Sınav kaygısında ailenin rolü ve önemi

Geçen hafta sınav kaygısının genel nedenlerinden en baskın olanının bireyin ve ailenin sınava yüklediği anlam olduğundan söz etmiştik.
Bu noktada aile kendi geçmiş yaşantıları, çocukluğunda yaşadığı durumları kendi çocuğuna yansıtmakta bir nevi kendi yaşamak istediği hayatı çocuğunun üzerinden yaşamak istemektedir.
Evin içinde yaşayan annenin, babanın kaygısı çocuğa direkt yansıtılmasa bile çocuk bunu hisseder.
Aile bu noktada sınavın kendisi için ne anlam ifade ettiğini ve çocuğu için ne anlam ifade ettiğini dürüst bir şekilde gözden geçirmeli ve ayrımına dikkat etmelidir.
Çocuğuna güveniyor mu? Yoksa sürekli sınavı kazanmama durumuna ilişkin yorumlarda mı bulunuyor? Bu tarz yaklaşımlar sanılanın aksine çocuğu halk deyimiyle ‘gaza getirmek’ yerine motivasyon ve özgüvenini kaybetmesine neden olmaktadır. Çocuk tam tersi gibi davransa da içten içe kendine güveni kaybolmaktadır.
Akranları veya akrabaları ile kıyaslanan çocuk kendini eksik hissedecektir. Bu yanlış bir tutumdur. Her çocuk ayrı, özel ve biriciktir.
Aile sürekli öğüt ve akıl vermek, eleştirmek, yönlendirmek yerine yapabileceği en yararlı ve etkili davranışlarından birisi haftanın bir günü çocuğunu karşısına alıp duygularını ve düşünceleri sormaktan geçmektedir.
Hem sınava karşı, hem hayata ve kendisine karşı. Dinlenildiğini, merak edildiğini ve duyguları üzerine konuşulduğunu gören çocuk ile iletişiminizin verimi git gide artacak ve sağlamlaşacaktır.
Sınavı ölüm kalım meselesi gören ailelerin çocukları ya aşırı kaygılı ya da duygularını bastırdığı için problemlidir.
Çocuklara aileler ve çevresi sınavın önemini anlattığı zaman aynı zamanda çocuğa ‘ONU KOŞULSUZ SEVDİĞİNİ’ hissettirmelidir.
Tüm bunların yanında aile uygun rol modeli olarak sözel yerine gözlem olarak çocuğunu olumlu yönde etkileyebilir. Sürekli TV açıkken çocuğuna ders çalış demek tutarlı bir davranış olmayacaktır.
Kaygı yaşayan bir çocuğun en büyük gözlemlerinden birisi de ‘aile kendi içinde problemlerini nasıl çözüyor?’ sorusudur. Aile üyeleri kendi içinde nasıl sorunları çözüyorsa (kavga, öfke, küsmek, konuşmak vb.) çocuk da sorunlarını o şekilde çözmeyi öğrenecektir.
Her çocuk beslenme ve uyku düzenine dikkat etmelidir. Özel durumlar dışında genel olarak aynı saat diliminde uyumalı ve kalkmalıdır. Bu birçok hormonu düzenlemesi açısından ve kaygı seviyesinde de önemli bir faktördür.
Çalışma ortamı sağlanmalı, ders çalışılacak yer sessiz ve düzenli olmalıdır.
Kaygılarınızın hayallerinize giden yolu yok etmesine izin vermeyin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar F. Zehra Okşar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?