180 dönümlük sahil yok oldu; farkında mısınız?

    Dünyanın en güzel coğrafyalarından birinin üzerindeyiz ama ne kadrini biliyoruz, ne kıymetini.

    Çok sık yazıyor, çok sık dillendiriyorum.

    Doğanın bir dengesi var.

    Özellikle deniz, dağ, orman, ırmak, baraj beşlisinin iç içe olduğu bölgelerde;  hangi kurum, hangi bölgede,  ne yapmak isterse; (doğal dengenin bozulmaması için) diğer bölgelerin ilgili ve yetkili kurumlarıyla işbirliği içinde çalışmak durumundadır.

    Aksi halde?

    Aksi halde işte sonuç.

    Bu güzel coğrafyanın, 180 dönümlük sahili, iş bilmez yöneticilerin(!) yüzünden, eriyip, yitti gitti.

    Dile kolay, YÜZ SEKSEN DÖNÜM…

    Bu yitik, şu ana kadar olan yitik.

    Yazın bunu bir yere; bu sorumsuzluk, bu kadir kıymet ve iş bilmemezlik, bu vurdumduymazlık sürdürüldüğü sürece, bu bölgede ne sahil kalacak, ne kum.

    Böyle bir ortamda, böyle bir anlayışla turizm olur mu?

    ??!!...

    Hiç kusura bakmayın, sorumsuzuz…

    Vurdumduymazız…

    Eğitimsiz ve de cahiliz.

    Evet, cahiliz…

    Hem de çok şey bildiğini sanan ama neyi bilip, neyi bilmediğini bilmeyen diplomalı cahilleriz.

    Bakın şu resimlere.

    Elimizde kalan kumsal bu işte.

    Kaldı ki; kalan bu daracık kumsalı kullanmasını bile bilmiyor, beceremiyoruz.

    Açgözlü kiracılar(?), kalan bu daracık kumsalı; (neredeyse) kumsalın denizle birleştiği sıfır noktasına kadar o malum garip yataklarıyla gasp ediyor; dışarıdan vatandaşa kullanım ve geçiş hakkı tanımıyorlar.

    Dahası o daracık kumsalın üzerine masa atıp; kumsalı, meyhanelerinin bir parçası haline getiriyorlar.

    Kimi bölgelerde kilitli parke taşları döşeniyor kumun üzerine, kim bölgelerde ahşap.

    Daha kumun/kumsalın, nasıl kullanılması / kullandırılması gerektiğini öğrenemedik.

    Birileri, kumsalı görgüsüzce, bencilce, babalarının çiftliği gibi kullanıyor; bizler de, bu kumsal üzerinde söz sahibi olan kurum ve kurum yetkilileriyle birlikte; sorumsuzca ve aman sendece izliyoruz olanı biteni.

    O nedenle yitiriyoruz topraklarımızı, sahillerimizi, kumsallarımızı, yeşil alanlarımızı, ağaçlarımızı ve de ormanlarımızı…

    O nedenle betonlaşıyor, o nedenle çarpılıyoruz.

    O nedenle sahillerimiz daralıyor, küçülüyor.

    Küçülmekten de öte yok oluyor.

    … …

    Özüyle, sözüyle tam bir Alanya sevdalısı olan Hayrullah Gök Kardeşim de aynı konuyla ilgili görüşlerini, face sayfasında (beni de etiketleyerek) kendi çektiği görüntüler eşliğinde paylaşmış.

    Demiş ki;

    “Keykubat sahillerinde bulunan işletmeler, bu sahili ve Hasan Çolak Parkı'nı resmen yağmalıyor.

    Denizin kumunu, kendi işletmelerinin önüne çekiyor; taşları da sahile döküyorlar. Tam bir rezalet…

    Nerede Alanya Belediyesi, nerede çevreci kurumlar?

    Neden görmüyorsunuz olanı biteni?

    Neden görmez, duymaz ayağına yatıyorsun?

    Gelin, görün buradaki rezaleti ve sahip çıkın kumsala.

    Korkmayın ve kör olmayın.

    Bu sahil, bu kumsal elden çıkıyor.”

