İçindeki sen

Yaşamın ilk yıllarında bir çocuğun su, hava, yemek kadar ihtiyaç duyduğu en önemli şey bir anne babanın KAYITSIZ ŞARTSIZ SEVGİSİ ve onu HERŞEYİYLE kabul etmesidir.
Bir anne baba çocuğunu anlamalı ve tanımalıdır.
Her zaman anne ve babaların çocukları her şeyiyle kabul ettiği sözel olarak ifade edilir oysa işin aslı öyle değildir.
Çocuk anne babası ona nasıl davranırsa davransın sevmeye devam eder. Anne ve ya baba çocuğun olumsuz duygularında ve ya davranışlarında çocuğu ‘…… böyle yaparsan bu evden gidersin... Şöyle olursa seni sevmeyiz… Sokak köpeklerine veririz…" her yaşa göre çocuğu farklı şekillerde BİR KOŞULA BAĞLI OLARAK sevdiğini ve ya kabul edeceğini dile getirir.
Son derece yanlış olan bu tutum çocuğun o kadar çok duygusunda ve düşüncesinde önemli rol oynar ki bir yetişkin olduğu zaman karşısına bir boy aynası gibi çıkar.
Çocuklar kaç yaşında olursa olsun ister 7 ister 17 her yaşta aile içinde ona direkt aktarılan veya aktarılmayan ilgiyi, sevgiyi ve kötü muameleleri hissederler.
Çocuk tüm koşullarda DEĞERLİ olduğunu hissetmelidir. Bir çocuğun değeri o sene kazanamadığı üniversite sınavına, daha önce girdiği başarı sıralamalarına ve ya iyi bir işte olup olmamasına bağlı değildir. Bunlara bağlı sevgi gören çocuklar nereye gelirlerse gelsin, kendini ve değerini başka koşullara bağlı kılacak ve o değersizlik hissini aşamayacaktır.
Çocukken sevgi ve kabul ihtiyacımızı göremediysek şimdi her zaman mutlu olmak için başkalarının sevgi ve onayına ihtiyaç duyarız.
Her insanın bir yarası, bir hikayesi vardır. İnsanlar aldıkları yaralarla büyür ve var olurlar.
Bu var olma sürecinde insanların yüzde 85’i büyüdükleri zaman anne babalarına benzemeyeceklerini söylerler. Oysa bilinçaltı farkında olmadan kişiye oyun oynar. Bir yetişkin anne ve ya baba veya duygusal bir ilişkide çocukluk yaşantıları tam olarak el ele onunladır. BURADA KİLİT NOKTA; eleştirdiğin, olmam dediğin, kabul edilmediğin veya şemaların, bakış açıların vb. durumlarının artık elini bırakma vakti geldiğini fark etmekle başlar.
Yoksa kişide sağlıklı bir ‘BEN’ kavramı oluşmaz.
Sen ‘nasıl biri olmak istediğini', kendine sorup ve öğrendiğin, gözlemlediğin öğretileri kenara koyup o şekilde yaşamaya başlayacaksın.
Bunun için ne kadar uğraşırsan uğraş değişim zaman alır. Bazen hiç beklemediğin ufak bir an kendini yine o eski halde bulabilirsin. Değişim bir yolculuktur. Molalar verebilir, dinlenebilirsin, bazen geriye dönebilirsin, gönülden ve kalpten dilersen emek ve sabır ile yola rağmen değil, yolla birlikte gitmeyi öğreneceğine şüphen olmasın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Ramazan Bayram Araştır - biz biraz sabırsısız galiba sağol hocam eline sağlık

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Kasım 09:32


Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?