banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

Bahçeli'den, Davutoğlu ve Gül'e sert "yeni parti" eleştirisi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ahmet Davutoğlu'nun ve Abdullah Gül'ün yeni parti girişimlerini eleştirerek "Birdenbire yüksek sesle konuşmaya başladılar. 'Bugün susma vakti değil' çıkışı zamanlamasıyla manidardır" dedi.

POLİTİKA 02.07.2019, 11:33 Melike Temir
Bahçeli'den, Davutoğlu ve Gül'e sert "yeni parti" eleştirisi
banner404

MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 1. yılını dolduran Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilere değinerek "Yönetim sistemleri ayet hükmü değildir. İhtiyaç hasıl olduğunda değişecektir. Sistem mimarisinin bileşenleri arasında denge ve uyum gözetilmeden, milli iradenin onayı alınmadan alınacak her adım boşlukta kalacaktır." dedi. Bahçeli, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yeni parti girişimlerini de eleştirdi.

Bahçeli'nin açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"HEMEN OLACAK İŞ DEĞİL"

"Yönetim sistemleri ayet hükmü değildir. İhtiyaç hasıl olduğunda değişecektir. Sistem mimarisinin bileşenleri arasında denge ve uyum gözetilmeden, milli iradenin onayı alınmadan alınacak her adım boşlukta kalacaktır. Hiçbir yönetim sistemi sabahtan akşama kurumsallaşmaz. Emek, sabır gösterilmeden devlet ve toplum hayatının yeni baştan düzenlenmesi hemen olacak iş değildir."

"İSTİKRARSIZLIKLAR BİZLERİ YENİ ARAYIŞA İTMİŞTİR"

"Türkiye 96 yıllık maziye sahiptir. 1923-1946 yılları arasında tek parti dönemi imparatorluk dönemi mirası ilk dönemdir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yeniden tesis edilen siyaset, böylelikle Cumhuriyet döneminin ikinci evresi olan çok partili sisteme geçiş sağlanmıştır. Ancak yönetim sistemindeki aksaklık, kayma ve kopuşlar devlet çarkının paslanmasına neden olmuştur. Darbeler, kutuplaşmalar, ekonomik krizler, istikrarsızlıklar siyasi sorumluluk taşıyan bizleri yeni arayışa itmiştir."

15 TEMMUZ DARBESİ VE YENİ SİSTEM

Cumhuriyet'in kuruluşundan 93 yıl sonra Türkiye FETÖ işgal teşebbüsüne direkt muhatap olmuştur. 251 vatan evladı şehit düşmüştür. Kaleyi içten yıkmak isteyen, iç savaş ortamı isteyen, demokrasiyi imhayı kurgulayan Pensilvanyalı teröristler millete ve devlete kast etmek için devreye girmiştir. Parlamenter sistemle daha fazla mesafe alamayacağımız 15 Temmuz'da belli olmuştu. Devletin etkin ve verimli çalışması lazımdı. 3 erk arasındaki demokratik ayrımın belirginleşmesi büyük zorunluluktu. İç ve dış sorunlarımız tırmanıyordu. Devlet yönetimindeki fiili düğümün çözülmesi gerekiyordu. Sonuç itibariyle Türk milleti 16 Nisan 2017 halkoylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 'Evet' demiştir. Türkiye Cumhuriyeti 9 Temmuz 2018'de üçüncü evreye geçmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi keyfi olarak kurulmadı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye Cumhuriyeti'nin devamıdır. Siyasi istikrarın teminatıdır. Yeni sistemle barajın yüzde 50 + 1'e çıkması müstesna biz uzlaşmayı sağlamıştır.

"SİSTEM TARTIŞMASINI AÇMANIN YARARI YOKTUR"

Türkiye aradığı parlak yönetim sistemini bulmuş ve benimsemiştir. Değişen rejim değildir. Sistem değişikliğini 'rejim elden gitti' diyerek karalamaya niyetlenen bozgunculardır. Kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ilke ve esaslarıyla oturması, güçlenmesi zaman alacaktır. Dünya üzerinde hiçbir hükümet sistemi kısa sürede fayda ve sonuçları verememiştir. Bu da son derece normaldir. Beklenen ve ölçümü yapılan bir durumdur. Geçiş sürecinde uyum sorunlarının aşılması kaçınılmazdır. Sistem tartışmasını yeni baştan açmanın ne ülkeye, ne millete, ne demokrasiye hiçbir yararı olmayacaktır.

Yarım aydınlar, malum köşe yazarları yeni sistemi hedef tahtası haline getirmiştir. Bunlar ne istiyorlar, neyi amaçlıyorlar? Koalisyon dönemine geri mi dönülsün? Bu şaşkın ve şuursuzlar nereye ulaşmayı düşünüyorlar. Karar alma mekanizmalarının çökmesini mi arzuluyorlar?

"CHP'DEN HİÇBİR HALT OLMAYACAKTIR"

CHP Genel Başkanı, tarafsızlık referandumuna hazırız diyor. Türkiye durup durup referandum mu yapacak? Daha neyin referandumundan bahsediliyor? Kılıçdaroğlu içine düştüğü tehlikeli savrulmayı düşünsün. Aklı varsa kendine saklasın. HDP ile aynı tarafta olandan bizim duyacağımız hiçbir şey yoktur. FETÖ'ye itiraz edemeyen, S400 konusunda Türkiye'yi savunamayan, belaya kucak açan CHP Genel Başkanı'nın referandum önerisi, tükenmişlik sendromudur. CHP önce suyu bulandırmakta, bundan rahatsız olduğunu açıklamaktadır. Bu siyaset tarzı çürüktür. CHP'den hiçbir halt olmayacaktır. CHP, kriz demektir, kaos demektir, kargaşa demektir. Durmayıp papatya falı açsınlar ne yapsalar boştur, ne etseler nafiledir. Türkiye'nin geleceği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'dir.

GÜL VE DAVUTOĞLU'NA ELEŞTİRİ

"31 Mart ve 23 Haziran sonrası siyaset borsası hareketlenmiş, ismi bayatlamış kişilerin yeni parti kurma iddiaları ortalığı çalkalandırmıştır. Bir dönem başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yapmış isimler, birden bire yüksek sesle konuşmaya başlamıştır. Eleştirdiği partinin bir dönem tam göbeğinde isimler olması gariptir. "Ya yeni bir hal ya da izmihlal" diyen şahsın "Bugün susma vakti değil" çıkışı zamanlamasıyla manidardır. Sanki şimdiye kadar susmuş gibi sızlanan eski siyasetçinin, ülkemizin başına ne çoraplar ördüğü herkesin malumudur. Türkiye'nin sürdüğü çok cepheli mücadeleye bigane kalan, bunun yerine yeni bir halden bahseden başbakanın sistem eleştirileri trajikomiktir. Ülkemizi dipsiz uçurumlara kadar sürükleyenlerin, farklı zeminlerde ortaya çıkmaları yeni bir halle açıklanamaz. Halbuki Türkiye'nin yeni bir hale değil, kararlı yürüyüşünü devam ettirmeye ihtiyacı vardır. Niyet sahipleri bilmiyor ise hatırlatim; sosyal doku, siyasal bünye, yeni bir partiye kapalıdır."

Yorumlar (0)