Kendini, hayatını ve insanları güzelleşirmeye var mısın?

Kendini, hayatını ve insanları güzelleşirmeye var mısın?
banner404

ORUCU bozan 10 “Yemek”

1. Vergi ve zekat kaçırarak yetimin, yoksulun hakkını yemek.

2. Düşük ücretle işçi çalıştırarak çoluk çocuğunun hakkını yemek.

3. Kamuda liyakatsız ve ehliyetsiz kişileri makamlara atayarak halkın geleceğini yemek.

4. Elektriği kaçak kullanarak milletin hakkını yemek.

5. Trafikte sağdan soldan öne geçerek geride bıraktıklarının hakkını yemek.

6. Ticarette hile yaparak müşterinin hakkını yemek.

7. İsraf ederek gelecek nesillerin rızkını yemek.

8. İnsanların düşünce ve inançlarına baskı yaparak özgürlüğünü yemek.

9. İhalelerde hile yaparak vatandaşın hakkını yemek.

10. Yalan söyleyerek, dedikodu yaparak, iftira atarak toplumun huzurunu yemek.

Dün Okunan  Mukabelenin (3.cüz)  Bize verdiği Mesajlar :

Bakara Suresi’nin 253. ayetinden Ali İmran Suresi’nden 94. ayetine kadar olan kısmı içerir.

Bu mukabelede Rabbim, bizlere gönderilen elçilerin hak ve gerçek olduğunu hatırlatıyor ve kurtuluşun reçetesini, 254. ayetini sunuyor. “Siz ey iman edenler! Kendisinde pazarlığın, dostluğun ve şefaatin olmayacağı gün gelmezden önce size rızık olarak bahşettiklerimizden harcayın! Zira nankörler zalimlerin ta kendileridir.”

255.  ayette kendisini bizlere tanıtır ve Allah’a inananları müjdeler. “Allah o İlâhtır ki kendisinden başka ilâh yoktur. Haydır, kayyûmdur kendisini ne bir uyuklama, ne uyku tutamaz. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat etmek kimin haddine? Yarattığı mahlûkların önünde ardında ne var, hepsini bilir. Mahlûklar ise O’nun dilediğinden başka, ilminden hiçbir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na ağır gelmez, O öyle ulu, öyle büyüktür.”

