Tarikatlar cenneti…(2)

Dünkü yazımda ülkemizin (yerüstündeki) bilinen tarikatlarının listesini verdim.

Yineliyorum; bir de yeraltında faaliyet gösteren tarikatlar var. Onları şimdilik (biliyoruz da) bilmiyoruz!

*    *    *

Atatürk, Kastamonu’da yaptığı konuşmada; “…Arkadaşlar, efendiler ve milletim, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.” demiş; tekke ve zaviyelerin bir topluma vereceği zararları anlatarak; tekke ve zaviyeleri kapatmıştı.

Ulu Önder’in her görüşünde olduğu gibi bu görüşünde de ne denli haklı olduğu ortada.

Ancak 30 Kasım 1925 tarihinden itibaren Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına İlişkin Kanun yürürlükte olmasına karşın; pek çok tarikat ve cemaat, sayıları her geçen gün artarak faaliyetlerine devam ediyor.

İşte tablo.

Sapıklığın her türüyle birlikte anılan; bu nifak örgütlerinin elinde bir milyonun üzerinde çocuk olduğu dillendiriliyor.

Kim denetliyor bunları?

Denetlenmiyorsa niye denetlenmiyor.

Sekiz bakanlığın üzerinde bir bütçeye sahip olan Diyanet, ne yapar bunlara karşı?

Nasıl bir müeyyide uygular?

??!!...

Ama efendim Diyanet’in, bu tür konularda, bunlara müeyyide uygulama yetkisi yok ki!

Yoksa, olsun efendim, olsun…

Diyanet İşleri’nin bunları denetleme, bunlara müeyyide uygulama yetkisi olsun…

Yoksa yetkisi, istesin alsın.

Nasıl olsa; iktidar, bu kurumun her türlü isteğini, anında ve en seri şekilde karşılıyor.

Heybeli Adasındaki sanatoryum binasıyla uğraşacağına; İslam Dinine büyük darbeler vuran bu tarikatları denetleme yetkisini istesin…

Diyanet olmuyorsa Mit; Mit olmuyorsa yeni bir istihbarat kurumu kurulsun; o denetlesin…

Ama bu örgütler, mutlaka ve mutlaka denetlensin.

Ülke tarikatlar cennetine(!) dönüştü.

Necidir bunca tarikat?

Ne yaparlar, ne işe yarar, ne üretirler?

Nedir bunların, İslam Dinine yararları?

Bu tarikatların büyük bölümünün, çok büyük nakde ve mal varlığına sahip oldukları söyleniyor.

Nereden geliyor bu değirmenin suyu?

İlk ve ortaokulu, lisesi hatta üniversitesi, öğrenci yurtları, inşaat ve emlak şirketleri, hastanesi olan tarikatların olduğu biliniyor.

Maliye, bu tarikatların gelirlerinin ne kadarına hakim?

Bu kurumlar ne amaçla ve ne hakla Türk Eğitim Sistemine burnunu sokuyor?

Dahası bir başka Tarikat Şeyhi Cübbeli Ahmet Hoca adıyla bilinen zat; televizyonlarda, 2000 Selefi Derneğinin silahlandığından söz ediyor ve “Savcı çağırsın beni, bu tarikatları tek tek açıklayayım” diyor.

Ne oluyor?

Nereye gidiyoruz?

Çağdaş toplumu değersizleştirmeye kalkışan; Türkiye’yi Orta Çağ Arap ölçülerine göre şekillendirmeye çaba gösteren bu kurumların(!) ardında kim ya da kimler var.

Ne oluyor?

Nereye gidiyoruz?

FETÖ’den (kısmen) kurtulduk; şimdi başka ……’TÖ’ler mi geliyor?

Nedir bu toplumun tarikat ve cemaat aşkı?

Eller uzayda cirit atarken, bizler hu çekiyor, yerlerde sürünüyoruz.

Ne zaman akıllanacak, ne zaman gerçekleri görmeye başlayacağız.

Kim dur diyecek bunlara?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce erken seçim yapılmalı mı?