Hitit'in 4 bin yıllık halk oyunları

Hüseyindede Vazoları üzerinde, uzun ve kemerli elbiseleri ile ellerini yukarı kaldırarak müziğin ritmine coşkulu bir şekilde ayak uydururken betimlenen kadınlar, oyun havalarının Anadolu’daki tarihinin ne kadar eskilere dayandığını gösteriyor

Hitit'in 4 bin yıllık halk oyunları
banner404

-Ceren ŞAHİN

HALK müziği ve halk oyunları, Anadolu kültürünün en temel yapı taşlarından birini oluşturuyor. Düğünlerimizden tutun da toplumsal olarak eğlenmek için düzenlemiş olduğumuz her etkinlikte, bugünün Anadolu insanı tef, davul, saz, vb. müzik aletleri eşliğinde dans ediyor. Çocuğundan yaşlısına… 
Peki, bu müzik aletleri ve çeşitli hareket gruplarından oluşan oyun havaları bizlerle mi var oldu, yoksa öncelerden beri var mıydı? 
Bu sorunun cevabı için yine tarihin gizemli dünyasında Hitit İmparatorluğu’nun erken dönemlerine gidiyoruz. 

HİTİTLERDE MÜZİK VE DANS
Tarih boyunca müzik ve dansın insan hayatında önemli bir yeri olmuştur. 
Arkeolojik çalışmalar Hitit kültüründe de müzik, şarkı ve dansın önemli bir yeri olduğunu ortaya koymaktadır. Hitit’in çivi yazılı tabletlerinde, çeşitli tanrılar için yapılan dini törenlerde, farklı çalgıların çalındığı, şarkı ve ilahilerin söylendiği, gösterilerin yapıldığı ve zaman zaman da dans edildiği anlatılmaktadır. 
Hitit tasvir sanatında, dini ve krali nitelikteki konuların betimlendiği kabartmalı vazolar, mabet eşyaları arasında en gösterişli ve kıymetli kült objelerini oluşturmaktadır. Hitit kentlerinde yerel fırtına tanrısı için düzenlenen törenleri öyküsel tarzda anlatan kabartmalı vazolar, Anadolu’ da M.Ö. 17. ve 16. yüzyıla ait Hitit tasvir sanatını anlamamızı sağlayan arkeolojik kalıntılar arasında yer almaktadır. 
Bu vazoların üzerinde yerel bayramlara ait dini törenlerin, belirli evrelerinde yapılan hazırlıklar, kurban hayvanları, tanrılar, tanrıçalar, sunaklar, çalgılar ve dansçılar gösterilmektedir. 
Dünyada sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen ve bu sebeple dünyaca büyük bir önem taşıyan bu vazoların (Bitik Vazosu ve İnandık Vazosu diğer örnekleridir)  arasında yerini alan ‘Hüseyindede Vazoları’ bugünkü yazımızın materyali olacaktır. 
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Protohistorya ve Ön Asya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tayfun Yıldırım’ ın Prof. Dr. Tunç Sipahi ile birlikte kolektif bir çalışma sonucu arkeoloji dünyasına kazandırdıkları Hüseyindede Vazoları, üzerinde bulunan ve eşi benzeri olmayan yeni sahneleri ile Hitit dansları konusunda önemli bilgiler sağlamaktadır.

HİTİT SANATINDA BİR İLK: OYNAYAN KADIN FİGÜRÜ 
Vazoların üzerinde, Hitit tasvir sanatında ilk defa belgelenen boğa dansı ve gösterilerinin yanında, folklorik dans hareketleri sunan kadın dansçılar da görülmektedir. 
Kabartmalı vazolarda betimlenen "oynayan kadın" figürlerine, Hitit Sanatında ilk kez rastlanmaktadır. 
Büyük olan vazo üzerinde uzun elbisesi ile tasvir edilen kadın figürünün en belirgin özelliği, müzik eşliğinde ellerini yukarı kaldırmış halde oynarken betimlenmiş olmasıdır. Dansçı kadın, saz çalan bir erkek müzisyen ve yüzü kendisine dönük zil/çalpara çalan bir kadın müzisyenin arasında, müziğin ritmine coşkulu bir şekilde ayak uydururken gösterilmiştir. 
Dansçı, müzik eşliğinde, ellerini yukarı kaldırmış, olasılıkla parmaklarını şıkırdatarak oynamaktadır. 
Boyutça küçük olan bir diğer vazo üzerinde betimlenen süslü elbiseler giymiş, ele ele halay çeken, oynayan ve şarkı söyleyen iki kadın dansçı da yine Hitit folklorik dansının en güzel örneklerini temsil etmektedir.

UZUN, KEMERLİ VE SÜSLÜ ELBİSELERİ İLE ANADOLU KADINLARI
Betimlenen kadınların uzun elbiseleri ve elbiseye eklenmiş püsküllü kemerleri Anadolu’nun yerel kıyafetleri ile benzerlikler taşımaktadır.   
Şimdi Anadolu’ da hepimizin bildiği halk oyunlarını düşünelim… 
Hitit’ in erken dönemlerine tarihlenen bu vazoların üzerinde bir kült töreninde, saz ve çalpara çalan müzisyenlerin ritmine eşlik ederek oynayan bu kadınlar, aslında günümüz Anadolu folklorunun ne kadar uzun bir geçmişi olduğunu da belgelemektedir. 
Buradan, şu sonucu varıyoruz ki, Anadolu’ da halk oyunlarının, halayın ve müziğin oldukça eski bir geçmişi bulunmaktadır… 

Güncelleme Tarihi: 06 Mayıs 2018, 15:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479