Alanya Müftüsü ve kantarın topuzu

Şüphesiz ki Müslümanlık “iyi ahlakı, iyi insan olmayı” emreder.
Bir de Yunus Emre’nin “yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” sözü var.
Güzel konuşmayı, konuştuğu sözün içinde “iyilik ve güzellik” bulunmasını Müslümanlara emreden birçok ayet ve hadis var.
Alanya Müftüsü Dr. İhsan İlhan’ın bunlardan haberi olmadığı aşikâr.
Aldığı maaşın içinde o yüzünü ekşiterek, aşağılayarak bahsettiği, “kedi köpek” seven, “ Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından” alınan vergilerin de olduğunu önce bir hatırlatalım…
*
Bu yazıya konu olan konuşmasında, mealen şunları söylüyor.
Kedi köpek sevenler, dilsiz kulların hakkını koruyanlar, insanları sevmiyor, fakire fukaraya yardım etmiyor, Filistin’de yapılan zulme ses çıkartmıyorlar, dışarıdan alınan değerlerle parça parça olmuşuz…
Müftü beyefendi, fonetik olarak bir lisanı, kullanmayı, sesini nerede düşürüp yükselteceği nerede susacağını, nerede sesini titreterek karşısındaki dinleyenleri etkileyeceği konusunu bir miktar çözmüş. Doktora çalışmasından en azından bunları öğrenmiş…
*
Müftü Dr. İhsan İlhan beyefendiye, Peygamber efendimizin “hayatı ve hayvan sevgisi” ile ilgili örneklerden bahsedelim.
Unutmuş olabilir.
Değil mi ki insana yardımcı olmak da sevap, hatırlatalım, biraz sevap kazanalım.
*
Sayın Dr. Müftü Bey, İhsan İlhan, Peygamber efendimizin “Uhud” savaşına giderken doğum yapmış ve yavrularını emziren bir kediyi görünce başına bir nöbetçi dikip koca bir orduyu etrafından dolaştırdığını bilir misin?
Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi isteyerek sahiplendiğini, adını Müezza koyduğunu?
Aynı kedinin “su içtiği” tastan abdest aldığını?
Ya “Ebu Hureyre’yi” bilir misin?
Bir gün eshab-ı kiramın “Ya Resul Allah, hayvanlara iyilikte de, sevap var mıdır” sorusuna cevaben;
"Her canlı hayvana yapılan iyilikte sevap vardır" dediğini ?
Yine ashabın , “hayvanları sulamakta bize de sevap var mıdır?” sorusuna cevaben, “Yaşamakta olan her canlıyı sulamakta sevap vardır dediğini?
Yine Peygamber efendimizin ifade ettiği üzere;
“Cennet bana yaklaştı. O kadar ki, eğer isteseydim salkımlarından bir tanesini (alıp), size getirebilecektim. Cehennem de bana o kadar yaklaştı ki, “Ey Rabbim, ben de onlarla beraber miyim? demeye başladım."(Orada bir de ne göreyim?) Bir kadını, bir kedi tırmalayıp duruyor. “Bu da ne oluyor?" diye sordum. (Bu kadın) bu kediyi ölünceye kadar hapsetti. Ne yiyeceğini verdi, ne de yeryüzünden yiyecek temin etmesi için onu salıverdi” dediler.
Yani hayvanlara kötülük ve eziyet etmenin “cehenneme”, zıttı olan sevmenin ve iyilik yapmanın da “cennete” kapı açtığını biliyor musun?
Hz. Peygamber efendimiz, “hayvanların ve kuşların korunmasını, onlara eziyet edilmemesini, temizlik ve bakımlarının yapılmasını, yaratılışlarına uygun işlerde kullanılmasını, fazla yük yüklenmemesini, rastgele eğlence için avlanılmamasını” emretmiştir.
Yani sizin “tiksinerek” ifade ettiğiniz hayvan sevenler, hayvan haklarını savunanlar, şüphesiz ki Peygamber efendimizin yolundan gidiyorlar...
Yani dediğiniz üzere, kendimize kurduğumuz hayal cenneti, başkasından alınan değerlerle paramparça olan zihinler filan da yok ortada.
Hayvan sevmek sünnettir.
Bu net.
Filistin’de yapılan zulme, aklı selim hiç kimse onay vermez, bu konunun kedi köpek sevmekle, fakir fukaraya yardım etmemekle hiçbir şekilde bağlantısı yoktur.
Bu bağlamda sözlerinizin toplamı düşünüldüğünde, konuşmuşsunuz ama pek de bir şey söylememişsiniz.
*
Bu olay, Dr. İhsan İlhan Beyefendinin “kantarın topuzunu” ilk defa kaçırışı da değil, bazen söylediği lafın nereye varacağını kestirip idrak edemiyor.
Daha önce de “ Alanyaspor futbolcusu Josef Sural’ın” ölümünden sonra anlamsız bir çıkış yapmış, gelen tepkiler üzerine, geri vites yapmıştı.
Lakin hayatta her şey nasip. Hayvan sevgisi de insanın kendi dışındaki canlıları sevebilmesi, “gönül pınarından akan” kişinin kalbini yaradana açan kuvvetli bir damar, tıpkı Peygamber efendimizde olduğu gibi…
Daha sayfalar dolusu yazarım “hayvan sevgisinin” faydalarını, “bilmeden insanları yargılamanın günah” olduğunu, ayetlerle hadislerle örneklendirebilirim. Lakin, boş laf gibi, boş söz sarf etmek de israf, bize yakışmaz.
Müftülerin asgari görev süresi üç, azami beş yılmış. 2018 yılında göreve geldiğinize göre, azami süreniz sona ermiş, size tavsiyem, konuşmadan önce düşünün. Zaten pandemi, turizm, ekonomi, milletin canı burnunda, kimsenin asabını bozmaya gerek yok. Dilini tutmak da bir marifettir.
Son olarak.
Mademki vahdet-i vücûd, her şey BİR, hangi can taşıyanın, Allah katında üstün olduğunu kimse bilmez, bilemez, her şey yaradana tabidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yasin Kınay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

Alanyali - Müftü doğru söylüyor. Herkes kendi alanında kalem sallasın.muftu kitaba göre konuşuyor. Siz dine uyun. Dini kendinize göre uydurmayın

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 05 Temmuz 18:59
02

Heradot - Çok güzel yazmışsınız. Müftüünün tam tersi konuşma yapması gerekirdi. Bence az söylemişsiniz oksijen israfı...

Yanıtla . 5Beğen . 4Beğenme 26 Haziran 06:53
01

Alaiyeli - Müftü beye katılıyorum. Futbolcu hakkındaki sözleri doğruydu. Müslüman olmayan kimseye rahmet dilenmez. Dininizi güzel öğrenin. Bilmiyorsanız bari susunda dinleyin. Herkes alim hoca olmuş.

Yanıtla . 4Beğen . 7Beğenme 26 Haziran 06:12
04

Öylesine Biri - @Alaiyeli 01 nolu yoruma cevabı: müftüye katılmıyorum...de bağlacını yazmayı bilmeyen alaiyeli

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 02 Temmuz 18:55


Anket Alanya ALKÜ EA Hastanesi’nin hizmetlerinden memnun musunuz?