Kuraklık da sınıfsaldır, politiktir

Alanya yerel basını, yaşanmakta olan kuraklık ve buna bağlı tarım arazilerinin sulama sorununu aylardır işliyor. İyi de yapıyor çünkü mevsimsel olduğu zannedilen su yoksunluğunun ciddiye alınmasını sağlıyor.

İlk su kanalı yatırımı

Buna ilişkin yakın bir tarih vereceğimi zannedenler yanılacaktır! Alanya’yı mesken tutan Roma İmparatorluğu, bundan yaklaşık 2 bin yıl önce su kanallarını yapmış. Muhtemelen günümüzün Şekerhane Mahallesi’nde yer alan şehir yerleşimi ve tarım arazileri için Dim Çayı’ndan kanallar aracılığıyla Toros dağları eteklerinden şehre su taşımış. Aklın yolu bir; aynı yolu takip eden 1940’lı yılların siyasi iktidarı da, inşa ettiği sulama kanalı ile Alanya tarımına çağ atlatmış. Devlet Su İşleri’nin (DSİ) sulama kanalları o yılların örnek projesi olarak gösterilmiş.

Dim Barajı

Yıllar içinde Dim Çayı üstüne baraj yapımı gündeme geliyor. Nihayet, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz tarımsal sulama, içme suyu sağlama, elektrik üretimi ve taşkın önleme amaçlı barajın temelini 1997 yılında atıyor. Memba yüzü (suyla kaplanacak yüzü) betonarme kaplı kaya dolgu barajı 2009 yılında ancak hizmete girebiliyor.

Alanya halkına baraj, şehirdeki eziyet haline dönüşen elektrik yoksunluğunu gidereceği şeklinde pazarlanmış. Tabii ki böyle olmamış; 38 MW gücündeki üç tribünün ürettiği elektrik önce ülkenin enterkonnekte sistemine verilmiş, oradan da Alanya’ya! Haziran 2021 EPDK sektör raporuna göre ise, tam kapasitede çalıştırılmadığı görülen HES’in, ülkenin “Barajlı HES Kurulu Güç” üne katkısının “on binde 16” olduğu anlaşılıyor! Ortalama 50 yıl ömür biçilen, biriktireceği “teressubat” yani tortu yüzünden işlevini kaybedecek barajın yıkımının, yapımından daha pahalı olacağı biliniyor. Atılan taşın ürküttüğü kurbağa hesabı!

Bu arada DSİ

DSİ’nin 1940’lı yıllarda inşa ettiği kanallar ile sağlanan tarımsal sulama, 1998 yılında kurulan Sulama Birliği’ne devrediliyor. Yerel idarecilerin başkanlığı ve yönetimindeki birlik, yaptığı hizmet karşılığı üreticiden dönüm başına hatırı sayılır bir aidat alıyor. Ve her yıl da, üreticinin gelir elde edip etmemesine bakmaksızın üreticiyi yıpratacak artış yapıyor.

Bu arada DSİ’nin Alanya’daki , “DSİ Alanya Sulamaları Başmühendisliği” adı altındaki kurumun adı Dim Barajı yapıldıktan sonra, “Alanya Dim Barajı Kontrol Başmühendisliği” oluyor. Dahası, bu birim Manavgat ilçesine bağlanıyor. Alanya tarımının bitişinin ilanı gibi duran bu karar, nedense kimsenin dikkatini çekmiyor!

Bugünlerde ise kurumun adı tabelalarda “Alanya Projeleri Başmühendisliği” olarak yer alıyor. Ancak örneğin, Dim bölgesine yapılması planlanan ikinci HES konusunda kurumdan yeterli bilgi gelmiyor. DSİ 13. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Kamulaştırma Şubesi kendilerinin HES projesinden haberlerinin olmadığını söyleyebiliyor. İşin tuhafı, HES izninin Çevre Bakanlığı tarafından verilmiş olabileceğini, gerekli bilginin oradan sağlanabileceğini söylüyorlar! Yani politiktir demeye getiriyorlar. İlgililer, Alanya’daki DSİ biriminin adının “Numaralı Teknik Şube” olması ve bu kimliğiyle çalışmasının ancak yarar getirebileceğini söylüyor.

Bir politik sömürü olarak sulama projesi

İstisnasız her seçim dönemi öncesi, Antalya’daki diğer resmi kurumların yöneticileri gibi 13. DSİ Bölge Müdürleri de Alanya’yı ziyaret ediyorlar. Verdikleri karmakarışık sayılarla ne ölçekte sulama yatırımı yapıldığını, ne denli büyüklükte arazinin sulanacağını belirtip, dönüyorlar. Başta Alanya yerel basını olmak üzere hiç kimse, bir önceki rakamlara bakarak yatırımların gerçekleşme oranını onlara sormuyor.

