Tut bizi ey oruç!

“Tut beni ey oruç!” sözü kısa, öz bir mahyadır. Evet oruç tutuyoruz ama oruç bizi tutuyor mu, yani bizi günahtan, bizi yalandan, bizi gıybetten, suizandan alıkoyuyor mu? Cehennemi kuşatan tüm cazibelere karşı bizi metin ve sağlam tutuyor mu?

Tut bizi ey oruç!

“Tut beni ey oruç!” sözü kısa, öz bir mahyadır. Evet oruç tutuyoruz ama oruç bizi tutuyor mu, yani bizi günahtan, bizi yalandan, bizi gıybetten, suizandan alıkoyuyor mu? Cehennemi kuşatan tüm cazibelere karşı bizi metin ve sağlam tutuyor mu?

17 Mayıs 2018 Perşembe 21:19
Tut bizi ey oruç!
banner404

ORUÇ tutmak; kendini tutmaktır. Günahlar, in­sa­nın hep ken­di­ni tu­ta­ma­yı­şı­nın bir so­nu­cu de­ğil mi­dir?  Tra­fik ka­za­la­rı, in­sa­nın ken­di­le­ri­ni bir­kaç sa­ni­ye tu­ta­ma­yı­şı­nın bir so­nu­cu de­ğil mi­dir?  Her ka­ti­lin adam öl­dür­me­si, ken­di­ni tu­ta­ma­dı­ğı için de­ğil mi­dir?

İn­san, di­li­ni tut­ama­dı­ğı için kar­şı­sın­da­ki kim­se­le­rin gö­nül­le­ri­ni kı­rıp dök­mü­yor mu?

Elini tu­ta­ma­dı­ğı za­man vu­rup kı­rmı­yor mu? Çalıp, gasp etmiyor mu?

İn­san ken­di­ni tu­ta­ma­dı­ğı za­man, ken­di­ni yi­ti­ri­yor, kay­be­di­yor, böy­le­ce ken­di­ne ya­zık edi­yor, ken­din­den ge­çi­yor ve fe­lâ­ket­le­re dü­şü­yor.

İş­te bir ay bo­yun­ca 'oruç tu­tan' bir Müs­lü­man, ira­de eği­ti­min­den ge­çi­yor ve ken­di­si­ni olay­lar kar­şı­sın­da bı­ra­kma­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni öğ­re­ni­yor. Oruç, sa­de­ce mi­de­ye de­ğil, bü­tün or­gan­la­ra ve zih­ne de tut­tu­rul­muş olu­yor. Bun­dan do­la­yı oruç, ki­şi­yi kö­tü­lük iş­le­mek­ten alı­koy­sun, in­san ken­di­si­ni tut­sun di­ye Hz. Pey­gam­ber: "Oruç bir zırhtır / bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yâhut sövüşmeye girişirse, ona iki defa 'Ben oruçluyum' desin. Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlu ağzın kokusu, Yüce Allah katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini, içmesini, cinsî arzusunu terk eder. Oruç, yalnız benim içindir / doğrudan doğruya benim için yapılan bir ibâdettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer güzel amellerin hepsi on misli ile ödenir." (Buharî, Savm, 2) bu­yu­ru­yor.

HAC İHRAM DİSİPLİNİDİR

Hacı adayları hac ve umre ziyaretini yapmak için mikat sınırında ihrama girer, yani umre veya hac yapmak için niyet ederler; Allah’ım ben umre yapmak istiyorum bunu bana kolaylaştır ihram beyaz bezlere sarılmak değildir, ihram niyet ve telbiyeyle kişinin kendisine ihram dışında helal olan şeyleri yasaklamasıdır. (Tıraş olmak, tırnak kesmek, dikişli elbise giymek vb..) Hac ibadeti o kadar meşakkatlidir ki hiçbir ibadetin niyetinde Ya rabbi bunu bana kolaylaştır diye duada bulunulmazken hac ibadetinin niyetinde ; Allah'ım ben hac yapmak istiyorum, onu bana kolaylaştır ve benden kabul buyur. Bunun için hacılardan şu sözü sıklıkla duyarsınız; "Hacı sabır!"

NAMAZ TAHRİME DİSİPLİNİDİR

İftitah (namaza başlama) tekbiriyle insan kendisine namaz dışında helal olan şeyleri yasaklamış olur. (Yemek, içmek, amel-i kesirde bulunmak, konuşmak vb.) Ayrıca her gün, günde beş defa, bütün ömür boyu, durmadan Allah için namaz kılmak üstün bir sabrı gerektirir.

RAMAZAN MEKTEBİNİN BARAJ DERSİ SABIRDIR

Sabır, hak yolda yaşamanın bedeli olan zorluklara göğüs germek, hedefe ulaşmak konusunda direnç, ahlâkî disiplin ve nefsi kontrol altında tutmaktır.  Allah Rasulü;

 “Cennet zorluklarla; Cehennem ise aşırı arzularla çevrilmiştir.” (Müslim, Cennet) Buyuruyor. Bu açıdan bakıldığında sabır cennetle aramızdaki engelleri aşmaktır.