  • Allah’a inanların velisi Allah’tır, karanlıktan aydınlığa çıkarır. İnanmayanların velisi şeytanlardır, onlarda aydınlıktan karanlığa iterler.
  • Nemrut ve Hz. İbrahim’in konuşmasından bahseder. Hz. İbrahim Rabbini hayat veren, öldüren, güneşi doğudan doğuran batıdan batıran diye tanıtır. Nemrut örneğinde olduğu gibi zulme gömülmüş bir topluluk Allah’ın rehberliğini göremez.
  • Allah ölümden sonra bir hayat var edecektir  ve Allah her şeyi yapmaya kadirdir.
  • Hz. İbrahim ölülerin nasıl diriltileceğini merak edip Rabbine sordu. Rabbi de ona kalbi mutmain olsun diye örnekler verdi.
  • Ayete inandıklarından dolayı mallarını harcayanların durumu 7 başakta 100 tane veren tohuma benzetir. Allah rahmetinde sınırsızdır.
  • İnfak ettikten sonra gönül kırıcı sözler söylemeyin der. Gönül kırmayanların ödülleri Ahirette kat kattır. Gönül yapan hoş bir söz ve rahmet dileme yardım edip te üzücü bir söz söylemeden daha hayırlıdır.
  • Rabbim infak (verme-yardım-paylaşma) ahlakını anlatır. Gösteriş için yardım yapmayın , kırıcı sözler söyleyerek sevaptan mahrum kalmayın der. Bir kayanın üzerindeki toprağı örnek verir. Yağmur yağınca hiçbir şey kalmaz.
  • Allah’ın rızasını elde etmek , kişiliklerini güçlendirmek için yardım edenleri ise verimli bir bahçeye benzetir. Yağan yağmur iki kat ürün verir. Yağmur sadece çilese bile ürünleri kat be kattır.
  • Kazançlarınızın temiz ve helalinden verin der. Bayağı ve kötü olanı vermeyin der. Rabbiniz her şeyi  görüyor der.
  • Şeytan sizi fakirlik ile korkutur ve vermenize engel olur. Allah ise size cennet vadederek vermenizi ister.
  • Başkaları için her ne harcar isek  Allah onu bilir. Yardımlarınızı açıktan yaparsanız da hoştur gizlice yapsanız da… Yardımlarınız günahlarınıza kefarettir.  Hayır için harcadığı her şey insanın kendi yararınadır. Karşılığı size tam olarak verilecektir.
  •  Allah yolunda kendilerine vakfedenlere yardım edin der. Gece-gündüz, gizli-açık servetlerini infak edenler geleceğe dair kaygı, geçmişe dair üzüntü duymayacaklardır.
  • Faiz ise haramdır. Allah ve Resulüne savaş açmaktır. Faiz rızkın bereketini götürür. Yürekten Rabbinize güveniyorsanız, faizden vazgeçersiniz. Allah’a döndürüldüğümüz o gün herkese kazandığının karşılığı verilecektir. Haksızlık yapılmayacaktır. İman edenler, Allah’a güvenin, namazı kılın, zekatı verin, iyi işler yapın ki karşılığını Rabbinizden alacaksınız. Karşılık ise,  Gelecekten kaygı,  geçmişten hüzün duymamak olacaktır.
  • Rabbim bu cüzde bize borçluluk hukukundan bahseder. Borçlarınızı yazın ve şahit tutun der. Şahitliği hakkıyla yapın Allah her şeyden haberdardır der.
  • Göklerde ve yerde ne varsa tümü Allah’a aittir. İçinizdekini açıklasanız da  gizleseniz de Allah sizi ondan dolayı hesaba çekecektir ve ardından müstahak olanı bağışlar yada cezalandırır.
  • Ve Bakara Suresi’ni Rabbim hepimizin bildiği Amener Rasulu ile bitirir. “Peygamber kendisine Rabbi tarafından indirilen gerçeklere inandı, müminler de. Hepsi birlikte Allah'a, O'nun meleklerine, O'nun kitaplarına ve O'nun peygamberlerine inandılar. 'Onun peygamberlerinden hiçbirini diğerlerinden ayırmayız. Duyduk ve uyduk. Günahlarımızı bağışlamanı dileriz, ey Rabbimiz, dönüşümüz sanadır' dediler.   Allah hiç kimseye kapasitesini aşacak bir yükümlülük yüklemez. Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına ve işlediği kötülük de kendi zararınadır. Ey Rabbimiz, eğer unutacak ya da yanılacak olursak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklemiş olduğun gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü taşıtma, bizi affet, günahlarımızı bağışla, bize merhamet eyle, sen Mevlasızsın bizim. Kâfirlere karşı yardım et bize.” (Bakara 285. ve 286.ayetler)

Ali İmran Suresi ile devam ediyoruz.

