Almanya Beton Kralı Alanya’ya 'Tropikal Akademi'yi kazandırdı

Almanya’da imza attığı inşaatlarla adından ‘Beton Kralı’ olarak bahsettiren ve 6 yıl önce Alanya’ya yerleşerek Tropikal Akademi'yi kuran Profesör Recep Keskin ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik

+8
Haber albümü için resme tıklayın

TROPİK meyve cenneti olarak bilinen Alanya'da Profesör Recep Keskin tarafından Tropikal Akademi kuruldu. 74 yıl önce Uşak’ta çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Keskin, zorlu şartlardaki eğitiminin ardından Almanya’ya yerleşti. Burada inşaat fakültesini bitiren ve Almanya'da ‘Beton Kralı’ olarak tanınan Keskin, Almanya’nın ilk kadın şansölyesi Angela Merkel’in de heyetinde yer alarak birçok önemli göreve imza attı. Avrupa Türk İş Adamı ve Sanayiciler Derneği (ATİAD) eski Genel Başkanı olan Keskin, şirketini oğluna devretmesinin ardından emekliliğini Alanya’da farklı bir şekilde geçiriyor. Yeşilöz Mahallesi’nde yaklaşık 80 tropik meyvenin yer aldığı bir Tropikal Akademi kuran Keskin, elde ettiği başarının sırrını Yeni Alanya’ya anlattı. Keskin’in akademisinde denenen ve yetiştirilen meyvelerin üreticilere ışık tutması amaçlanıyor. İşte Keskin ile sohbetimizden öne çıkanlar:

‘ÇOK ZOR ŞARTLARDA EĞİTİM GÖRDÜM’

-Merhaba, öncelikle sorularımızı yanıtlamayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Biz sizi daha yakından tanımak istiyoruz. Bize kendinizden, akademik geçmişinizden bahseder misiniz?

1 Ocak 1949 doğumluyum. Dünyaya geldiğimde bizim o yörelerde Nüfus Dairesi’ne yazdırılma geç olduğu için babam 1 yaş büyük ya da küçük olabileceğimi söylerdi. Doğduğum, büyüdüğüm yerde okul bile yoktu. 6 kilometrelik bir yere bizi atlarla götürüyorlardı. Sabah bir aile götürüyordu, akşamları da bir aile getiriyordu. Çok zor şartlarda bir ilkokul eğitimi aldım. Ortaokula 40 kilometre uzaktaki bir yere gittim. Tek başımaydım. 12 yaşında bir ailenin yanına bıraktılar ve eğitimime devam ettim. Ardından Ankara’daki bir yatılı okula kaydoldum. Onun ardından bir şansla yurtdışına turizm için gittim. Almanlardan almış olduğum bir burs vardı. 2 sene kadar Almanya’da otelcilik yaptım. Ondan sonra üniversiteye girme şansı buldum. Dışarıdan dersler vererek üniversiteye girdim. 1976’da Almanya’da İnşaat Fakültesi'ni bitirdim ve İnşaat Mühendisi oldum. 4 sene kadar üniversitede asistanlık yaptım doktora için. Ondan sonra özel sektöre girdim. İnşaat sektöründe çalıştım ve büyük inşaatlar yaptım. Şantiye Mühendisi olarak Almanya dışına çıkan inşaatlara imza attım. 1980’lerin ortasında Almanya’da işçilerin azalmasından dolayı, inşaat sektöründe de az insan çalıştığı için otomasyona geçtik. Yani inşaatları betonarme prefabrik fabrikalarda döküp üreterek inşaatlara montajını yaptık. Küçücük bir firmada başladım ve bunu modern bir hale getirdim. Ardından başka bir firma ile ortak oldum. Bu şirket ile 2000 senesine kadar ortaklığımız devam etti. Şirketi 5 misli büyüttük. Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinden sonra bir fabrika da oraya kurduk. İnşaat sektöründe rakibimiz çok azdı çünkü ve 40-50 ton ağırlığında inşaat ünitesi çıkaran ve üreten tek firma bizdik. Örneğin 46 ton ağırlığında duvarlar üretek montajını yapıyorduk.