Yola çıkarken yapılan hesaplamalar artık geçerli değil çünkü artık “sağ sahil sulaması” yani Alanya merkeze doğru olan arazilerin çoğu konut alanına dönüştü. Böylece buraya yapılması planlanan sulama kanallarından, bir bölümünün yükleniciye ödemesi yapılsa da vazgeçildi. Artık yalnızca sol sulama için Kestel yönünde yatırım yapılıyor. İşin kötüsü, 2018 yılında Sulama Birliği’nin değişen yapısı ile memur anlayışına evrilen hizmetler, var olan kanalların bakımında aksaklıklara yol açıyor. Daha geçenlerde Dim Çayı’nda çöken alan ancak bir hafta sonra tamir edilebildi…

Yatırımlar yakınmalar

Dim Çayı Barajı’nda 54 milyon metre küp hissesi olan suyun çok kaliteli olduğu, bırakın sulamayı, içme suyu olarak bile son derece uygun olduğu belirtiliyor. DSİ’nin sulama projesi yatırımları sırasında karşılaşılan en büyük sorun, kamulaştırma bedeli olmaksızın boru hatlarının döşenmek zorunda kalınışı olarak gösteriliyor. Vatandaşın bahçesinin bu anlamda kullanılıyor oluşu ve ondan gelecek tepkilerin siyasi kayıplara yol açacağı korkusu kamulaştırmayı engelliyor. İhaleyi alan şirketin bakanlık düzeyindeki yöneticiler ile olabilecek yakınlığı, buna bağlı olarak daha pahalı olan çelik malzeme değil de CTP boruları kullanıyor oluşları arızaların çoğalmasına neden oluyor.

Ağa tarımı, sondajlar

Kuraklığın mevsimsel nedenleri tabii ki var ama Alanya’da işler daha farklı gelişiyor… Son 10 yıldır Alanya zenginliğini elinde tutanların farklı bir yatırım olarak tarıma yöneldikleri görülüyor. Tarımı sevdikleri ve tutkulu olduğu için değil ama sermayesini çeşitlendirmek için büyük ölçekli tarıma girişiyorlar. Bunu da, ya mirasta pay edilemeyen fakir köylünün arsasını alarak ya da orman niteliğindeki hazine arazilerini kiralayarak yapıyorlar. Günün modasına uygun olarak çok fazla su isteyen avokado ya da muz tarımı tercih ediliyor. Yüksek rakımlı arazilerde sulama çok pahalı olabileceği için sondaj vurma yoluna gidiliyor. Siyasi rejimin, ülke ekonomisinde gelişme rakamlarını yüksek gösterme uğruna pompaladıkları tarımsal kredilerle kolayca kurulan tarım alanlarına, yine aynı kolaylıkla sondaj izni veriliyor. Doğal olarak sondajlar, zaten azalmakta olan yer altı sularının yok olmasına neden oluyorlar. Bir başka sorunu da serada yapılan muz tarımı oluşturuyor. Plastik ya da yarı geçirgen başka yapıların doğaya estetik olarak verdiği çok çirkin görüntünün yanında, yağmur suları sera örtüsü yüzünden toprakla buluşmadan hızlıca dereler, çaylar aracılığıyla denize akıp gidiyor. Toprak susuz kalıyor…

Kuraklık neden siyasaldır?

Her şey gibi o da sınıfsaldır ve siyasi çözüm ister… Ülkenin hâkim siyasi rejiminin öngördüğü gelişim politikası gereği, Alanya da ekonomik büyüme modelini son yirmi yıldır inşaat odaklı kuruyor. Bunu da, iki çok geleneksel girdisi, tarım ve turizmi yok sayarak planlıyor. Daha doğrusu planlayamıyor; bunu son yaşadığımız kuraklık krizinden anlayabiliyoruz.

Ülkenin yurtsever kamu idarecileri özellikle sulama projelerinin siyasi takip gerektirdiğinden bahsediyor. Siyasi rejimin ilçedeki uzantılarının, şehirdeki idari amirlerin üstüne geçerek yaptıkları açıklamalarında tarım artık yer tutmuyor. Ya da “tutmuyordu!” diyelim. Ta ki, artık zarar etmekte olan büyük sermaye zarar görmeye ve buna bağlı yakarışlar gelmeye başlayınca işin kendilerince önemini kavradılar. Savsaklanan yatırımların, sonuçlanmayan ihalelerin ek ödenek çıkartmak suretiyle çözümünün siyasi iradenin elinde olduğunu hatırladılar. Aksi takdirde, yoksunluğa razı edilmiş halkın değil(!) ama büyük sermayenin cezayı keseceğini biliyorlar

Son söz: “Canlı yaşamı için su haktır, satılamaz. Üstünden siyaset yapılamaz!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Feyzi Açıkalın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

rasih doğan. - Yüreğine kalemine sağlık,çok anlam ifade eden yazınızı okudum teşekkür ederim.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 16:22
02

Kerim - muz su ister.ama avagoda fazla su istemez.çiftci ne yapsın bahçesini sulamak için mecburen sondaj açıyor.sondaj açmak para,ruhsatı da para.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 13:13
01

Içim Dekises - Bu gün Cuma ve benim bu günkü duam.

Soyunuz artsın inşallah ; fikriniz sarsın , kısır düşünceler içerisinde sıkışıp kalan yerel şahsiyetlerimizin hepsini; yazdığınız her satır kazınsın her birinin beynine..

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Eylül 09:55


Anket ALANYA CUMA PAZARI'NIN TAŞINMASI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?