağ Türkiye’nin yetiştirdiği nadir isimlerden birisi. Tabiki üzüldüm. Çünkü düşünün, devletten gelmesiniz, tarih öğretmenisiniz ve idealistsiniz. Bu oluşuma emek vermişsiniz ve Atatürk için bir şeyler yapmak istemişsiniz. Emeğinizi, paranızı, çevrenizi vermişsiniz. Bunlar çok önemli şeyler. Ama genel başkan bunların hepsini tek sözle sildi.


‘SİYASET BİTMEDİ, YENİ BAŞLADI’


- Kadın siyasetçilerin sayısının artması mutluluk verici. Peki siz siyasete atılmaya nasıl karar verdiniz? Bundan sonraki süreç için devam etmeyi düşünüyor musunuz?

Şu anda tüm dünyada kadınlara yönelik olumlu bir yaklaşım var. Kadın klasik anlayıştan çıkıyor ve erkeklerin bulunduğu alanlara kaymaya başlıyor. Kadın siyasetçilerin sayısı dediğiniz gibi arttı. Benim bulunduğum parti ideolojik ve sert bir partidir aslına baktığınızda. Benzeri şekilde dünyanın farklı yerlerindeki böyle partilerin de liderlerini kadın olarak görmeye başladık. Tabi ki bu da gurur verici bir şey. Benim siyasete girmem biraz hızlı oldu. Çünkü ben bir STK’dan gelme değilim. Bir oda başkanlığı geçmişim yok. Devlet memurluğum bittikten sonra bir şekilde de siyasetin içine girmişim. Ama kimseye de nasip olamayacak bu kadar şeyi bu kısa sürede de yaşadım diyelim. Bir çeşit staj yaptım ben. Siyasetin de ne olduğuna dair aslında büyük bir resmim var ama. Bunu genel kuruldan sonra konuşuruz. Görevden alındığım için yaram yeni ve henüz iyileşmedi. O nedenle pansuman yapıyorum ve biraz beklemekte fayda var. Ama bu süreçte ben çok destek aldım. Türkiye’nin her tarafında Zafer Ailesi'nden çok arayanım oldu. Ama teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısı aramadı. Genel Başkan aramadı. Zaten beni ikisi aldı açıkçası. Diğer partilerden de davet geldi. Bu da çok ilginç. Hatta geçtiğimiz gün bir arkadaşın Türkiye’nin en büyük siyasi partilerinden birisinden bir yaklaşım olduğunu belirtti. Ama şimdilik bunlarla ilgilenmiyorum. Ben çocuk ve gençler için bir şey yapmak için bu yola çıktım. Şimdi de onlar için bir çalışma içerisindeyim. Tabi ki siyaseti bitirdik demeyeceğiz, yeni başladık diyeceğiz.


‘TÜRKİYE KAÇAKÇILARIN VE SIĞINMACILARIN VATANI OLDU’


- Türkiye’deki göçmenlerle ilgili dikkat çekici açıklamalarınız vardı. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın ardından da Alanya’da yabancı nüfus hızlı bir şekilde arttı. Alanya’da gelinen son nokta hakkında neler söylemek istersiniz?

Aslında baktığınız zaman dehşet verici bir yere doğru gidiyoruz. Her aklı başında olan insanın da durup düşünmesi gereken bir noktadayız. Türkiye 2010 yılından beri sığınmacıların, kaçakçıların neredeyse yurdu, vatanı oldu. Sayıları her geçen gün artıyor. Engellemek için de her ne kadar zaman zaman tepkileri bastırmak için bir şeyler söylense de bu konuda cesur adımlar atılmıyor. Size öncelikle şunu hatırlatmak isterim ki tarihte bütün medeniyetler özellikle iki nedenden dolayı yok olmuştur. Bunlardan birincisi göç, bir tanesi de savaştır. Türkiye şu an büyük bir göç dalgası ile karşı karşıya. Eğer tedbirler alınmazsa bu topraklarda gelecek adına görevlerimizi yapamayacağız. Bu topraklarda çocuklarımızın geleceğini tehlikeye atmış olacağız. Kimi yerlerde demografi çoktan değişti.


‘BAZI MESLEK GRUPLARINDA AÇIKLARLA KARŞILAŞACAĞIZ’