‘ALMAN EKONOMİSİNİN YÜZDE 18’İ YABANCILARIN ELİNDE’

2000’lerin başında üniversiteler özel sektörden profesör aradı. Almanya’da bir üniversite bana teklifte bulundu ve o üniversitede profesörlüğe başladım. 70-80 saat orada ders veriyordum. Bu arada Almanya’da bilhassa inşaat sektöründe reformlar başlamıştı. Beton sektöründe beni ‘Beton Kralı’ olarak adlandırdılar. Avrupa Birliği’nin inşaat ve beton normlarının büyük kısmı benim elimden geçti. Bu arada ben durmadım ve Türk toplumu ve yabancıların sorunlarıyla ilgili çok çalışmalar yaptım. Herhangi bir partiye üye değildim. Problemlerimiz ortak olduğu için çözmeyi amaçlıyorduk. Almanya’da başta Türkler olmak şartıyla 723 bin (2012 sayılarına göre) yabancı kökenli girişimciler Almanya’da faaliyet gösteriyordu. Bunların 105 bini Türk kökenli girişimciler idi. Toplam Almanya ekonomisinin yüzde 18’i yabancı girişimciler tarafından yapılmaktaydı. Ekonominin büyük bir kısmı bunlar tarafından yönetiliyordu.
Yabancılara verilmesi gereken ama verilmeyen hakları savunduk. Avrupa İş Adamları Sanayiciler Derneği'ni kurdum. Burada yabancı kökenli iş insanlarını bir araya getirdik.
Sadece Türklerin 2012’de yaptığı ciro 78 milyar euro. Bunun sayesinde Almanlara yabancı olmadığımızı, ülke ekonomisine katkı sağladığımızı tanıtmaya çalıştık.

‘MERKEL’İN KOMİSYONUNDA 17-18 ÜLKE GEZDİM’

Angela Merkel’in komisyonunda 17-18 ülkeye gittim. Bu arada 4-5 sefer Türkiye’ye geldim. Sosyal politikalarda kendimi kuvvetli hissediyordum. Oradaki topluma da gerçekten katkımız oldu. Avrupa’nın en güzel tarafı, bir sorun varsa sivil toplum örgütlerinin görüşlerini alırlar ve işbirliği yaparlar. Bu şekilde yabancılar için bilhassa da Türkler için çok kanunlar değiştirdik. Eğitimde çok büyük yenilikler yaptık. İş dünyasında büyük reformlar yaptık ve eşitsizliği ortadan kaldırmaya çalıştık.

‘ŞİRKETİ OĞLUMA DEVREDİP ALANYA’YA GELDİM’

2013 yılında ise şirketimi oğluma bırakıp Türkiye’ye geldim. Bizim şirketimiz 1869 senesinde kurulmuş ve neredeyse 200 yaşında bir şirket. Bunu Almanlar kurmuş. Ben 6’ncı nesildim, oğlum da 7’nci nesil oldu. Böyle tarihi bir şirket. Şirketi devrettikten sonra ne yapacağımı şaşırdım. Çünkü her gün sabah 06.00’da kalkan ve çalışmak için yola çıkan Recep Keskin, saat 09.00’a kadar da yatakta yatmayı sevmediği için bir ay filan bocaladım. Ardından Türkiye’ye geldim. Alanya’nın Yeşilöz Mahallesi’nde evimiz vardı. Bu evleri ilk önce tamir ettim. 1995 yılında da almış olduğum bir arsa vardı. Arkadaşımızın birisi orada muz yetiştiriyordu. Hobi olarak bu işe girdim. Muz çok zor bir işti ve doğayla da savaşmak gerekiyordu. Avokado dikmeye karar verdim. 6 sene önce avokado ile ilgili kimse bir şey bilmiyordu. Biz de ilk aşamada büyük yanlışlar yaptık. Bir anda beton krallığından tarlaya yöneldim. O zaman yaptığımız yanlışları şimdi tedavi etmeye çalışıyoruz.

- Tropik meyve cenneti Alanya’da kurduğunuz Tropik Tarım Akademisi ile dikkat çekiyorsunuz. Akademinizde neler amaçlıyorsunuz?

Bahçemde ilk avokadoyu diktikten sonra sorunlarla karşılaşmaya başladık. 600 avokado diktiysek bunun 150-200 tanesi çürüdü. Toprak sorunlarını gördük. 25 dönümlük arazide 10 farklı toprak çeşidi bulunuyor. Yanlış fidelerin olduğunu gördük. Anaç diye bir şeyin olmadığını fark ettik. Bize fide satıldı ama bilmiyorduk. Biz avokado yetiştiren ülkeleri araştırdık. İklimi inceledik. Avokadonun tropikal ve subtropikal bir iklime ihtiyacı var. Nem oranının yüzde 60’ın altına inmemesi gerekiyor. Alanya bunun için çok uygun bir yer. Dünya genelinde 56 ülke bu iklime sahip. Bizim avantajımız bu ülkelerde bizim kadar tropik meyve üretimini bilen kişi yok. Bu aslında biraz da benim merakımdı. Bütün tropikal ülkelerde yetişen meyveleri bulmaya çalıştık. Şu anda elimizde 70-80 civarı anaç var. Bunun yanı sıra çeşitlerimiz de var.

