Çocukluktan yetişkinliğe yolculuk

Bir çocuğun yaşamının ilk yıllarında en az su ihtiyacı kadar gerekli duyduğu şey anne-babasının kayıtsız şartsız sevgisi ve onu her şeyiyle kabulüdür.
Ebeveynler genel olarak çocuğun duygularını anlamak yerine sadece davranışlarını gözlemlerler ve onlar üzerinden yargılarlar.
Oysa her çocuğun mutlu olma hakkı olduğu kadar mutsuz olma hakkı da vardır.
Bizler sadece olumlu duyguları kabul edip, olumsuz duyguları yasaklayarak ileride yaşayacağı birçok problemin temelini oluşturuyoruz.
Çocukları bir robot gibi eğitmeye çalışıyoruz. Onlara kızıyoruz ama onun bize kızma hakkının olmadığını, onu eleştirirken onun bizi eleştirme hakkının olmadığını, evde, okulda her yerde sadece bizim kurallarımıza göre yaşaması gerektiğini söylüyoruz.
Zihnimizde tasarladığımız kalıplara uymadığı zamanlarda da çocuğu evlatlıktan reddetme, bizi çok üzme, neden doğduğuna dair çeşitli ve ciddi hasar bırakan cümlelerle suçluyoruz.
Anne babanın çocuğu bu aşamada tanıması çok önemlidir. İnsan en kolay çocuğuna öfkelenir, zaafları, kendi çocuk travmaları, geçmiş yaşantıları en kolay aktardığı canlıdır çocuk.
Her şeye rağmen anne babasını sevmeye devam eden çocuk, anne babanın yapması gereken koşulsuz sevgiyi kendisi gösterir.
Çocuklar sevgiyi, ilgiyi, kötü muameleyi en başından beri hissetmektedir.
Çocuklarımızın GENELDE NE OLURSA OLSUN bize saygı göstermesini bekleriz. KENDİSİ SAYGI GÖRMEYEN BİR ÇOCUK, BİR BAŞKASINA SAYGI DUYMAYI NASIL ÖĞRENEBİLİR Kİ?
Öğüt vermek sürekli nasihat etmek yerine önce çocuklarımıza saygı göstermeliyiz.
Çocukluktan yetişkinliğe giden yolculukta salt mutluluğun temeli anne-baba olarak çocuğun kendini DEĞERLİ HİSSETMESİNİ sağlamaktır.
Dünya dört bir yandan çocuğun kendini değersiz hissetmesi için uğraşırken, kendisine değer verilen çocuk üniversite sınavını kazanamadığı zaman, iş bulamadığı zaman üzülse de derin yaralar almayacaktır. Sırf bu sebeplerden hayatına son veren yüzlerce insan var.
Tam tersi ise, yani değer duygusunu almamış çocuklar kazandığı altın madalyonlara rağmen kendini eksik hissedecektir.
Depresyonun temelinde, kişinin kendi hayatını kendi kontrolü altında hissetmemesi yatar.
Sevgili büyükler bazen farkında olarak ama çoğunlukla farkında olmadan kendi isteklerini, düşüncelerini, hayallerini çocuğa yerleştirir ve çocuk da bunların kendi istekleri olduğuna inanır. Asıl amacımız çocuğun kendi sesini, kendi duygularını ve düşüncelerini duymasını sağlamakken, biz el birliği ile sadece onları bastırıyoruz. Sonra da çocukken bastırdığımız sesimizi yeniden bulmakla geçiyor ömür.
SESLERİMİZİ BULMAK DİLEĞİYLE…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ramazan Bayram Araştır - biraz sabırsızız galiba teşekür ederiz

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 11:24


Anket 2021 turizm sezonu beklentiniz nedir?