Hz. Ali diyor ki,  “İman dört direk üzerine oturur. Bunlardan biri sabırdır. Sabrın da dört şubesi vardır: Arzu, korku, zühd ve gözetme. Cenneti arzulayan şehvetlerini sınırlasın. Ateşten korkan haramlardan yüz çevirsin. Zühd sahibi olana musibetler kolay ve hafif gelir. Ölümü gözeten de hayır yapmakta acele eder.” ( A. Ünal, K. Temel Kavramlar, 489)

Allah Resûlü oruç-sabır bağlantısına dikkat çekerek Oruç sabrın yarısıdır.” (İbn Mace, Sıyam 44)  demiş ve Ramazan ayını sabır ayı olarak isimlendirmişti.

Ramazan orucu ise en önemli sabır denemesidir. İnsanın en zayıf  tarafı midesi, yani yeme-içme ihtiyacı ile şehvet hissidir. Mü’min oruçla bu azgın isteklerini Allah için erteleyebilir, bu konudaki zorluğa sabreder. Oruç ibadeti başlı başına bir sabırdır.

            Ne demek, bütün nimetler tüm çekiciliğiyle, kokusuyla, lezzetiyle, görseliyle gözünüzün önünde duracak, siz ezanı (ilahi izini) akşama kadar bekleyeceksiniz de  “Allahüekber!” sesini duyuncaya kadar, yemeyecek, içmeyecek cinsi münasebette bulunmayacak kendinizi tutacaksınız. Bu direniş gerçekten samimiyet ve sabır ister. Samimiyet ister zira havanın aşırı sıcak olduğu ve gündüzlerin çok uzun olduğu şu yaz günlerinde idrak ettiğimiz Ramazan-ı Şerif tam bir samimiyet sınavı olarak geçmektedir. Samimiyetsizlerin adeta kalburdan elek elek elenip döküldüğü bir süreci yaşıyoruz. Elbette sözümüz güç yetiremeyen özür sahiplerine değil, güç yetirdiği halde bahane arayanlaradır.

  12 yıllık hizmetim süresince, oruç tutamadığı için üzülen, kur’an öğrenemediği için hüngür hüngür ağlayan, oturarak namaz kılmak zorunda kaldığı için kahrolan samimi ihtiyarlar da gördüm, bunun aksine oruç tutmadığı halde iftar davetlerine katılıp oruç tutanlarla alay eden cahil, bedbaht samimiyetsiz ve ciddiyetsiz gençler de gördüm. Halbuki Allah Resulünün tanımına göre ‘Din, samimiyettir.’ Bu samimiyet, ‘Allah’a, Kitabına, Rasulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı’ icap eder. (Sahih-i Müslim, İman, 23)

Evet samimiyeti, halis niyeti, iç güzelliği yansıtmak bizim başta Allah’a sonra kullarına karşı üzerimizdeki büyük sorumluluğumuzdur.

   Zira kimsenin göremediği kalbimizi “Allah” görüyor, kalbimize Allah (cc) nazar ediyor. Allah Resulü “Allah sizin ne süretlerinize ne de mallarınıza bakar o sizin, amellerinize ve kalplerinize nazar eder.” (Müslim, Birr, 33) Buyuruyor. Dolayısıyla İnanç, ibadet ve diğer eylem ve davranışlarımızın Allah Teala nezdindeki temel değerlendirme ölçüsü ihlastır yani samimiyettir. İhlas olmadan yapılan herhangi bir amelin Allah katında hiçbir değeri yoktur. Zira ihlas amellerin özüdür. İbadetin ruhudur ihlas. Şunu aklımızdan çıkarmamalıyız: “Halis niyet ile salih kul olunur.”

HAYATIN ÖZETİ RAMAZAN

Yaşamış olduğumuz hayatın kısa bir özetidir; “Ramazan”. İnsan bu özetten aldığı dersle, bütün bir hayatı içine alan başarıya ulaşabilir. Bu ay boyunca güçlü bir irade eğitiminden geçeriz, diğer zamanlarda sigarasızlığa bir saat tahammül edemeyen bağımlılar bu ayda yaklaşık 16 saat dayanabilmekte hatta bu vesileyle sigarayı bile bırakabilmektedir.

Yine Ramazan ayı dışında aç kaldığımız zamanlarda sofra beklerken acele ederiz, “haydi artık!” deyiveririz biri çıkar “Hiç mi oruç tutmadınız?” diyerek bizi beklemeye ve sabırlı olmaya davet eder ve Ramazan mektebinden öğrendiğimiz sabır dersini bize hatırlatır.

