Obeziteye etken sebepler (2)

OBEZİTEDE şişmanlığın birey tarafından nasıl algılandığı da çok önemlidir ve algılama ırka, cinsiyete, sosyoekonomik düzeye ve eğitim durumuna göre farklılık göstermektedir. Yapılan bir çalışmada siyah kadınların beyazlara göre, kilolu olduklarını kabul etmelerine rağmen, bundan şikâyetçi olmadıkları ve kendilerini çekici bulduklarını bildirilmiştir.
Bir başka araştırmada ise gelir düzeyindeki artışla birlikte siyah kadınların kendilerini kilolu olarak algılamalarının değiştiği ve kiloyla ilgili düşüncelerinin beyaz kadınlarınkine benzemeye başladığı bulunmuştur.

SONUÇ OLARAK;
Obezitenin oluşumunda çevresel etkenlerin rolü oldukça fazla olmaktadır. Burada önemli olan bireylerin kilo denetimlerinde alışkanlıklarını değiştirmeye yönelik davranış değişikleri geliştirmesine katkıda bulunmak ve şişmanlığın değiştirilebilir bir durum olduğunu bireylere kabul ettirmektir. Ayrıca en önemlisi de bireyin değiştirmesi gereken en önemli noktanın nörofizyolojik olarak beslenme düzeninde değişiklikler yapmasının en sağlıklı yöntem olduğunun bilincini kazandırmaktır

DÜNYA GENELİNDE OBEZİTE ORANLARI

* Dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kişinin obez olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü 2025 yılında bu sayının 400 milyona ulaşacağını belirtmektedir.
* Amerika’da her yıl yaklaşık 300.000 yetişkin, obezite ile ilişkili nedenlere bağlı ölmektedir. Ayrıca Amerika’da yıllık sağlık harcamalarının yaklaşık %9.4’ ü obezite ve fiziksel inaktiviteye bağlı sağlık problemleri için harcanmaktadır.
* Her yıl obezite nedeniyle yalnızca ABD'de ortalama 400.000 hayat kaybedilmektedir. Kronik Hastalık Merkezi (CDC) tarafından yapılmış çalışmanın sonuçlarına göre bu rakam ABD'de 175.000 kişinin ölüm sebebi olan akciğer kanseri ile karşılaştırıldığında obezitenin daha vahşi bir katil olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır.
* Kadınlarda % 75 ve erkeklerde % 60 ile Pasifik Adalarından Samoa dünyadaki en yüksek obezite sıklığına sahip bölge olarak gösterilmektedir.
* Yaş ilerledikçe obezite sıklığının arttığı görülmektedir. 35 ile 44 yaş arasındaki kadınların obezite sıklığı % 40- 43, 45 ile 49 yaş arasındaki kadınların obezite sıklığı ise % 65 olarak bulunmuştur.
* Türkiye için yıllık ortalama ağırlık kazanımındaki artışı gösteren herhangi bir veri olmamasına karşın, NCHS (2002) sonuçlarına göre Amerikalıların yılda 0.45-0.9 kg, başka diğer çalışmada ise Avusturyalıların yıllık 0.5 kg ağırlık artışlarının olduğu belirlenmiştir.
* 2004 yılında çalışmalar Amerika’daki yetişkinlerin %34’ünün aşırı şişman ve %31’inin obez olduğunu göstermektedir. Türkiye’de ise çalışmalar 2004 yılında şişmanlık prevalansının %21.9 olduğunu göstermektedir.
* Obeziteyle ilgili bazı çalışmalarda, ebeveynlerin her ikisi de şişmansa; çocuklarda şişmanlık oranının %80 olduğu belirlenmiştir. Ebeveynlerden birisi şişmansa, çocuklardaki şişmanlık oranı %40, her iki ebeveyn de zayıfsa, şişmanlık oranı sadece %9’dur.
* Amerika’da şişmanlık prevalansı son yirmi yılda üç katına çıkmış ve sağlık harcamalarında önemli artışlara neden olduğu saptanmıştır.

