Olağanüstü koşulların matematiği 

HÂKİM güçlerin Türkiye’nin önüne sürdüğü konulara bakınız, Türkiye’nin gerçek gündemiyle ilgisini kurabiliyor musunuz? Türkiye’nin geleceğini anketler mi belirleyecek, yoksa Türkiye’nin ağırlaşan sorunları mı? Denebilir ki, anketler de o sorunlarla bağlantılıdır. Hiç öyle değil. Anketlerin matematiği ile Türkiye’nin matematiği bugün birbirinden bütünüyle ayrılmış bulunuyor. Somut konuşalım.

AKP+MHP+BBP ittifakının kuruluşuna bakıyoruz, 50+1’i denkleştirmekten başka bir hedef yok. Niçin iktidar olmak istiyorlar, bu konuda tartışma bile yok. İttifak oluşturuyorlar fakat, teröre karşı mücadele, borç batağından kurtuluş, savaş koşullarında ekonominin yönetimi, komşularla işbirliği, millî eğitimin sorunları, Türkiye’nin dünyadaki yeri gibi önümüzdeki yakıcı gündemle ilişkili bir görüşme ve anlaşma yok!
CHP eksenli ittifakın da biricik sorunu 50+1. Öyle kilitlenmiş durumdalar ki, kimle ittifak yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Çünkü ittifakın 50+1’den başka amacı yok. Türkiye’nin bütünlüğü, terörden kurtulmak, halkın geçim koşulları, çiftçinin hali, işçinin durumu, çarşıların manzarası, sanayici ve tüccarın sorunları vb. CHP merkezli ittifak tartışmalarında bunların hiçbirine rastlanmıyor. Yalnız Vatan Partisi dışındaki siyasal partiler değil, toplum da 50+1’e hapsedilmiş durumda. Böylece bugünkü siyasal-ekonomik-toplumsal sistem, kendisini sürdürme programını dayatmış bulunuyor. İttifak gündeminin 50+1’e kilitlenmesi, Türkiye’nin önündeki sorunları gündemin dışına atmaktadır.
SİSTEMİN 50+1 SEÇENEKLERİ
Sistemin iki ayrı 50+1 seçeneği var. Bir seçeneğin merkezinde AKP bulunuyor. Baş müttefiki MHP. Türkiye’yi borca batıran ve Vatan Savaşını yönetemeyen seçenek! İkinci seçeneğin merkezinde Atlantik’e teslim olmuş siyasi partiler var. Bu nedenle bugün Türkiye’nin birinci sorunu, bu çözümsüzlükleri devre dışı bırakmaktır. Türkiye, Tayyip Erdoğan ile Atlantik sisteminin adayı arasındaki çatal çıkmaza mahkum değildir.
YANLIŞ HESAP
Bugün sistemin dayattığı 50+1 seçenekleri yanlış hesabı temsil ediyorlar. 50+1 her zaman 51 etmez. Sistemin 50+1 hesaplarında, önümüzdeki sürecin olağanüstü karakteri hesabın dışında bırakılmıştır. Dolayısıyla bu hesap tutmayacaktır.
AKP merkezli seçenek de, CHP merkezli seçenek de Türkiye için çözüm değil fakat çözümsüzlüktür. Bu nedenle her ikisinin de içine girdiğimiz olağanüstü koşullara dayanma gücü bulunmuyor. Sistemin bugünkü koşullar içinde dayattığı 50+1 formülü geçersizdir. 50+1 formülü, sistemin sahiplerini kurtaramayacaktır. İflas eden sistem, iflas edecek bir formül bulmuştur.
TÜRKİYE MATEMATİĞİ
Türkiye’nin önündeki kesin çözüm bellidir. Önümüzde Vatan Savaşını kesin zafere ulaştıracak, terör örgütlerini temizleyerek huzuru sağlayacak, Millî Direnme Ekonomisi yoluyla Üretim Ekonomisini kuracak, komşularla işbirliği yapacak, aydınlanma ve laikliği devlet ve toplum katında hayata geçirecek, Avrasya ikliminde bağımsız ve başı dik Türkiye hedefine ulaşacak bir Millî Hükümet var. İşte Türkiye’de iktidar olmanın matematiği bu hedefe kilitlenmektir. Türk Milleti bu programın gücü olacaktır. Sayılar, bu programın arkasında toplanacaktır. Kimin hükümet olacağını bu program belirleyecektir.
MATEMATİĞE MEYDAN OKUYAN HURAFE
Karamsarların itiraz seslerini duyuyoruz elbette. Onlara göre, sistemin dışında bir çözüm bulunamaz. Kötümserlere göre, hükümeti dün olduğu gibi yarın da sistemin güçleri belirleyecektir. İşte matematiğe meydan okuyan hurafe budur. Çünkü dün dünde kalmıştır, yarın yarın olacaktır. Karamsarlar, Türkiye’nin olağanüstü bir döneme girdiğini hesabın dışında bırakıyorlar.
OLAĞANÜSTÜ KOŞULLARDA OLAĞANÜSTÜ ÇÖZÜMLER
Şu anda Türkiye, savaşın içindedir ve aynı zamanda ekonomik savaşın da eşiğindedir. Hiçbir devlet, hiçbir toplum yıkıma teslim olmaz: İşte olağanüstü koşulların matematiği budur. Olağanüstü koşullarda olağanüstü çözümler olağanlaşır. Bugün olağanüstü koşulların matematiğine göre program yapan ve siyaset belirleyen bir tek parti var: Vatan Partisi.
Göreceksiniz, çetin koşulların matematiği en büyük enerji kaynağıdır; en büyük itici güçtür. İstiklâl Savaşında hükümeti, olağanüstü koşulların matematiği belirlemişti. Yine o matematik belirleyecektir. Bugün anketler, sistemin direncini temsil ediyor. Türkiye’nin geleceğini ise, Türkiye’nin bağımsız yaşama ve üretme ihtiyacı belirliyor. Irmaklar, denize doğru yol bulurlar. Sayılar, çözümün arkasında toplanırlar. Anketler, arkada kalandır. Türkiye’nin matematiği ise önümüzde olandır.

YORUM EKLE

banner470

banner477

banner452

banner449

banner487

banner481

banner472

banner479