  • Allah kendisinden başka ilah olmayan, mutlak diri, hayatın ve varlığın kaynağı ve dayanağıdır diye başlar.
  • İnsanlığa yol gösteren hakikatleri geçmişte de şimdi de indiren odur.
  • İndirilen vahyi Kur’an ı inkar edenler, inkarlarının bedelini ödeyeceklerdir. Göklerde ve yerde olan hiçbir şey gizli kalmaz.
  • Bizleri doğru yola ileten Allah’tır. Bize katından rahmet verecek olanda odur.  Ahiret günü bizi bir araya toplayacak olan da odur.
  • Ahiret gününü inkar edenlere gelince, çocukları da, malları da o gün onlara fayda sağlamayacaktır. Kadınlar, oğullar, altın ve gümüşler, atlar, ekinler dünya hayatının geçici süsleridir. Sorumlu davrananlara Rableri daha güzellerini ve kalıcı olanlarını vaat ediyor.
  • Kuşkusuz ki Allah, iman edenleri, ateşin azabından korunanları, sabredenleri, sadık kalanları, Allah’a teslim olanları, infak edenleri ve seherlerde af dileyenleri görüyor.
  • Allah katında tek din İslam’dır.
  • Seninle tartışırlarsa de ki; ‘Ben tüm varlığım ile Allah’a teslim oldum’ Teslim olmayanları ise, yürek yakan bir mahrumiyetin beklediğini söyle… Böyle olanlara dünyada ki yaptıkları iyiliklerin hayrını göremeyeceklerini de söyle.
  • O gün kimseye haksızlık yapılmayacaktır.
  • İçinizdekini gizleseniz de saklasanız da Allah onu bilir.
  • Değerli okuyucu, Allah’ın kelamını özetlemek onun kendini anlattığı şekilde buraya yazmak nerdeyse imkansız. Siz lütfen, Ali İmran 26,27 ve 28. ayetlerin meallerini okuyup Yüce Allah’ı daha yakından tanıma fırsatı bulun.
  • De ki, eğer Allah’ı seviyorsanız beni izleyin ki, Allah’ta sizi sevsin ve günahlarınız bağışlasın. Allah’a ve Resul’üne itaat edin ki Allah nankörleri sevmez.
  • Bu surede Rabbim peygamber kıssalarından örnek verir. Onlar her çağın seçilmiş insanlarıdır.
  • İmran ailesini de örnek vererek;  Hz. Zekeriya’nın duası, Hz. Meryem adanmışlığı ve Hz. İsa sürecini anlatır. Ali İmran 35,36,37,38….....62. ayetlerinden bu kıssaları okumalısınız.
  • Allah katında Hz. İsa’nın durumu Hz. Adem’in durumu gibidir bu konuda tartışmayın der.
  • İnanan ve ıslah edici işler yapanların Allah ödüllerini tam olarak verecektir. İşte hakikat budur ki, Allah’tan başka İlah yoktur. Ondan başkasına kulluk etmeyin ve Allah’a teslim olun.
  • Atanız İbrahim As. ne Hristiyan ne Yahudi idi. Tam anlamıyla Hakka yönelmiş bir Müslüman’dı. O Allah’a şirk koşanlardan değildi. Siz de İbrahim’in yolunu izleyin ki, kurtuluşa eresiniz.
  • Yahudiler Hristiyanlar sizleri aldatmak ister ama onlar ancak kendilerini aldatırlar. Ey önceki vahyin mensupları, niçin Hakkı bildiğiniz halde hakikati gizliyorsunuz ve inananları saptırmaya çalışıyorsunuz.
  • Yahudilerin ve Hristiyanların kendilerine gönderilen vahyin bir benzeri Muhammet (s.a.v.)  gönderildiği için kıskanıp inkar ettiler ve ayetleri yalanlayıp fitne çıkardılar. Kendilerine indirilenleri de dünyada menfaatleri uğruna sattılar. Allah ise onlarla kıyamet günü konuşmayacak ve acıklı azap ile karşılayacak.
  • Siz ey Müslümanlar deyin ki, Allah’a bize indirilene, İbrahim’e, İshak’a, İsmail’e, Yakup ve onun neslinden gelenlere inanırız , hiç biri arasında ayrım yapmayız ve Allah’a teslim oluruz.
  • Her kim Allah’a kayıtsız şartsız teslim olursa kurtuluşa erecektir. Kimde başka yollar ararsa kaybedecektir.

NOT: Pazar günü gazetemiz yayında olmadığından mukabeleyi takip edenler için 3. ve 4. cüzü bugün okurlarımızla paylaştık.

İnfak sizin başkalarına değil, Allah’ın size ikramıdır.

Bugün Okunan  Mukabelenin (4.cüz)  Bize verdiği Mesajlar :

 Ali İmran Suresi 92 ve Nisa 24. ayetleri arasını oluşturuyor.

  • Allah yolunda iyiliğe erebilmenin formülleri verilmiştir.
  • İsrailoğulları’na hitap edilmiş ve ataları İbrahim’in müşriklerden olmadığı hatırlatılmıştır.
  • Ehli kitaba hitap edilerek Allah’ın yolunu eğri gösterme çabaları kınanmış ve iman edenlere de bu kişileri uymamaları emredilmiştir.
  • İman edenlere Allah’tan korkmayı, İslam’ın ipine sımsıkı sarılmayı, parçalanmamayı, iyiliği emreden, hayra çağıran, kötülükten men eden bir topluluk olmaları istenmiştir.
  • Öyle bir gün gelecektir ki kimi yüzler ağaracak kimi yüzler kararacaktır. Allah ayetlerinde en hayırlı ümmet olmanızı istiyor.
  • Ehli kitaptan sapıtanlar olduğu gibi istikamet sahibi kişilerde vardır ki yaptıkları karşılıksız kalmayacaktır.
  • İnkar edenlerin harcamalarının durumu ekinleri kavuran rüzgarın durumu gibidir.
  • İnkar edenler iman edenlerin başına bir kötülük gelse sevinirler.
  • Bu surede iman edenlere Bedir Savaşını Allah’ın yardımı ile kazanıldığı hatırlatılmıştır.
  • İman edenlere faiz yememeleri ve ateşten sakınmaları tavsiye edilir.
  • Takva sahiplerinin özellikleri sıralanır. Allah için harcar, öfkelerini yutar, affederler, tövbe istiğfar ederler ve mükafatları da Allah katındadır.
  • Allah cihat edip sabredenleri belli etmeden kimse cennete giremez
  • Uhud Savaşı’nda Peygambere itaatte zaafa düşenlerin ibretlik hallerine değinilmiş yine de bu hatalarını Allah affetmiştir.
  • Peygambere ve müminlere emanetlere sahip çıkmaları istenmiştir.
  • Allah yolunda savaşanlar diridirler Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar ve kendilerinden kardeşlerine müjdeler vermektedirler.
  • İnkar edenlere mühlet verilmesi iyilik değildir. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler.
  • Her canlı ölümü tadacaktır. Cennete konulan kurtuluşa erecektir. Yerlerin ve göklerin hükümranlığı Allah’ındır. Göklerde ve yerlerde gece ile gündüzün ardarda gelişinde aklı selim sahipleri için ibretler vardır. Onlar her zaman rablerini teşbih ederler, dua ederler ve anarlar. Rableri de onları altlarından ırmak akan cennetleri müjdeler.