     

    *    *    *

    Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Bayram Ali Çeltik de konuya ilişkin olarak düzenlediği basın toplantısında, konuya ilişkin olarak yaptığı bilimsel çalışmalarını şöyle aktarmış:

     

    “Alanya’da, barajlar, akarsu ve dere yataklarındaki hızlı yapılaşma, HES'ler ve otellerin dere yataklarını değiştirmeleri gibi nedenlerle oluşan erozyon nedeniyle; Alanya’da yaklaşık 180 dönüm sahilin erozyonla yok olduğunu…” anlattı.

    HES’lerin yapılması ve kıyı kenar çizgisine uymayan otellerin dere yataklarını değiştirmeleri nedeniyle kıyıların yok olmaya başladığına dikkat çeken Çeltik şunları söyledi:

    * Son yıllarda Türkiye ekonomisi için çok önemli olan turizm bölgesi Alanya’da yaklaşık 180 dönüm kıyı şeridinin erozyonla yok oldu. 2004 yılında Alanya Dim Çayı üzerinde Dim Barajı yapıldı. Alanya’da 3 adet akarsu var. Bunların etrafında kontrolsüz yapılaşma başladı. Dim Çayı’ndan ve diğer akarsulardan denize kum çakıl akışı eskisi gibi değil.

    * Uydu görüntülerinde Dim Çayı’nın denize ulaştığı bölgede 35-40 yıl öncesine göre 180 dönüm kıyı şeridi yok oldu. Bu bölge sahilinde 5 yılda çok ciddi şekilde erozyon bozulmaları oldu. Şimdi düzeltmeye çalışıyorlar. Denizaltında ne kadar erozyon olduğu belli değil. Bu konuda çalışma başlatılmalı.

     * Gerekli önlemlerin alınmaması halinde tarım alanları ve kıyılar hızla erozyonla yok olacaktır. Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Serik ve diğer ilçelerde akarsu yatakları denetlenmeli, yapılaşma önlenmeli.

    *  Kıyı kenar çizgisine uymayan oteller yüzünden plajlar, sahiller bozuluyor. Doğal denge de bozuluyor. Antalya’da Boğaçayı bölgesinde de uyarılarda bulunduk. Ama zamanın belediye yöneticileri dinlemedi. Şimdi uyarılarımız dikkate alınıyor ve Boğaçayı’nda bozulmalar önleniyor.

    * Ne yazık ki, Alanya'da yapılan hatalar nedeniyle kum sirkülasyonu gerçekleşmemekte; deniz her yıl 1-1 buçuk metre içeri girmektedir. Bu sirkülasyon devam ettiği sürece (ki etmektedir); kısa bir süre sonra Alanya'da denize girecek kumsal kalmayacaktır.

    * Özellikle Dim Çayı başta olmak üzere denize kum, çakıl taşıyan akarsuların üzerindeki yanlış yapılaşmalar gözden geçirilmeli. Buralara yapılan barajlar, setler ve tesisler akarsuların denize kum ve çakıl taşımasını engellemektedir.

     

    *    *    *

    Aklın yolu bir.

    Biz de yaptık bu uyarıları.

    “Beyler, ağalar, yüreğinde bir nebzecik Alanya ve doğa sevgisi taşıyan Alanya yaşayanları;

    Bu kum eriyor, bu kum bir yerlere gidiyor, kumsallarımız daralıyor…

    Sahillerimiz yok olmak üzere…”

    dedik.

    Anlatamadık.

    Dinletemedik.

    Bu kez (dinlenmeyeceğini bile bile) konunun uzmanı bir jeologun ağzından yineliyoruz endişelerimizi.

    Yapmayın, etmeyin, n’olur.

    Göz göre göre yitiriyoruz sahillerimizi.

     

    1990 öncesi Keykubat Sahilleri.

     

    Alanya sahillerinin şimdiki durumu.

     

    Alanya sahillerinin şimdiki durumu.

    # YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


    göndermek için kutuyu işaretleyin

    Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

    Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



    Anket Sizce tam kapanmaya gidilmeli mi?