Bu afişleri kullanmak şart oldu Başkanım…

İstisnalar kaideyi bozmaz. Elbette evinin önünü, balkonunu, sokağını, kaldırımını, yakınındaki yeşil alanları, kumsalını, denizini, gölünü, su kaynakl...

İstisnalar kaideyi bozmaz.

Elbette evinin önünü, balkonunu, sokağını, kaldırımını, yakınındaki yeşil alanları, kumsalını, denizini, gölünü, su kaynaklarını, nehrini, ırmağını; “evinin salonu gibi gören ve kullanan” eğitimli, görgülü, çevreye duyarlı insanlarımız çoğunlukta.

Ancak ne yazık ki; evinin önünü, bahçesini, sokağını, kaldırımları, yakınındaki yeşil alanları, kumsalı, denizi… çöplük olarak kullanan diplomalı / diplomasızlarımız da azımsanmayacak sayıda.

Kendi eğitim dönemimden biliyorum; 1960 öncesine kadar, öğretmenlerimiz ders aralarında “çevre eğitimi / yeşil sevgisi dersleri” de verir; bizlere çevre bilinci aşılarlardı.

Nedendir bilinmez, 1960 sonrası bu duyarlılık kalktı.

Öğretmenlerimiz, “müfredatımızda yeri yok, müfettişlerimiz müfredatta olmayan öğretilerin verilmesini eleştiriyor..” gerekçesiyle; çevre eğitimine tümden son verdiler.

Dolayısıyla çevreye duyarsız bir kuşak yetişti, yetişmeye de devam ediyor.

Bu anlayış, okulların bahçelerinden de belli değil mi?

Okulların bahçeleri bozkırlar, kıraç tarlalar gibi… Okulların bahçelerinin bir yarısı öğretmen araçları için otopark olarak kullanılır oldu.

Ailelerinden ve okullarından çevre bilincini almayan çocuklarımız; (ebeveynlerini örnek alarak) her bir yanı çöplük gibi kullanıyor.

Benim yan apartman komşularımdan biri, zıkkımlandığı sigaranın izmaritlerini, apartmanın bahçesine attığı yetmezmiş gibi çocuğunun çocuk bezini bile balkonundan aşağı atıyor.

Varın gerisini siz düşünün.

… …

Geçtiğimiz hafta içinde denize girmek üzere yolun deniz tarafına geçeceğim; yeşil ışığın yanmasını bekliyorum.

Yeşil yandı, araçlar durdu.

Baktım o araçlardan biri, arabasının küllüğünü refüje döküyor.

Deli damarım tuttu; gittim, refüje dökülen izmaritleri hapazlayıp, arabanın camından içeri boca ettim…

Şanstan yana son dererce nasipsizimdir ama o gün şansım yaver gitti!

Arabadaki dört kişinin dördü de terbiyesiz terbiyeliler(!)çıktı. Arabadan inip, bana haddimi(!)de bildirebilirlerdi ama hiç beklemediğim bir jest yaptılar; benden özür dilediler.

O özgüvenle kumsala indim.

Baktım kumsal; kumsalı, bir gün önce kullanan sıpaların bıraktığı pisliklerle dolu.

Söylene söylene orada bulduğum naylon torbaların birine o atıkları doldurmaya başladım ama torba doldu atıklar bitmiyor.

Çaresiz, o gün orada kumsalda ve de denizde bulunanların; “kim bu deli” türü bakışlarını üzerimde hissede hissede; çöp kovalarıyla kumsal arasında dört beş tur yaparak kumsalı temizledim.

O sinirle denize de girmeyip, eve geri döndüm.

*    *    *

Şimdi bu girizgahı Sayın Adem Murat Yücel Başkana meramımı anlatabilmek için yaptım.

Sayın Başkanım;

Çevre temizliği konusun da sizin de en az benim kadar titiz ve duyarlı olduğunuzu biliyorum

Park Bahçeler Müdürlüğümüz,  daraltılan refüjlerde; olağanüstü güzel düzenlemeler yaptı.

Lütfen çıkıp, şöyle bir dolaşın.

O güzelin refüjlerin üzerinde, bira şişesinden tutun, meşrubat kaplarına, maskelere kadar olmaması gereken ne isterseniz var.

Biz buyuz başkanım.

Biz eğitimsiz, görgüsüz toplumun, eğitimsiz ve görgüsüz bireyleriyiz.

Bu durumda, belediyelerimizin de “eğitme misyonunu” kullanması şart oldu.

Lütfen şu oy mülahazasını bir kenara bırakın, bir pilot bölge belirleyin ve yazım ekindeki ayı afişlerini (başta sahiller olmak üzere) kentin göze batan belli başlı bölgelerine yerleştirin.

Bu afişlerin, çevre temizliği konusuna, çok büyük yarar sağladığını göreceksiniz.

Bu afişlerden alınıp, size oy vermeyecek ayılar olursa da; o ayıların  oyu da olmaz olsun.

Bu diplomalı / diplomasız ayılar, inanın başka türlü eğitelemez.

Bizlere göre çok daha uygar, çok daha çağdaş, çok daha temiz, kişisel ve toplumsal eğitim sistemlerini içselleştirmiş Avrupa ülkeleri, eğitmeyi başaramadığı insanlarını böyle eğitti ve eğitiyor.

Onlara ayıların ağzından sesleniyorlar.

Ayılara dedirtiyorlar ki; “Ulan ben ayıyken, yerlere çöp atmıyorum; sen niye atıyorsun, ayı oğlu ayı!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Haboğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Alanya Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Alanya Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Alanya Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Alanya Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Tuğrul Akkuş - Memleketin öküzü bitmez ama hher gün dile getirmek lazım. Duyarrlı bir vatandaş yazısı tebrik ederim. Bu arada Sayın Belediye Başkanı bu ikazlarınıza cevap veriyor mu? Merak ettim.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 19 Ağustos 14:44


Anket Galatasaray - Fenerbahçe derbisini kim kazanır?