Ramazan ayında nimetin kadrini anlarız, hatta başka zamanlarda israf ettiğimizi düşünürüz. Yetinmeyi öğreniriz, kanaatin zenginlik olduğunu kavrarız.

   Her şey zıddıyla anlaşılır, tatlının tadını acıyla anlarız, varlığın değerini, yoklukla anlarız, gençliğin kıymetini ihtiyarlıkla, hayatın değerini ölümle, sağlığın önemini hastalıkla ve nihayet nimetin değerini açlıkla yani oruçla anlıyoruz.

Yine aç kalırız, elinde maddi imkanı olmayanlar, yoksullar gelir aklımıza merhamet damarlarımız canlanır, bir farkındalık oluşturur Ramazan ayı bizde. Zengin-fakir arasında köprüler kurulur böylelikle sosyal bir denge kurulur.

Tüm bu müspet ulvi duygular ve güzelliklerin ardından, fakire yardım elini uzatmanın huzuru, Kur’an’ı hatmederek kalbimizin Allah’ın zikriyle tatmini,  sahurun bereketi, iftarın sevinci bir aylık sınavı tamamlamanın coşkusu ile gönüllerimiz bayram etmenin sırrına erer. 

Hayatımız da böyledir, şu fani dünyadan mutlu bir sonla ayrılmanın, cennette Rabbimizin cemalini görüp bayram etmenin yolu; hayat boyunca oruç tutmaktan, kısacası sabretmekten geçiyor. Allah Resülünün; "Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir, diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halûf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur." (İbni Mâce, Sıyam: 1)

Müjdesince Rabbimiz bu hayat orucunun ardından cennette iftar edebilmeyi, ikinci müjdeye nail olabilmeyi bizlere nasip eylesin. Allah’ın selamı rahmeti ve mağfireti hepimizin üzerine olsun.

GÜNÜN AYET-İ KERİMESİ

“Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.” (Bakara, 183)

Günün Hadis-i Şerifi

"Oruç bir zırhtır / bir kalkandır. Oruçlu kimse kötü söz söylemesin ve cahillik yapmasın. Eğer herhangi bir kimse kendisiyle dövüşmeye yâhut sövüşmeye girişirse, ona iki defa 'Ben oruçluyum' desin. Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, oruçlu ağzın kokusu, Yüce Allah katında misk kokusundan daha temizdir. Yüce Allah: Oruçlu kimse benim için yemesini, içmesini, cinsî arzusunu terk eder. Oruç, yalnız benim içindir / doğrudan doğruya benim için yapılan bir ibâdettir. Onun ecrini de doğrudan doğruya ben veririm. Hâlbuki diğer güzel amellerin hepsi on misli ile ödenir." (Buharî, Savm, 2)

Günün Sözü

Oruç, iyiyle kötüyü ayırt eden mihenk taşı gibidir.

Sakın bu nasıl olur deme, çünkü o haktan gelmiştir.

Oruç, göklerin ötesinden gelen manevi bir sofradır.

Onunla arındın, o gün sayesinde iyisin sen.

                                             Mevlana Celaleddin-i Rumi

Fıkıh Köşesi


- Akşamleyin yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi gece uyandığında henüz imsak vakti girmeden yemek yiyip su içebilir mi?

“İmsak”, sabah namazının girişini ve orucun başlayış vaktini ifade eder. Oruç tutacak kişinin bu andan itibaren yeme içmeye son vermesi gerekir. Ancak, oruca niyet zamanı ile oruca başlama zamanının çakışması şart olmadığı için daha önceden de niyet edilebilir. Bu itibarla, yatmadan önce yemek yiyip oruç tutmaya niyet eden kişi, geceleyin uyandığında imsak vaktine kadar yiyip içebilir.

- Sahurda ezan bitene kadar yemek yenilebilir mi?

İmsak vakti ezan ile değil, tan yerinin ağarması ile başlar. Bu sebeple ezan okunsun okunmasın imsak vaktinin başlaması ile yeme-içmeye son vermek gerekir. Ezanın imsak vaktinden önce okunması, ezanla birlikte oruca başlamayı zorunlu kılmadığı gibi, ezanın geç okunması hâlinde de imsak vaktinin girmesinden sonra yiyip içmek mübah olmaz.


DİM WEB TV UYGULAMASINI İNDİRDİNİZ Mİ?

Haberleri ve canlı yayınları ile gündemi belirleyen
Alanya'nın yeni nesil televizyonu DİM WEB TV izlemek artık çok kolay. 

Samsung, LG vb android telefonlar için Google Play Store'dan
iPhone telefonlar, iPad ve iPod'lar için AppStore'dan indirebilirsiniz.
İyi Seyirler.

Anahtar Kelimeler:
MahyadırOruç
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner470

banner477

banner452

banner449

English Russian

banner481

banner472

banner381

banner479

banner386