‘ÇEŞİTLERİYLE 100’ÜN ÜZERİNDE MEYVE VAR’

- 6 senedir tropik ürün yetiştiriciliği ile ilgileniyorsunuz. Bahçenizde hangi ürünlerin üretimini gerçekleştiriyorsunuz?

Şu anda 6 yaşına kadar olup meyve veren bitkilerimiz, şeker elması, lime limonları ve çeşitleri, pomelo şadok meyvesi, coffe sena meyvesi, Arabic coffe, acı portakal, ejder meyvesi, Buda Eli limonları, Japon Yasemini, Japon lime, Avusturya lime, papaya, passiflora, avokado var 600 tane. Çoğunluğu hass ve fuerte olarak geçiyor. Ancak dünya pazarında en çok kullanılanı hass grubu. zeytin ve zeytin çeşitlerimiz var. Zeytinyağımız çok kaliteli. Kamkat çeşitlerimiz var. Fejoyamız var. Ahududu var. Tra pentina ağacı, Kaki, Hindistan defnesi, tamerillo, sakız ağacı, natal eriği, mango ve fagara var. Bunların yanı sıra ağaç domatesimiz, baharatlarımız da var. Bu ürünlerin yan çeşitlerini de düşünürseniz akademimizde şu an 100’ün üzerinde meyve var. Buradaki tecrübelerimizi öğretmeyi amaçlıyoruz. Çünkü deneyip de yetiştiremediğimiz meyveler de oluyor. Tecrübelerimizi üreticilerle paylaşıyoruz. Mangoda çok zorlanıyoruz. Bunun için de anaç fidanlar yetiştirmeye çalışıyoruz.

‘GÖZÜ KAPALI DÜNYA PAZARINA GÖNDEREBİLMEMİZ LAZIM’

- Alanya’da bildiğiniz gibi tescilli ürün sayısı artıyor. Son olarak Alanya muzu tescillendi. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Tescilli ürün deyince ilk önce bir soru sormak lazım. Eğer Türkiye içinde bir tescil verilmişse Türkiye sınırlarında iç pazar için doğrudur. Ama benim için tescil dünya pazarlarında olmalıdır. Benim muzum Türkiye’den tescil almışsa bunu ben gözü kapalı Avrupa ve dünya ülkelerine göndermem gerekir. Bu konuda benim görüşüm aynı değil. Hiçbir zaman Türkiye muz ihraç edemez. Edebilmesi için dünyadaki kriterleri yerine getirebilmesi gerekir. Hele Avrupa Birliği’ne hiçbir zaman muz ihraç edemez. Ayrıca burada yetişen muz iç pazara yetmiyor. Almanya’da vatandaş kişi başına 2-3 kilogram muz yiyor günde. Biz daha kendi iç pazarımıza yetemiyoruz ki nasıl ihraç edelim? Eğer biz muzcu bana Avrupa Birliği'ne muz gönderdim derse tebrik ederim. Öyle kişiler de arıyorum.

‘SEVMİYORSANIZ TARIMIN ALTINDAN KALKAMAZSINIZ’

- Peki sizin bir gününüz nasıl geçer? Bahçede ne kadar kalırsınız?

Maalesef Türkiye’de sadece tarım sektöründe değil, her sektörde bir eğitim problemimiz var. Gelişmiş ülkelerde bir tarımcı Almanya’da 6-7 sene tarım okuluna gider. Bunun 3 senesi zorunludur. 3 senesinin de büyük çoğunluğu arazide geçer. Eğitimini alan kişi tarım uzmanı olarak bir belge alır. Ama bir tarım alanı açmak için de ayrıca sınava girer ve yeni bir belge alır. Benim mühendislik eğitimimin büyük çoğunluğu da arazide kalıp çakmakla, demir bağlamakla geçti. Bu çok önemli. Burada benim en büyük zamanım işçilerle geçiyor. Kalifiye işçilerimizin sayısı artsa ben sabahın köründe buraya gelmeyebilirim. Sabah 06.00 gibi kalkıyorum ve işçi arkadaşımla birlikte hem çay içiyorum hem de bahçemi suluyorum. Ayrıca sulamayı da öğretiyoruz arkadaşlarımıza. İnanın bundan 5-6 sene önce muz yalağını su ile dolduran kişileri gördüm. Biz damlama sistemleri koyduk. Ancak bir Hollanda’ya baktığımızda bahçelerini yer altı sistemi ile suladıklarını görürüz. Çünkü su sorunları var. Sularını bilinçli tüketiyorlar. Bizim 10 litrede suladığımız bir ağacı onlar 1 litrede suluyorlar. Bu nedenle küçük yaşlardan itibaren eğitimlerimize başlamalıyız. Günün belirli periyotlarında bahçemdeyim. Kontrolü bırakırsanız olmuyor. Bir de her meslekte olduğu gibi sevdiğiniz işi yapmalısınız. Sevmiyorsanız tarımı başaramazsınız. Bitkiyi severseniz, onunla konuşursanız bitki stresini atıyor.

