İçimizdeki yalnız...

Yıllar önce doğa taşlardan daha büyük, insanlar hayvanlarla daha mutlu, cinayet haberlerinin sayısal loto haberlerinden az olduğu zaman diliminde yaşayan bir kadın hava kararmaya yüz tuttuğu zaman yürümeye başlamış, çok yürümüş, yürürken susamış, susadıkça durmuş, dağ tepe yürürken hava ile birlikte içini kaplayan karanlıktan kurtulmak istercesine koşarken bir an dinlenmek için duraksayınca kafasını kaldırıp göğe bakmış.
İnsan göğe baktığı zaman yalnız olmadığını görür, aslında o da belki şimdiye kadar görmediği bir hissi sadece kafasını kaldırıp bakmakla yaşamanın şaşkınlığı içerisine girmiş.
Çok aradığımız ama bulamadığımız her ne varsa, az veya çok didinip durduğumuz her şey içimizde değil mi diye düşünmüş kendi kendine.
Ne büyük bir beden. Sindirim sisteminden tut, tüm hayal kırıklığını yaşayan, içinde bir çocuk büyüten ve ne verirsen onunla beslenen, dolduğu zaman taşan, taştıkça coşan, yaşayan, eriyen ve ölen BEDENLERİMİZ…
Beden ve ruh bir bütündür aslında ve insanın ruhu bedenin her hücresine yansır.
Gözlerine, ellerine, dudaklarına… Ruh dediğimiz şey dokunduğumuz veya baktığımız canlı cansız her nesnede hayat bulur.
Yaralı ruhlar birbirini daha iyi tanır, mesela bakışlarındaki o hüznü görür bakmasını bilen, bakmasını bilmeyen ne yaralı bir ruhu ya gökyüzünde uçan bir kuşu görebilir diye düşünen kadının aklına Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan adlı kitabında zihnini ve ruhunu kaplayan o kelimeler gelmiş:
"Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide bir de böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen da hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımda küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimden geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz."
Demiş ve yolun sonuna ulaşmış…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?