DEĞERLİ okurlar.

Biz bir olaya, bir gelişmeye salt bir açıdan bakıp, övgü ya da yergide bulunabiliyoruz. 
Bir olayı, bir gelişmeyi değerlendirirken, o olaya ya da gelişmeye çok farklı açılardan bakma becerisine sahip olmalıyız.
Yani.
Bir şeye nereden ve nasıl baktığınıza bağlı.
Size çok ilginç ve de gerçek çok çarpıcı bir bakış açısını anlatmak istiyorum.
Bu olay, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Kornapa köyünde geçiyor.
Olayı dinleyeli çok olduğundan şahısların isimlerini karıştırmış olabilirim.
Ama olay kesinlikle doğru.
Olayı bana anlatan eski Bayındırlık Müdürümüz Ali Turgut.
Ali bey çok ilginç biriydi.
İlginçliği ise benden bile kısa boylu oluşu, hem de haylice kısa oluşuydu!
Beni yakından tanıyanlar boyumu bilir ama bilmeyenler için söylüyorum. En son 1.65'di.
Şimdi ne kadar bilmiyorum, bilmek de istemiyorum.
Zira.
Yaşlandıkça boydan kaybediyorsunuz.
Ali beyin çok daha ilginç bir yanı ise.
Çok yavaş ve tane tane konuşmasıydı.    
Çok basit bir olayı bile anlatsa, olaya olmasa da, anlatma şekline gülerdiniz. 
Bizim Ali Bey Kornapa köyünden.
Köylerinde Ahmet Ağa ile Hüseyin Ağa isminde iki komşuları varmış.
Bunlar yedikleri içtikleri ayrı olmayan çok samimi arkadaşlarmış.
Ahmet Ağa topal.
İşin ilginç tarafı.
Ahmet Ağa'yı tabancayla vurup topal eden de Hüseyin Ağa.
Aslında bunlar ağa falan değil.
Köy yerinde herkes birbirine ağa diye hitap eder.
Ali bey Ahmet ağaya sorar:
- Ahmet ağa seni vurup topal eden Hüseyin ağa olduğu halde bu samimiyetiniz nereden geliyor?
- Ah Ali bey ah, sen onun bana yaptığı iyiliği bilemezsin.
- Ne iyiliği?
- Ne olacak, tarlaların kenarında sınır yüzünden kavga ederken Hüseyin tabancayı çekip beni vurduktan sonra, ben acı içinde, arkın yanına kadar sürünüp giderken, o da beni elinde silah öylece takip etti. İsteseydi bir daha ateş edip beni öldürebilirdi. Öldürmedi. Ben arka eğilip su içmeye kalkınca "Ahmet içme lan, ölürsün" diyerek benim su içmemi engellediği gibi, köye gidip "Ahmet’i vurdum, gidin bir bakın" demiş. Sonra köylüler gelip beni apar topar hastaneye götürdüler de kurtuldum. Yani Hüseyin olmasa ben şimdi ölmüştüm!
Değerli okurlar. 
Bu olay gerçek.
Bu bakış açısı sayesinde de, bunlar yıllar boyu dostluklarını sürdürebiliyorlar.
Aksi takdirde, Ahmet ağa Hüseyin ağanın kendisini silahla vurup topal yaptığını düşünseydi, düşmanlıkları ilelebet sürüp gider, şimdiye kadar birinden biri ölür, diğeri de hapsi boylardı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner470

banner477

banner452

banner449

English Russian

banner472

banner381

banner479

banner386

banner349