‘MEDYANIN YERİ ÇOK ÖNEMLİ’

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey, bizler aracılığıyla vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Arkadaşlar medyanın yeri bu konuda çok önemli. Medya bir defa gerçekçi olmalı. İnsanları bu şekilde eğitebiliriz. Ben de çoğu şeyi telefondan öğreniyorum. Medyanın bu konuyu köşe köşe yazması gerekir. Avokado ise konumuz, A’dan Z’ye yazmamız gerekiyor. Tarımdaki yanlışlıklarımızı tespit edip çözüm odaklı düşünmeliyiz. Sürekli araştırmamız ve gerçekten ilgili olmamız gerekiyor. Akademimize yer verdiğiniz için Sayın Mehmet Ali Dim ve Dim Medya Ailesi’ne teşekkürlerimi sunuyorum. Çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam edecek. (Gülşah ANAK)

21 Ağu 2022 - 22:48 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Hasan - Alanya muzun tadı ve enfes lezzetini hiçbir muzda göremedim. Seracılık yayınlaşmaya başladı. Manavgat, serik vs yerler hep seralarla doluyor. Sanırsam ilerde muzumuz hem iç piyasaya yetecek hem de ihraç edilebilecek hale gelecek. Ama devlet büyüklerimizin de kesinlikle muz ithalatını engellemelerini istiyorum. Alanyalı muz üreticilerinin deneyiminden herkes yararlanmalıdır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 22 Ağustos 12:13

BAYAN TEMİZLİK PERSONELLERİ ARANIYOR

 ALANYA KARGICAK’TA BULUNAN İNŞAATIMIZA; BİTMİŞ OLAN KONUT VE VİLLALARIN TEMİZLİĞİ İÇİN BAYAN PERSONELLER ARANIYOR ! ŞARTLARIMIZ OLDUKÇA İYİ OLUP SİGO...

0 505 974 49 97

GARSON & KOMİ

 Alanya şehir merkezinde bulunan otelimize garson ve komi personel alımı yapılacaktır. ilgilenen kişilerin iletişime geçmesi rica olunur. 

0 536 881 47 49

ELEMAN

 Kestel Üniversite Kantininde çalışacak ELEMAN aranıyor. 

0 538 899 59 49

SAHİBİNDEN ACİL SATILIK 3+1 DUBLEKS DAİRE

Cikcilli ALCON Sitesi’nde, 4. Kat, 3+1 full mobilyalı, 168 m2, deniz ve dağ manzaralı dubleks direkt sahibinden ihtiyaç nedeniyle acil SATILIKTIR. **...

0 535 013 87 06

KİRALIK 1+1 DAİRE

Alanya Oba Başkent Hastanesi yanı denize 500 metre mesafede 1+1 daire... 

0 532 236 37 18

HELİN OTOMOTİV’de

 Çalışmak üzere, ehliyetli, araç yıkayabilecek BAY ELEMAN aranıyor. 

0 532 487 13 86

OTO YIKAMADA ÇALIŞACAK

BAY/BAYAN ELEMAN ARANIYOR. 0 530 831 66 57

0 530 831 66 57

Avax Construction

İnşaat şirketimizde çalışmak üzere; * Mimar, * İnşaat Mühendisi, * Grafik Tasarımcı, * Deneyimli ön muhasebe personeli, * Yemek ve çay servisi yapacak...

0 542 653 36 29

ALANYUM AVM

ALANYUM AVM Bünyesindeki Alaçatı Muhallebicisi’ne Aşçı, Aşçı yardımcısı, Garson, Şef Garson, Komi, Barista ve Kasiyer alımı yapılacaktır. ------------...

0 242 515 03 15

HUKUK BÜROSUNDA

 Yemek ve temizlik işleri yapacak bayan eleman aranıyor. 

0 532 416 45 80