Gelin Bir Yerden Başlayalım...

Alanya, akıllara durgunluk verecek bir biçimde göç alıyor.

Alanya ekonomik krize, salgın hastalığa rağmen büyüyor...  büyüyor... büyüyor...

??!!...

Yok... Buna “büyümek” de denmez...

“Şişiyor”... demek daha doğru...  Evet... Alanya şişiyor... şişiyor... şi..

Yok yok!... Bu betimleme de, hissettiklerimi ifade etmedi...

Şişmiyor... Alanya, şişiriliyor...

Evet evet, “şişiriliyor”...

Sanki gizli bir güç veya güçler tarafından; “patladığı zaman, tahribat çok daha büyük boyutlarda olsun diye, ha babam pompalanıyor, ha babam şişiriliyor”...

Dağ taş inşaat; cadde sokak emlakçi doldu.

Kafeler, restoranlar, pervasızca kaldırımların, kumsalın üzerine taşar oldu.

Bugüne kadar görülmeyen ya da bilinmeyen veya görülüp bilinen ancak gizlenen gerçekler, artık bastırılıp gizlenemez hale geldi... Pek çok kişinin henüz ayırdına varamadığı sorunlar, su yüzüne çıkmaya başladı...

2000 yılı öncesi yerleşik nüfusunu ve o günlerin yatak sayısını bile kaldıramayan ALTYAPI; 2021 yılı nüfusunu  hepten taşıyamaz hale geldi...

Sıkıştıkça sarıldığımız, suçu üstüne yıktığımız “MAYIS KÖPÜĞÜ!” bile, sos(!) vermeye; “ artık bana güvenmeyin, sizi ben de kurtaramam...” demeye başladı!

Kontrolsüz artan yerleşik nüfus, kontrolsüz artan esnaf sayısı, tüm dengeleri alt üst etti... Çıkar çatışmaları, “tasada ve kıvançta birlik”  gibi güzel hasletleri yiyip bitirmeye başladı... 

Dostlar, hiç sitem edip darılmasın... Şu an Sivil Toplum Kuruluşları, sadece kendilerine çalışıyor... Mevcut bozuk düzeni sürdürmekten gayrı, Alanya’ya tek kuruşluk yararları yok... Bana burada tek tek isim saydırmayın...  Odaların, derneklerin tamamı bu hale gelmiş... Hepsi şaşkın ördek gibi, kıç üstü dalıyor...

Bugün buradan, tarihi bir çağrı yapmak istiyorum.

Sayın Kaymakam!... Sayın Belediye Başkanı!... Yerel yöneticiler, daire amirleri!... Alanyalılar!... Alanya severler!... Alanya’da karnı doyan, Alanya’da yaşayanlar!... Ve de Sivil Toplum Kuruluşlarının Değerli mensupları!...

Lütfen kendinizi, birbirinizi ve bizleri kandırmayı bırakın artık... Felaket güldür güldür geliyor... Bırakın boş lafı, ahkâm kesmeyi, dedikoduyu, kaprisi; gelin, bir yerden başlayalım işe...

Değil torunlarımızın ve çocuklarımızın yaşayacağı Alanya; bizim kuşağımızın bile yaşayacağı Alanya yok olmak üzere... Gelin el ele verelim...  Gelin güçlerimizi, enerjilerimizi, becerilerimizi, yeteneklerimizi, birikimlerimizi birleştirelim...

Yerel Basının değerli temsilcileri!... Sevgili Köşe Yazarları!...

Ulusal siyaset yorumlarını bir süre için bırakın... Bu işi, ulusal gazetelerin her türlü iletişim ve teknolojik olanaklarına sahip köşe yazarları, (kabul edin ki) bizlerden, sizlerden iyi yapıyor...  Sizler önce doyduğunuz toprakların sorunlarına eğilin... Alanya’da yaşayan herkesi Alanya’nın sorunlarına sahip çıkmaya, yerel yöneticilere yardımcı olmaya davet edin... Halkımızı çevre konusunda eğitin, bilinçlendirin, uyarın... Çevreyi katledenleri, denizlerimizi kirletenleri, görüntü ve gürültü kirliliği yaratanları ihbar ve ifşa edin... Bu rezilleri tüm Alanya, tüm Türkiye tanısın... Tanısın ki, suratına tükürsün...