Alanya’nın tabi durumu farklı. Alanya’ya da Ukrayna-Rusya savaşından sonra büyük bir göç oldu. O bizim toplumsal hayatımıza major bir değişiklik yapmadığı için şimdilik çok dile getirmiyoruz. Sadece, olayları kira ve artan fiyatlar açısından karşılıyoruz. Ama ilerleyen günlerde bunların cezasını her birimiz çekeceğiz. Çünkü pek çok devlet memuru atandı ve gelmek istemedi. Yine pek çok meslek grubu artan kiralarla başa çıkamadı ve daha uygun yerlere göç ettiler. Yakın bir dönemde Alanya’da belli mesleklerde açıklar ile karşılaşacağız. Bir de ne yazık ki gelen insanlar hiçbir şekilde kontrol edilmedi. Ne biliyoruz gizli servis üyesi olmadıklarını? Radikal bir grubun üyesi olup olmadıklarını nereden biliyoruz? Bu gelen kişiler kendiliğinden gelmiş olamazlar. Peki onları buraya yönlendiren grup ya da kişi ya da akıl… Bir gün onları harekete geçirirse? Karşılaşabileceğimiz durumları hayal edebiliyor musunuz? Her şey olabilir… Allah korusun, ülke karışabilir. Çocuklarımızın bu ülkede yaşama şansı bile olmayabilir. Filistin örneği bu kapsamda önemli. Türkiye de bir gün Filistin olabilir ve bu çok uzak olmayabilir…


‘HER ZAMAN ANTALYA OYUNLA ALANYA’YI YENİYOR’


-Alanya siyasetini ve yapılan çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?


Siyaset farklı bir dünya ve hiç umulmadık anda beklenmeyen şeyler olabiliyor. Bu kısa dönemde bir şey daha keşfettim, o da şu; Alanya çok büyük ve çok güçlü. Alanya’nın müthiş bir potansiyeli var. Bir de Alanya’yı Alanya yapan bir marka var. O marka da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu… Ama, Alanya Antalya siyasetinde zayıf. Alanya, Antalya siyasetine yön veremiyor. Alanya, Antalya siyasetinde hak ettiği üçüncü sıra milletvekilliğini alamıyor. Neden alamıyor? Bu kadar büyüksün, turizmin başkentisin. Sana teveccüh var ve Avrupa’da markasın. Peki neden siyasette 3’üncü sırada değilsin? O zaman Alanyalı siyasetçilerin buna çalışması lazım. Türkiye’nin pek çok önemli yerinde Alanyalı iş insanları varsa, her şeyi bırakın Türkiye’nin en büyük adamlarından birisi Alanyalı ise, Alanya siyasette neden egemen değil? Bakın ben bunun bedelini ödedim. Onlar da biliyorlar ki kalsaydık çok şey değiştirecektik ve üçüncü sıra için mücadele edecektik. Bizim hakkımız nüfusa göre 3 ve o zaman o sıra bizim olmalı. Ama Alanya’nın böyle bir belirleyiciliği yok. Her zaman Antalya oyunla Alanya’yı yeniyor.

- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, bizler aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Hangi yaş grubunda olursanız olun, siyasetle ilgilenin. Siyasi partilerin fanatikliğini, liderlerin fanatikliğini yapmayın ama siyasetle ilgilenin. İllaki bir teşkilatın içinde yer almanız gerekmez. Çünkü her şey onunla iletiliyor. Yeniden dönüp Mustafa Kemal Atatürk’ü okumalıyız ve anlamalıyız. Bu ülkeye ne yaptığını çok iyi anlamalıyız. Aslında sabahtan akşama kadar Atatürk tişörtleri giyip, rozetlerini takmayla, Atatürk'lü paylaşımlar yapmayla kendimizi Atatürkçü zannediyoruz. Ama aslında Atatürk bu değil. Eğer Osmanlı’nın son dönemleri gibi üretmekten vazgeçmişsek, dışarıdan gelenlere teslim olmuşsak, topraklarımızı koruyamamışsak, milli tarihten uzaklaşmışsak, biz Atatürk’ü hiç anlamamışız, hiç de anlatamamışız. Önce Atatürk’ten başlamamız lazım. Atatürkçülerin ve Türk milliyetçilerinin bir araya gelmesi lazım ve mevcut gidişata da bir ‘Dur’ demesi lazım. Dur demezsek yokuz. Çünkü biz üretmiyoruz. Bir an önce üretmemiz lazım.


‘GENÇLERİMİZ İÇİN YENİDEN AKTİFLEŞTİRECEĞİZ’


Eğer ben burada kalabilseydim benim burada her gün çocuklarım ve gençlerim vardı. Bu herkese nasip olmaz. O gençler ülkeden konuşmak için ve tarih konuşmak için geliyorlardı. Ben aslında bundan mahrum kaldım. Alanya’da benim gibi Atatürkçü pek çok arkadaşım var. Şimdi biz onlarla yeniden gençler için burayı aktif hale getirmeye çalışacağız. Bunun için bir alt hazırlığımız var. Alanya’da yaşayan, Türkiye Cumhuriyeti devletinin temelleriyle sorunu olmayan, Atatürk’ü seven her Türk çocuğunu yeniden buraya beklediğimizi belirtmek isterim. Sizlere de sevgi ve saygılarımı iletmek isterim. (Gülşah ANAK)

28 Ağu 2022 - 21:50 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

kaldırım yayanındır - Eğer deniz suyu temiz ve periyodik olarak uluslararası sertifikalı ise , siyaset doğru yapılıyor demektir.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Eylül 08:50