Nisa Suresi ile devam ediyoruz.

  • Ey insanlar, sizi bir tek nefisten yaratan size eşler var edip çoğalmanızı isteyen Rab’den sakının. Yetimlerin mallarını verin, haklarına riayet edin, evlendiğiniz hanımların mehirlerini verin, mirası paylaşırken de haklarına riayet edin.
  • Mirası paylaşırken Allah’ın hududuna dikkat edin. Zina eden erkekler kınanmış gereken neyse yapılması emredilmiş ve tövbeye davet edilmiştir.
  • Kadınlarla iyi geçinilmesi tavsiye edilmiş, boşanma durumunda haklarının korunması istenmiştir ve ayetlerde kimlerle evlenilmeyeceği tek tek anlatılmıştır.
  • Allah sözünde sadık olandır.

İnfak etmeden önce emanetindi. İnfak ettiğinde mülkiyetin oldu.

MUHABBET KÖŞEMİZ

 Şükür nedir?  İkram sahibini Sena (övgü, övme)  etmek amacıyla verdiği nimeti itiraf etmek demektir.  Sizler nelere teşekkür eder?   Kimleri översiniz ?  demiştik.

 Cevaplarınızı [email protected]  adresine gönderirseniz  isminizi  isterseniz gizler, isterseniz açıklar ama o çok değerli cevaplarınızı bu köşemizde yayınlamak isteriz.

EL-MÂLİK

Varlığın mutlak sahibi olan

“O din/hesap gününün Mâlik’idir.”(Fâtiha 1:3)

Din kelimesi borç anlamına gelen deyn kelimesinden türer. Din günü, hasat günüdür. Kişi yaptıklarının hesabını o gün devşirir. Bunun sonunda yolu ya cennete uzanır, ya da cehenneme. İnsan malik olduklarının hesabını Din gününde Mâlik-i Hakikiye verir. Varlığının, hayatının, aklının, iradesinin, tercihlerinin, dininin, imanının, inkârının, ilminin servetinin, hülasa nesi varsa onun hesabını…

“Ve sur borusu çalındığında, mülkün yalnız O’na mahsus olduğu anlaşılacaktır.” (En’âm 6:73)

Servete Malik olmak, servete emanet olarak bakmakla mümkündür. Servete mülkiyet olarak bakanlar servete ait olurlar. Servete ait olanlar servetlerini paylaşmazlar. İnfak etmezler. Sahip olsalardı verebilirlerdi. Onlar artık servetlerinin efendisi değil kölesi olmuşlardır. Oysaki servet iyi bir köle, berbat bir efendidir. Servetinin efendisi olanlar,”verdiğin senindir” şiarıyla hareket ederler. Zira Allah için vermek, vermek değil almaktır. Onlar kendilerine emanet edilen serveti paylaşmakla hem servetlerine malik olmuşlar, hem de emanete sadakat göstermişlerdir.

Bu resimde; kendisine verilen dünyalıkların birer emanet ve her şeyin  el-Mâlik olan Allah’a ait olduğunu düşünen bir kulun, bozuk paraya benzettilen dünyalıkları paylaşmasının, infak etmesinin sebebinin inançları olduğu anlatılmak istenmiştir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472