Sevgili anneler, babalar, öğretmenler!...

Çocuklarımızın beynini yıkarcasına, çevre eğitimine ağırlık verin... Olaya, “Alanya’yı ete kemiğe büründürerek” yanaşın... Alanya’nın da, denizlerin de, ağaçların da canlı olduğunu, acı çektiğini anlatın... Toplu yaşam kültürünü öğretin.(Hatta öncelikle kendiniz öğrenin) Belediyelerimiz ne kadar iyi niyetli olurlarsa olsunlar, geometrik olarak katlanan sorunlara yetişemiyor... Küçük çocuklarımızın, büyük çocuklarımızın(!), evli barklı çocuk torun sahibi yetişkin çocuklarımızın(!) kirletip, berbat ettiği Alanya’yla, Belediyeler baş edemiyor... Yediden yetmişe hepimizin, birer belediye başkanı, birer belediye çalışanı gibi çalışmamız, Allahın bizlere lütfu olan bu kenti, gözümüzden sakınırcasına sahiplenmemiz gerekiyor...

Siyasi Partilerin Değerli Yöneticileri!...

 Alanya hiçbir devirde bu kadar politize olmadı...  Lütfen bırakın gençlerin yakasını... Gencecik dimağların beynine siyaset mikrobunu sokmayın... Gençler önce çevre örgütlerinde çalışsın... Gençler önce Alanya’ya sahip çıkmayı öğrensin... Gençler önce denizine, yeşiline, doğasına sahip çıkmasını öğrensin...

Denizlerimiz Alanya’nın can damarı, Alanya’nın yumuşak karnı... Deniz varsa Alanya var, deniz yoksa bilin ki Alanya da yok ... Bakın denizimiz can çekişiyor, denizlerimiz ölüyor, öldürülüyor... Başka konuşlanacak yer bulamamış gibi denizlerimizin üzerinde, Aytemiz dinamiti, tüm çirkinliğiyle ve riskiyle sırıtıyor.

Yer altı sularımız  kirleniyor...

Yeşil alanlar, (göstermelik merkezlerin dışında) birer birer yok oluyor...

Siyasi görüşleriniz ne olursa olsun, gelin (örneğin) ALÇED çatısı altında toplanıp, madden ve manen güçlü bir ALÇED’i yaratalım... Torunlarımıza yaşanabilir bir Alanya bırakmak için, hep birlikte mücadele verelim...

Sevgili Alanya Yaşayanları!...

(Tüm içtenliğimle dillendiriyorum)  “Madden ve manen güçlü kılınmış bir ALÇED”; Sizlere de, Alanya’ya da; ALTSO’nuzdan da, ALTİD’inizden ve bilumum ....tid’lerinizden de, diğer tüm oda ve derneklerinizden de, (istisnasız) tüm siyasi partilerinizden de,  çok daha fazla yarar sağlar...

Boşa kürek sallamayın!... Gelin bir yerden başlayalım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Eski Alanya Kalmadı... - Alanya Partisi kuralım ve kendimiz yönetelim.....Başka türlü olmaz.....Sahilde doğal kum kalmadı.....Bahçelerdeki ağaçları kesen kesene, yolumuzu (Saray,936 sokak) iki kat kaldırım taşı (kaçak olarak) fazladan/ sonradan ,kaldırım varmış gibi , döşeyerek daralttılar....Ağaçları kestiler....Normal yol daraltıldı....Nedir bu kepazelik artık? Bunu yapan belediye değil, kendini bilmez hadsizler....Ne çöpçü gelir sokağa, ne apartmanın önünden hasta/yaşlı taksiye binebilir hale geldi....Sokağa el koydular....Ellerinden gelse kimseyi geçirtmeyecekler....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 04 Mayıs 10:41
01

AKILCIOL - "Denizlerimiz (ve kumsal sahillerimiz) Alanya'nın can damarı, Alanya'nın yumuşak karnı...

Deniz (ve kumsal sahillerimiz) varsa Alanya var, deniz (ve kumsal sahillerimiz) yoksa bilinki Alanya yok."

Yüzde yüzbin doğru lafa nedir?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 01 Mayıs 16:11


Anket Başkan Yücel'in 7 yıldaki performansını nasıl buluyorsunuz?