Hüseyin Baysal

Hüseyin Baysal

O bir öğretmen.

Hem iyi bir öğretmen, hem de iyi bir baba.

Hem kendi çocuklarına baba, hem öğrencilerine baba…

Çevreci kimliğiyle tanıdım ilk kez onu.

Sonra da eğitimci kimliğiyle.

Çevre Derneğimizin (ALÇED) karşısında dershanesi vardı. O vesileyle sık sık karşılaşır, sık sık görüşür olmuştuk.

Tepeden tırnağa öğretmen, tepeden tırnağa eğitmendi.

İki sözünden biri; öğrencileri, öğrencilerinin üniversite sınavlarında sağladığı ya da sağlayacağı başarılar olurdu.

Kendisini eğitime adamış; eğitimle yatan, eğitimle kalkan; eğitimin yüceliğine inanmış bir öğretmendi.

Adamdı, arkadaştı, dosttu.

Kelimenin tam anlamıyla bir beyefendiydi

Sevgi yüklü, saygı yüklüydü…

Bütün bu özellikleri; bende ona karşı, büyük bir saygı oluşturmuştu.

Bütün bu duygularımı ortak bir dostumuzla paylaşmıştım.

“Eksik” demişti Ortak Dost; “O’nunla ilgili dillendirdiklerin doğru ama eksik…” demiş, bu kez O’nu, Ortak Dost anlatmıştı gözleri yaşararak…”

“Adamın hasıdır Baysal Hoca…” diye başlayıp; “İyi bir aile reisi, iyi bir babadır.” diye devam etmişti.

“Ve dahası, çok iyi bir öğretmen, çok iyi bir eğitmendir.

Hemen her konuda özverilidir.

Konu öğrencileri olursa çok daha özverilidir.

Yoksul ama başarılı öğrencilerine, cebindeki son kuruşa kadar yaptığı yardımlarını bilirim.

‘Sağ elin verdiğini, sol el görmemeli ve bilmemeli’ felsefesiyle pek çok öğrencisine yardım eder.

Hiç kimse bilmez o yardımlarını. Ailesi, çocukları bile bilmez…

Dahası, dertlerini, sıkıntılarını da kimse bilmez.

Söylemez, anlatmaz kimseye derdini.

İçine atar.” deyip, susmuştu.

 

*    *    *

“Siz şimdi Baysal Öğretmeni anlatmak da nerden çıktı?” diyorsunuz değil mi?

Şuradan çıktı.

Son iki haftadır sıkıntılı Baysal Öğretmen.

Ve üzgün.

“Hak etmediğim, bir tatsızlık yaşadım” diyor ama kendisini üzen yaşadığı o tatsızlığı anlatmıyor.

Susuyor.

“Bilen biliyor…” diyor.

“Olayı büyütmemek için, susuyorum. Suskunluğum, bir kaçış, bir korku ya da bir sinme değil; suskunluğum, bu konudaki tepkimi, suskun kalarak göstermek istememdendir.. Ben, isyanımı ve tepkimi, suskun kalarak gösterir; bana yakışan tepki şeklinin de böyle olması gerektiğini düşünürüm.” diyor.

Susuyor, konuşmuyor.

Ben de daha fazla üstüne gitmiyorum.

 

*    *    *

Baysal Öğretmenim, öyle diyorsa vardır bir bildiği.

Ben de zaten Baysal Öğretmenimi üzen sorun için değil; onun bu asil davranışını, onun bu güzel felsefesini anlatmak için O’nu köşeme konuk ettim.

Konuyu daha fazla da eşelemeye gerek yok.

İyi tanıyorum Baysal Öğretmenimi çünkü.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder

# devam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Alanya'daki yeni normalleşme kararlarını nasıl karşıladınız?