Erdoğan: Bazı siyasetçilerin sınırları zorladığını görüyoruz

İBB seçiminin yenilenmesi kararının ardından 'bazı siyasetçilerin sınırları zorladığını' söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yüceltip aksi durumda yerden yere vuran zihniyeti şiddetle kınıyorum. Türkiye geçmişte adamına, meşrebine göre adalet uygulayan çetelerden çok çekti" dedi.

Erdoğan: Bazı siyasetçilerin sınırları zorladığını görüyoruz
banner404

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Adli Yargı Hakim ve Cumhuriyet Savcısı Kura Töreni'nde katıldı.  Erdoğan, burada yaptığı konuşmada adaletin önemine vurgu yaparak, "Devlet adalet üzerinde yükselir, gelişir, güçlenir, büyür. Adaletin olmadığı bir devlet tıpkı temelsiz bir bina gibi yıkılıp gitmeye mahkumdur" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Bana göre öncelikli olan kanun değil, hukuktur. Burası çok önemli. Kanun yazılır geçer ama hukuk; hak ve halk arasındaki bütünlüğün ta kendisidir. Hakim ve savcı işini kötü yaptığında toplumun vicdanında telafisi olmayan bir yara açabilir. Adalet bayrağı yükseldiğinde dünyada tek bir yoksul, tek bir mazlum kalmaz" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

  • BM Güvenlik Konseyi'nde 5 ülke güya adalet dağıtıyor, yok böyle bir şey. Dünyanın 5'ten büyük olmadığını iddia eden ve dünyayı bir ülkenin iki dudağı arasına mahkum eden bir anlayış, bir yapı adil yapı olamaz. Şu anda Arakan'da, Libya'da, Filistin'de, Kudüs'te adalet mi var? Adalet dağıttığını söyleyenler sadece insanlığa nasihat çekip insanlığı aldatıyor. 

    'MERDİVEN ALTI ADALET DAĞITILIYORDU, HEPSİNİ KALDIRDIK'

  • Adalet konusundaki hassasiyetimizi kaybettiğimiz dönemlerde felaketler ardı ardına gelmiştir. Bundan önce merdiven altı adalet dağıtılıyordu. Bunların hepsini kaldırdık, adalet sarayı ile oraya adalet aramaya gelenler huzur bulsun. Açık konuşmak gerekirse bazen bu konuda çok ciddi zorluklar yaşadığımız da oldu.
  • Adalet teşkilatımız bir dönem vesayet güçlerinin, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin hatta avukatlar boyutunda baktığımızda diğer bazı terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kaldı. Yargı kurumlarını hakiki manada millet adına karar veren ve devleti için çalışan bir yapı haline getirmek için çok büyük mücadeleler verdik.
  • YSK'nın İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararının ardından bazı siyasetçilerin sınırları zorladığını görüyoruz. Bir Genel Başkan dün grup toplantısında yargı mensuplarıyla ilgili ahlak, edep, insaf, hepsinden önemlisi insanlık dışı sözler sarf etti.

    'ANAYASANIN 138. MADDESİ ÇOK AÇIK VE NET, 'İMA DAHİ EDEMEZSİNİZ' DENİYOR'

  • Bu kişiler hiç anayasayı da gözden geçirmezler mi? Anayasanın 138. maddesi çok açık ve net. Bırakın bazı ilişkiler kurmayı, ‘ima dahi edemezsiniz’ diyor yargı mensuplarını. Bunlar öyle ileri gittiler ki, affınıza sığınıyorum, küfretmedikleri kaldı. Her türlü hakareti yaptılar. Eleştirin yapabilirsin, ayrı bir konu, zaman zaman ben de eleştiri yapıyorum ama hakaret edemezsin, küfredemezsin, buna hakkın ve yetkin yok. Hukukun verdiği kararlar eleştirilemez mi? Eleştirilebilir. Biz de geçmişte pek çok mahkeme kararını eleştirdik.
  • Benim partim anayasa değiştirebilecek güce bile sahip olduğunda kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Hakimlere çete yaftası vurup hedef göstermek densizlik, had bilmezlik ve ahlaksızlıktır. 40 yıldır siyasetin içinde olan biri olarak bunları politikanın yüz karası olarak değerlendiriyorum.
  • Siyaseti, ülkeye ve millete hizmet aracı değil de marjinal çevrelere yaranma, ideolojik saplantılarını hayata geçirme, kuru gürültüyle üste çıkma vasıtası olarak görenlere en güzel dersi yine yargımızın vereceğine inanıyorum.

    'KORKULAR, KORKUTMA GAYRETLERİ SİZİ ASLA KORKUTMASIN'

  • Hukuk ve hukukçuları sadece kendi işlerine gelen kararlar verildiğinde yüceltip aksi durumda yerden yere vuran zihniyeti şiddetle kınıyorum. Türkiye geçmişte adamına göre, meşrebine göre adalet uygulayan çetelerden çok çekti. Ülkemizin bir daha o kötü günlere dönmesine izin vermeyeceğiz.
  • Hiçbir yargı kurumu ve mensubu bir partinin, siyasetçinin, şahsın çıkarına göre karar vermekle mükellef değildir. Buna şahsım da dahildir. Sizlere bu hakaretleri yapanların da bir gün adalete ihtiyacı olacaktır ve önlerine de bu gelecektir. İşte o zaman yapılan densizlikler sizin adaletle hükmetmenize engel olmasın. Korkular, korkutma gayretleri sizi asla korkutmasın.
  • Kanunlar ne kadar dikkatli ve ayrıntılı yazılırsa yazılsın, bunun uygulamadaki karşılığını ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bana göre öncelikli olan kanun değil, öncelikli olan hukuktur. Kanun yazılır geçer kağıt üzerinde kalır, ama hukuk hak ve halk arasındaki o bütünlüğün ta kendisidir. Milletine karşı sorumluluğunu ve vicdanını önde tutan bir hakim ve savcı vasat bir kanunu en ideal şekilde uygulayabilir. Buna karşı kendine başka ölçüler edinen bir hakim ve savcı en detaylı kanunu bile vicdanları karartacak kararların aracı haline getirebilir.
  • 'ADALETLE ZULÜM ARASINDAKİ FARK SOĞAN KABUĞU KADAR İNCE HALE GELİR'

  • Bir doktor işini kötü yaptığında sadece kendi hastaları bundan olumsuz etkilenir, bir mühendis işini kötü yaptığında sadece yürüttüğü projede sorun çıkar, bir işletmeci işini kötü yaptığında sadece kendi iyini batırır, ama bir hakim ve savcı işini kötü yaptığında toplum, özellikle toplumun genel vicdanında öyle bir yara açılır ki, bunun telafisi hem çok zordur hem çok uzun zaman alır. Adalet öyle bir kavram ki, kimi durumda zulümle arasındaki fark bir soğan kabuğu kadar ince hale gelir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472