* İngiltere'de hükümet yaptırdığı bir araştırmayla, aşırı şişman olan çocuk ve gençlerin sayısının son yıllarda önemli ölçüde arttığını tespit etti. Araştırmaya göre, artış devam ederse çocukların yarısının 2050 yılına kadar obez olacağı tahmin ediliyor.
* İngiltere’ de, ilkokul çağındaki erkek çocuklarının %16.9, kız çocuklarının ise %16,8' inin obezdir. Bu oran 10 yıl önce %10 idi.
* Obezite, Avrupa’da da epidemik bir sorundur. Eğer toplumlar bazında önlem alınmaz ise, 2010 yılında, yetişkinlerde %20’sinin, çocuk ve adolesanlarda %10’unun şişman olacağı tahmin edilmektedir.
* Amerika’da son 20 yılda şişmanlık sorununda dramatik bir artış gözlenmiştir. Amerika’da şişmanlık prevalansı 1978 yılında %13, 1991 yılında %21 iken 2000 yılında %30, 2003- 2004 yılında %32.9 olarak saptanmıştır. BKI>25kg/m2 olanların oranı ise %55 olarak belirlenmiştir.
* Şişmanlık orta yaşın sorunu gibi görünüyorsa da yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabilmektedir. Çalışmalar, yetişkin obezlerde şişmanlığın 1/3 oranında çocuklukta, ya da adolesan döneminde başladığını göstermiştir.
* Obezite neden olduğu sağlık sorunları ile günümüzde toplam sağlık hizmetleri kullanımının yaklaşık % 4-8’ini oluşturan önemli bir ekonomik yüktür. Üretkenlik kaybından kaynaklanan dolaylı maliyet daha da yüksek olabilir.
* Kesitsel ve topluma dayalı olarak yürütülen bir çalışmada (TURDEP-Türkiye Diyabet Epidemiyolojisi Çalışması) yirmi yaş üzeri 24788 kişide şişmanlık prevalansı %22.3 (Erkek:%12.9;Kadın:%29.9) oranında saptanmıştır. Prevalans kentlerde %23.8 ve kırsal kesimde ise %19.6 olarak bulunmuştur.
* Amerika Birleşik Devletlerinde yayınlanan bir çalışmada, 86 randomize kontrollü çalışma değerlendirilmiştir. Meta-analizde, toplam enerji azaltılmadan, sadece diyet yağ miktarının azaltıldığı diyet uygulamalarının obezite tedavisinde yeterli olmadığı gösterilmiştir.
* Çocukluk çağında başlayan şişmanlığın erişkin yaşlarda devam ettiğine ilişkin birçok çalışma bulunmaktadır. Bu konudaki bir çalışmada okul öncesi yaşlarda şişman çocukların % 26- 41’ inin okul çocuklarında şişman olanların % 42- 63’ ünün erişkin yaşta şişman kalmaya devam ettiği gösterilmiştir.
* Avrupa’ da çocukların % 20’ si kilolu ve bu çocukların 1/3’ i şişmandır. 
* Fransa'da obeziteye bağlı sağlık sorunları nedeniyle harcamalar yılda 8.7 milyar frank olarak belirlenmiştir. Bu, toplam sağlık harcamalarının %2'sini oluşturmaktadır.
* Akdeniz’ de yer alan Malta, Sicilya, Güney Kıbrıs ve Girit gibi adalarda ve İspanya, Portekiz ve İtalya’ da çocuklarda hafif şişman ve şişmanlık durumunun 7- 11 yaş grubunda % 30’ un üzerine çıktığı rapor edilmektedir.
* Her yıl 400.000’ den fazla çocuğun hafif şişman ve şişman olacağı da vurgulanmaktadır.
* ABD’ de obeziteye bağlı durumlarda sağlık bakım ücreti 2000 yılında 11 milyar dolar olarak bulunmuştur. Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Bölgesi’ nde sağlık harcamalarının % 6’ sının obezite için yapıldığını bildirmiştir. 
* Finlandiya, Almanya, Yunanistan, Çek Cumhuriyetleri, Slovakya ve Malta değerleri Amerika verileri ile benzerlik göstermektedir. Avrupa’ da şişmanlık prevelansı 9 ülkede %20, Yunanistan ve Kuzey Kıbrıs’ ta ise %27’ ye ulaştığı rapor edilmiştir. 
* Kanada’ da ise, şişmanlık prevelansı 1978 yılında %8, 1991 yılında %13 iken 2000 yılında %24 olarak saptanmıştır. Beden Kitle İndeksi 25 kg/ m2 den büyük olanların oranı ise % 51 olarak belirlenmiştir.

* Avrupa’da 1950’li yıllarda alışveriş (yürüyerek gitme, taşıma) için haftada 2400 kalori harcanırken, 2000’ li yıllarda ulaşım araçlarının yaygınlaşmasıyla alışveriş için sadece 276 kalorinin, yine 1950’ li yıllarda çamaşır yıkamak için 1500 kalori harcanırken, şu an sadece haftalık 270 kalorinin harcanması, fiziksel aktivitenin azalmasını gösteren çarpıcı örneklerdir.
* Amerika’ da yıllık sağlık harcamalarının yaklaşık % 9.4’ ü obezite ve fiziksel inaktiviteye bağlı sağlık problemleri için harcanmaktadır ve Amerika toplumuna obezitenin ekonomik açıdan tek başına yükü ise yıllık yaklaşık 100 milyar dolar olarak tahmin edilmektedir. 
* Amerika’ da her yıl toplumun % 1’ i şişman kategorisine geçiş yapmaktadır.
* Türkiye’ de yapılan epidemiyolojik bir çalışmaya göre, kırsal kesimde yaşayan kadınlarda obezite görülme oranı % 25.9 olarak saptanmıştır. Bu çalışmanın sonucuna göre, kırsal kesimde yaşayan her 4 kadından biri obezdir.
* Eğer bir an önce önlem alınmazsa Amerika’ da, 2010 yılında 10 çocuktan birisinin şişman olacağı tahmin edilmektedir. –BİTTİ-

YORUM EKLE
YORUMLAR
ramazan bayram
ramazan bayram - 1 yıl Önce

sağlığımız açısından önemli yazı teşekürler

banner516

banner470

banner452

banner449

banner481

banner472

banner479